İştirak nafakası davalarında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile çocukların yaşları, eğitim durumları ve güncel ihtiyaçları gözetilerek hakkaniyete uygun ve makul bir indirim yapılması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/566 Esas ve 2018/9305 Karar sayılı kararında, yerel mahkemece iştirak nafakasından makul ölçü yerine fahiş ve yüksek miktarda indirim yapılması isabetsiz bulunarak hüküm davalı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/566, K. 2018/9305Kaynağı aç
Velayeti Olmayan Eşin Bakım ve Eğitim Giderlerine Katılma Yükümlülüğü
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin müşterek çocuk ile kişisel ilişkisinin kurulmasında çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Aynı yasal düzenleme doğrultusunda bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine kendi ekonomik gücü oranında katılmakla yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
İştirak nafakası belirlenirken yalnızca tarafların gelirleri değil, velayet hakkı kendisine bırakılan tarafın bu görev sebebiyle harcadığı emek ve üstlendiği sorumlulukların karşılığı olan olağan harcamalar da dikkate alınır. Velayet yetkisi kendisinde bulunmayan ebeveyn, mali gücü nispetinde çocuğun zorunlu masraflarına katkı sağlamak zorundadır.
Nafakanın Belirlenmesinde ve İndirilmesinde Gözetilen Esaslar
Nafaka miktarının takdirinde ve sonradan talep edilen uyarlamalarda, çocuğun yaşı, eğitim durumu ve gereksinimleri ile ana ve babanın gelir düzeyi birlikte ele alınır. Hüküm altına alınacak nafakanın, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı ve hakkaniyet ilkelerine uygun olması zorunludur.
Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi kapsamında hakim, istem bulunması halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bakım ve eğitim giderlerinin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hangi miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.
Yüksek Miktarda İndirimin Bozma Sebebi Sayılması
Nafakanın indirilmesine yönelik taleplerde, artırım kararı ile indirim talebi arasında geçen sürenin kısalığı değerlendirmeye katılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/566 Esas ve 2018/9305 Karar sayılı dosyasında, nafaka artırım kararının kesinleşme tarihi olan 03.12.2013 ile nafakanın azaltılması davasının açıldığı 10.10.2014 tarihi arasındaki sürenin kısalığı, yapılan indirimin fahiş olduğunu ortaya koyan unsurlar arasında değerlendirilmiştir.
Müşterek çocukların 2003 ve 2005 doğumlu olmaları ve eğitim hayatlarının sürmesi, yaşları ve büyüyen sosyal ihtiyaçları dikkate alındığında nafaka miktarında makul olmayan sert bir indirime gidilmesini engeller. Bu koşullarda tarafların sosyal ve ekonomik vaziyetleri dikkate alınarak makul bir indirim yapılması gerekirken orantısız biçimde yüksek indirim yapılması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Nafaka borçlusunun taşınmaz sattığına ilişkin dosyaya yansıyan beyanları da ekonomik imkanların ve ödeme gücünün takdirinde dikkate alınır. Yükümlünün mali gücü ve çocukların zorunlu ihtiyaçları etraflıca incelenmeden yüksek oranda indirim kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Bozma Kararının Hukuki ve Usuli Dayanağı
Yerel mahkemenin hakkaniyete aykırı şekilde yüksek nafaka indirimi içeren hükmü, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca 01.10.2018 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur. İlgili kararda ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolunun kapalı olduğu belirlenmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Velayeti kendisinde olmayan ebeveyn bakım giderine katılmak zorunda mıdır?
Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca velayet kendisine bırakılmayan eş, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür.
Nafaka indiriminde hangi kriterler dikkate alınır?
İştirak nafakasının indirilmesinde çocuğun yaşı, eğitimi ve zaruri ihtiyaçları ile ana babanın ekonomik durumları birlikte tartılarak hakkaniyete uygun makul bir indirim ölçüsü belirlenir.
Nafaka artırımından hemen sonra indirim istenebilir mi?
Artırım kararının kesinleşmesinden kısa bir süre sonra indirim davası açılması mümkün olmakla birlikte, aradaki bu kısa süre içinde hakkaniyete aykırı şekilde yüksek miktarda indirim uygulanması bozma sebebi oluşturur.
Gelecek yıllara ait nafaka tutarları peşinen belirlenebilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde hakim, irat biçimindeki giderlerin gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini tarafların durumlarına göre tespit edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

