İlk İnceleme Nedir ve Neden Önemlidir?
İdare mahkemelerine açılan davalarda yargılamanın esasına geçilmeden önce dava dilekçesi belirli ön koşullar yönünden incelenir. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen bu aşama ilk inceleme olarak adlandırılır. Dilekçenin kayda geçirildiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılması beklenen bu inceleme, davayı idari yargıda görülmesini engelleyebilecek temel sorunların erken aşamada saptanmasını sağlar.
İlk İncelemede Değerlendirilen Yedi Başlık
İYUK m. 14/3 uyarınca dava dilekçesi yedi ayrı başlık altında incelenir: görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olup olmadığı, süre aşımı, husumet ile m. 3 ve m. 5'e uygunluk. Bu başlıklardan herhangi birinde bir sorun saptandığında İYUK m. 15 çerçevesinde ilgili karar verilir; ancak her başlığın hukuki sonucu farklıdır. Örneğin husumet sorununda dava reddedilmez; mahkeme gerçek hasmı belirleyerek dilekçeyi ona tebliğ eder.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
On Beş Günlük Sürenin Anlamı
Dava dilekçesinin kayda geçirildiği tarihten itibaren ilk incelemenin en geç on beş gün içinde tamamlanması gerekir. Bu süre düzenleyici nitelikte olmakla birlikte, aşılmasına bağlı herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir. Dolayısıyla on beş günlük süre geçtikten sonra yapılan ilk inceleme işlemleri ve bu inceleme sonucunda verilen kararlar hukuken geçerliliğini korur.
Öte yandan sürenin dolması, ilk inceleme konularının artık gündeme gelemeyeceği anlamına gelmez. İYUK m. 14 ve m. 15'in birlikte uygulanması çerçevesinde ilk incelemeye ilişkin herhangi bir husus davanın her aşamasında, kanun yolları dahil, taraflarca ileri sürülebilir ya da mahkemece resen dikkate alınabilir.
Görev ve Yetki İncelemesi
Görev, konu bakımından davaya bakacak mahkemeyi belirler; yetki ise coğrafi açıdan hangi görevli mahkemenin davaya bakacağını gösterir. İlk incelemede her iki mesele birlikte değerlendirilmekle birlikte görev konusu önce ele alınır. Adli yargının görevli olduğu bir uyuşmazlıkta idari yargı mahkemesine açılan davalarda görev ret kararı verilir. Buna karşılık uyuşmazlık idari yargıya ait olmakla birlikte yanlış mahkemede açılmışsa dava görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyası görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilir.
İdari Merci Tecavüzü
Bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce idari bir mercie başvurulması zorunludur. Bu yol tüketilmeden doğrudan yargıya gidilmesi idari merci tecavüzü sayılır. Bu durumda mahkeme dilekçeyi ilgili idari mercie tevdi eder. İYUK m. 15/1-e bu hâli açıkça düzenlemektedir. Tevdi kararına karşı istinaf yolunun açık olduğu belirtilmekle birlikte bu yola başvuru süresinin yasal dayanağı mevcut düzenlemeden doğrulanamamıştır.
Dilekçenin görevli idari mercie tevdi edilmesi hâlinde, Danıştay'a veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir. Bu düzenleme, idari merci tecavüzü nedeniyle oluşabilecek süre kayıplarının önüne geçmektedir.
Ehliyet Koşulu ve Ehliyetsizliğin Sonuçları
Dava ehliyeti bulunmayan biri tarafından açılan dava ehliyetsizlik gerekçesiyle reddedilir ve bu davanın yenilenmesi mümkün değildir. Ancak idari dava açma süresi henüz dolmamışsa davacının kanuni temsilcisi veya avukatı ayrıca dava açabilir. İYUK m. 15/1-d kapsamında, ehliyetli kişinin avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış olması hâlinde ise otuz gün içinde bizzat ya da bir avukat aracılığıyla dava açılması imkânı tanınmaktadır.
Dilekçenin Şekil Koşullarına Uygunluğu
Dava dilekçesinin İYUK m. 3 ve m. 5'te öngörülen şekil koşullarını karşılayıp karşılamadığı da ilk inceleme kapsamında değerlendirilir. Bu koşulların sağlanmadığı tespit edilirse dilekçe reddedilir; davacıya eksiklikleri gidermek ve dilekçeyi yenilemek için otuz günlük süre tanınır. Bu sürenin tebliğ tarihinden mi yoksa karar tarihinden mi başlayacağı mevcut düzenlemenin ilgili hükmünden açıkça anlaşılamamaktadır. Dilekçenin m. 3'e uygun olmaması nedeniyle reddedilmesi hâlinde yeniden verilen dilekçe için ayrıca harç alınmaz.
Öte yandan yenilenen dilekçede aynı yanlışlıkların tekrar edilmesi hâlinde dava reddedilir. Bu düzenleme İYUK m. 15/5'te açıkça yer almaktadır.
Husumet: Yanlış ya da Eksik Hasım Gösterilmesi
Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması hâlinde mahkeme, gerçek hasmı resen belirleyerek dava dilekçesini bu mercie tebliğ eder. Bu karar ara karar niteliğinde olduğundan karara karşı kanun yoluna gidilemez. Dolayısıyla husumet sorunu, davacı açısından davanın reddedilmesi sonucunu doğurmaz; dilekçe doğru muhatabına iletilmiş olur.
Derdestlik ve Kesin Hüküm
Derdestlik ve kesin hüküm, İYUK m. 14'teki ilk inceleme başlıkları arasında ve İYUK m. 31'deki atıflar arasında açıkça sayılmamaktadır. Bununla birlikte aynı davanın aynı anda birden fazla mahkemede görülememesi ve kesin hükme bağlanan bir olayın yeniden yargı önüne taşınamaması ilkelerinin bir sonucu olarak mahkemelerce ilk inceleme sırasında bu meseleler de göz önüne alınmaktadır. Bu uygulamanın açık yasal dayanağı mevcut düzenlemeden tespit edilememiştir.
İlk İnceleme Kararlarına Karşı Başvuru Yolları
İYUK m. 15/4 uyarınca ilk inceleme sonucunda verilen kararların bir kısmına karşı istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolu, idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlar ile gerçek hasma tebliğ kararları ve dilekçe ret kararları bakımından kapalıdır. Bu sayılan kararların dışında kalan ilk inceleme kararları için ise ilgisine göre istinaf ya da temyiz yolu açıktır. Adli yargının görevli olduğu konularda verilen görev ret kararları bu istisna kapsamının dışında kaldığından söz konusu kararlar kanun yoluna tabidir; ancak hangi kararların istinafa, hangilerinin temyize gideceği ayrımı mevcut düzenlemenin bütünü çerçevesinde değerlendirilmelidir.
İlk inceleme sonucunda dava reddedilirse yeniden dava açılabilir mi?
Ret gerekçesine göre yanıt farklılaşır. Ehliyetsizlik nedeniyle reddedilen davanın yenilenmesi mümkün değildir; dava açma süresi dolmamışsa kanuni temsilci ya da avukat ayrıca dava açabilir. Görev veya yetki yönünden reddedilip dosyası başka mahkemeye gönderilen davalarda ise yargılama görevli mahkemede sürer. Şekil eksiklikleri nedeniyle dilekçe reddedilmişse davacıya otuz günlük yenileme süresi tanınır; ancak bu süre içinde aynı yanlışlıklar tekrarlanırsa dava reddedilir.
İlk incelemede saptanan sorunlar davanın sonraki aşamalarında da ileri sürülebilir mi?
Evet. İlk inceleme konuları yalnızca dava açıldıktan hemen sonraki aşamayla sınırlı değildir; yargılamanın her safhasında ve kanun yollarında da taraflarca ileri sürülebilir ya da mahkemece resen gözetilebilir. Bu durum, görevsizlik ya da süre aşımı gibi bir engelin ilk incelemede fark edilmese dahi sonraki aşamalarda sonuç doğurabileceğini gösterir.
On beş günlük ilk inceleme süresi aşılırsa ne olur?
Kanun bu süreye uyulmamasını herhangi bir yaptırıma bağlamamıştır. Sürenin aşılmış olması, ilk inceleme sonucunda verilen kararı hukuken geçersiz kılmaz; işlemler ve kararlar hukuki sonuçlarını korur. Üstelik on beş günlük sürenin dolması, artık ilk inceleme yapılamayacağı anlamına gelmez; m. 15 kapsamındaki kararlar süre geçtikten sonra da verilebilir.
Davalı idare yanlış gösterilirse dava düşer mi?
Hayır. Davalı idarenin hiç gösterilmemesi ya da yanlış idarenin hasım olarak gösterilmesi, davanın reddedilmesi sonucunu doğurmaz. Mahkeme gerçek hasmı resen belirler ve dava dilekçesini bu mercie tebliğ eder. Söz konusu karar ara karar niteliğinde olduğundan karara karşı kanun yoluna gidilemez.
Dilekçe şekil eksikliği nedeniyle reddedilirse yeniden harç ödenmesi gerekir mi?
Hayır. Dilekçenin İYUK m. 3'e uygun olmaması nedeniyle reddedilmesi hâlinde yeniden verilen dilekçe için ayrıca harç alınmaz. Bu kural İYUK m. 15/3'te açıkça düzenlenmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

