İştirak Nafakası İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

by Avukat Erdal Ersoy
İştirak Nafakası İcra Takibi Nasıl Başlatılır?

İştirak Nafakasının Hukuki Niteliği ve Başlangıcı

İştirak nafakası, müşterek çocuğun eğitim ve bakım giderlerini karşılamak amacıyla çocuklar yararına kullanılmak üzere velayet hakkı kendisine verilen eşe ödenir. Bu nafaka türü henüz on sekiz yaşından küçük ergin olmayan çocuklar için ödendiğinden, ödemenin velayet hakkına sahip eşe yapılması gerekir.

Boşanma davası ile birlikte talep edilen ve boşanmaya bağlı olarak hükmedilen iştirak nafakası, boşanma kararı kesinleşmeden önce ilamlı icra takibine konu edilemez. Çünkü iştirak nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte hüküm ifade etmeye başlar. Buna karşılık, mahkemece dava süresince geçici bir önlem olarak takdir edilen tedbir nafakası kararları kesinleşme aranmaksızın icraya konulabilir.

İştirak Nafakası İçin İlamlı İcra Takibi Usulü

Mahkemece hüküm altına alınan iştirak nafakasının ödenmemesi durumunda alacaklı, ilamı ekleyerek icra müdürlüğünde takip talebinde bulunur ve ilamlı icra takibi başlatır. İlamlı takip sürecinde borçluya bir icra emri tebliğ edilir ve borcun ödenmesi için yedi günlük süre tanınır.

Nafaka alacaklısına kanunun tanıdığı usulî kolaylık çerçevesinde ilamlı icra takibi, nafaka alacaklısının kendi yerleşim yeri icra dairesinde de başlatılabilir.

İcra Emrine Karşı İcranın Geri Bırakılması

İlamlı icra takibinde borçlunun icra müdürlüğüne yapacağı itiraz takibi kural olarak durdurmaz. Borçlu borcu ödediğini, alacaklının kendisine süre verdiğini veya zamanaşımının gerçekleştiğini ileri sürüyorsa, İcra ve İflas Kanunu'nun 33. maddesinde belirtilen resmî ya da imzası ikrar edilmiş belgelerle ispatlamak kaydıyla, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir.

İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede meydana gelen itfa, imhal veya zamanaşımı olgularına dayanan icranın geri bırakılması talepleri her zaman ileri sürülebilir. Bu aşamada itfa veya imhale dayanan isteklerin mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya onaylanmış belgelere ya da icra tutanağına dayandırılması şarttır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.) İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.[20] Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır. İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası:

İştirak Nafakasında Zamanaşımı Süreleri

İştirak nafakasına ilişkin mahkeme ilamları ilam olarak zamanaşımına uğramaz. Ancak icraya konulmamış geçmişe dönük nafaka alacakları yönünden on yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Borçlu tarafından zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü takdirde, takip tarihinden geriye doğru on yıldan önceki nafaka alacakları zamanaşımı sebebiyle tahsil edilemez.

Cari ve Birikmiş Nafaka Ayrımı ile Maaş Haczinde Öncelik

İcra takibinden sonra her ay yeniden doğan cari nafaka ile geçmiş aylardan kalan birikmiş nafaka alacakları farklı hukuki rejimlere tabidir. Cari nafaka tazyik hapsine konu edilebilirken, geçmişe ait birikmiş nafaka alacakları adi alacak niteliğinde sayılır. Birikmiş nafaka borcu için tazyik hapsi istenemez ve bu alacak yalnızca genel haciz hükümleri dairesinde tahsil edilir.

Borçlunun maaşından haciz yoluyla kesinti yapılırken cari nafaka alacakları imtiyazlıdır. Maaş haczinde diğer borçlar bakımından tatbik edilen dörtte birlik yasal kesinti sınırı, cari nafaka alacakları için aynı şekilde işletilmez ve cari nafaka öncelikle kesilir.

İflas tasfiyesi söz konusu olduğunda İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesi gereğince, iflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan nafaka alacakları birinci sıra imtiyazlı alacaklar grubunda kabul edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir. Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. (Ek cümle: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga cümle: 14/1/2011-6103/41 md.) (…) (Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur: Birinci sıra: A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve  iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile  iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları, C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları. İkinci sıra: Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları; Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Üçüncü sıra: Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar. Dördüncü sıra: İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz: 1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi. 2. İflâsın ertelenmesi süresi. 3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre. 4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre. (Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir. Sıralar arasındaki münasebet:

Nafakanın Ödenmemesinde Tazyik Hapsi Yaptırımı

İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsi kararı verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu derhâl tahliye edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.) Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği:

Nafaka borçlusunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış bulunması hâlinde mahkeme, ileri sürülen gerekçeleri değerlendirerek tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonucuna bırakabilir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca nafaka hükmünün ihlaline dayalı şikâyet hakkı, fiilin alacaklı tarafından öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde eylemin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 347Kaynağı aç
Madde 347 – (Değişik: 31/5/2005-5358/19 md.) Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Yetki:

Tazyik hapsi adli para cezasına çevrilemez ve ertelenemez. Borçlunun borcu ödemesi, alacaklının şikâyetinden vazgeçmesi veya borcun itfa edilmesi durumlarında ceza düşer. Karar kesinleştikten sonra infaz edilmeksizin iki yıl geçmesi hâlinde ise ceza zamanaşımına uğrar. Tazyik hapsi borçluyu ödemeye zorlama amacına hizmet eder; cezanın infaz edilmesi nafaka borcunu silmez ve borç ferileriyle birlikte takip dosyasında varlığını sürdürür.

Boşanma kararı kesinleşmeden iştirak nafakası icraya konulabilir mi?

Boşanma davası kesinleşmeden önce iştirak nafakası ilamlı icra takibine konu edilemez. Ancak dava süresince mahkemece geçici tedbir olarak kararlaştırılan tedbir nafakaları kesinleşme şartı aranmaksızın icraya konulabilir.

Nafaka borcunun ödenmemesi durumunda hapis cezası verilir mi?

Nafaka kararlarının gereğini yerine getirmeyen borçlu aleyhine alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi kararı verilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra nafakanın ödenmesi durumunda borçlu tahliye edilir.

Birikmiş nafaka alacakları için tazyik hapsi talep edilebilir mi?

Geçmiş aylara ilişkin birikmiş nafaka alacakları adi alacak niteliğinde sayıldığından tazyik hapsine konu edilemez ve yalnızca haciz işlemleri yoluyla tahsil edilir.

Nafaka ödememe şikâyetinde hak düşürücü süre ne kadardır?

Nafaka yükümlülüğünün ihlaline ilişkin şikâyet hakkı, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle düşer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu