İtirazın Geçici Olarak Kaldırılması Davası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
İtirazın Geçici Olarak Kaldırılması Davası ve Şartları

İtirazın Geçici Olarak Kaldırılması Kurumu ve Kapsamı

İtirazın geçici olarak kaldırılması, borç ikrarını içeren adi senede dayanılarak yürütülen genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlunun senetteki imzayı açıkça reddetmesi durumunda alacaklının başvurduğu icra hukuku yoludur. Resmî şekil şartı aranmaksızın düzenlenen ve imza taşıyan adi senetler, kambiyo vasfı bulunmadıkça doğrudan kambiyo takibine konu edilemez; bu senetlere dayalı alacakların tahsili genel haciz yolu üzerinden yürütülür. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 199 uncu maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı metinler, senetler, çizimler, görsel veya işitsel kayıtlar ile elektronik ortamdaki her türlü veri kanunen belge niteliği taşır. Takibe konu adi senedin altındaki imzaya açıkça itiraz edilmesi takibi tamamen durdurur. İmzası inkâr edilen adi senet İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesi anlamında borç ikrarını içeren belge vasfını yitirdiğinden alacaklı kesin kaldırma yoluna gidemez; icra mahkemesi nezdinde takibin sürdürülebilmesi için Kanunun 68/a maddesi gereğince itirazın geçici kaldırılması talep edilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Senetle ispat zorunluluğu

Başvuru Koşulları ve Hak Düşürücü Süre

İtirazın geçici kaldırılmasına başvurulabilmesi için kayıtsız şartsız para borcu içeren adi senede dayalı geçerli bir icra takibinin varlığı, borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde imzayı açıkça inkâr etmesi ve alacaklının genel mahkemede itirazın iptali davası açmamış olması gerekir. Birbirini dışlayan bu hukuki yollardan itirazın iptali davası tercih edilmişse geçici kaldırma talep edilemez. İcra ve İflas Kanununun 68/a maddesinin birinci fıkrası uyarınca hususi senede dayalı takipte imza reddedilmişse alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Ödeme emrine karşı yedi günlük sürede imzaya açıkça itiraz etmeyen borçlu, bu savunmasını daha sonra itirazın kesin kaldırılması aşamasında öne süremez; bu aşamada yalnızca borcun esasına dönük savunmalar dinlenir. İmzayı açıkça inkâr etmemiş borçlunun bu konudaki iddiasını dile getirebilmesi ancak genel mahkemede sahtelik davası açmasıyla mümkündür.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68/aKaynağı aç
Madde 68/a – (Ek: 18/2/1965-538/39 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat alır. Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir. Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar. Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (Ek: 6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[31] Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması:[32]

İcra Mahkemesinde Yargılama Usulü ve İnceleme Sınırları

İtirazın geçici kaldırılması istemi, İcra ve İflas Kanununun 68/a maddesi çerçevesinde icra hukuk mahkemesi tarafından basit yargılama usulü uygulanarak karara bağlanır. Mahkeme duruşma açarak iki taraftan da açıklama alır. Yargılamada delillerin ilk dilekçelerde ibraz edilmesi kural olup sonradan delil sunulabilmesi haklı bir nedenin ispatına bağlıdır. İcra mahkemesinin inceleme yetkisi dar kapsamlıdır; mahkeme takibin dayanağı senetteki imzanın aidiyeti, imzaya itirazın süresi ve usulü ile yasal tazminat ve teminat şartlarıyla sınırlı bir denetim yapar. Alacağın doğumu, ifası veya hukuki niteliği gibi borcun esasına ilişkin maddi hukuk uyuşmazlıkları icra mahkemesinde incelenemez. Ayrıca borçlunun genel mahkemede sahtelik davası açmış olması, tek başına icra mahkemesindeki geçici kaldırma sürecini durdurucu bir etki meydana getirmez.

Borçlunun Duruşmada Bizzat Bulunma Yükümlülüğü

İcra ve İflas Kanununun 68/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, takibin yürütüldüğü icra dairesinin yetki alanındaki borçlu, geçerli mazeretini önceden bildirip belgelendirmedikçe icra mahkemesindeki duruşmada bizzat hazır bulunmak zorundadır. Yetki alanı dışında bulunan borçlu hakkında istinabe yoluyla sorgulanmasına karar verilmişse aynı kişisel katılım mecburiyeti geçerlidir. Usulüne uygun ihtar ve meşruhatı içeren davetiyeye rağmen haklı mazeret sunmaksızın duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazı, mahkemece başka bir husus araştırılmaksızın geçici olarak kaldırılır. Bu halde Kanunun 68/a maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlu aleyhine, takip konusu senetteki alacağın yüzde onu oranında para cezasına hükmedilir.

İmza İncelemesi ve Bilirkişi İncelemesinin Şartları

İcra mahkemesi inceleme yaparken borçlunun önceden mevcut karşılaştırmaya elverişli imzalarını değerlendirir; bu nitelikte imza bulunmuyorsa borçluya bizzat yazdırılacak metin ve attırılacak imza örnekleri üzerinden veya diğer delil ve karinelerden yararlanır. Yapılan inceleme sonucunda reddedilen imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirilirse itirazın geçici kaldırılmasına karar verilir. Hâkim gerekli gördüğü takdirde, duruşmanın bir defadan fazla ertelenmesine sebebiyet vermemek kaydıyla bilirkişi incelemesine de başvurabilir. İmza karşılaştırmasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ilişkin kuralları ile 309 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri tatbik edilir. Buna karşılık icra takibinde borçlunun dayandığı belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse hâkim aynı usule göre araştırma yapar; imzanın alacaklıya ait olduğu belirlendiğinde alacaklının itirazın kaldırılması istemi reddedilir ve alacaklı belge tutarının yüzde onu oranında para cezasına çarptırılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]

Para Cezası ve Tazminat Yaptırımları ile İstisnaları

İcra mahkemesi imzanın borçluya ait olduğunu tespit ettiğinde, borçluyu takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Bununla birlikte talep edilmiş olması şartıyla, geçici kaldırma isteminin kabulünde borçlu, reddinde ise alacaklı takip tutarının en az yüzde yirmisi oranında tazminatla sorumlu tutulur. İstemin reddi halinde alacaklının asgari yüzde yirmi oranında tazminata mahkûm edilmesi için kusur veya kötü niyet aranmaz. İnkâr edilen imzanın en geç senedin aslının mahkemeye ibraz edildiği celsede borçlu tarafından kabul edilmesi halinde borçluya kural olarak para cezası ve yargılama gideri yükletilmez. Ancak takibe kendi kusurlu davranışıyla haksız şekilde sebebiyet veren borçlu yargılama giderlerinden sorumlu tutulur. Ayrıca senedin aslı takip talebinde icra dairesine verilmiş ve ödeme emri yetki çevresi içinde tebliğ edilmişse fıkradaki bu muafiyet hükümleri borçlu lehine tatbik edilmez.

Kararın Kesinleşmesi, Borçtan Kurtulma Davası ve Teminat Şartı

İtirazın geçici olarak kaldırılması kararı verilip ödeme emrindeki yasal ödeme süresi dolmuşsa alacaklının istemiyle borçlunun malvarlığına geçici haciz tatbik edilir. Bu karara karşı borçlu, geçici kaldırma kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Borçtan kurtulma davasının esastan incelenebilmesi için dava konusu alacağın yüzde on beşinin ilk duruşmaya kadar nakden mahkeme veznesine yatırılması ya da aynı değerde esham, tahvilat yahut banka teminat mektubunun mahkemeye sunulması kanuni dava şartıdır; teminat şartı yerine getirilmezse dava reddolunur. Borçlunun süresinde borçtan kurtulma davası açmaması veya açtığı davanın reddedilmesi halinde geçici kaldırma kararı ve varsa konulmuş geçici haciz kesinlik kazanır. Borçtan kurtulma davasında aleyhine hüküm kurulan taraf alacağın en az yüzde yirmisi oranında tazminata mahkûm edilir. Davanın reddi kararına karşı kesinlik sınırını aşması koşuluyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 inci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulabilir; bu durumda borçlu İcra ve İflas Kanununun 36 ncı maddesindeki teminat şartlarını karşılayarak icradan mühlet isteyebilir. Borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davalarının açılması geçici kaldırma kararındaki para cezasının infazını ve hükmedilen tazminatların tahsilini dava sonuna kadar erteler; davanın mahkûm olan taraf lehine sonuçlanması durumunda ceza ve tazminat tümüyle hükümsüz kalır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
MADDE 341- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.[45] (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir. İstinaf dilekçesi
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 69Kaynağı aç
Madde 69 – (Değişik: 18/2/1965-538/40 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlu­nun dava konusu alacağın yüzde 15 ini  ilk  duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur. Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir. Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36 ncı madde hükümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.[33] (Değişik: 9/11/1988-3494/5 md.) Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum edilir.[34] Karar ve müddet
İtirazın geçici kaldırılması talebi hangi sürede yapılabilir?

Alacaklı, borçlunun imzaya itirazının kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir.

Borçlu mazeretsiz duruşmaya katılmazsa ne karar verilir?

Meşruhatlı davetiyeye rağmen mazeretsiz olarak duruşmada hazır bulunmayan borçlunun itirazı başka bir cihet incelenmeksizin geçici olarak kaldırılır ve borçlu takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.

Duruşmada imzanın kabul edilmesi yaptırımları ortadan kaldırır mı?

Borçlu inkâr ettiği imzayı en geç senedin aslının sunulduğu celsede kabul ederse kural olarak hakkında para cezası ve yargılama giderine hükmedilmez. Ancak kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçluya yargılama giderleri yükletilir; ayrıca takip talebi sırasında senet aslı icra dairesine teslim edilmiş ve ödeme emri yetki çevresinde tebliğ edilmişse bu muafiyetten faydalanılamaz.

Borçtan kurtulma davası açmak için teminat yatırmak zorunlu mudur?

Borçtan kurtulma davasının mahkemece görülebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar nakden mahkeme veznesine depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham, tahvilat yahut banka teminat mektubu vermesi şarttır; bu teminat sunulmazsa dava reddolunur.

Geçici kaldırma kararı sonrasında alacaklı haciz isteyebilir mi?

İtirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilip ödeme emrindeki yasal süre geçmişse alacaklının talebi üzerine borçlunun mallarına geçici haciz konulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu