İşyerinde Kamera ve Ses Kaydının Hukuki Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
İşyerinde Kamera ve Ses Kaydının Hukuki Sınırları

İşyerinde kamera ile izleme ve ses kaydı yapılması, çalışanların temel hak ve özgürlükleri ile kişisel verilerinin korunması hakkını ilgilendiren yasal sınırlara tabidir. Güvenlik amacıyla yapılan kamera izlemeleri meşru menfaat ve aydınlatma şartıyla açık rıza aranmaksızın yürütülebilse de ortama yönelik sürekli ses kaydı alınması kural olarak hukuka aykırı kabul edilmekte, mahrem alanların izlenmesi ise ağır hak ihlali sayılmaktadır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması. Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları

Kişisel Verilerin Korunması Kapsamında Kamera İzlemesi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5/1 uyarınca kişisel veriler kural olarak ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. Bununla birlikte Kanun'un 5/2 maddesinde kanunlarda açıkça öngörülmesi, fiili imkânsızlık, sözleşmenin kurulması veya ifası, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğü, verinin ilgili kişi tarafından alenileştirilmiş olması ya da bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması durumlarında açık rıza aranmayacağı hükme bağlanmıştır.

6698 sayılı Kanun m. 5/2-f bendi kapsamında, çalışanın temel hak ve özgürlükleri zedelenmemek şartıyla işverenin meşru menfaati için veri işlemenin zorunlu görüldüğü hallerde açık rıza aranmamaktadır. Bu çerçevede işyerinde güvenlik amacıyla sınırlı ve ölçülü kamera izlemesi yapılabilmekle beraber çalışanlara itiraz hakkı tanınmalı; veri sorumlusunun kimliği, işleme gayesi, aktarım esasları, toplama yöntemi, hukuki dayanağı ve kanuni hakları içeren aydınlatma yükümlülüğü m. 10/1 uyarınca yerine getirilmelidir.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Kişisel verilerin elde edilmesi sırasında veri sorumlusu veya yetkilendirdiği kişi, ilgili kişilere; a) Veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği, b) Kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği, c) İşlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, ç) Kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi, d) 11 inci maddede sayılan diğer hakları, konusunda bilgi vermekle yükümlüdür. İlgili kişinin hakları

Güvenlik Kameralarında Saklama Süresi ve Verilerin Silinmesi

İşyerinde güvenlik kameraları vasıtasıyla toplanan görüntülerin muhafazasında ölçülülük gözetilmelidir. Güvenlik kameraları bakımından 15 ila 30 günlük saklama süreleri orantılı kabul edilmekte ve haklı bir sebep bulunmadıkça kayıtların daha uzun süre tutulmaması gerekmektedir. Süre dolduğunda ise kayıtların geri döndürülemeyecek biçimde silinmesi veya anonim hale getirilmesi beklenir.

Soyunma Odası, Tuvalet ve Mahrem Alanlarda Kamera Yasağı

İşyerinde işçilerin özel hayatının ve mahremiyetinin korunması gereken tuvalet, soyunma odası ve emzirme odası gibi alanların kamerayla izlenmesi hukuken kabul edilemez. Bu alanların izlenmesi bakımından işverenin meşru menfaat iddiası ya da çalışanın açık rızası yeterli görülmemekte, söz konusu alanlarda kamera kullanımı ağır hak ihlali oluşturmaktadır.

Sürekli Ortam Ses Kaydı ve Çağrı Merkezlerindeki Uygulama

İşyerinde yalnızca güvenlik gerekçesi gösterilerek ortama yönelik sürekli ses kaydı yapan sistemlerin kurulması kural olarak hukuka aykırı değerlendirilmektedir. İşverenin ileride ortaya çıkabilecek ihtilaflara delil oluşturma yönündeki soyut gerekçeleri bu ölçüsüzlüğü ortadan kaldırmaz.

Ortama yönelik genel ses kaydı yasağına karşılık müşteri hizmetleri ve çağrı merkezleri gibi alanlarda farklı bir değerlendirme yapılmaktadır. Bu sektörlerde gelen ve giden çağrıların kaydedilmesi, görüşme öncesinde kalite veya eğitim gibi amaçlarla kayıt yapıldığına dair bilgilendirme sunulması ve ilgili yasal düzenlemelere uyulması koşuluyla kabul edilebilmektedir. Bu kayıtların da belirlenen amaçla sınırlı, ölçülü olması ve belirli süreyle saklanması zorunludur.

Savunma Amaçlı Ses Kayıtları ve Mahkemede Delil Niteliği

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189/2 uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bu kanuni ilke gereğince kanuna ve kişilik haklarına aykırı biçimde elde edilen kayıtların ispat aracı olarak kullanılması kural olarak mümkün değildir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
MADDE 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz. (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. İspat yükü

Buna karşın işyerinde ani gelişen haksız bir saldırı karşısında ve başka türlü ispat imkânı bulunmadığında, kişinin kendisini savunmak ve yetkili mercilere delil sunmak gayesiyle aldığı anlık ve olayla sınırlı kayıtlar bazı kararlarda hukuka uygunluk sebebi kapsamında değerlendirilerek suç oluşturmadığı yönünde kabul görebilmektedir.

Ölçüsüz Gözetimin İş Sözleşmesine Etkisi

İşçinin kişilik haklarına ağır müdahale teşkil eden gözetim uygulamaları işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanıyabilir. Bu kapsamda iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdiren işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.

Hukuka Aykırı Kayıtların Türk Ceza Kanunu Kapsamındaki Yaptırımları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 132/1 uyarınca kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; gizlilik ihlalinin haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşmesi durumunda verilecek ceza bir kat artırılır. Haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi TCK m. 132/2 gereği iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır. Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı biçimde alenen ifşa eden fail ise TCK m. 132/3 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılır; ifşanın basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi halinde de aynı yaptırım tatbik olunur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. (4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.) Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]

TCK m. 133/1 uyarınca kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya ses alma cihazıyla kaydeden kimseye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi TCK m. 133/2 kapsamında altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu konuşmaların kaydedilmesiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden fail hakkında TCK m. 133/3 gereğince iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur; verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması durumunda ceza değişmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Özel hayatın gizliliğini ihlal

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal edenler hakkında TCK m. 134/1 gereğince bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlali halinde ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse TCK m. 134/2 kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; eylemin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde aynı ceza uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.[59] (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Kişisel verilerin kaydedilmesi

TCK m. 135/1 hükmüne göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Verilerin dini, felsefi veya siyasi kanaatler ile ırki kökene dair olması yahut hukuka aykırı bulunmak koşuluyla cinsel hayat, sağlık durumu, ahlaki eğilim veya sendikal tercihlere ilişkin bulunması durumunda TCK m. 135/2 uyarınca ceza yarı oranında artırılmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60] (2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61] Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
İşyerinde güvenlik amacıyla ortam ses kaydı yapılabilir mi?

İşyerinde yalnızca güvenlik gerekçesiyle çalışma ortamına sürekli ses kaydı yapan sistemlerin kurulması kural olarak hukuka aykırıdır ve delil elde etmeye yönelik soyut gerekçeler bu ölçüsüzlüğü gidermez.

Tuvalet veya soyunma odasına çalışanların rızasıyla kamera takılabilir mi?

Soyunma odası, tuvalet ve emzirme odası gibi mahrem alanların kamerayla izlenmesi açık rıza veya meşru menfaat bulunsa dahi hukuka aykırıdır ve ağır hak ihlali kabul edilir.

Çalışanın gizlice aldığı ses kaydı davada delil sayılır mı?

6100 sayılı HMK m. 189/2 gereğince hukuka aykırı deliller ispatta dikkate alınamaz; ancak ani gelişen haksız bir saldırı karşısında başka ispat imkânı bulunmadığında savunma amaçlı anlık kayıtlar bazı kararlarda hukuka uygunluk sebebi ve delil olarak değerlendirilebilmektedir.

Güvenlik kamerası kayıtları en fazla ne kadar süre saklanabilir?

Güvenlik kameraları için tipik olarak 15 ila 30 günlük saklama süresi orantılı kabul edilmekte, haklı bir neden olmadıkça süre uzatılamamakta ve süre sonunda kayıtların silinmesi veya anonimleştirilmesi gerekmektedir.

Ölçüsüz kamera gözetimine maruz kalan işçi sözleşmeyi feshedebilir mi?

İşçinin kişilik haklarına ağır müdahale oluşturan gözetim uygulamaları işçiye haklı nedenle fesih imkânı tanıyabilir ve bu kapsamda işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu