İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra müşterek çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan kanuni bir yükümlülüktür. Boşanma sürecinde çocuğun geçimini sağlamak amacıyla hükmedilen tedbir nafakasından ayrılan bu nafaka türü, kararın kesinleşmesiyle hüküm ifade eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182/3 uyarınca velayet hakkı kendisine verilmeyen taraf, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Ebeveynler arasındaki ilişki evlilik içinde sürsün, boşanma gerçekleşsin veya evliliğin geçersizliğine karar verilmiş olsun, Türk Medeni Kanunu m. 327/1 gereğince çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gereken giderleri karşılamak ana ve babanın ortak sorumluluğudur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 327Kaynağı aç
Nafaka Miktarının Belirlenmesi ve Ödenme Esasları
Nafaka miktarının tayininde Türk Medeni Kanunu m. 330/1 hükmü esas alınır. Hâkim, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşullarını ve ödeme güçlerini birlikte değerlendirir; takdir sırasında çocuğun kendi gelirleri de göz önünde tutulur. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca nafaka borcunun her ay peşin olarak ödenmesi zorunludur. Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu m. 182/4 gereğince, istemde bulunulması halinde hâkim, irat şeklinde ödenmesi kararlaştırılan nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne ölçüde ödeneceğini de karara bağlayabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 330Kaynağı aç
Ana ve babanın yoksul olması veya çocuğun özel durumunun olağanüstü masraflar gerektirmesi yahut olağan dışı başka bir haklı nedenin varlığı halinde, Türk Medeni Kanunu m. 327/2 çerçevesinde hâkimin izniyle çocuğun kendi mallarından bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarf edilebilir.
İştirak Nafakasını Talep Edebilecek Kişiler
İştirak nafakası kural olarak velayet hakkı kendisine bırakılan ebeveyn tarafından talep edilir. Bununla beraber ayırt etme gücüne sahip olan çocuk nafakayı bizzat talep edebileceği gibi, ayırt etme gücü bulunmayan küçüğün kayyımı veya vasisi de bu yönde dava açabilir. Nafaka hakkı sadece evlilik birliği içinde doğan çocuklarla sınırlı tutulmamıştır; evlilik dışı doğan çocuklar ile boşanma kararının kesinleşmesinden sonra doğan çocuklar için de velayeti üstlenen tarafça diğer ebeveynden iştirak nafakası istenebilir.
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Düzenlemesi ve Hâkim Onayı
Anlaşmalı boşanma sürecinde taraflar iştirak nafakasının tutarı, ödeme şekli ve para birimi üzerinde uzlaşabilirler. Ancak eşler arasındaki bu mutabakat tek başına yeterli olmayıp hâkim onayına tabidir. Hâkim, çocuğun üstün menfaatini dikkate alarak anlaşmayı uygun bulmazsa miktarı kendisi belirler. Ayrıca mahkeme, Türk Medeni Kanunu m. 182/2 uyarınca, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini taraflara ihtar eder.
Nafaka Miktarının Değiştirilmesi ve Kaldırılması
İştirak nafakasına hâkim tarafından re'sen karar verilebilir. Ancak hükmedilmiş bulunan nafakanın değiştirilmesi veya kaldırılması aşamasında kendiliğinden işlem yapılamaz ve tarafların talebi aranır. Türk Medeni Kanunu m. 331 hükmü gereğince, tarafların veya çocuğun durumunun değişmesi halinde hâkim, ilgilinin istemi üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı tamamen kaldırır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
Nafakanın Sona Ermesi ve Ergin Çocuk Bakımı
Türk Medeni Kanunu m. 328/1 uyarınca ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Bu doğrultuda iştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Erginlik; çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi veya mahkeme kararıyla ergin kılınması suretiyle kazanılır. Bununla birlikte çocuk 18 yaşını doldurmadan önce meslek veya sanat edinerek kendi geçimini temin edebilecek hale gelmişse, nafaka borçlusu mahkemeden nafakanın kaldırılmasını isteyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 328Kaynağı aç
Çocuğun erginliğe ulaşmasına karşın eğitiminin sürmesi halinde ana ve babanın bakım sorumluluğu büsbütün kalkmaz. Türk Medeni Kanunu m. 328/2 uyarınca ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi tamamlanıncaya kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. Ne var ki 18 yaşını tamamlayan ergin çocuğa yönelik bu destek iştirak nafakası niteliğinde olmayıp, bizzat çocuğun kendi adına açacağı dava ile talep edebileceği yardım nafakası kapsamında incelenir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Zamanaşımı Süreleri
İştirak nafakasının belirlenmesi, uyarlanması veya sona erdirilmesi davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi teşkilatının bulunmadığı yerlerde bu davalar asliye hukuk mahkemesince aile mahkemesi sıfatıyla yürütülür.
Davada yetkili mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bununla birlikte boşanma kararından sonra açılacak müstakil davalarda nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi, evlilik dışı doğan çocuklarda ise çocuğun oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. İştirak nafakası, çocuk ergin olana kadar her zaman istenebilir; geçmişe dönük nafaka taleplerinde ise Türk Borçlar Kanunu'nun genel zamanaşımı hükümleri uyarınca 5 yıllık süre uygulanır.
İştirak nafakası davası açmak için zamanaşımı süresi var mıdır?
İştirak nafakası çocuk ergin olana kadar her zaman talep edilebilir ve kesin bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır; ancak geriye dönük nafaka taleplerinde beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
İştirak nafakası tedbir nafakasından hangi yönden ayrılır?
Tedbir nafakası boşanma süreci devam ederken geçici nitelikte bağlanır; iştirak nafakası ise boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte velayet kendisine verilmeyen tarafça çocuğun giderlerine katılım amacıyla ödenir.
Çocuk 18 yaşını doldurduğunda nafaka kendiliğinden kesilir mi?
Evet, iştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer; ancak ergin olan çocuğun eğitimi devam ediyorsa bizzat kendisi anne veya babasından yardım nafakası talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

