HMK Madde 342 İstinaf Dilekçesi: Zorunlu Unsurlar ve Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 342 İstinaf Dilekçesi: Zorunlu Unsurlar ve Sonuçları

İstinaf yoluna başvuru, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca dilekçeyle yapılır. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmesi zorunludur. Kanun, dilekçede bulunması gereken unsurları ayrıntılı biçimde saymakla birlikte, başvuranın kimliğini ve itiraz edilen kararı yeterince ortaya koyan bir dilekçenin diğer unsurlar eksik olsa dahi reddedilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 342Kaynağı aç
MADDE 342- (1) İstinaf yoluna başvurma, dilekçeyle yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. (2) İstinaf dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri. b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı. ç) Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih. d) Kararın özeti. e) Başvuru sebepleri ve gerekçesi. f) Talep sonucu. g) Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası. (3) İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır. İstinaf dilekçesinin verilmesi

Dilekçede Bulunması Gereken Unsurlar

HMK m. 342/2, istinaf dilekçesinin içermesi gereken unsurları yedi bent hâlinde düzenlemiştir. Buna göre dilekçede şu bilgilerin yer alması gerekir: başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri; varsa kanuni temsilci ve vekillerin adı, soyadı ile adresleri; kararı veren mahkemenin adı, kararın tarihi ve sayısı; kararın başvurana tebliğ edildiği tarih; kararın özeti; başvuru sebepleri ve gerekçesi; talep sonucu; başvuranın ya da varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası.

Eksik Dilekçenin Hukuki Durumu

HMK m. 342/3, dilekçedeki eksikliklere karşı önemli bir güvence öngörmektedir. Başvuranın kimliğini ve itiraz edilen kararı yeterince belli edecek kayıtları taşıyan bir dilekçe, yukarıda sayılan diğer zorunlu unsurlar bulunmasa dahi reddedilemez; bu durumda bölge adliye mahkemesi HMK m. 355 çerçevesinde gerekli incelemeyi yapar. Kanun koyucunun amacı, dilekçedeki usul eksikliği sebebiyle hak kaybının önüne geçmektir.

İncelemenin Kapsamı ve Gerekçesiz Dilekçe

HMK m. 355/1 uyarınca bölge adliye mahkemesinin incelemesi kural olarak istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlıdır. Bunun tek istisnası kamu düzenidir: mahkeme, kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu taraflarca ileri sürülmese dahi resen gözetir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 355Kaynağı aç
MADDE 355- (1) İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. Duruşma yapılması ve karar verilmesi[50]

İstinaf sebebi ve gerekçesi bildirilmemiş bir dilekçeyle yapılan başvuruda incelemenin nasıl yürütüleceği konusunda Yargıtay daireleri arasında değerlendirme farkı bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre, başvuranın kimliği ve kararın anlaşılabilir olması kaydıyla süresinde verilen gerekçesiz dilekçe usulden reddedilemez; mahkeme bu durumda kamu düzenine aykırılık yönünden inceleme yapar ve kamu düzenine aykırılık saptanmazsa istinaf istemi esastan reddedilir. Öte yandan, kamu düzeni denetimi kapsamında işin esasına ilişkin inceleme yapılmasının gerekip gerekmediği konusunda ayrı bir değerlendirme çizgisi de mevcuttur. Bu iki yaklaşım arasındaki fark, gerekçesiz dilekçeyle yapılan başvurunun sonuçları bakımından belirleyici olabilir; dilekçeye başvuru sebeplerinin yazılması bu belirsizliği ortadan kaldırır.

Ön İnceleme ve Ret Hâlleri

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, dosya üzerinde ön inceleme yaparak belirli durumlarda öncelikle gerekli kararı verir. HMK m. 352/1'e göre bu durumlar şunlardır: incelemenin başka bir dairece veya başka bir bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekmesi; kararın kesin olması; başvurunun süresi içinde yapılmaması; başvuru şartlarının yerine getirilmemesi; başvuru sebepleri veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi. Ön inceleme heyetçe ya da görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır; karar ise heyetçe verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.) (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması b) Kararın kesin olması c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır. Duruşma yapılmadan verilecek kararlar[48]

Başvuru Süresi

HMK m. 345/1 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın taraflara usulüne uygun tebliğiyle işlemeye başlar; her taraf için tebliğ tarihi farklı olabileceğinden süre de ayrı ayrı işler. Özel kanunlarda farklı süreler öngörülen uyuşmazlık türlerinde ise bu genel süre yerine o kanundaki özel düzenleme uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 345Kaynağı aç
MADDE 345- (1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. İstinaf dilekçesinin reddi

İstinaf dilekçesi yasal süre geçtikten sonra verilirse ya da kesin olan bir karara ilişkinse, kararı veren ilk derece mahkemesi dilekçeyi reddeder ve bu ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Ret kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ayrıca istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi ret kararını yerinde görmezse ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 346Kaynağı aç
MADDE 346- (1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.[47] İstinaf dilekçesine cevap

Harç ve Gider Yükümlülüğü

HMK m. 344/1 uyarınca istinaf dilekçesi verilirken, başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri dahil tüm giderler ödenir. Harç ve giderlerin hiç ödenmediği ya da eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkeme, başvurana bir haftalık kesin süre tanıyarak eksikliğin tamamlanmasını yazılı olarak bildirir. Bu süre içinde tamamlama yapılmazsa mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde ise HMK m. 346/2 hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 344Kaynağı aç
MADDE 344- (1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. Başvuru süresi

İcra Mahkemesi Kararlarında İstinaf

İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilmesi için İcra ve İflas Kanunu m. 363'te bir parasal sınır öngörülmektedir. Bu sınır yeniden değerlemeye tabidir. İcra mahkemesi kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusu, satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz; icranın devamı için gereken evrak alıkonularak birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 363Kaynağı aç
Madde 363- (Değişik: 2/3/2005-5311/24 md.) İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın  durdurulması,  satış  ilânının  iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi (…)135 tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. [135][136] İcra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi hükmü uygulanır. Kesin bir karara karşı kötüniyetle istinaf yoluna başvuranlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. İstinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İcranın devamı için gereken evrak alıkonularak bunların birer örneği bölge adliye mahkemesine gönderilecek dosyaya konulur. Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi[137]

İİK m. 363, icra mahkemesi kararları aleyhine işlemleri uzatmak gibi kötüniyetle istinaf yoluna başvurulduğunun anlaşılması hâlinde tazminat hükmünün uygulanacağını ve kesin bir karara karşı kötüniyetle başvuranlar için de aynı yaptırımın geçerli olduğunu düzenlemektedir. Söz konusu tazminat hükmünün güncel mevzuattaki dayanağı yönünden belirsizlik bulunmaktadır; bu husus editor_notes'ta açıklanmıştır.

İstinaf Başvurusunda Bulunmayanın Durumu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E. 2019/7265, K. 2019/21455 sayılı kararında, karşı tarafın istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince ilk derece kararının değiştirilmediği hâllerde istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın temyize başvurmasının usuli kazanılmış hak ilkesiyle sınırlı olduğuna değinilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/7265, K. 2019/21455Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2019/7265 E.  ,  2019/21455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : …BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı ve katılma yoluyla davacı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. …Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi; …Anadolu 23.İş Mahkemesi'nin kararına karşı davalı vekilinin başvuru süresi geçmiş olduğundan istinaf başvuru talebinin reddine, davalının istinafı esasa girmeden reddedildiğinden davacının katılma yoluyla istinaf talebinin reddine karar vermiştir. …Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.08.2014-30.09.2016 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde sorumlu inşaat teknikeri olarak aylık net 4.190,00 TL üzerinden sigortalı şekilde çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, haftanın 7 günü 08.00-18.00 saatleri arasında dini bayramlarda 1 gün ve 1 Ocak hariç tüm genel tatillerde çalıştığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haftada 6 gün çalıştığını, sözleşme gereğince fazla çalışma ücretinin maaşa dahil olduğunu, davacının hakettiği tüm fazla mesai ücretlerinin bordrolara tahakkuk ettirilerek ödendiğini, genel tatillerde çalışma olmadığını, olduğunda ise bodroralara yansıtılarak ücretin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ç) İstinaf başvurusu: İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusuna katılma yoluyla davacı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebi, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. maddesi gereğince reddedilmiş, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin ise davalı vekilinin istinaf başvurusu esasa girmeden reddedildiği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. F) Temyiz Başvurusu: Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili ve davalı vekilinin temyiz başvurusuna katılma yoluyla davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. G) Gerekçe: 1-Davacı vekilinin katılma yolu ile temyizine ilişkin yapılan incelemede; Dosya incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin, davalı vekilinin istinaf başvurusuna katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun, süresinde olmaması sebebiyle reddedildiği görülmüştür. Öncelikli sorun İlk Derece Mahkemesi kararına karşı katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran tarafın, somut olayda davacının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmeden reddedilmesi halinde müstakilen ya da katılma yolu ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etme hakkının olup olmadığıdır. Hukuk Mahkemelerinin kesin olduğu yasalarla belirtilenler dışındaki kararlarının kanun yolu denetimi, 5235 sayılı Yasa ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihine kadar sadece Yargıtay tarafından " Temyiz yolu ile " yapılmakta iken 5235 sayılı Yasa ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçirilmesi üzerine kanun yolu denetimi iki kademeli hale gelmiştir. Başka bir deyişle İlk Derece Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verdiği kararlara karşı doğrudan temyiz yolu kapatılmıştır. 6100 sayılı HMK. daki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolu uygulamasında, ilk derece mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı hale gelmiştir. Önce İlk Derece Mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtay’da temyiz incelemesine gidilmektedir. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesi' nin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. 6100 sayılı HMK'nın yargılama sitemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine tarafın istinaf başvurusunun usulden/esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak yeniden hüküm kurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni karar verilmesi halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Taraflardan birisinin İlk Derece Mahkemesi' nin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Karşı tarafın istinafı üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesince değiştirilmemesi halinde, istinaf etmeyenin temyize başvurması usulü müktesep hak ilkesine takılacaktır. Zira istinaf mahkemesinin elinin değmediği bir kararın temyiz incelemesi söz konusu olmaz ve olmamalıdır. Dolayısıyla tarafların istinaf incelemesinin kapsamı dışında bıraktığı hususlar kendiliğinden temyiz incelemesinin de kapsamı dışında bırakılmış sayılır. Kural olarak İlk Derece Mahkemesi' nin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen 07.02.2019 tarihli karara karşı davalı vekili 12.02.2019 tarihli gerekçesiz bir istinaf dilekçesi sunmuş, gerekçesiz istinaf dilekçesi davacı vekiline 13.03.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekiline İlk Derece Mahkemesi’nin gerekçeli kararı 12.03.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilince mahkemeye 04.04.2019 tarihinde gerekçeli bir istinaf dilekçesi sunulmuş, bu gerekçeli istinaf dilekçesi davacı vekiline 14.04.2019 tarihinde tebliğ edilmiş, bunun üzerine davacı vekili “katılma yolu ile” istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu, süresinde olmaması sebebiyle reddedilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu esasa girilmeden reddedildiği için davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiştir. Bu karar davalı vekilince temyiz edilmiş, karara karşı, davacı vekili de “katılma yolu ile” temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere davacı taraf İlk Derece Mahkemesi' nin kararına karşı müstakilen istinaf başvurusunda bulunmamış, davalı vekilinin sunmuş olduğu ve kendisine 13.03.2019 tarihinde tebliğ edilen gerekçesiz istinaf dilekçesine de “katılma yolu ile” istinaf başvurusu yapmamış, davalı vekilinin süresinden sonra sunmuş olduğu gerekçeli istinaf dilekçesini tebliğ aldıktan sonra “katılma yolu ile” istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun reddine dair verilen karar isabetli olup bu karar sonucunda davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusu reddedildiğinden davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da “katılma yoluyla" temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşünce usulüne uygun istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa ilk derece mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki bu durum 6100 sayılı HMK ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar. Bu açıklamalar karşısında İlk Derece Mahkemesi kararını “ katılma yolu ile” istinaf eden ve istinaf başvurusu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olmaması sebebi ile incelenmeden reddedilen davacının, Bölge Adliye Mahkemesinin, davalının istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin kararını temyiz hakkı olmadığı anlaşıldığından, davacının katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, 2-Davalı vekilinin temyizine ilişkin yapılan incelemede; Dosya incelendiğinde İlk Derece Mahkemesi’nin 07.02.2019 tarihli kararına karşı davalı vekilince 12.02.2019 tarihinde gerekçesiz bir istinaf dilekçesi sunulduğu ve istinaf yoluna başvurmak için gerekli harçların yatırıldığı görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi’nin 11.07.2019 tarihli kararı incelendiğinde; davalının 12.02.2019 tarihli gerekçesiz istinaf dilekçesi gözden kaçırılarak inceleme yapıldığı, kararın gerekçesinde gerekçesiz istinaf dilekçesinden hiç bahsedilmediği, her ne kadar kararda “Kamu düzeni açısından maddi-hukuki durumun incelenmesinde; ilk derece mahkemesinin kararında Dairemizce re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık hallerinden hiç birisinin bulunmadığı saptanmıştır.” şeklinde bir ibare yer almaktaysa da bu ibarenin davalı vekilinin 12.02.2019 tarihli gerekçesiz istinaf dilekçesi değerlendirilmeden konulduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin, gerekçeleri belirtilmemiş olsa da İlk Derece Mahkemesi’nin 07.02.2019 tarihli kararına karşı süresinde istinaf başvurusunda bulunduğu görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin davalı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine dair 11.07.2019 tarihli kararının, davalı vekilinin 12.02.2019 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi için bozulması gerekmiştir. H) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sık Sorulan Sorular

İstinaf dilekçesinde gerekçe yazmazsam ne olur?

Başvuranın kimliğini ve istinaf edilen kararı yeterince belli eden bir dilekçe, gerekçe eksik olsa bile HMK m. 342/3 uyarınca reddedilemez. Ancak başvuru sebebi gösterilmediğinde incelemenin kapsamı daralmaktadır. Bu durumda mahkemenin ne ölçüde inceleme yapabileceğine ilişkin Yargıtay daireleri arasında farklı değerlendirmeler mevcuttur; dilekçeye başvuru sebeplerinin eklenmesi bu belirsizliği ortadan kaldırır.

İstinaf başvuru süresi ne zaman başlar?

Süre, mahkeme ilamının taraflara usulüne uygun tebliğiyle işlemeye başlar ve iki haftadır. Tebliğ tarihi taraflara göre farklılaşabileceğinden her taraf için süre ayrı ayrı hesaplanır. Özel kanunlarda farklı süre öngörülmüşse o hüküm uygulanır.

Süre geçtikten sonra verilen istinaf dilekçesi ne olur?

Kararı veren ilk derece mahkemesi dilekçeyi reddeder ve ret kararını kendiliğinden tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde yeniden istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi ret kararını yerinde görmezse ilk dilekçeye göre inceleme yapar.

Harcı eksik yatırırsam başvurum reddedilir mi?

Hemen reddedilmez. Eksiklik anlaşılırsa mahkeme bir haftalık kesin süre tanıyarak tamamlamanızı yazılı olarak bildirir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa başvurunuz yapılmamış sayılır ve bu karara karşı da istinaf yolu açıktır.

İstinaf incelemesi hangi konularla sınırlıdır?

Bölge adliye mahkemesi incelemeyi kural olarak istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapar. Bunun tek istisnası kamu düzenidir: mahkeme kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu taraflarca ileri sürülmese dahi resen gözetir.

İcra mahkemesi kararına istinaf başvurusu icrayı durdurur mu?

Hayır. İcra ve İflas Kanunu m. 363 uyarınca bu başvuru satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz; işlemler başvuru süresince devam eder.

Tebligat usulsüz yapılmışsa istinaf süresi işlemeye başlar mı?

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2019/1984, K. 2019/4662 sayılı kararında, gerekçeli kararın artık vekillik görevini sürdürmeyen kişiye tebliğ edildiği somut olayda, yalnızca süre tutum dilekçesine göre kamu düzeni incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun reddedilmesi hatalı bulunmuştur. Bu bozma gerekçesi söz konusu somut olaya özgüdür.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2019/1984, K. 2019/4662Kaynağı aç
21. Hukuk Dairesi         2019/1984 E.  ,  2019/4662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi A)Davacı İstemi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. B)Davalı Cevabı: Davalılardan … Turizm vekili cevabında servis aracının malikinin müvekkili şirkette olmadığını, kazayla her hangi bir ilgisinin bulunmadığını, SGK nun her hangi bir malüliyet vermediğini, davacının kazadan önce bel fıtığı rahatsızlığının olduğunu ve korse kullandığını, araçta bulunan diğer işçilerin yaralanmadığını, davacının da her hangi bir yarasının olmadığını, kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin kusurunun da bulunmadığını, bu sebeplerle davanın reddini beyan etmiştir. Davalı … Elektrik şirketi vekili cevabında olayın iş kazası olmadığını, davacının kazadan iki gün önce bel fıtığı teşhisiyle rapor aldığını, kazayla rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının ertesi gün iş yerine özel arabasıyla geldiğini, beyanlarının doğru olmadığını, ibraz edilen taksi fişlerinin üzerindeki yazıların aynı tarihli, tarihsiz ve aynı kişinin eli ürünü olduğunu, farklı tarihlerde olanlarında numaralarının ardı ardına geldiğini, bu sebeple usulsüz olduğunu, fişlerdeki miktarların da fahiş olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep ve dava etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:Dosya sunulan tüm bilgi ve belgeler incelenmiş, dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek rapor alınmış, alınan bu rapor dosya içeriğine, bilimsel verilere, yasa ve usule uygun bulunarak itibar edilerek davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde gerekçe oluşturularak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. İstinaf Başvurusu Davalı … Taş. ve Servis Tic. A.Ş vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunmalarına rağmen bu husus incelenmeden hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin … plakalı aracın maliki olmadığını, aynı şekilde araç sürücü …'nun müvekkil şirketin çalışanı olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkil şirket ile araç sürücüsü arasında iş akdi olduğu yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından davacının hiçbir zarar olmamasına rağmen tedavi ücretinin ödenmesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir. Davacı vekiline gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki davacının sürekli iş göremezlik kaybı olmadığı için tazminat hesabı yapılamadığı yönündeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişilerin mahkemenin kendilerinden talep ettikleri hususlarda rapor hazırlamadıklarını, kaldı ki bilirkişi raporlarının bağlayıcı niteliğinin de bulunmadığını, yasaya ve usule aykırı olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu kaza ile müvekkilin mevcut arızası arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğunun açık olduğunu, maddi tazminat taleplerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini talep etmiştir. D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı: “”Davacı vekilince henüz gerekçeli karar yazılmadan ve tebliğ edilmeden 23/12/2016 tarihinde gerekçesiz istinaf dilekçesi süresi içerisinde verilmiş ve istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Tarafların gerekçeli istinaf dilekçelerini verme süresi gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren 8 gündür. Gerekçeli karar davacı tarafa 20/02/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı tarafından gerekçeli istinaf dilekçesinin 8 günlük yasal süre geçtikten sonra 02/03/2017 tarihinde dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından verilen 23/12/2016 tarihli gerekçesiz istinaf dilekçesi süresi içerisinde verilmiş olan ve geçerli olan istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesidir. Bu dilekçede her ne kadar istinafa konu edilen sebep ve gerekçeleri belirtilmemiş ise de; geçerli bir istinaf yoluna başvuru dilekçesi olduğundan kamu düzenine ilişkin şartlar incelenmiş olmakla, kamu düzenine aykırı herhangi bir durumunda bulunmadığı görülmekle DAVACI VEKİLİNİN istinaf kanun yoluna başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Davalı vekili tarafından istinaf kapsamında bulunan ilk derece mahkemesi kararı yönünden hüküm altına alınan alacağın, 1.206,00 TL olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar yönünden kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığına göre, DAVALI VEKİLİNİN istinaf başvurusunun miktar yönünden kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/2 ile 352/1 maddeleri gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE karar verilmesi gerekmiş olup, oy birliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; … ANADOLU 2. İŞ MAHKEMESİ'nin 21/12/2016 tarih 2011/1001 esas, 2016/792 karar sayılı kararına karşı davacı tarafın gerekçeli istinaf başvurusunun süresinde olmaması, süre tutum dilekçesinin gerekçe ve sebep içermemesi, kararda kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hataya da rastlanmamış olması nedeniyle ESASTAN REDDİNE, … ANADOLU 2. İŞ MAHKEMESİ'nin 21/12/2016 tarih 2011/1001 esas, 2016/792 karar sayılı kararına karşı Davalı Vekilinin istinaf başvurusunun miktar yönünden kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/2 ile 352/1 maddeleri gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE, karar verilmiştir. E)Bölge Adliye Mahkemesi Ek Kararı ve Gerekçesi: “”Açıklanan tüm bu hususlar dahilinde davacı vekilinin tavzih istemli dilekçesinde beyan ettiği 12/05/2016 tarihli azil beyanı ve azilnamenin davacı vekili Av. …'ı kapsamadığı söz konusu vekilin vekalet ilişkisinin ilk derece mahkemesi yargılaması esnasında yöntemince sonlandırıldığının yine yöntemince gösteren beyan ve belgelerinde sunulmadığı anlaşıldığına ve dosyadaki mevcut belgelere göre vekaletini sürdüren davacı vekiline yöntemince gerekçeli kararın tebliğ edildiği; dairemizin süreler bakımından usulsüzlüğü ispatlanamayan bu tebliğe itibar ederek hüküm tesis etmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşıldığına göre davacı vekilinin tavzih isteminin yerinde olmadığı” gerekçesi ile davacı vekilinin tavzih isteminin reddine, karar verlmiştir. F)Temyiz: Davacı vekili istinaf mahkemesince gerekçeli karara ilişkin olarak tarafımıza usulüne uygun şekilde yapılmış bir tebligatın bulunmadığı, tebligatın yapıldığı vekilin vekillik görevinin sona erdiği ve dolayısıyla davacı vekili sıfatıyla yapılan tebligatın müvekkilimizin azledilen eski vekiline yapıldığı istinaf mahkemesinin istinaf talebimizin esastan reddine kesin olarak karar verilmesi yasaya, usule ve hakkaniyete açıkça aykırı olup, bu durum müvekkilimizin telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kalmasına sebep olacağından istinaf mahkemesı kararının bozulması talep etmiştir. G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesinde “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 352/1. maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Dava iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, davanın kısmen kabulü yönündeki mahkeme kararının davacı vekiline 21/12/2016 tarihli duruşmada tefhim edildiği, davacı vekilinin ilgili karara karşı süresinde, 23/12/2016 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, 02/03/2017 tarihinde de gerekçeli istinaf dilekçesi vererek istinaf isteminde bulunduğu, … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2017/1057 E.- 2018/577 K. sayılı kararı ile gerekçeli kararın 20/02/2017 tarihinde tebliğine rağmen yasal 8 günlük süre geçtikten sonra 02/03/2017 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulduğundan bahisle ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık görülmediğinden ve süresinde istinaf sebep ve gerekçelerini içerir dilekçe sunulmadığından, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 342/2-e bendi, 352. ve 355. maddeleri ile İİK'nın 363/1 maddesi gereğince reddine karar verildiği, davacı vekilinin tavzih istemli dilekçesinde 12/05/2016 tarihli azil beyanı ve azilnamenin davacı vekili Av. …'ı kapsadığı, yöntemince gerekçeli kararın tebliğ edilmediğini beyan ettiği, … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 14/12/2018 tarih ve 2017/1057 E.- 2018/577 K. sayılı ek kararı ile davacı vekilinin tavzih isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle tavzih isteminin reddi kararı üzerine davacı vekilinin temyiz dilekçesinde gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürdüğü görülmektedir. Davacı vekili …’ın 12/05/2016 tarihinde vekaletname sunduğu ve bu tarihten sonraki duruşmaları takip ettiği ve 23/12/2016 havale tarihinde istinaf süre tutum dilekçesi verdiği görülmekle, gerekçeli kararın aynı vekile tebliğ edilerek istinaf yoluna başvuru süresi geçtikten sonra, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik tebligat ile sadece süre tutum dilekçesi incelenerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır. O halde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılacak iş, Mahkeme gerekçeli kararının istinaf süre tutum dilekçesi veren vekile tebliğ edilerek istinaf yoluna başvuru süresi geçtikten sonra, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından inceleme yapılması gerekirken, süre tutum dilekçesine göre yalnızca kamu düzenine aykırılık yönünden istinaf incelemesi yapılarak, istinaf talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. H )Sonuç:… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2017/1057 E.- 2018/577 K. kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu