Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarına Karşı Kanun Yolu Sistemi
İlk derece mahkemelerince 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar aleyhine kanun yoluna gidilmesi halinde, bu kararlar kesinleşene kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltme hükümleri tatbik edilir. Bu tarihten itibaren verilen kararlar aleyhine ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen istinaf ve temyiz hükümleri uygulanır. Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlara karşı başvurulacak olağan kanun yolu temyiz olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesinde sayılmayan kararlar aleyhine temyiz yoluna gidilebilir.
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince hükme bağlanan temyize tabi nihai kararlar ile hakem kararlarının iptaline ilişkin talepler doğrultusunda verilen hükümlere karşı, tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yoluna gidilebilir. Uyuşmazlıkta lehine hüküm tesis edilmiş bulunan taraf dahi korunmaya değer bir hukuki yararı mevcutsa temyiz talebinde bulunabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
Temyiz dilekçesi; kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine, Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine, temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. Dilekçe kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye sunulursa temyiz defterine kaydedilir, durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir ve temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 365Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
Temyiz Edilemeyen Kararlar ve Parasal Kesinlik Sınırları
Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Kanunda düzenlenen parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. Temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. Ek Madde 1Kaynağı aç
Alacağın bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde ise kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmaz; ancak karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.
Aynı yargı çevresinde faaliyet gösteren ilk derece mahkemelerinin görevi, yetkisi ve yargı yerinin belirlenmesine yönelik istinaf incelemesi neticesinde kurulan hükümler aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Benzer şekilde, çekişmesiz yargı kapsamında kalan işler ile soybağına ilişkin tesir doğuran uyuşmazlıklar haricindeki nüfus kayıtlarının düzeltilmesine dair kararlar da kesin nitelik taşır.
Yargıtay Temyiz İncelemesi ve Karar Türleri
Bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf denetimi kamu düzeni hariç tarafların ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle sınırlı yürütülür. İstinaf incelemesinden farklı olarak Yargıtay taraflarca ileri sürülen temyiz sebepleri ile bağlı değildir ve kanun hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.
Temyiz incelemesinde usul kurallarının ihlali farklı sonuçlar doğurabilmektedir. Dava şartlarına aykırılık bulunması, yasal dayanak olmaksızın delillerin reddedilmesi, kararın gerekçeden yoksun bırakılması veya mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi gibi mutlak nitelikte kabul edilen usul aykırılıklarının tespiti kararın bozulması sonucunu doğurur. Buna karşın diğer usul hatalarında kararın bozulması, usul kuralı ihlali ile karar arasındaki nedensellik bağına göre değerlendirilir.
İncelenen bölge adliye mahkemesi kararının esası hukuka uygun bulunmakla beraber; kanun hükümlerinin somut olaya uygulanmasında, tarafların kimliklerinde, yazıda, hesap ve ifadelerde yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen yanlışlıklar yapılmışsa düzelterek onama kararı verilebilir. Kararın kanuna ve usule uygun olmasına karşılık yalnızca gerekçesinde isabetsizlik görülmesi durumunda ise gerekçesi değiştirilip düzeltilmek suretiyle onama kararı verilir.
Bozma Sonrası Mahkemelerin Görev ve Direnme Usulü
Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı başvurunun bölge adliye mahkemesince esastan reddine ilişkinse, bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir sureti de bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesinin düzelterek yahut uyuşmazlığın esası hakkında yeniden verdiği kararın bozulması durumunda ise dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine sevk edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
Bozma üzerine dosyanın tevdi edildiği bölge adliye mahkemesi, peşin alınan gideri kullanmak suretiyle tarafları re'sen duruşmaya çağırıp dinledikten sonra Yargıtayın bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verir. Yargıtayın bozması doğrultusunda ilk derece mahkemesince uyma kararı verilerek yeni bir hüküm kurulması halinde bu hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilir.
Bozma sonrasında mahkemelerce verilen uyma veya direnme hükümlerine karşı doğrudan Yargıtay nezdinde temyize başvurulur. Direnme kararı temyiz edildiğinde inceleme öncelikle kararına direnilen dairece icra edilir. İlgili daire direnme gerekçelerini yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir ve bu Kurulun kararına uyulması mecburidir. Davanın esastan reddi yahut kabulünü içeren bozmaya uyularak verilen kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen hükmün temyiz incelemesi her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.
Temyiz Başvurusunun İcraya Etkisi ve İcranın Geri Bırakılması
Temyiz kural olarak kararın icrasını durdurmaz; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez ve nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması için süre verilemez. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmedikçe icra edilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu hükmolunan meblağ veya malın resmî bir mercie tevdi edildiğini kanıtlarsa yahut icra mahkemesince uygun görülecek taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni veya geçerli banka kefaleti ibraz ederse ya da borçlunun borcu karşılayacak derecede malı mahcuz ise icranın geri bırakılması kararı temin etmek üzere icra müdürlüğünce kendisine münasip bir mehil tanınır. Borçlunun Devlet olması ya da adli yardımdan istifade etmesi halinde teminat yükümlülüğü aranmaz.
Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyizin kabil olması durumunda icranın geri bırakılması tedbirinin etkisi temyiz müracaat süresinin bitimine kadar sürer; bu aşamada ilam alacaklısı teminat üzerinde öncelik hakkına sahiptir. İstinaf başvurusunun haklı görülmesi halinde teminatın iadesi yönünde karar verilir. Yargıtayca kararın bozulması halinde ise borçlunun talebi üzerine, bozmanın niteliğine göre teminatın iadesine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin surette hükmedilir.
Yürürlükteki Hukuka Aykırılık Halinde Kanun Yararına Temyiz
İlk derece mahkemelerinin kesin hükümleri ile istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece sıfatıyla verdikleri kesin veya temyize götürülmeksizin kesinleşmiş kararlarına karşı meri hukuka aykırılık savıyla kanun yararına temyiz yoluna gidilebilir. Bu yol Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işletilir. Kanun yararına temyiz neticesinde Yargıtay tarafından tesis edilen bozma kararı, taraflar yönünden kesinleşmiş olan hükmün hukuki neticelerine tesir etmez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 363Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi kaç gündür?
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Temyiz yoluna başvurmak ilamın icrasını kendiliğinden durdurur mu?
Temyiz yoluna başvurulması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. İcranın durdurulabilmesi için borçlunun depo, teminat veya mahcuz mal göstermesi ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alması gerekir. Nafaka hükümlerinde ise icranın geri bırakılması uygulanamaz.
İstinaf dilekçesinde sebep gösterilmemesi halinde temyizde nasıl karar verilir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/35343 Esas ve 2016/20173 Karar sayılı dosyasında; gerekçeli kararın tebliğinden sonra da gerekçeli dilekçesini ibraz etmeyen tarafın başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi ve kararda kamu düzenine aykırılık saptanmaması üzerine temyiz edilen ret hükmü hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/35343, K. 2016/20173Kaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

