İşçilik alacağının uzun süren yargılamalar sonucunda geç tahsil edilmesi ve bekleme süresinde paranın enflasyon karşısında değer kaybetmesi munzam zarar olarak nitelendirilir. Alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğraması hâlinde borçlu, kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu çerçevede işçi, tazminatını geç alması nedeniyle alım gücünde gerçekleşen kayba dayanarak işverene karşı ek dava açma hakkına sahiptir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 122Kaynağı aç
Munzam Zararın Yasal Dayanağı ve İspat Külfeti
Munzam zarar talepleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 122 hükmüne dayanmaktadır. Maddenin birinci fıkrasına göre borçlu, temerrüt faiziyle karşılanamayan zararın doğmasında hiçbir kusuru olmadığını kanıtlamadıkça bu zararı tazmin etmekle mükelleftir. 6098 sayılı Kanun'un 122. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, temerrüt faizini aşan zarar miktarının görülmekte olan davada belirlenebilmesi hâlinde, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.
İşletmenin Niteliği ve Ödeme Yükümlülüğü
İşverenin büyük bir holding, zincir market veya mahalledeki küçük bir fırın olması, işçilik alacaklarının zamanında ödenmesi zorunluluğunu değiştirmez. İşletmenin küçük ölçekli olması emeğin karşılığını geç ödeme hakkı vermediği gibi, geç ödeme sebebiyle paranın değer kaybetmesi hâlinde doğan munzam zarar sorumluluğu tüm işverenler bakımından geçerlidir.
Yargıtay Kararlarında Munzam Zararın İspatı
Geç ödeme sebebiyle munzam zarar iddiasıyla ek dava açılabilmesi yargı kararlarıyla benimsenmiş bir uygulamadır. Bununla birlikte munzam zararın varlığı ve kapsamı ispat kurallarına tabidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025/8762 Esas, 2025/9293 Karar sayılı ilamında, munzam zarar iddiasının somutlaştırılmayıp genel ekonomik verilere ve enflasyona dayandırılması sebebiyle davanın reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025/3964 Esas, 2025/7182 Karar sayılı ilamında da işçilik alacaklarının geç tahsil edilmesi nedeniyle açılan munzam zarar davasında, davanın reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul, kanun ve ispat kurallarına uygun görülmüştür. Bu kararlar doğrultusunda, munzam zarar taleplerinde genel ekonomik göstergeler yerine somutlaştırılmış zararın ortaya konulması gerekmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8762, K. 2025/9293Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3964, K. 2025/7182Kaynağı aç
İşçi geç aldığı tazminatı için ek dava açabilir mi?
Evet, işçi alacağını geç alması sebebiyle alım gücü kaybı yaşadığında, munzam zarar istemiyle işverene karşı ek dava açma hakkına sahiptir.
Munzam zarar davasında genel enflasyon verileri yeterli midir?
Hayır, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararları uyarınca munzam zarar iddiasının somutlaştırılmayıp yalnızca genel ekonomik verilere ve enflasyona dayandırılması davanın ispat kuralları yönünden reddine gerekçe oluşturabilmekte, zararın somutlaştırılması aranmaktadır.
Temerrüt faizini aşan zarar asıl davada talep edilebilir mi?
Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 122/2 uyarınca, temerrüt faizini aşan zarar miktarının görülmekte olan davada belirlenebilmesi hâlinde, davacının istemi üzerine hâkim esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

