İstinaf dilekçesinde sebep gösterilmemesi, bölge adliye mahkemesinin (BAM) inceleme yetkisini sınırlar ve karardan sonra açılabilecek temyiz yolunu da ciddi ölçüde daraltır. HMK m. 355/1 uyarınca BAM incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapar; yalnızca kamu düzenine aykırılık gördüğü hallerde bu sınırın dışına çıkabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 355Kaynağı aç
İstinaf İncelemesinin Sebeple Sınırlılığı İlkesi
HMK m. 355/1, BAM'ın incelemesini istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı tutar. Bu düzenleme uyarınca dilekçede hiç sebep gösterilmemişse BAM, kamu düzeni kapsamı dışında kalan hiçbir konuyu inceleyemez. Kamu düzenine aykırılık ise BAM'ın resen gözetmesi gereken istisnadır.
İstinaf incelemesi yalnızca hukuki denetimle sınırlı değildir; kanunda öngörülen sınırlar çerçevesinde hem hukuki hem de maddi denetimi kapsar. Bu noktada önemli bir tartışma söz konusudur: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/33666, K. 2017/12649 sayılı kararında BAM'ın maddi vakıa denetimi bakımından istinaf sebepleriyle bağlı olduğunu, ancak hukukilik denetimi bakımından bu bağlılığın geçerli olmadığını belirlemiştir. Bununla birlikte bu yaklaşımın HMK m. 355/1'in açık metniyle bağdaşıp bağdaşmadığı tartışmalıdır; mevzuat hükmü incelemenin sebeplerle sınırlı tutulacağını genel olarak öngörmekte, hukukilik denetimini ayrıca istisna tutmamaktadır. Bu nedenle söz konusu ayrım yerleşik bir kural olarak değil, tartışmalı bir yargısal değerlendirme olarak ele alınmalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/33666, K. 2017/12649Kaynağı aç
Maddi vakıa ve delil incelemesi ise ilk derece mahkemesinde ileri sürülen vakıa ve delillerle çerçevelidir. İstinaf aşamasında yeni maddi vakıa ve delil öne sürülemez.
Başvurulabilecek Kararlarda Parasal Sınır
İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar HMK m. 341/1'de düzenlenmiştir. Buna göre ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile itiraz üzerine verilen bu nitelikteki kararlar istinaf yoluna taşınabilir. Öte yandan HMK m. 341/2 uyarınca miktar veya değeri belirli bir eşiği geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir; bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Manevi tazminat davalarında ise miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. HMK m. 341, 22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir; değişiklik öncesi döneme ait uyuşmazlıklarda eski metin uygulanır. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
Dilekçede Sebep Gösterilmemesi: Ön İnceleme Aşaması
Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin dilekçede hiç gösterilmemesi, BAM'ın ön inceleme aşamasında öncelikle karar vermesi gereken hallerden biridir. HMK m. 352/1-d bu durumu açıkça düzenlemektedir. Ön inceleme heyetçe ya da görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır; ancak ön inceleme sonucundaki karar her hâlükârda heyetçe verilir. Herhangi bir eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya esasa ilişkin incelemeye alınır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/21080, K. 2020/19904Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 352Kaynağı aç
HMK m. 352/1-d kapsamında sebep gösterilmemesi tespit edildiğinde verilecek kararın hukuki niteliği — başvurunun usulden mi esastan mı reddedileceği ya da başka bir sonuca mı bağlanacağı — bu madde metninde açıkça belirlenmemiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/21080, K. 2020/19904 sayılı kararında ise kamu düzeni incelemesi yapılmasının işin esasına girilmesini gerektirdiği ve bu çerçevede sonucun usulden değil esastan ret biçiminde kurulması gerektiği belirtilmiştir; söz konusu kararın incelediği somut olayda ret kararının usulden ret olarak kurulmuş olması yanlış bulunmuş, ancak bu yanlışlık sonuca etkisiz görülerek bozma sebebi yapılmamıştır.
Öte yandan ön inceleme aşamasında bağımsız olarak değerlendirilen başka engeller de mevcuttur: Kararın kesin nitelikte olması, başvurunun süresi içinde yapılmaması ve başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ile incelemenin başka bir daire ya da bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması da HMK m. 352/1 uyarınca öncelikli karar verilmesini gerektiren ayrı hallerdir. Bu hallerin sebep gösterilmemesiyle aynı hukuki sonucu doğurup doğurmadığı anılan madde metninde ayrıca açıklanmamıştır.
Sebep Gösterme Yükümlülüğünün İçeriği
Dilekçede yalnızca genel olarak kanuna veya hukuka aykırılıktan söz edilmesi yeterli değildir; maddi hukuk kurallarına aykırılık hallerinin somut biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Bununla birlikte hangi hukuk kuralının yanlış uygulandığının ayrıntılı biçimde açıklanması zorunlu değildir.
Kamu Düzeni İstisnası
HMK m. 355/1 uyarınca BAM, kamu düzenine aykırılık gördüğü hallerde bunu resen gözetir. Bu istisna, sebeple sınırlılık ilkesinin mutlak olmadığını ortaya koyar. HMK m. 33/1, hâkimin Türk hukukunu resen uygulamak zorunda olduğunu düzenlemektedir; bu genel hükmün BAM'ın sebeple bağlılığını ne ölçüde sınırladığı tartışmalı olmaya devam etmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Temyiz Aşamasına Yansıyan Sonuçlar
İstinaf başvurusunda bildirilmeyen sebepler temyiz aşamasında ileri sürülemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/21080, K. 2020/19904 sayılı kararında bu kuralı açıkça ortaya koymuştur: İstinaf dilekçesinde hiç sebep gösterilmemişse temyiz incelemesi de yalnızca kamu düzenine aykırılık veya açık hukuka aykırılık çerçevesinde sürdürülebilir; dilekçede ileri sürülen diğer temyiz sebepleri incelenemez.
Temyiz aşamasında kural farklıdır: HMK m. 369/1 uyarınca Yargıtay, tarafların öne sürdüğü temyiz sebepleriyle bağlı olmaksızın kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. BAM için bu denli açık ve kapsamlı bir düzenleme öngörülmemiş olması, iki kanun yolu arasındaki yapısal farkı ortaya koymaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 369Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
İstinaf dilekçesine hiç sebep yazmadan başvuru yapılabilir mi?
Başvuru teknik olarak yapılabilir; ancak HMK m. 352/1-d, sebep gösterilmemesini ön inceleme aşamasında öncelikli karar verilmesini gerektiren hallerden biri olarak saymaktadır. Bu durumda BAM'ın incelemesi kamu düzeni kapsamıyla sınırlı kalır. Hukukilik denetimi bakımından bu sınırın nasıl uygulanacağı ise tartışmalı olmaya devam etmektedir.
İstinaf dilekçesinde sadece 'hukuka aykırıdır' demek yeterli midir?
Hayır. Genel olarak kanuna veya hukuka aykırılıktan söz edilmesi yeterli görülmemektedir; maddi hukuk kurallarına aykırılık hallerinin somut olarak ortaya konulması gerekmektedir. Bununla birlikte hangi kuralın ihlal edildiğinin ayrıntılı biçimde açıklanması zorunlu değildir.
İstinaf dilekçesinde belirtilmeyen bir sebep temyizde ileri sürülebilir mi?
Hayır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/21080, K. 2020/19904 sayılı kararı uyarınca istinaf başvurusunda bildirilmeyen sebepler temyiz aşamasında öne sürülemez. Temyiz incelemesi bu halde yalnızca kamu düzenine aykırılık veya açık hukuka aykırılık çerçevesinde sürdürülebilir.
BAM, istinaf sebeplerinde gösterilmemiş bir hukuk kuralı ihlalini kendiliğinden inceleyebilir mi?
HMK m. 355/1, incelemenin istinaf sebepleriyle sınırlı olduğunu açıkça düzenlemekte; kamu düzenine aykırılık için resen incelemeye izin vermektedir. Hukukilik denetimi bakımından bu sınırın geçerli olup olmadığı tartışmalıdır: Bir görüşe göre BAM hukukilik denetiminde istinaf sebepleriyle bağlı değildir; öte yandan mevzuat hükmü incelemeyi sebeple sınırlı tutmakta ve bu genel sınırı aşan açık bir istisna öngörmemektedir. Temyiz aşamasında Yargıtay için HMK m. 369/1'de açıkça düzenlenen kanunun açık hükmüne aykırılığı resen inceleme yetkisi, BAM için aynı kapsamda bir hükümle karşılık bulmamıştır.
İstinaf aşamasında yeni delil ve vakıa öne sürmek mümkün müdür?
Hayır. Vakıa ve delil incelemesi ilk derece mahkemesinde ileri sürülen vakıa ve delillerle sınırlıdır; ilk derece yargılamasında öne sürülmeyen maddi vakıalar ve deliller BAM önünde de ileri sürülemez.
Ön inceleme sonucundaki kararı kim verir?
HMK m. 352/2 uyarınca ön inceleme heyetçe ya da görevlendirilecek bir üye tarafından yapılabilir; ancak ön inceleme sonucundaki karar her hâlükârda heyetçe verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

