İştirak Nafakası Davası, Kapsamı ve Belirlenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
İştirak Nafakası Davası, Kapsamı ve Belirlenmesi

İştirak Nafakasının Hukuki Niteliği ve Başlangıcı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle başlayan bir nafaka türüdür; kararın kesinleşmesinden önceki dönemde hüküm altına alınan nafaka ise tedbir nafakası niteliğindedir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182 – Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. (Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 2. Durumun değişmesi

Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinleyip çocuk vesayet altındaysa vasi ve vesayet makamının düşüncesini alarak ana ve babanın hakları ile çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Mahkeme kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği de ihtar edilir.

Nafaka Miktarının Belirlenmesinde Esas Alınan İlkeler

Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesi uyarınca nafaka miktarı; çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Bu belirlemede çocuğun gelirleri de göz önünde tutulur. Parasal olanakların yanı sıra velayet hakkı kendisine verilen tarafın bu görev nedeniyle sarf ettiği emeği ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamalar da nafaka miktarının takdirinde gözetilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 330Kaynağı aç
Madde 330- Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. V. Durumun değişmesi

Nafaka yükümlüsü gayret göstermesine rağmen durumuna uygun iş bulamadığını ve gelir elde edemediğini ispatlamadıkça tahmin edilebilir varsayımsal gelirine göre nafaka takdir edilir. Buna karşılık, velayet kendisine bırakılmayan eşin herhangi bir geliri ve mal varlığı bulunmuyor, iş imkânı olduğu halde çalışmaktan kaçındığı da kanıtlanamıyorsa, kendisi güçsüz durumda bulunan bu kişinin nafakadan sorumlu tutulması mümkün olmaz.

Velayetin kullanılması kendisine bırakılmayan eş lehine yoksulluk nafakası takdir edilmiş olması halinde, bu eş aleyhine çocuk için iştirak nafakasına hükmedilemez.

Dava Usulü, Taraf Teşkili ve Faiz İstemi

İştirak nafakası talep eden tarafın dava dilekçesinde miktar belirtmemesi halinde mahkemece talepte bulunan eşe talep ettiği nafaka miktarı sorulur ve çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilir. Birden fazla müşterek çocuk bulunması durumunda ise mahkeme kararında her bir çocuk için yaşları ve ihtiyaçlarına göre ne kadar miktarda nafakaya hükmedildiği açıkça gösterilir.

Nafaka kural olarak her ay peşin ödenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesine göre konusu para olan borcun ülke parasıyla ödenmesi esas olup yabancı para borçlarında belirli koşullar altında ödeme günündeki rayiçle ifa imkânı düzenlenmiştir. Yasal dayanağı gösterilmeksizin yabancı para üzerinden takdir yapılmasına karşı çıkıldığında nafaka Türk parası üzerinden belirlenir; buna karşılık tarafların yabancı para üzerinden anlaşması ve mahkemece bu yönde hüküm kurulması halinde nafakanın ve artırımının yabancı para üzerinden takdiri mümkündür. Nafaka kararı inşai nitelikte bulunduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilemez; talep bulunması şartıyla ancak nafakanın muaccel olduğu ve borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz yürütülebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 99Kaynağı aç
MADDE 99- Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. II. Mahsup 1. Kısmen ödemede
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/7517, K. 2016/9755Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2016/7517 E.  ,  2016/9755 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların,…. Mahkemesi'nin 2….. sayılı ilamı ile boşandıklarını; müşterek çocuk …. Mahkemesi…..sayılı ilamı ile aylık 665 Pound iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verildiği, aradan geçen sürede müşterek çocuğun ihtiyaçlarında artış olduğunu, davalının, müşterek çocuğun ….isimli özel okula kaydını yaptırdığı halde, ilk taksit sonrasında özel okul giderlerine katkıda bulunmadığını belirterek; iştirak nafakasının aylık 1.500 Pound'a artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının, yurt dışında yaşama ve müşterek çocuğun özel okula kayıt kararını tek başına aldığını, 1 İngiliz Sterlini'nin başlangıçta 3,00 TL iken dava tarihindeki karşılığının 4,35 TL olarak değer kazandığını, nafakanın kendiliğinden arttığını, müvekkilinin müşterek çocuğunun ihtiyaçlarını elinden geldiğince karşıladığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme yapılmasının kararlaştırılması halinde borcun ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parası ile ödenebileceği,….Mahkemesi'nin ….sayılı davanın açıldığı 26/06/2013 tarihind….döviz satış kuruna göre 2.980 TL olan bir İngiliz Sterlini'nin derdest dava tarihi olan 30/12/2015'te 4.323 TL'ye ulaştığı, önceki dava tarihinde ödenen 665 Pound Türk Lirası karşılığının 1.981 TL iken dava tarihi itibariyle 2.875 TL'ye ulaştığı, döviz kurundaki artış nedeniyle nafakanın esasen arttığı ayrıca Pound üzerinden artış yapılmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. …/… -2- Türk Medeni Kanunu'nun 327/1.maddesinde; Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1. maddesi hükmü gereğince; Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. (TMK. nun 329/1. maddesi) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi) Tüm bu maddeler doğrultusunda mahkemece iştirak nafakası belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. …. Mahkemes…..sayılı ilamı ile müşterek çocuk ….için davalı tarafından ödenmekte olan 900 USD'nin özel okul gideri, yemek, kırtasiye ve diğer giderler dahil harcamalarının yarısının davalı tarafından karşılanacağı kabulü ile aylık 665 Pound iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği; bu davanın ise, 30.12.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının ekonomik ve sosyal durumu ile müşterek çocuğun giderleri araştırılmamıştır. Davalının zabıta marifetiyle sosyal ekonomik durum araştırması yapılmış ise de, davacı taraf davalının gelirinin daha yüksek olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, davalıya ait Avukatlık bürosunun kazancı tam ve sağlıklı şekilde saptanmamıştır. Bu durumda, mahkemece; davacının ve davalının ekonomik ve sosyal durumunun tam ve sağlıklı olarak araştırılarak saptanması, müşterek çocuğun eğitim giderlerinde artış olup olmadığı nafakanın son artırımına ilişkin dava dosyası da getirtilerek değerlendirilmesi; bunun yanında, nafakanın tarafların anlaşması ve mahkeme kararı ile yabancı para üzerinden ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu itibarla artırımın da yabancı para üzerinden yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı da gözönünde bulundurularak; hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. …

Küçük çocuk, velayeti kendisine bırakılan velisinden nafaka talep edecekse menfaat çatışması söz konusu olur. Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesi uyarınca bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı ilgilisinin istemi veya re'sen temsil kayyımı atar. Bu kapsamda vesayet makamı tarafından küçüğe temsil kayyımı atanması sağlanıp kayyımın huzuru temin edilerek taraf teşkili tamamlanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 426Kaynağı aç
Madde 426- Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar: 1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, 2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, 3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa. II. Yönetim 1. Kanun gereği

Sağlığında nafaka davası açmamış olan kişinin bu hakkı ölümü halinde mirasçılarına geçmez. Ancak dava açıldıktan sonra davacı ölürse mirasçılar davayı sürdürebilir; davalı vefat ederse dava mirasçılara karşı dava tarihi ile ölüm tarihi arasındaki süre için geçerli olmak üzere devam eder.

Nafakanın Süresi ve Erginlik Sonrası Bakım Yükümlülüğü

Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ana ve babanın bakım yükümlülüğü kural olarak çocuğun erginliğe ulaşmasıyla sınırlıdır. Buna karşın, çocuk erginliğe eriştiği halde eğitimini sürdürmekteyse, ana ve baba durum ve koşullar çerçevesinde kendilerinden makul olarak beklenebilecek seviyede kalmak suretiyle eğitim süreci tamamlanana dek bakım borcunu yerine getirmekle yükümlüdür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 328Kaynağı aç
Madde 328- Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. III. Dava hakkı

Ergin çocuğun eğitiminin sürmesi sebebiyle bağlanan nafakanın başlangıcı dava tarihi, sona erme tarihi ise eğitimin sona erdiği tarihtir. Çocuğun eğitimine ara vermesi halinde nafaka borçlusunun talebi üzerine nafakanın, eğitime ara verildiği tarihten itibaren sona ermesine karar verilir.

Nafakanın Artırılması, Azaltılması veya Kaldırılması

Hâkim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bakım ve eğitim giderlerinin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 331. maddesi gereğince durumun değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
Madde 331- Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. VI. Geçici önlemler 1. Genel olarak

İştirak nafakasının artırılmasını velayeti elinde bulunduran ana veya baba ya da ayırt etme gücüne sahip çocuk isteyebilir. Nafakanın azaltılmasını veya tamamen kaldırılmasını ise velayet kendisine verilmeyen ana veya baba talep ve dava edebilir.

Soybağı ve Babalık Davasında Nafaka İstemi

Çocuk ile baba arasında soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur; ayrıca evlat edinme yoluyla da tesis edilebilir. Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır ve çocuklarla ana baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. 2. Eşler yönünden
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 282Kaynağı aç
Madde 282- Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulur. B. Davada yetki ve yargılama usulü I. Yetki

Babalık davası ile birlikte nafaka istendiğinde hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 333Kaynağı aç
Madde 333- Babalık davası ile birlikte nafaka istenir ve hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir. VII. Güvence verilmesi
Boşanma sırasında nafaka istenmediğinin söylenmesi sonradan talep hakkını engeller mi?

Hayır, boşanma sırasında annenin iştirak nafakası istemediğini beyan etmesi küçüğün ergin olacağı tarihe kadar sürecek nafakayı kapsamaz; zira nafaka her an doğup işleyen haklardandır.

İştirak nafakası yabancı para olarak belirlenebilir mi?

Para borçlarında ülke parasıyla ödeme asıl olup yasal dayanağı açıklanmadan yabancı para takdirine itiraz edilmesi halinde nafaka Türk parası üzerinden belirlenir; ancak anlaşmalı boşanmada tarafların uzlaşması ve mahkemece karara bağlanması durumunda nafakanın yabancı para olarak takdiri ve artırımı mümkündür.

Çocuk ergin olduğunda bakım borcu devam eder mi?

Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar sürer; ancak çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi bitene kadar bakmakla yükümlüdür.

İştirak nafakasına dava tarihinden itibaren faiz işletilebilir mi?

Hayır, nafaka kararı inşai nitelikte olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilemez; talep varsa nafakanın muaccel olduğu ve borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz yürütülür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu