İtirazın Kesin ve Geçici Kaldırılması Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
İtirazın Kesin ve Geçici Kaldırılması Şartları

İlamsız takip, imzası ikrar edilen veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri içinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde istemezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Takip özel senede dayanıyor ve borçlu imzayı itiraz sırasında reddetmişse yol, itirazın geçici kaldırılmasıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68/aKaynağı aç
Madde 68/a – (Ek: 18/2/1965-538/39 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat alır. Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir. Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar. Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (Ek: 6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[31] Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması:[32]

Kesin kaldırmanın belgesi ve süresi

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 68 inci maddesi, itirazın kaldırılması istemini her ilamsız takibe değil, maddede gösterilen senet, makbuz veya belgeye bağlar. Senet bakımından aranan nitelik, imzanın ikrar edilmesi veya noterlikçe tasdik edilen bir borç ikrarını içermesidir. Resmî daire veya yetkili makam belgesinde ise belgenin yetki içinde ve usulüne göre verilmiş olması gerekir.

Altı aylık süre, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten işlemeye başlar. Süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Madde, bu belgelerden birine dayanan takipte talep imkânını ve sürenin geçmesinin sonucunu düzenler.

Belge sunulamaması ve aynı nitelikte belge

Borçlu itirazını geçerli gösterecek hiçbir belge sunamazsa icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. Buna karşılık itiraz, 68 inci maddenin birinci fıkrasında gösterilen senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılması talebi reddedilir. İki sonuç, borçlunun elindeki belgenin bulunmamasına veya maddede sayılan nitelikte olmasına göre ayrılır.

Bekletici mesele ve tereke istisnası

Borçlu, murisine ait bir alacak için takip ediliyor ve terekenin borca batık olduğunu ileri sürüyorsa, bu konuda ilam getirmesi için kendisine uygun bir süre verilir. Bunun dışında, itirazın kaldırılması talebinin kabulü veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. İstisna, terekenin borca batık olduğu iddiasına ve ilam getirilmesi için süre verilmesine özgüdür.

Alacaklının imzayı inkâr etmesi

Borçlunun gösterdiği belgedeki imzayı alacaklı inkâr ederse inceleme, 68/a’da gösterilen usule göre yapılır. Hâkim imzanın alacaklıya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın kaldırılması talebini reddeder. Ayrıca alacaklıyı, belgenin ilişkin olduğu değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder.

Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar ertelenir. Alacaklı davada hem alacağını hem imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse ceza kalkar. Erteleme davanın açılmasına, cezanın kalkması ise bu iki hususun ispatına bağlıdır.

Alacaklı duruşmada bulunmayıp imzayı vekili reddederse vekil, sonraki oturumda müvekkilini imza tatbiki için hazır bulundurmak veya masrafını vererek davetiye tebliğ ettirmek zorundadır. Kabul edilebilir mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar bakımından itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. Sonuç, belgede yazılı miktarla sınırlıdır.

Esasa ilişkin nedenlerle tazminat

İtirazın kaldırılması talebi esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse borçlu, aynı nedenlerle reddedilirse alacaklı tazminata mahkûm edilir. Hüküm kendiliğinden değil, diğer tarafın talebi üzerine verilir. Oran yüzde yirmiden aşağı olamaz.

Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmedilen tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Dava lehine sonuçlanan taraf bakımından daha önce hükmedilmiş tazminat kalkar. Kalkma, davayı kazanan herkes için değil, lehine sonuçlanan taraf için geçerlidir.

İmza reddinde geçici kaldırma

Takibin dayanağı özel senetse ve borçlu imzayı itiraz sırasında reddetmişse, alacaklı itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan açıklama alır. Altı ay tebliğ tarihinden başlar; burada ayrıca hususi senet ve itiraz sırasında imzanın reddedilmiş olması aranır.

Senet altındaki imzayı reddeden borçlu, takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içindeyse, mazeretini önceden bildirip belgelendirmediği takdirde duruşmada bizzat bulunmak zorundadır. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu ise ancak istinabe yoluyla sorgulanmasına karar verilirse aynı yükümlülüğe girer.

İcra mahkemesi, karşılaştırma imzasıyla veya böyle bir imza yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imzayla yapılan karşılaştırma ve incelemeyle ya da diğer delil ve karinelerle reddedilen imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın geçici kaldırılmasına karar verir. Hâkim gerekli görürse bilirkişi incelemesi de yaptırabilir; bu inceleme duruşmanın bir defadan fazla ertelenmesine yol açmayacak biçimde yapılır. Bilirkişi incelemesi her dosyada zorunlu değildir.

İmza karşılaştırmasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun bilirkişiye ilişkin hükümleri ile 309 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri uygulanır.

Duruşmaya gelmeme ve yüzde on para cezası

Borçlu, mazeretini daha önce bildirip belgelendirmeksizin duruşmada hazır bulunmazsa, başka bir yön incelenmeksizin itirazın geçici kaldırılmasına karar verilir. Borçlu, senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına da mahkûm edilir. Bu iki sonuca karar verilebilmesi için hususun davetiyeye yazılmış olması şarttır.

İcra hâkimi imzanın borçluya ait olduğuna karar verirse borçluyu yine takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Borçlu borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa infaz dava sonuna kadar ertelenir. Borçlu açtığı davayı kazanırsa ceza kalkar.

Borçlu, inkâr ettiği imzayı kaldırma duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse hakkında para cezası hükmolunmaz ve yargılama giderleri yükletilmez. Kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu ise yargılama giderlerinden sorumlu olur. Bu kötüniyet sonucu para cezasını değil, yargılama giderlerini ilgilendirir.

Senedin aslı takip talebi sırasında icra dairesine verilmişse ve ödeme emri icra dairesinin yetki çevresi içinde tebliğ edilmişse, geç kabul nedeniyle para cezası ve gider uygulanmamasına ilişkin fıkra hükmü bu borçlu hakkında uygulanmaz. İstisna iki şarta birden bağlıdır.

Geçici kaldırma talebinde tazminat

İtirazın geçici kaldırılması talebi kabul edilirse borçlu, reddedilirse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Tazminat talep şartına bağlıdır ve yüzde yirmi alt sınırdır.

Borçlu borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu tazminatın tahsili dava sonuna ertelenir. Daha önce hükmedilen tazminat, dava lehine sonuçlanan taraf bakımından kalkar.

Kredi sözleşmesi ve hesap özeti

Cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, sözleşmede belirtilen adrese hesap özeti göndermek zorundadır. Gönderim noter aracılığıyla yapılır. Borçlu cari hesapta sözleşmede belirtilen dönemleri, diğer sayılan kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde gönderilir. Yükümlülük maddede sayılan kredi ilişkileriyle sınırlıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68/bKaynağı aç
Madde 68/b – (Ek: 9/11/1988-3494/4 md.) Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir. Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar. Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hallerde de aynen uygulanır. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/18 md.) Krediyi kullanan tarafın kredi hesabının kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır. İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri:

Adres değişikliğinin hüküm doğurması, yurt içindeki yeni adresin noter yoluyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesine bağlıdır. Bu bildirim yapılmazsa tebliğ, hesap özetinin sözleşmedeki eski adrese vardığı tarihe göre belirlenir.

Süresi içinde gönderilen hesap özetinin içeriğine, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, özetin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir. Bir aylık süre ve ödeme sonrası dava imkânı, özetin süresi içinde gönderilmiş olmasına bağlıdır.

Kredi sözleşmeleri, bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri, ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafça usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar, Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır. İtiraz etmeyen taraf, hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu imza hükmü, Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hâllerde de uygulanır.

Kredi hesabının kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarnamenin içeriğine itiraz edilmesi, daha önce tebliğ edilip itiraz edilmeyerek kesinleşmiş faiz dönemi hesap özetlerine itiraz edilmemesinin sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş özetler hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır. Korunan sonuç, ihtarnameden önce tebliğ edilip kesinleşmiş özetlere ilişkindir.

İki somut bozma kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/16288 K. 2014/18982 sayılı kararında, somut dosyadaki “alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi” başlıklı belgenin karşılıklı edim yüklemediğini, imzasının ikrar edildiğini ve kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir. Borçlunun itirazını aynı nitelikte belgeyle ispat edemediği gerekçesiyle, itirazın kesin kaldırılması isteminin reddini yerinde görmemiş ve mahkeme kararını bozmuştur. Kararın sonucu bozmadır; bu belgeye ilişkin değerlendirme aynı başlığı taşıyan her sözleşmeye uygulanacak genel bir kural değildir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/16288, K. 2014/18982Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2014/16288 E.  ,  2014/18982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/04/2014 NUMARASI : 2013/913-2014/176 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçesinde borca ve faize itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması isteminde bulunduğu, mahkemece, takip dayanağı belgenin taraflara edimler yüklediği, kayıtsız şartsız borç ikrarını havi bir belge olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK.nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Somut olayda, takip dayanağı belge, "alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi" başlıklı olup, belgede borcun konusunun, borçlunun alacaklıya ödeyeceği tutarın ve ödeme günlerinin açıkça belirtildiği ve sözleşmenin taraflarca imzalandığı, borçlunun itiraz dilekçesinde belgedeki imzasına itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle takibe konu belge, mahkemece kabul edilenin aksine karşılıklı edimler yüklemeyip, yukarıda açıklandığı şekilde İİK.nun 68/1.maddesi kapsamında imzası ikrar edilen kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren bir belgedir. Bu durumda alacaklı, takibe konu alacağın İİK'nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerden biri ve bilirkişi raporu ile kanıtlamış, ancak borçlu, borca itirazını aynı nitelikte bir belge ile ispat edememiştir. O halde mahkemece, itirazın kesin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/23823 K. 2016/235 sayılı kararında da somut 31.10.2014 tarihli ikale sözleşmesinin kayıtsız şartsız belirli bir para borcu ikrarını içerdiğini, imzanın açıkça inkâr edilmediğini ve borcun ödendiğinin aynı nitelikte belgeyle ispatlanamadığını esas almıştır. İtirazın kesin kaldırılması isteminin reddini bu gerekçeyle isabetsiz bularak kararı bozmuştur. Sonuç yine bozmadır ve belirli belge ile itiraz içeriğine bağlıdır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/23823, K. 2016/235Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2015/23823 E.  ,  2016/235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi . Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Somut olayda alacaklının takibine dayanak yaptığı 31.10.2014 tarihli "İkale Sözleşmesi" başlıklı belge; kayıtsız şartsız, belirli bir para borcu ikrarını içermekte olup, icra müdürlüğüne yapılan itirazda, belge altındaki imza açıkça inkar edilmediğinden, anılan belge, İİK'nun 68. maddesi kapsamında bulunan belge niteliğindedir. Bu durumda, borçlu, borcu ödediğini aynı nitelikte bir belge ile ispatlayamadığına göre, mahkemece, itirazın kesin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Her iki kararın sonuç bölümünde, ilamın tebliğinden itibaren on gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Bu ibare, anılan kararların sonuç bildirimine aittir.

Sık sorulan sorular

İtirazın kaldırılması için süre ne kadardır?

İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır. Süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Bu imkân, imzası ikrar edilen veya noterlikçe tasdikli borç ikrarını içeren senet ya da yetki içinde ve usulüne göre verilmiş resmî makbuz veya belgeye dayanan takipte söz konusudur.

Borçlu belge sunamazsa ne olur?

İtirazını geçerli gösterecek hiçbir belge sunamazsa icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz 68 inci maddenin birinci fıkrasındaki senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa talep reddedilir.

İmza reddedilirse hangi yol kullanılır?

Özel senede dayalı takipte borçlu imzayı itiraz sırasında reddetmişse alacaklı, tebliğden itibaren altı ay içinde itirazın geçici kaldırılmasını isteyebilir. İcra hâkimi iki taraftan açıklama alır ve imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa geçici kaldırmaya karar verir.

Borçlu imza duruşmasına gelmezse ne olur?

Yazılı mazereti yoksa ve bu husus davetiyeye yazılmışsa, başka bir yön incelenmeksizin itiraz geçici olarak kaldırılır. Borçlu ayrıca takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.

Tazminat hangi oranda ve kime hükmedilir?

Diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere hükmedilir. Kesin kaldırmada esasa ilişkin kabulde borçlu, aynı nedenle redde alacaklı; geçici kaldırmada kabulde borçlu, redde alacaklı tazminata mahkûm edilir.

Hesap özetine itiraz süresi nedir?

Süresi içinde noter aracılığıyla gönderilen hesap özetine, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz edilmelidir. Bu sürede itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, özetin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu