7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HMK m.107, 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce açılan davalarda eski m.107 uygulanmaya devam eder; aşağıdaki belirsiz alacak açıklamaları bu eski dosyalarla sınırlıdır. Yeni davalarda kaldırılmış m.107’ye dayanılarak belirsiz alacak davası açılamaz. HMK m.109/4 kapsamında kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus, tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırılabilir; bu durumda artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır. Ayrı ek dava ve yalnızca fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması bu artırım sonucu ile aynı değildir.
7589 sayılı Kanun, Madde 19Kaynağı aç
Meydana gelen bir trafik kazası sonucunda ticari nitelikteki aracın işletilememesi durumunda, işletilemeyen süreye ilişkin kazanç kaybı tazminatı istenebilir. Bu tazminat kalemi; taksi, dolmuş, servis, kamyon, çekici veya otobüs gibi ticari araçların faaliyet gösterememesinden ötürü hak sahibinin yoksun kaldığı net geliri ifade eder.
Kazanç Kaybı ile Araç Mahrumiyet Bedeli Arasındaki Ayrım
Gelir sağlayan ticari araçların faaliyet dışı kalmasından doğan gelir eksikliği kazanç kaybı talebine konu olurken, araç mahrumiyet bedelinde taşıt sahibinin ticari kazanç elde etmesi aranmaksızın aracın fiilen kullanılamamasından doğan kullanım kaybı tazmin edilir.
Kazanç Kaybı Tazminatının Belirlenmesinde Esas Alınan Hususlar
Kazanç kaybı zarar hesabı yapılırken yalnızca aracın serviste fiilen kaldığı süre esas alınmaz. Bu incelemede öncelikle kazanın niteliğine göre makul onarım süresi değerlendirilir. Ayrıca tazminat miktarının tespitinde aracın kazadan önceki gelirleri, benzer araçların gelir durumu ve aracın çalışmadığı dönemde tasarruf edilen giderler dikkate alınır.
Kazanç Kaybı Davalarında Değerlendirilen Deliller
Ticari araçlara ilişkin kazanç kaybı davalarında; aracın kullanım amacı, ticari faaliyeti, kaza ve hasar kayıtları, servis ve onarım kayıtları ile makul onarım süresi delil olarak önem taşır. Bunların yanı sıra faturalar, ticari kayıtlar, tarafların kusur oranları ve aracın çalışmadığı dönemde tasarruf edilen giderler de değerlendirilen veriler arasındadır.
Dava Usulü ve Kanuni Düzenlemeler
31 Temmuz 2026’dan önce açılan ve eski HMK m.107’nin uygulanmasına devam edilen davalar bakımından: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107/1 hükmü uyarınca, davanın açıldığı tarihte alacak tutarının yahut değerinin kesin biçimde belirlenmesinin beklenemeyeceği ya da imkânsız olduğu durumlarda alacaklı, hukuki ilişkiyi ve taban bir tutarı belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 107Kaynağı aç
Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109/1 uyarınca alacağın sadece bir kısmı dava yoluyla ileri sürülebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması kalan kısımdan feragat edildiği anlamına gelmez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Kazanç kaybı hesabında serviste kalınan süre nasıl değerlendirilir?
Zarar hesabı yapılırken yalnızca aracın serviste fiilen kaldığı süre esas alınmaz; kazanın niteliğine göre makul onarım süresi değerlendirilir.
Çalışılmayan dönemde tasarruf edilen giderler tazminatı etkiler mi?
Aracın çalışmadığı dönemde tasarruf edilen giderler, araç sahibinin mahrum kaldığı net gelir belirlenirken hesaba katılır.
Kısmi dava açılması kalan alacaktan feragat sayılır mı?
Dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe, bölünebilir alacaklarda kısmi dava açılması geri kalan kısımdan feragat edildiği anlamına gelmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

