İşyerinde Ses Kaydı Alınmasının Hukuki Çerçevesi
Anayasa güvencesi altındaki temel haklar doğrultusunda bireylerin özel ve ailevi yaşam alanlarının gizliliği korunmakta, bu alana haksız müdahaleler yasaklanmaktadır. Kişisel verilerin işlenmesi de anayasal kural olarak kanuni bir dayanağın mevcudiyetine veya kişinin açık irade beyanına bağlanmıştır. Bu doğrultuda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 5. maddesinde veri işlemenin kural olarak ilgili kişinin açık rızasıyla yapılabileceği düzenlenmiş; veri sorumlusunun meşru menfaatinin bulunması ya da bir hakkın tesisi, kullanılması veya muhafazası gibi kanunda sayılan zorunlu durumlar bu kuralın istisnaları arasında gösterilmiştir.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 20Kaynağı aç
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
Güvenlik Kameralarında Ses Kaydı ve Delil Niteliği
Güvenlik kameraları vasıtasıyla görüntüyle birlikte ses kaydı yapılması, bireylerde her açıdan gözetim altında tutuldukları endişesi yaratabileceğinden hakkın özüne zarar verebilmektedir. İşyerinde ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kamerası sistemlerinin kullanımı bakımından işverenin yalnızca denetim, işyeri güvenliği veya iş sağlığı ve güvenliği gerekçelerine dayanması tek başına yeterli kabul edilmemektedir.
İşyerinde güvenlik kamerasının ses kaydı da yaptığı konusunda işçinin açık rızasının alınmadığı, önceden aydınlatma yapıldığına ilişkin bir kanıtın bulunmadığı ve somut işletme faaliyetinde ses kaydı alınmasını zorunlu kılan haklı bir menfaatin ispatlanamadığı durumlarda, elde edilen ses kayıtları kişilik haklarına ve hukuka aykırı sayılarak delil olarak değerlendirilmemektedir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/1482, K. 2020/5244Kaynağı aç
Hukuka Aykırı Ses Kaydına Dayanan Fesih ve İşçinin Hakları
Hukuka aykırı şekilde elde edilen ses kayıtları üzerinden işçinin çalışma arkadaşıyla gerçekleştirdiği konuşmadaki ifadeler gerekçe gösterildiğinde, işverene aleni biçimde yöneltilmiş bir kastedilme bulunmadığının anlaşıldığı somut uyuşmazlıkta, eylemin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında haklı fesih oluşturduğu kabul edilmemiş ve kıdem ile ihbar tazminatına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca, iş sözleşmesi haklı fesih maddesi kapsamında feshedilen işçi, feshin bu maddedeki sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla Kanun'un 18, 20 ve 21. maddeleri çerçevesinde yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Haklı Fesih ile Geçerli Fesih Ayrımı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde işçinin işverene, aile üyelerinden birine veya diğer bir işçiye sataşması haklı fesih hali olarak düzenlenmiştir. Yargı kararlarında işverene veya ailesine yönelik şeref ve namusa dokunan sözler ile asılsız isnatların haklı fesih ağırlığında değerlendirildiği hallerde işçinin Anayasa'nın 25 ve 26. maddelerindeki düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamayacağı ve davranıştan kaynaklanan feshin kusurlu bir hareketi zorunlu kıldığı kabul edilmektedir.
İşçinin haklı fesih ağırlığında olmayan ancak çalışma düzenini bozacak nitelikteki sözleri işverene veya işveren temsilcisine karşı yöneltildiğinde geçerli fesih nedeni teşkil eder. Bunun yanında işçinin, işveren veya ailesinden olmamakla birlikte işverenin yakını olan, yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması veya asılsız isnatlar yapması, özellikle işverenin şahsının önem taşıdığı küçük işletmeler bakımından iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturur.
İşverenin işyeri güvenliği gerekçesi ses kaydı almak için yeterli midir?
İşyerinde ses kayıt özelliği bulunan güvenlik kamerası sistemlerinin kullanımında, işverenin salt işyeri güvenliği, denetim veya iş sağlığı ve güvenliği gibi genel gerekçelere dayanması tek başına yeterli görülmemektedir.
Ses kaydında rıza ve bilgilendirme yoksa kayıtlar delil sayılır mı?
Hayır, işçinin rızası alınmadan ve önceden bilgilendirme yapılmadan elde edilen ve haklı bir menfaate dayanmayan ses kayıtları kişilik haklarına ve hukuka aykırı kabul edilerek delil olarak değerlendirilemez.
İşverenin yakınına veya iş ortağına hakaret edilmesi geçerli fesih nedeni midir?
Evet, özellikle işverenin şahsının önem taşıdığı küçük işletmelerde işçinin işverenin yakınına, yakın ilişkide bulunduğu kişiye veya başka bir işteki ortağına yönelik hakaret ve asılsız isnatları iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden teşkil eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

