HMK Madde 142 Kapsamında Sürelerin İncelenmesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 142. maddesi gereğince, ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra ve tahkikata başlanmadan önce hâkim, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve defileri inceleyerek karara bağlamakla yükümlüdür. Kanun gerekçesinde de vurgulandığı üzere, hak düşürücü süreler ve zamanaşımı iddiaları uyuşmazlığın esasıyla ve maddi hukukla doğrudan ilgilidir. Bu nedenle ön inceleme oturumu gerçekleştirilmeden ve taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları net biçimde ortaya konulmadan bu süreler hakkında nihai nitelikte bir karar verilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 142Kaynağı aç
Ön İnceleme Aşaması ve Duruşma Yapılma Esası
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 137. maddesi uyarınca dilekçelerin karşılıklı verilmesinin ardından her davada ön inceleme yapılması zorunludur. Mahkeme bu aşamada dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler, delillerin sunulması ve toplanması işlemlerini yürütür ve tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Kanunun 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkı kapsamında kural olarak duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilemez; 138. madde gereğince de dava şartları ve ilk itirazlar dışında kalan uyuşmazlıklar evrak üzerinden karara bağlanamaz. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 137Kaynağı aç
Dava Şartları ve İlk İtirazların İncelenme Usulü
Mahkeme, dava şartlarının bulunup bulunmadığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da bu eksikliği her zaman ileri sürebilir. Kanunun 138. maddesi uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar hakkında öncelikle dosya üzerinden inceleme yapılabilir ve gerek görüldüğünde ön inceleme duruşmasında taraflar dinlenebilir. Dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkünse mahkemece kesin süre verilir; verilen sürede eksiklik tamamlanmazsa dava usulden reddedilir. Dava şartı noksanlığı esasa girilmeden önce fark edilmemiş ve taraflarca ileri sürülmemiş olup da hüküm anında tamamlanmışsa başlangıçtaki noksanlıktan ötürü davanın usulden reddi yoluna gidilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 138Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 115Kaynağı aç
Zamanaşımı Definin İleri Sürülmesi ve Resen Gözetilmeme Kuralı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 161. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca zamanaşımı, taraflarca süresinde ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınamaz. Zamanaşımı, itiraz niteliğindeki hususlardan farklı olarak kişisel bir defi mahiyetindedir. Davalı tarafça açıkça ileri sürülmeyen bir zamanaşımı def'i mahkemece tahkikat veya yargılamanın başka bir evresinde resen gözetilerek dava reddedilemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 161Kaynağı aç
Zamanaşımı İncelemesinin Hukuki Sonuçları ve Kararın Niteliği
Davalı süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuşsa mahkemenin bu savunma hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermesi kanuni bir zorunluluktur; bu konuda bir karar oluşturulmadan uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulamaz. Zamanaşımı savunması yerinde görülürse hakkın dava edilebilme niteliği son bulacağından artık işin esasına girilemez ve davanın zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilir; zira zamanaşımı nedeniyle ret kararı usule değil davanın esasına ilişkindir. Mahkemenin tahkikat aşamasına geçmeksizin ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi dava şartı eksikliği, ilk itirazların kabulü, hak düşürücü sürenin dolması veya zamanaşımı definin dinlenebilir olması hallerine özgüdür. Zamanaşımı def'i reddedildiği takdirde tarafların iddia ve savunmaları tahkikat kapsamında değerlendirilerek karar verilir; davanın hem zamanaşımından hem de esastan birlikte reddi usule aykırıdır.
Tahkikat Aşamasına Geçiş ve Islah Halinde Süre İncelemesi
Ön inceleme duruşmasının tamamlandığı tespit edilerek tahkikat safhasına geçildiğinde tarafların tahkikat duruşmasına davet edilmesi hukuki dinlenilme hakkının gereğidir. Yargılama sürecinde ıslah dilekçesi verilmesi durumunda, ıslaha karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'inin de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 142, 163 ve 164. maddeleri çerçevesinde bir ön sorun olarak ele alınıp olumlu veya olumsuz biçimde karara bağlanması zorunludur.
Hâkim zamanaşımı def'ini kendiliğinden dikkate alabilir mi?
Hayır, Türk Borçlar Kanunu'nun 161. maddesi uyarınca zamanaşımı bir defi niteliğinde olduğundan, taraflarca süresinde ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınamaz.
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi kararı usulden midir esastan mıdır?
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi kararı maddi hukuka ve davanın esasına ilişkin bir nihai karar olup bu gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilemez.
Ön inceleme oturumu yapılmadan süreler hakkında karar verilebilir mi?
Dava şartları ve ilk itirazlar dışındaki maddi hukuka ilişkin süreler için ön inceleme oturumu yapılmadan ve uyuşmazlık noktaları belirlenmeden dosya üzerinden karar verilemez.
Dava hem zamanaşımından hem de esastan birlikte reddedilebilir mi?
Hayır, zamanaşımı def'i kabul edildiğinde işin esasına girilemeyeceğinden, bir davanın hem zamanaşımı nedeniyle hem de esastan aynı anda reddedilmesi usule aykırıdır.
Islah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı def'i nasıl incelenir?
Islah dilekçesine karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'i, HMK m. 142, 163 ve 164 uyarınca bir ön sorun olarak ele alınır ve işin esasına geçilmeden önce karara bağlanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

