İptal Davasında Duruşma Talebi ve 2577 Sayılı Kanun Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
İptal Davasında Duruşma Talebi ve 2577 Sayılı Kanun Esasları

İdari Yargıda Yazılılık İlkesi ve Duruşma Açılma Zorunluluğu

İdari yargılama hukukunda davanın dilekçeler ve dosya üzerinden karara bağlanmasını esas alan yazılılık ilkesi geçerlidir. Bununla birlikte 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca taraflara belirli şartlar dahilinde duruşma talep etme hakkı tanınmıştır. Danıştay ile idare mahkemelerinde açılan iptal davalarında, taraflardan birinin usulüne uygun duruşma talebinde bulunması halinde mahkemenin duruşma yapması zorunludur; mahkemenin bu konuda duruşma yapmama yönünde takdir yetkisi bulunmamaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/7 md.) Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.[13] 2. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır.[14] 3. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir. 4. (Değişik: 5/4/1990-3622/7 md.) 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. 5. Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir. Duruşmalara ilişkin esaslar:

İdari yargıdaki tam yargı ve vergi davalarında kanunda belirtilen parasal sınırların aşılması durumunda talep üzerine duruşma yapılması zorunlu kılınmışken, bu sınırların altında kalan davalarda duruşma yapılması mahkemenin takdirine bırakılmıştır. İptal davalarında ise duruşma açılması herhangi bir parasal sınıra tabi tutulmamıştır; davanın konusu ne olursa olsun taraflardan birinin talebiyle duruşma açılır. Ayrıca 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tarafların talebine ve kanundaki kayıtlara bağlı olmaksızın mahkeme veya hâkim, uyuşmazlığın niteliği gereği kendiliğinden de duruşma yapılmasına karar verebilir.

Duruşma Talebinin Usulü, Zamanı ve Mahkemenin Yetki İncelemesi

2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin üçüncü fıkrasına göre duruşma talebinin dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda taraflar duruşma istemlerini dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde, cevaba cevap dilekçesinde veya ikinci cevap dilekçesinde ileri sürebilirler. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan veya dosya karar aşamasına geldikten sonra sunulan duruşma talepleri mahkemece kabul edilmemektedir.

İptal davasında duruşmanın icra edilebilmesi için uyuşmazlığın görevli ve yetkili mahkeme önünde bulunması şarttır. Mahkeme duruşma açmadan önce yetki ve görev kurallarını resen inceler. Mahkemenin kendisini yetkisiz görmesi durumunda dosya duruşma açılmaksızın yetkili mahkemeye gönderilir; duruşma aşaması ancak yetki meselesi kesinleştikten sonra yürütülür.

Tebligat Süresi ve Duruşmaya Katılım Esasları

Duruşma günü belirlendikten sonra duruşma davetiyesindeki otuz günlük tebligat süresine uyulması zorunludur. Tebligatın usulsüz yapılması veya tebliğde gecikme yaşanması halinde duruşmanın ertelenmesi gerekmektedir. Kanunun öngördüğü otuz günlük süreye riayet edilmeksizin duruşmanın icra edilmesi usul hukuku bakımından bozma sebebi teşkil eder.

Taraflar duruşmaya bizzat katılabileceği gibi kendilerini vekilleri aracılığıyla da temsil ettirebilirler. Duruşma günü taraflardan yalnızca birinin gelmesi durumunda hazır bulunan taraf dinlenir. Tarafların her ikisinin de duruşmaya katılmaması halinde ise dosya işlemden kaldırılmaz; duruşma yapılmış sayılarak mevcut dosya kapsamı üzerinden nihai karar verilir.

Duruşmanın İcrası, Delil Sınırı ve Tutanak Düzeni

Duruşmanın düzeni ve süresi mahkeme başkanı tarafından yönetilir. Mahkeme başkanı, taraflara iddia ve savunmalarını özetlemeleri adına eşit süre tanır. Usul kuralları uyarınca aynı dava dosyası için kural olarak yalnızca bir defa duruşma icra edilir.

İdari yargı duruşmalarında taraflar yeni delil sunamazlar; yargılama yalnızca dava dosyasında mevcut bulunan deliller üzerinden hukuki nitelendirme yapılarak yürütülür. Ayrıca duruşmada sözlü olarak ileri sürülen her ifade tutanağa kelimesi kelimesine geçirilmez. Duruşma tutanağında kural olarak duruşmanın icra edildiği ve tarafların dilekçelerindeki iddia ve savunmalarını tekrar ettikleri belirtilir; bu nedenle esaslı açıklamaların önceden sunulan dilekçelerde yer alması belirleyicidir.

İdari yargıda yürütmenin durdurulması istemleri kural olarak duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karara bağlanır. Davanın esasına ilişkin duruşma ise nihai karar öncesindeki son aşama olarak yürütmenin durdurulması kararından sonraki bir tarihte icra edilir.

Kararın Verilmesi, Hükmün Sonuçları ve Duruşma Yapılmamasının Yaptırımı

Duruşma tamamlandıktan sonra nihai kararın en geç on beş gün içinde verilmesi öngörülmektedir; ancak bu süre hak düşürücü olmayıp düzenleyici niteliktedir. İdari yargılama usulünde kararın duruşma salonunda tarafların yüzüne okunması yani tefhim usulü bulunmamaktadır. Karar yazıldıktan sonra taraflara tebliğ edilir ve duruşmanın yapılmış olması kanun yolu başvuru sürelerini durdurmaz veya değiştirmez.

Duruşmalı yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi durumunda, idari işlem tesis edildiği andan itibaren geriye dönük olarak ortadan kalkar. İdare, bu yargılama sonucunda verilen iptal kararını otuz gün içinde uygulamakla yükümlüdür.

Taraflarca kanuni süresi içinde usulüne uygun şekilde duruşma talep edilmesine karşın mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Bu durum usul hukuku kuralları ve yüksek yargı içtihatları uyarınca mutlak bir bozma sebebi oluşturur.

İstinaf ve Temyiz Kanun Yollarında Duruşma

İlk derece mahkemesinde duruşma yapılmış olması, üst kanun yolu mercilerinde de duruşma yapılmasını zorunlu kılmaz. 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası ile 45. ve 46. maddeleri çerçevesinde, istinaf ve temyiz kanun yolu incelemelerinde duruşma yapılması tarafların talebine ve Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay'ın bu yönde karar vermesine bağlıdır; dolayısıyla üst mahkemelerde duruşma açılması mahkemenin takdir yetkisi kapsamındadır.

İptal davasında duruşma talebi mahkemece reddedilebilir mi?

İptal davalarında taraflardan birinin usulüne uygun duruşma talebinde bulunması halinde mahkemenin duruşma açması zorunludur; mahkemenin bu talebi reddetme yönünde takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Duruşma talebi hangi aşamaya kadar ileri sürülebilir?

Duruşma talebi dava dilekçesi ile cevap ve savunma dilekçelerinde ileri sürülebilir; dilekçeler aşaması geçildikten veya karar aşamasına gelindikten sonra yapılan talepler kabul edilmez.

İptal davası duruşmasında yeni delil sunulabilir mi?

İdari yargı duruşmalarında taraflar yeni delil sunamaz; inceleme yalnızca dava dosyasında mevcut bulunan deliller üzerinden hukuki nitelendirme yapılarak tamamlanır.

Taraflar duruşmaya katılmazsa dava dosyası işlemden kaldırılır mı?

Tarafların ikisi de duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılmaz veya dava düşmez; mahkeme duruşmanın icra edildiğini kabul ederek dosyadaki mevcut kayıtlar üzerinden karar verir.

Usulüne uygun duruşma talebine rağmen duruşma yapılmazsa ne olur?

Usulüne uygun talep bulunmasına rağmen duruşma açılmadan karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup yüksek yargı içtihatlarına göre mutlak bozma sebebidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu