İştirak Nafakasının Hukuki Niteliği ve Başlangıcı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür. İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle başlayan bir nafaka türüdür; kararın kesinleşmesinden önceki dönemde hüküm altına alınan nafaka ise tedbir nafakası niteliğindedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinleyip çocuk vesayet altındaysa vasi ve vesayet makamının düşüncesini alarak ana ve babanın hakları ile çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Mahkeme kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği de ihtar edilir.
Nafaka Miktarının Belirlenmesinde Esas Alınan İlkeler
Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesi uyarınca nafaka miktarı; çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Bu belirlemede çocuğun gelirleri de göz önünde tutulur. Parasal olanakların yanı sıra velayet hakkı kendisine verilen tarafın bu görev nedeniyle sarf ettiği emeği ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamalar da nafaka miktarının takdirinde gözetilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 330Kaynağı aç
Nafaka yükümlüsü gayret göstermesine rağmen durumuna uygun iş bulamadığını ve gelir elde edemediğini ispatlamadıkça tahmin edilebilir varsayımsal gelirine göre nafaka takdir edilir. Buna karşılık, velayet kendisine bırakılmayan eşin herhangi bir geliri ve mal varlığı bulunmuyor, iş imkânı olduğu halde çalışmaktan kaçındığı da kanıtlanamıyorsa, kendisi güçsüz durumda bulunan bu kişinin nafakadan sorumlu tutulması mümkün olmaz.
Velayetin kullanılması kendisine bırakılmayan eş lehine yoksulluk nafakası takdir edilmiş olması halinde, bu eş aleyhine çocuk için iştirak nafakasına hükmedilemez.
Dava Usulü, Taraf Teşkili ve Faiz İstemi
İştirak nafakası talep eden tarafın dava dilekçesinde miktar belirtmemesi halinde mahkemece talepte bulunan eşe talep ettiği nafaka miktarı sorulur ve çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilir. Birden fazla müşterek çocuk bulunması durumunda ise mahkeme kararında her bir çocuk için yaşları ve ihtiyaçlarına göre ne kadar miktarda nafakaya hükmedildiği açıkça gösterilir.
Nafaka kural olarak her ay peşin ödenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesine göre konusu para olan borcun ülke parasıyla ödenmesi esas olup yabancı para borçlarında belirli koşullar altında ödeme günündeki rayiçle ifa imkânı düzenlenmiştir. Yasal dayanağı gösterilmeksizin yabancı para üzerinden takdir yapılmasına karşı çıkıldığında nafaka Türk parası üzerinden belirlenir; buna karşılık tarafların yabancı para üzerinden anlaşması ve mahkemece bu yönde hüküm kurulması halinde nafakanın ve artırımının yabancı para üzerinden takdiri mümkündür. Nafaka kararı inşai nitelikte bulunduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilemez; talep bulunması şartıyla ancak nafakanın muaccel olduğu ve borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz yürütülebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 99Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/7517, K. 2016/9755Kaynağı aç
Küçük çocuk, velayeti kendisine bırakılan velisinden nafaka talep edecekse menfaat çatışması söz konusu olur. Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesi uyarınca bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı ilgilisinin istemi veya re'sen temsil kayyımı atar. Bu kapsamda vesayet makamı tarafından küçüğe temsil kayyımı atanması sağlanıp kayyımın huzuru temin edilerek taraf teşkili tamamlanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 426Kaynağı aç
Sağlığında nafaka davası açmamış olan kişinin bu hakkı ölümü halinde mirasçılarına geçmez. Ancak dava açıldıktan sonra davacı ölürse mirasçılar davayı sürdürebilir; davalı vefat ederse dava mirasçılara karşı dava tarihi ile ölüm tarihi arasındaki süre için geçerli olmak üzere devam eder.
Nafakanın Süresi ve Erginlik Sonrası Bakım Yükümlülüğü
Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ana ve babanın bakım yükümlülüğü kural olarak çocuğun erginliğe ulaşmasıyla sınırlıdır. Buna karşın, çocuk erginliğe eriştiği halde eğitimini sürdürmekteyse, ana ve baba durum ve koşullar çerçevesinde kendilerinden makul olarak beklenebilecek seviyede kalmak suretiyle eğitim süreci tamamlanana dek bakım borcunu yerine getirmekle yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 328Kaynağı aç
Ergin çocuğun eğitiminin sürmesi sebebiyle bağlanan nafakanın başlangıcı dava tarihi, sona erme tarihi ise eğitimin sona erdiği tarihtir. Çocuğun eğitimine ara vermesi halinde nafaka borçlusunun talebi üzerine nafakanın, eğitime ara verildiği tarihten itibaren sona ermesine karar verilir.
Nafakanın Artırılması, Azaltılması veya Kaldırılması
Hâkim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bakım ve eğitim giderlerinin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 331. maddesi gereğince durumun değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
İştirak nafakasının artırılmasını velayeti elinde bulunduran ana veya baba ya da ayırt etme gücüne sahip çocuk isteyebilir. Nafakanın azaltılmasını veya tamamen kaldırılmasını ise velayet kendisine verilmeyen ana veya baba talep ve dava edebilir.
Soybağı ve Babalık Davasında Nafaka İstemi
Çocuk ile baba arasında soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur; ayrıca evlat edinme yoluyla da tesis edilebilir. Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır ve çocuklarla ana baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 157Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 282Kaynağı aç
Babalık davası ile birlikte nafaka istendiğinde hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 333Kaynağı aç
Boşanma sırasında nafaka istenmediğinin söylenmesi sonradan talep hakkını engeller mi?
Hayır, boşanma sırasında annenin iştirak nafakası istemediğini beyan etmesi küçüğün ergin olacağı tarihe kadar sürecek nafakayı kapsamaz; zira nafaka her an doğup işleyen haklardandır.
İştirak nafakası yabancı para olarak belirlenebilir mi?
Para borçlarında ülke parasıyla ödeme asıl olup yasal dayanağı açıklanmadan yabancı para takdirine itiraz edilmesi halinde nafaka Türk parası üzerinden belirlenir; ancak anlaşmalı boşanmada tarafların uzlaşması ve mahkemece karara bağlanması durumunda nafakanın yabancı para olarak takdiri ve artırımı mümkündür.
Çocuk ergin olduğunda bakım borcu devam eder mi?
Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar sürer; ancak çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitimi bitene kadar bakmakla yükümlüdür.
İştirak nafakasına dava tarihinden itibaren faiz işletilebilir mi?
Hayır, nafaka kararı inşai nitelikte olduğundan dava tarihinden itibaren faize hükmedilemez; talep varsa nafakanın muaccel olduğu ve borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz yürütülür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

