İştirak Nafakasında Yüksek İndirim ve Bozma Kararı

by Avukat Erdal Ersoy
İştirak Nafakasında Yüksek İndirim ve Bozma Kararı

İştirak nafakası davalarında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile çocukların yaşları, eğitim durumları ve güncel ihtiyaçları gözetilerek hakkaniyete uygun ve makul bir indirim yapılması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/566 Esas ve 2018/9305 Karar sayılı kararında, yerel mahkemece iştirak nafakasından makul ölçü yerine fahiş ve yüksek miktarda indirim yapılması isabetsiz bulunarak hüküm davalı yararına bozulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/566, K. 2018/9305Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2018/566 E.  ,  2018/9305 K. "İçtihat Metni" ….. Taraflar arasındaki iştirak nafakasının azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, …… sayılı kararı ile müşterek çocuklar ……velayetlerinin davalıya verildiğini, ve lehlerine aylık 250,00'şer TL olmak üzere toplam 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, 2011 yılında açılan nafaka artırım davası neticesinde ise söz konusu nafakaların aylık 750’şer TL’ye yükseltildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kendisinin yeniden evlendiğini ve bu evliliğinden de 3 çocuğu daha olduğunu,aylık gelirinin 900,00 TL olup, davalının ekonomik olarak kendisinden daha iyi durumda bulunduğunu ileri sürerek; müşterek çocuklar için aylık 750’şer TL olan iştirak nafakasının aylık 300’er TL’ye indirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı,cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece;davanın kabulü ile , …..ait 02/10/2012 tarihli ve 2011/298 esas 2012/649 karar sayılı ilam ile tarafların müşterek çocukları …….ehine verilen 750,00'şer TL olmak üzere toplam 1500 TL iştirak nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 300,00'er TL olmak üzere toplam aylık 600,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya velayeten verilmesine, anılan mahkeme kararı ile verilen iştirak nafakasının bu şekilde azaltılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava;iştirak nafakasının azaltılması istemine ilişkindir. TMK.'nın 182/2. maddesinde; Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. ./.. -2- Velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf, ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Diğer taraftan, iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları göz önünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir. Somut olayda;tarafların müşterek çocuklarının 2003 ve 2005 doğumlu oldukları,çocukların eğitiminin halen devam ettiği anlaşılmaktadır.Davalının sosyal ve ekonomik durum araştırma sonucu incelendiğinde ise,ütücü olarak çalıştığı ve aylık 1.000 TL geliri olduğu,aylık 850 TL kira ödemesinin bulunduğu,eşinin de kuru temizleme dükkanının olduğu,bu evliliğinden de 3 çocuğu olduğu sabittir.Davalının dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu bu olsa da,müşterek çocuklar için tarafların boşanmaları neticesinde 2007 yılında aylık 250’şer TL olarak belirlenen iştirak nafakalarının 2011 yılında açılan artırım davası neticesinde aylık 750’şer TL’ye yükseltildiği,davacının dosya kapsamında alınan beyanı ile de sabit olduğu üzere……. aldığı evini 200.000 dolara sattığı yönündeki beyanı ve özellikle de eldeki iştirak nafakasının azaltılması davasının açılma tarihi olan 10.10.2014 tarihi ile son artırım davasının kesinleştiği 03.12.2013 tarihi arasındaki kısa süre de dikkate alındığında; mahkemece, söz konusu nafakalardan yüksek miktarda indirim yapıldığı açıktır. Bu itibarla, mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumları,müşterek çocukların yaşları,eğitim durumları,sosyal ihtiyaçları ile davacı babanın sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak hakkaniyete uygun ve makul miktarda bir indirim yapılması gerekirken; söz konusu nafakalardan yüksek miktarda indirim yapılması doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi. ……

Velayeti Olmayan Eşin Bakım ve Eğitim Giderlerine Katılma Yükümlülüğü

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin müşterek çocuk ile kişisel ilişkisinin kurulmasında çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Aynı yasal düzenleme doğrultusunda bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine kendi ekonomik gücü oranında katılmakla yükümlüdür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182 – Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. (Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 2. Durumun değişmesi

İştirak nafakası belirlenirken yalnızca tarafların gelirleri değil, velayet hakkı kendisine bırakılan tarafın bu görev sebebiyle harcadığı emek ve üstlendiği sorumlulukların karşılığı olan olağan harcamalar da dikkate alınır. Velayet yetkisi kendisinde bulunmayan ebeveyn, mali gücü nispetinde çocuğun zorunlu masraflarına katkı sağlamak zorundadır.

Nafakanın Belirlenmesinde ve İndirilmesinde Gözetilen Esaslar

Nafaka miktarının takdirinde ve sonradan talep edilen uyarlamalarda, çocuğun yaşı, eğitim durumu ve gereksinimleri ile ana ve babanın gelir düzeyi birlikte ele alınır. Hüküm altına alınacak nafakanın, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı ve hakkaniyet ilkelerine uygun olması zorunludur.

Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi kapsamında hakim, istem bulunması halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bakım ve eğitim giderlerinin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hangi miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.

Yüksek Miktarda İndirimin Bozma Sebebi Sayılması

Nafakanın indirilmesine yönelik taleplerde, artırım kararı ile indirim talebi arasında geçen sürenin kısalığı değerlendirmeye katılır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/566 Esas ve 2018/9305 Karar sayılı dosyasında, nafaka artırım kararının kesinleşme tarihi olan 03.12.2013 ile nafakanın azaltılması davasının açıldığı 10.10.2014 tarihi arasındaki sürenin kısalığı, yapılan indirimin fahiş olduğunu ortaya koyan unsurlar arasında değerlendirilmiştir.

Müşterek çocukların 2003 ve 2005 doğumlu olmaları ve eğitim hayatlarının sürmesi, yaşları ve büyüyen sosyal ihtiyaçları dikkate alındığında nafaka miktarında makul olmayan sert bir indirime gidilmesini engeller. Bu koşullarda tarafların sosyal ve ekonomik vaziyetleri dikkate alınarak makul bir indirim yapılması gerekirken orantısız biçimde yüksek indirim yapılması kararın bozulmasını gerektirmiştir.

Nafaka borçlusunun taşınmaz sattığına ilişkin dosyaya yansıyan beyanları da ekonomik imkanların ve ödeme gücünün takdirinde dikkate alınır. Yükümlünün mali gücü ve çocukların zorunlu ihtiyaçları etraflıca incelenmeden yüksek oranda indirim kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Bozma Kararının Hukuki ve Usuli Dayanağı

Yerel mahkemenin hakkaniyete aykırı şekilde yüksek nafaka indirimi içeren hükmü, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca 01.10.2018 tarihinde oy birliğiyle bozulmuştur. İlgili kararda ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolunun kapalı olduğu belirlenmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Velayeti kendisinde olmayan ebeveyn bakım giderine katılmak zorunda mıdır?

Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca velayet kendisine bırakılmayan eş, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür.

Nafaka indiriminde hangi kriterler dikkate alınır?

İştirak nafakasının indirilmesinde çocuğun yaşı, eğitimi ve zaruri ihtiyaçları ile ana babanın ekonomik durumları birlikte tartılarak hakkaniyete uygun makul bir indirim ölçüsü belirlenir.

Nafaka artırımından hemen sonra indirim istenebilir mi?

Artırım kararının kesinleşmesinden kısa bir süre sonra indirim davası açılması mümkün olmakla birlikte, aradaki bu kısa süre içinde hakkaniyete aykırı şekilde yüksek miktarda indirim uygulanması bozma sebebi oluşturur.

Gelecek yıllara ait nafaka tutarları peşinen belirlenebilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde hakim, irat biçimindeki giderlerin gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini tarafların durumlarına göre tespit edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu