İstinaf Kanun Yolu ve Bölge Adliye Mahkemelerinin Görevi
İstinaf, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen ve kesin nitelik taşımayan nihai kararların denetlenmesini sağlayan bir kanun yoludur. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun uyarınca kurulan bölge adliye mahkemeleri, 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamış ve yargılama sistemini üç dereceli yapıya kavuşturmuştur. Bu çerçevede, ilk derece mahkemelerince 20 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla tesis edilen ve kesin hüküm teşkil etmeyen kararlara karşı bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilmektedir.
Hukuk yargılamasında malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklarda parasal sınırlar önem taşımakla birlikte manevi tazminat talepleri özel bir istisna kapsamındadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341/2 uyarınca, konusu manevi tazminat olan davalarda hükmedilen veya talep edilen miktara bakılmaksızın bölge adliye mahkemesine istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür.
İstinaf İncelemesinde Uygulanan Usul Yasakları
İstinaf yargılaması, ilk derece mahkemesinde yürütülen davanın sınırsız biçimde baştan ele alındığı bir aşama değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 357 uyarınca istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların genişletilmesi yasaktır.
Aynı kanun hükmü gereğince bölge adliye mahkemesi aşamasında karşı dava açılması, davaya katılma talebinde bulunulması, davanın ıslah edilmesi ve davaların birleştirilmesi mümkün değildir. Ayrıca bu kanun yolunda ilk derece yargılamasında sunulmayan yeni deliller ileri sürülemez ve yetki sözleşmesi yapılamaz.
İstinaf Başvurusunun Kararın İcrasına Etkisi ve Tehir-i İcra
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350 uyarınca, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması kural olarak kararın icrasını durdurmaz. Ancak takip hukukundaki icranın geri bırakılmasına ilişkin İcra ve İflas Kanunu m. 36 hükmü saklı tutulmuştur. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/1 uyarınca nafaka kararlarında hiçbir şekilde icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Kanunun 350/2 maddesi doğrultusunda ise kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe icra edilemez ve yerine getirilemez.
İcra ve İflas Kanunu m. 36/1 gereğince ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu; hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat ederse, hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse yahut borçlunun borcu karşılayacak malı mahcuz ise takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı almak üzere icra müdürünce kendisine uygun bir süre verilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu m. 36/2 uyarınca borçlunun Devlet olması veya adli yardımdan yararlanması durumunda icranın geri bırakılması için teminat gösterme zorunluluğu bulunmamaktadır. Kanunun 36/4 maddesi uyarınca ise nafaka hükümlerinde borçluya icranın geri bırakılması amacıyla mehil süresi verilemez.
İcra ve İflas Kanunu m. 36/5 hükmü uyarınca, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun haklı görülmesi halinde teminatın borçluya geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Kanunun 36/6 maddesi gereğince bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi kararına karşı temyiz yolunun açık olması durumunda, temyiz süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder ve ilam alacaklısının yatırılan teminat üzerinde rüçhan hakkı mevcuttur.
İstinaf Ön İnceleme Evresi ve Feragat Şartları
Bölge adliye mahkemesine gelen dosyalarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352 uyarınca ön inceleme yapılır. Bu aşamada incelemenin hangi daire tarafından yürütüleceği, ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikte olup olmadığı, başvurunun yasal süresinde yapılıp yapılmadığı, başvuru şartları ile başvuru sebepleri ve gerekçesi denetlenir. İlgili hususlarda bir eksiklik bulunmadığı takdirde ön inceleme aşaması tamamlanır ve dosya incelemeye alınır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 349 uyarınca, henüz istinaf yoluna başvuru hakkı doğmadan önce bu haktan feragat edilmesi hukuken geçerli değildir. Tarafların istinaf başvuru hakkından feragat edebilmeleri ancak ilk derece mahkemesi kararının kendilerine tebliğ edilmesinden sonra mümkündür.
Ceza Yargılamasında İstinaf Başvuru Usulü ve Süresi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273/1 gereğince ceza mahkemesi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvuru süresi, kararın gerekçesiyle tebliğinden itibaren iki haftadır. Başvuru, hükmü tesis eden mahkemeye sunulacak bir dilekçeyle yahut zabıt kâtibine sözlü açıklamada bulunulması yoluyla gerçekleştirilir; tutanağa bağlanan sözlü başvuru hâkime onaylatılır. Tutuklu bulunan sanıklar bakımından ise aynı Kanunun 263 üncü maddesi hükmü uygulanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273/3 uyarınca ağır ceza mahkemelerinde görevli Cumhuriyet savcıları, kendi mahkemelerinin yargı çevresi içindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurabilirler.
Ceza yargılamasında tarafların gerekçe gösterme yükümlülüğü bakımından farklı esaslar öngörülmüştür. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273/4 gereğince sanık, katılan sıfatını almış olanlar, katılma talebi karara bağlanmamış veya reddedilmiş olanlar ile katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenlerin dilekçe veya beyanlarında istinaf nedenlerini göstermemeleri bölge adliye mahkemesince inceleme yapılmasına engel teşkil etmez. Buna karşılık, aynı kanunun 273/5 maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı istinaf nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça göstermek mecburiyetindedir. Cumhuriyet savcısının gerekçeli istemi ilgililere tebliğ edilir ve ilgililer tebliğden itibaren iki hafta içinde cevaplarını mahkemeye bildirebilirler.
Temyiz Kanun Yoluna Kapalı Kararlar ve Kesinleşme
Bölge adliye mahkemelerince karara bağlanan her dosya Yargıtay denetimine tabi değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362 gereğince, çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar, merci tayini kararları ile yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının çözümüne dair kararlar temyiz edilemez. Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıklar, soybağı hükümleri doğuran davalar hariç nüfus kayıtlarının düzeltilmesine dair kararlar, davanın başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar ve geçici hukuki korumalar temyiz denetiminin dışındadır.
Bölge adliye mahkemesi kararlarının kesinleşmesi temyiz kabiliyetine göre belirlenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 361 uyarınca temyize tabi kararlar, taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde temyiz edilmediği takdirde kesinleşir. Kanun gereği temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar ise taraflara ulaştığı anda kesinleşmiş sayılır.
Manevi tazminat davalarında miktar ne olursa olsun istinafa başvurulabilir mi?
Evet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341/2 uyarınca konusu manevi tazminat olan davalarda talep edilen ya da hükmolunan miktara bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
İstinaf başvurusu yapıldığında mahkeme kararının icrası durur mu?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350 uyarınca istinafa başvuru kural olarak hükmün icrasını durdurmaz; takibin durması İcra ve İflas Kanunu m. 36 kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınmasına bağlıdır. Ancak nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmeden icra edilemez.
İstinaf mahkemesinde yeni delil sunulabilir veya dava ıslah edilebilir mi?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 357 gereğince istinaf aşamasında davanın ıslah edilmesi, yeni delil ileri sürülmesi, karşı dava açılması, davaya katılma, davaların birleştirilmesi ve yetki sözleşmesi yapılması yasaktır.
Ceza davasında sanığın gerekçe belirtmeden istinafa başvurması geçerli midir?
Evet, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273/4 uyarınca sanık, katılan veya suçtan zarar görenlerin istinaf nedenlerini başvuru dilekçesinde veya beyanında göstermemeleri inceleme yapılmasına engel teşkil etmez.
Gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce istinaf hakkından feragat edilebilir mi?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 349 hükmüne göre istinaf kanun yoluna başvuru hakkı doğmadan önce feragat yapılamaz; feragat ancak kararın tebliğinden sonra geçerlilik kazanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

