İnşaat Sözleşmesinde Cezai Şart Talep Edilebilir mi?

by Avukat Erdal Ersoy
İnşaat Sözleşmesinde Cezai Şart Talep Edilebilir mi?

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde taraflar, edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi yahut kararlaştırılan zaman ve yerde yerine getirilmemesi durumları için ceza koşulu belirleyebilirler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde taraflar cezanın miktarını serbestçe kararlaştırma imkânına sahiptir. Sözleşmede geçerli bir düzenleme bulunması ve kanunda aranan şartların gerçekleşmesi halinde cezai şartın alacaklı tarafından talep edilmesi mümkündür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 179Kaynağı aç
MADDE 179- Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır. 2. Ceza ile zarar arasındaki ilişki
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 182Kaynağı aç
MADDE 182- Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. BEŞİNCİ BÖLÜM Borç İlişkilerinde Taraf Değişiklikleri BİRİNCİ AYIRIM Alacağın Devri A. Koşulları I. İradi devir 1. Genel olarak

Cezai Şartın Türleri ve Talep Koşulları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 179/1 uyarınca, borcun hiç ya da layıkıyla ifa edilmemesi hali için bir ceza öngörülmüşse ve taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, alacaklı asıl edim veya ceza koşulundan birini seçerek talepte bulunabilir. Bu seçimlik hak uyarınca her iki talebin birlikte ileri sürülmesi engellenmektedir. Buna ilave olarak Kanun m. 179/3 gereğince borçlunun, belirlenen cezayı ödemek suretiyle sözleşmeden dönme veya fesihte bulunma hakkına sahip olduğunu kanıtlama yetkisi saklı tutulmuştur.

Ceza koşulunun edimin belirlenen yer veya zamanda yerine getirilmemesi ihtimaline bağlandığı gecikme hallerinde ise kural farklılaşmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 179/2 uyarınca alacaklı, bu haktan açıkça vazgeçmedikçe yahut teslim edilen edimi herhangi bir ihtirazi kayıt öne sürmeksizin kabul etmiş olmadıkça, asıl borcun ifasıyla birlikte ceza koşulunun da ödenmesini isteyebilir.

Zarar Durumu ve Aşan Zararın İspatı

Ceza koşulunun istenebilmesi için alacaklının zarara uğramış olması zorunlu bir koşul olarak aranmaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 180/1 uyarınca, alacaklının hiçbir zarara uğramadığı hallerde dahi kararlaştırılan ceza tutarının ifa edilmesi gerekir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 180Kaynağı aç
MADDE 180- Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez. 3. Kısmi ifanın yanması

Sözleşmeye aykırılık neticesinde alacaklının maruz kaldığı zarar tutarı, kararlaştırılan ceza miktarından daha fazla olabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 180/2 hükmü uyarınca, zararın ceza tutarını aşması durumunda alacaklı, borçlunun bu aksaklıkta kusurlu olduğunu kanıtlayamadığı sürece aradaki farkı borçludan isteyemez.

Asıl Borcun Geçerliliği ve Miktar Belirleme Serbestisi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 182/1 uyarınca taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Belirli şartlar altında ceza koşulunun yabancı para üzerinden hesaplanması kararlaştırılabilir; ancak yabancı para ile sözleşme yapılmasına ilişkin yürürlükteki kambiyo mevzuatı ve sözleşmenin tarafları ayrıca dikkate alınmalıdır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 182/2 uyarınca, asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası istenemez. Buna karşılık ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.

Temerrüt Hali ve Tarafların Kusur Dağılımı

İnşaat sözleşmelerinde bağımsız bölümlerin teslim zamanı kesin bir gün olarak belirtilmişse, yüklenici ayrıca bir bildirime gerek kalmaksızın temerrüde düşebilir. Ancak teslim tarihi açıkça tayin edilmemişse ya da ifa zamanı gelecekteki başka bir hadisenin vuku bulmasına bağlanmışsa, temerrüt oluşumu için yükleniciye ihtar gönderilmesi gerekebilir.

Arsa sahibinin kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyerek arsayı zamanında boş teslim etmemesi, gerekli vekâletnameyi vermemesi, devredilmesi gereken payları devretmemesi veya ruhsat işlemleri için imza atmaktan kaçınması sebebiyle gecikme doğmuşsa, gecikmenin tamamının yükleniciye yüklenmesi mümkün olmayabilir. Buna karşılık yüklenicinin kendi ihmali nedeniyle ruhsatı geç alması durumu kendisini cezai şart sorumluluğundan kurtarmayabilir; tamamen yüklenicinin kontrolü dışında gelişen bir durum söz konusuysa farklı bir değerlendirme yapılabilir.

Cezai Şartın İndirilmesi ve Tacir Borçlunun Konumu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 182/3 gereğince hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirmekle yükümlüdür. Ancak borçlunun tacir sıfatına sahip olduğu hallerde özel bir kanun hükmü uygulanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 22 uyarınca, tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı hallerde aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 22Kaynağı aç
MADDE 22- (1) Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez. 5. Ticari satış ve mal değişimi
Cezai şartın istenebilmesi için alacaklının zarara uğraması şart mıdır?

Hayır, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 180/1 gereğince alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan ceza koşulunun ifasını talep edebilir.

Gecikmiş teslim çekince belirtilmeden kabul edilirse gecikme cezası istenebilir mi?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 179/2 uyarınca ifaya ekli cezalarda alacaklı açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmişse cezanın ifasını talep etme hakkını kaybeder.

Tacir olan yüklenici mahkemeden ceza miktarının indirilmesini talep edebilir mi?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 22 uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanunu m. 182/3 kapsamında cezanın aşırı olduğu gerekçesiyle indirim talebinde bulunamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu