Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarına Karşı Temyiz Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarına Karşı Temyiz Yolu

Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarına Karşı Kanun Yolu Sistemi

İlk derece mahkemelerince 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar aleyhine kanun yoluna gidilmesi halinde, bu kararlar kesinleşene kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltme hükümleri tatbik edilir. Bu tarihten itibaren verilen kararlar aleyhine ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen istinaf ve temyiz hükümleri uygulanır. Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlara karşı başvurulacak olağan kanun yolu temyiz olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinde sayılmayan kararlar aleyhine temyiz yoluna gidilebilir.

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince hükme bağlanan temyize tabi nihai kararlar ile hakem kararlarının iptaline ilişkin talepler doğrultusunda verilen hükümlere karşı, tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yoluna gidilebilir. Uyuşmazlıkta lehine hüküm tesis edilmiş bulunan taraf dahi korunmaya değer bir hukuki yararı mevcutsa temyiz talebinde bulunabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]

Temyiz dilekçesi; kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine, Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine, temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. Dilekçe kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye sunulursa temyiz defterine kaydedilir, durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir ve temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 365Kaynağı aç
MADDE 365- (1) Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. (2) Temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir. (3) Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir. Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi

Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Parasal Kesinlik Sınırları

Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Kanunda düzenlenen parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. Temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. Ek Madde 1Kaynağı aç
EK MADDE 1- (Ek: 24/11/2016-6763/44 md.) (1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.[72] (2) (Değişik:4/6/2025-7550/20 md.) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. (3) (Ek:7/11/2024-7531/22 md.) (Mülga:4/6/2025-7550/20 md.)

Alacağın bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde ise kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmaz; ancak karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.

Aynı yargı çevresinde faaliyet gösteren ilk derece mahkemelerinin görevi, yetkisi ve yargı yerinin belirlenmesine yönelik istinaf incelemesi neticesinde kurulan hükümler aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Benzer şekilde, çekişmesiz yargı kapsamında kalan işler ile soybağına ilişkin tesir doğuran uyuşmazlıklar haricindeki nüfus kayıtlarının düzeltilmesine dair kararlar da kesin nitelik taşır.

Yargıtay Temyiz İncelemesi ve Karar Türleri

Bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf denetimi kamu düzeni hariç tarafların ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı yürütülür. İstinaf incelemesinden farklı olarak Yargıtay taraflarca ileri sürülen temyiz sebepleri ile bağlı değildir ve kanun hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.

Temyiz incelemesinde usul kurallarının ihlali farklı sonuçlar doğurabilmektedir. Dava şartlarına aykırılık bulunması, yasal dayanak olmaksızın delillerin reddedilmesi, kararın gerekçeden yoksun bırakılması veya mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi gibi mutlak nitelikte kabul edilen usul aykırılıklarının tespiti kararın bozulması sonucunu doğurur. Buna karşın diğer usul hatalarında kararın bozulması, usul kuralı ihlali ile karar arasındaki nedensellik bağına göre değerlendirilir.

İncelenen bölge adliye mahkemesi kararının esası hukuka uygun bulunmakla beraber; kanun hükümlerinin somut olaya uygulanmasında, tarafların kimliklerinde, yazıda, hesap ve ifadelerde yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen yanlışlıklar yapılmışsa düzelterek onama kararı verilebilir. Kararın kanuna ve usule uygun olmasına karşılık yalnızca gerekçesinde isabetsizlik görülmesi durumunda ise gerekçesi değiştirilip düzeltilmek suretiyle onama kararı verilir.

Bozma Sonrası Mahkemelerin Görev ve Direnme Usulü

Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı başvurunun bölge adliye mahkemesince esastan reddine ilişkinse, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir sureti de bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesinin düzelterek yahut uyuşmazlığın esası hakkında yeniden verdiği kararın bozulması durumunda ise dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine sevk edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.[62] (6) (Ek: 17/4/2013-6460/1 md.) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargılamanın İadesi Konu

Bozma üzerine dosyanın tevdi edildiği bölge adliye mahkemesi, peşin alınan gideri kullanmak suretiyle tarafları re'sen duruşmaya çağırıp dinledikten sonra Yargıtayın bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verir. Yargıtayın bozması doğrultusunda ilk derece mahkemesince uyma kararı verilerek yeni bir hüküm kurulması halinde bu hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilir.

Bozma sonrasında mahkemelerce verilen uyma veya direnme hükümlerine karşı doğrudan Yargıtay nezdinde temyize başvurulur. Direnme kararı temyiz edildiğinde inceleme öncelikle kararına direnilen dairece icra edilir. İlgili daire direnme gerekçelerini yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir ve bu Kurulun kararına uyulması mecburidir. Davanın esastan reddi yahut kabulünü içeren bozmaya uyularak verilen kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.

Temyiz Başvurusunun İcraya Etkisi ve İcranın Geri Bırakılması

Temyiz kural olarak kararın icrasını durdurmaz; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez ve nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması için süre verilemez. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmedikçe icra edilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu hükmolunan meblağ veya malın resmî bir mercie tevdi edildiğini kanıtlarsa yahut icra mahkemesince uygun görülecek taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni veya geçerli banka kefaleti ibraz ederse ya da borçlunun borcu karşılayacak derecede malı mahcuz ise icranın geri bırakılması kararı temin etmek üzere icra müdürlüğünce kendisine münasip bir mehil tanınır. Borçlunun Devlet olması ya da adli yardımdan istifade etmesi halinde teminat yükümlülüğü aranmaz.

Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyizin kabil olması durumunda icranın geri bırakılması tedbirinin etkisi temyiz müracaat süresinin bitimine kadar sürer; bu aşamada ilam alacaklısı teminat üzerinde öncelik hakkına sahiptir. İstinaf başvurusunun haklı görülmesi halinde teminatın iadesi yönünde karar verilir. Yargıtayca kararın bozulması halinde ise borçlunun talebi üzerine, bozmanın niteliğine göre teminatın iadesine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin surette hükmedilir.

Yürürlükteki Hukuka Aykırılık Halinde Kanun Yararına Temyiz

İlk derece mahkemelerinin kesin hükümleri ile istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece sıfatıyla verdikleri kesin veya temyize götürülmeksizin kesinleşmiş kararlarına karşı meri hukuka aykırılık savıyla kanun yararına temyiz yoluna gidilebilir. Bu yol Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işletilir. Kanun yararına temyiz neticesinde Yargıtay tarafından tesis edilen bozma kararı, taraflar yönünden kesinleşmiş olan hükmün hukuki neticelerine tesir etmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 363Kaynağı aç
MADDE 363- (1) (Değişik: 20/7/2017-7035/33 md.) İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. (2) Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. (3) Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazetede yayımlanır. Temyiz dilekçesi
Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi kaç gündür?

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Temyiz yoluna başvurmak ilamın icrasını kendiliğinden durdurur mu?

Temyiz yoluna başvurulması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. İcranın durdurulabilmesi için borçlunun depo, teminat veya mahcuz mal göstermesi ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alması gerekir. Nafaka hükümlerinde ise icranın geri bırakılması uygulanamaz.

İstinaf dilekçesinde sebep gösterilmemesi halinde temyizde nasıl karar verilir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/35343 Esas ve 2016/20173 Karar sayılı dosyasında; gerekçeli kararın tebliğinden sonra da gerekçeli dilekçesini ibraz etmeyen tarafın başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi ve kararda kamu düzenine aykırılık saptanmaması üzerine temyiz edilen ret hükmü hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/35343, K. 2016/20173Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2016/35343 E.  ,  2016/20173 K. "İçtihat Metni" BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : İSTANBUL 24. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağının tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Karar süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davalı şirkette 24/09/2013-03/07/2015 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının iş akdinin, işe devamlılık edinimini gerekli seviyelerde yerine getirmediği için haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının fesih bildirimini tebellüğden imtina ettiği için feshin noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, çalıştığı süre boyunca tüm hak ve alacaklarının eksiksiz ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) İstinaf: İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı istinaf yoluna başvurmuştur. E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge adliye mahkemesince; davalı vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden sonra kanun yoluna başvurma nedenlerini belirteceklerini bildirir dilekçe sunduğu, dilekçede gerekçeli kararın tebliğinden sonra gerekçeli temyiz sebeplerinin bildirileceğinin belirtildiği, davalı vekiline 12.08.2016 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli kanun yoluna başvurma nedenlerini gösterir dilekçenin sunulmadığı, Uyap sisteminde de böyle bir dilekçenin bulunmadığı, istinaf yolu sebepleri ve gerekçeleri belirtilmediğinden HMK’nun 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine bir aykırılık da tespit edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiştir. F) Temyiz: Bölge adliye mahkemesi kararını davalı temyiz etmiştir. G) Gerekçe Davalının ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf sebeplerini açıkça belirtmeden yalnızca gerekçeli kararın tebliğinden sonra gerekçelerini bildireceğini belirtmek suretiyle istinaf yoluna başvurduğu, gerekçeli kararın tebliğinden sonra da gerekçeli dilekçenin sunulmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun bu nedenle reddedildiği, 6100 sayılı HMK’nun 352. ve 355. maddeleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H) Sonuç: Temyiz olunan kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 17/11/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu