HMK Madde 92 Uyarınca Sürelerin Hesabı ve Bitimi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 92 Uyarınca Sürelerin Hesabı ve Bitimi

Medeni Usul Hukukunda Sürelerin Niteliği ve Belirlenmesi

Yargılama faaliyetlerinde süreler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar saklı kalmak üzere hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Aynı Kanun'un 94. maddesinin birinci fıkrasında düzenlendiği üzere kanunun belirlediği süreler kesindir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
MADDE 90- (1) Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. (2) Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Sürelerin başlaması
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 94Kaynağı aç
MADDE 94- (1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. İKİNCİ AYIRIM Eski Hâle Getirme Talep

Hâkim, kanunun kendisine tanıdığı yetki çerçevesinde bizzat belirlediği süreleri ise haklı bir gerekçenin varlığı durumunda artırabilir veya daraltabilir. 6100 sayılı Kanun'un 90. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda mahkeme, süre değişikliğine yönelik kararını oluşturmadan önce gerekli gördüğü takdirde uyuşmazlığın taraflarını dinleyebilir.

Gün Hesabına Dayalı Sürelerin Başlangıcı ve Sona Ermesi

Zaman aralığının gün olarak belirlendiği durumlarda sürenin nasıl hesaplanacağı 6100 sayılı Kanun'un 92. maddesinin birinci fıkrasında emredici kuralla belirlenmiştir. Buna göre gün olarak tayin edilen sürelerde bildirim, tebliğ veya tefhim işleminin gerçekleştiği ilk gün hesaba katılmaz. Başlayan süre, son günün resmî çalışma veya tatil saatinin bitimiyle sona erer.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 92Kaynağı aç
MADDE 92- (1) Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. (2) Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter. Tatil günlerinin etkisi

Tebliğ ve tefhim gününün hesap dışı bırakılması, yargılama aşamasında taraflara tanınan kesin sürelerin takibinde temel güvencedir. Duruşma sırasında kamulaştırma bedelinin depo edilmesi amacıyla gün birimi üzerinden süre verilmişse, ara kararın açıklandığı duruşma günü hesaba dâhil edilmez. Belirlenen son günün mesai bitimine kadar beklenmeden, tanınan sürenin tükendiği kabul edilerek uyuşmazlığın reddine karar verilemez.

Gün birimiyle tayin edilen yasal başvuru sürelerinde de tebliğ günü dışarıda tutulur. Nitekim gün esasına bağlı temyiz veya kanun yolu başvurularında tebliğin yapıldığı tarih dikkate alınmaksızın hesaplama yapılır ve son günün çalışma saati geçtikten sonra sunulan başvurular süre aşımı nedeniyle geçerlilik taşımaz.

Özel usul hükümlerine bağlanan askı ve ilan süreçlerinde de gün hesabı benzer biçimde işler. Kadastro askı ilanında asılış tarihinin sürenin başlangıcı sayıldığı hâllerde, otuz günlük kanuni dava açma süresi bu tarihten itibaren hesaplanır ve sürenin bittiği günden sonra yapılan işlemler kanuni korumadan yararlanamaz.

Hafta, Ay ve Yıl Birimli Sürelerin Hesaplanması

Sürenin hafta, ay ya da yıl olarak belirlendiği uyuşmazlıklarda bitim anı, 6100 sayılı Kanun'un 92. maddesinin ikinci fıkrasına göre tayin edilir. Bu hâllerde süre, başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün çalışma saati sonunda tamamlanır. Şayet sürenin bittiği ayda, başladığı tarihe sayısal olarak denk gelen bir gün mevcut değilse, süre ilgili ayın son gününün tatil saatinde biter.

6100 sayılı Kanun'un 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin nihai kararları ile hakem kararlarının iptali talepleri üzerine verilen kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir. Tebliğ işlemi örneğin salı günü yapılmışsa, iki haftalık temyiz süresi son haftanın salı gününün bitimiyle tamamlanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]

Usul hukukunda davanın takipsiz bırakılması durumunda öngörülen hak düşürücü süreler de bu madde çerçevesinde denetlenir. 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinin beşinci fıkrası gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve kendiliğinden işlem tesis edilir. Bu üç aylık yenileme imkânı, 6100 sayılı Kanun'un 92. maddesi gereğince işlemden kaldırma tarihine son ayda karşılık gelen günün mesai bitimine dek sürer ve bu an gerçekleşmeden dava açılmamış sayılamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
MADDE 150- (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. Duruşma düzeni

Maddi hukuktaki hak düşürücü sürelerin bitimi de usulün genel süre hesabı esaslarıyla uyum gösterir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39. maddesinin birinci fıkrası uyarınca irade bozukluğuna dayanan aldatma gerekçesiyle sözleşmenin iptali için öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre tanınmıştır. Bu bir yıllık hak düşürücü sürenin hesabı, öğrenme anına son yılda denk gelen günün sonunda tamamlanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 39Kaynağı aç
MADDE 39- Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. H. Temsil I. Yetkili temsil 1. Genel olarak a. Temsilin hükmü

Resmî Tatillerin Etkisi ve Elektronik Ortamdaki İşlemler

Sürelerin içine rastlayan hafta sonları ve tatil günleri bakımından 6100 sayılı Kanun'un 93. maddesinin birinci fıkrası geçerlidir. Resmî tatil günleri kural olarak süre hesabına dâhildir; fakat sürenin son gününün tatil gününe denk gelmesi durumunda süre, bu tatili izleyen ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar uzar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 93Kaynağı aç
MADDE 93- (1) Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Kesin süre

İşlemin gerçekleştirildiği ortam, sürenin tamamlandığı an üzerinde belirleyicidir. 6100 sayılı Kanun'un 445. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Adli yazı işleri hizmetlerine ilişkin yönetmelik hükümleri uyarınca kanun yolu başvuruları fiziki ortamda mesai saatleri dâhilinde tamamlanabilirken, elektronik ortam üzerinden gerçekleştirilen işlemler saat 00.00'a kadar icra edilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 445Kaynağı aç
MADDE 445- (1) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemidir. Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hâllerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır. (2) Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları incelenebilir. Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz. (3) Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir. (4) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. (5) Mahkemelerde görülmekte olan dava, çekişmesiz yargı, geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Disiplin para cezası

Elektronik başvurularda sürenin son anı olan saat 00.00 aşıldığı takdirde işlem süre aşımına uğrar. Kanuni sürenin dolmasını izleyen gün elektronik sistem üzerinden gönderilen kanun yolu dilekçeleri geçersiz sayılır. 6100 sayılı Kanun'un 346. maddesinin birinci fıkrası uyarınca süresi geçirilen istinaf başvurularının mahkemece reddedilmesi emredilmiş olup bu kural aynı Kanun'un 366. maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla temyiz incelemesinde de uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 346Kaynağı aç
MADDE 346- (1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.[47] İstinaf dilekçesine cevap
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi
Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre ne zaman dolar?

Resmî tatiller süreye dâhil sayılır; ancak son gün bir tatile denk geldiğinde süre tatili izleyen ilk resmî iş gününün çalışma saati sonunda biter.

Elektronik ortamda yapılan adli başvurularda süre günün hangi saatinde biter?

Elektronik sistem üzerinden yapılan işlemlerde kanuni süre gün sonunda, yani saat 00.00'da tamamlanır.

Hafta olarak belirlenen kanun yolu süresinin son günü nasıl tespit edilir?

Haftalık sürelerde başlangıç gününe son haftada denk gelen günün mesai saati veya elektronik ortamda gün sonu sürenin bittiği andır.

Kanuni süresinden sonra verilen istinaf ve temyiz dilekçeleri hakkında nasıl işlem yapılır?

Yasal süresi geçirildikten sonra sunulan istinaf dilekçeleri mahkemece reddedilir ve bu usul kuralı temyiz incelemesinde de kıyasen tatbik edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu