İtirazın Geçici Olarak Kaldırılması Kurumu ve Kapsamı
İtirazın geçici olarak kaldırılması, borç ikrarını içeren adi senede dayanılarak yürütülen genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlunun senetteki imzayı açıkça reddetmesi durumunda alacaklının başvurduğu icra hukuku yoludur. Resmî şekil şartı aranmaksızın düzenlenen ve imza taşıyan adi senetler, kambiyo vasfı bulunmadıkça doğrudan kambiyo takibine konu edilemez; bu senetlere dayalı alacakların tahsili genel haciz yolu üzerinden yürütülür. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 199 uncu maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı metinler, senetler, çizimler, görsel veya işitsel kayıtlar ile elektronik ortamdaki her türlü veri kanunen belge niteliği taşır. Takibe konu adi senedin altındaki imzaya açıkça itiraz edilmesi takibi tamamen durdurur. İmzası inkâr edilen adi senet İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesi anlamında borç ikrarını içeren belge vasfını yitirdiğinden alacaklı kesin kaldırma yoluna gidemez; icra mahkemesi nezdinde takibin sürdürülebilmesi için Kanunun 68/a maddesi gereğince itirazın geçici kaldırılması talep edilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
Başvuru Koşulları ve Hak Düşürücü Süre
İtirazın geçici kaldırılmasına başvurulabilmesi için kayıtsız şartsız para borcu içeren adi senede dayalı geçerli bir icra takibinin varlığı, borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde imzayı açıkça inkâr etmesi ve alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açmamış olması gerekir. Birbirini dışlayan bu hukuki yollardan itirazın iptali davası tercih edilmişse geçici kaldırma talep edilemez. İcra ve İflas Kanununun 68/a maddesinin birinci fıkrası uyarınca hususi senede dayalı takipte imza reddedilmişse alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Ödeme emrine karşı yedi günlük sürede imzaya açıkça itiraz etmeyen borçlu, bu savunmasını daha sonra itirazın kesin kaldırılması aşamasında öne süremez; bu aşamada yalnızca borcun esasına dönük savunmalar dinlenir. İmzayı açıkça inkâr etmemiş borçlunun bu konudaki iddiasını dile getirebilmesi ancak genel mahkemede sahtelik davası açmasıyla mümkündür.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68/aKaynağı aç
İcra Mahkemesinde Yargılama Usulü ve İnceleme Sınırları
İtirazın geçici kaldırılması istemi, İcra ve İflas Kanununun 68/a maddesi çerçevesinde icra hukuk mahkemesi tarafından basit yargılama usulü uygulanarak karara bağlanır. Mahkeme duruşma açarak iki taraftan da açıklama alır. Yargılamada delillerin ilk dilekçelerde ibraz edilmesi kural olup sonradan delil sunulabilmesi haklı bir nedenin ispatına bağlıdır. İcra mahkemesinin inceleme yetkisi dar kapsamlıdır; mahkeme takibin dayanağı senetteki imzanın aidiyeti, imzaya itirazın süresi ve usulü ile yasal tazminat ve teminat şartlarıyla sınırlı bir denetim yapar. Alacağın doğumu, ifası veya hukuki niteliği gibi borcun esasına ilişkin maddi hukuk uyuşmazlıkları icra mahkemesinde incelenemez. Ayrıca borçlunun genel mahkemede sahtelik davası açmış olması, tek başına icra mahkemesindeki geçici kaldırma sürecini durdurucu bir etki meydana getirmez.
Borçlunun Duruşmada Bizzat Bulunma Yükümlülüğü
İcra ve İflas Kanununun 68/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, takibin yürütüldüğü icra dairesinin yetki alanındaki borçlu, geçerli mazeretini önceden bildirip belgelendirmedikçe icra mahkemesindeki duruşmada bizzat hazır bulunmak zorundadır. Yetki alanı dışında bulunan borçlu hakkında istinabe yoluyla sorgulanmasına karar verilmişse aynı kişisel katılım mecburiyeti geçerlidir. Usulüne uygun ihtar ve meşruhatı içeren davetiyeye rağmen haklı mazeret sunmaksızın duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazı, mahkemece başka bir husus araştırılmaksızın geçici olarak kaldırılır. Bu halde Kanunun 68/a maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlu aleyhine, takip konusu senetteki alacağın yüzde onu oranında para cezasına hükmedilir.
İmza İncelemesi ve Bilirkişi İncelemesinin Şartları
İcra mahkemesi inceleme yaparken borçlunun önceden mevcut karşılaştırmaya elverişli imzalarını değerlendirir; bu nitelikte imza bulunmuyorsa borçluya bizzat yazdırılacak metin ve attırılacak imza örnekleri üzerinden veya diğer delil ve karinelerden yararlanır. Yapılan inceleme sonucunda reddedilen imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirilirse itirazın geçici kaldırılmasına karar verilir. Hâkim gerekli gördüğü takdirde, duruşmanın bir defadan fazla ertelenmesine sebebiyet vermemek kaydıyla bilirkişi incelemesine de başvurabilir. İmza karşılaştırmasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ilişkin kuralları ile 309 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri tatbik edilir. Buna karşılık icra takibinde borçlunun dayandığı belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse hâkim aynı usule göre araştırma yapar; imzanın alacaklıya ait olduğu belirlendiğinde alacaklının itirazın kaldırılması istemi reddedilir ve alacaklı belge tutarının yüzde onu oranında para cezasına çarptırılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Para Cezası ve Tazminat Yaptırımları ile İstisnaları
İcra mahkemesi imzanın borçluya ait olduğunu tespit ettiğinde, borçluyu takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Bununla birlikte talep edilmiş olması şartıyla, geçici kaldırma isteminin kabulünde borçlu, reddinde ise alacaklı takip tutarının en az yüzde yirmisi oranında tazminatla sorumlu tutulur. İstemin reddi halinde alacaklının asgari yüzde yirmi oranında tazminata mahkûm edilmesi için kusur veya kötü niyet aranmaz. İnkâr edilen imzanın en geç senedin aslının mahkemeye ibraz edildiği celsede borçlu tarafından kabul edilmesi halinde borçluya kural olarak para cezası ve yargılama gideri yükletilmez. Ancak takibe kendi kusurlu davranışıyla haksız şekilde sebebiyet veren borçlu yargılama giderlerinden sorumlu tutulur. Ayrıca senedin aslı takip talebinde icra dairesine verilmiş ve ödeme emri yetki çevresi içinde tebliğ edilmişse fıkradaki bu muafiyet hükümleri borçlu lehine tatbik edilmez.
Kararın Kesinleşmesi, Borçtan Kurtulma Davası ve Teminat Şartı
İtirazın geçici olarak kaldırılması kararı verilip ödeme emrindeki yasal ödeme süresi dolmuşsa alacaklının istemiyle borçlunun malvarlığına geçici haciz tatbik edilir. Bu karara karşı borçlu, geçici kaldırma kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Borçtan kurtulma davasının esastan incelenebilmesi için dava konusu alacağın yüzde on beşinin ilk duruşmaya kadar nakden mahkeme veznesine yatırılması ya da aynı değerde esham, tahvilat yahut banka teminat mektubunun mahkemeye sunulması kanuni dava şartıdır; teminat şartı yerine getirilmezse dava reddolunur. Borçlunun süresinde borçtan kurtulma davası açmaması veya açtığı davanın reddedilmesi halinde geçici kaldırma kararı ve varsa konulmuş geçici haciz kesinlik kazanır. Borçtan kurtulma davasında aleyhine hüküm kurulan taraf alacağın en az yüzde yirmisi oranında tazminata mahkûm edilir. Davanın reddi kararına karşı kesinlik sınırını aşması koşuluyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 inci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulabilir; bu durumda borçlu İcra ve İflas Kanununun 36 ncı maddesindeki teminat şartlarını karşılayarak icradan mühlet isteyebilir. Borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davalarının açılması geçici kaldırma kararındaki para cezasının infazını ve hükmedilen tazminatların tahsilini dava sonuna kadar erteler; davanın mahkûm olan taraf lehine sonuçlanması durumunda ceza ve tazminat tümüyle hükümsüz kalır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 69Kaynağı aç
İtirazın geçici kaldırılması talebi hangi sürede yapılabilir?
Alacaklı, borçlunun imzaya itirazının kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir.
Borçlu mazeretsiz duruşmaya katılmazsa ne karar verilir?
Meşruhatlı davetiyeye rağmen mazeretsiz olarak duruşmada hazır bulunmayan borçlunun itirazı başka bir cihet incelenmeksizin geçici olarak kaldırılır ve borçlu takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.
Duruşmada imzanın kabul edilmesi yaptırımları ortadan kaldırır mı?
Borçlu inkâr ettiği imzayı en geç senedin aslının sunulduğu celsede kabul ederse kural olarak hakkında para cezası ve yargılama giderine hükmedilmez. Ancak kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçluya yargılama giderleri yükletilir; ayrıca takip talebi sırasında senet aslı icra dairesine teslim edilmiş ve ödeme emri yetki çevresinde tebliğ edilmişse bu muafiyetten faydalanılamaz.
Borçtan kurtulma davası açmak için teminat yatırmak zorunlu mudur?
Borçtan kurtulma davasının mahkemece görülebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar nakden mahkeme veznesine depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham, tahvilat yahut banka teminat mektubu vermesi şarttır; bu teminat sunulmazsa dava reddolunur.
Geçici kaldırma kararı sonrasında alacaklı haciz isteyebilir mi?
İtirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilip ödeme emrindeki yasal süre geçmişse alacaklının talebi üzerine borçlunun mallarına geçici haciz konulur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

