Belediye sınırları içindeki yapıların imar planına ve inşaat ruhsatına uygunluğu belediye denetimine tabidir. Mevzuata aykırılık görülürse inşaat durdurulabilir ve yapı mühürlenebilir; bu tespite ilişkin belge yapı tatil zaptı veya yapı tatil tutanağıdır. Yıkım kararı 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca alınan idari bir işlemdir ve mülkiyet hakkını sınırlar. Karara karşı idareye başvurmak, dava açmadan önce zorunlu değildir. Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Dava açılması, dava edilen işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Denetim, mühür ve ruhsata uygun hale getirme
Denetimin konusu, yapının imar planına uygun olup olmadığı ve inşaat ruhsatına aykırılık bulunup bulunmadığıdır. Aykırılık saptandığında inşaatın durdurulması ve yapının mühürlenmesi gerekir. Yapı sahibi yapıyı ruhsata uygun hale getirebilir. İdare yetkilileri yapıyı kontrol eder; yapı ruhsata uygun bulunursa mührün belediye veya valilikçe kaldırılması ve inşaatın tamamlanması mümkün olur. Bu sonuç her olayda kendiliğinden doğan zorunlu bir sonuç değildir.
Ruhsatsız yapım, yapının projeyle uyumlu olmaması, projede öngörülenden fazla kat çıkarılması ve yangın merdiveni olarak gösterilen bölüme asansör boşluğu yapılması, yıkım kararına konu olabilecek durumlar arasında sayılır. Bu örnekler her olayda yıkım sonucunun doğduğunu gösteren bir kural değildir.
Ruhsat iptali ve yıkımın aşamaları
Anlatılan yıkım sürecinde önce yapı tatil zaptı düzenlenir ve ayrıntılı tespit tutanağı hazırlanır. İnşaat tutanakla durdurulur, yapı mühürlenir. Tutanağın bir nüshası muhtara teslim edilir, bir nüshası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Tutanağın ilgili kişiye imzalatılması zorunlu değildir.
Ruhsata bağlanması mümkün görülmeyen yapılarda süre verilmeksizin encümen yıkım kararı alır. Ruhsata bağlanabilen yapılarda ise ruhsat alınması veya ruhsata aykırılığın giderilmesi için bir aylık süre verilir. Bu sürede ruhsat alınmaz veya aykırılıklar giderilmezse ruhsat iptali ve encümen yıkım kararı çıkarılabilir. Yapının bir ay içinde ruhsata uygun hale getirilmemesi de ruhsat iptaline yol açan durum olarak anlatılır. Süresiz yıkım kararı, bir aylık süre verilen hallerin yerine konulamaz.
Ruhsatı iptal edilen binanın yıktırılması belediye veya valilikçe gerçekleştirilir. Yıkım kararının tebliği yapılır ve kesinleşen yıkım kararının uygulanacağı belirtilir. Mührün kaldırılması gibi yıktırma işlemi de yalnızca belediyeye özgülenemez; valilik de bu işlemler bakımından anılır.
İşlemin hukuka uygunluğunda bakılacak noktalar
Durdurma veya yıkım işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken yetki ve şekil unsurları önem taşır. Yetkisiz kamu idaresinin veya kamu idaresinin yetkisiz organının işlem yapması, yapı durdurma tutanağının yetkili personelce düzenlenmemesi ve tutanak ya da tespit olmaksızın yıkım kararı çıkarılması hukuka aykırılık sebebi olarak belirtilir. İnşaatın durdurulma sebeplerinin tutanakta açıkça yazılmaması da aynı kapsamda sayılır.
Kısmen aykırı bir yapının tamamının durdurulması veya mühürlenmesi, ruhsat alınması için yeterli süre verilmemesi, encümen kararının bulunmaması ve karar dayanağının olmaması da hukuka aykırılık nedeni olarak gösterilir. Ruhsata bağlanması mümkün görülmeyen yapı için öngörülen süresiz karar ile ruhsata bağlanabilen yapıya verilen bir aylık süre birbirinden ayrıdır.
İdareye başvuru ve dava açma süresi
Belediye encümen kararları idari işlem kabul edilir. İlgililer, idari dava açmadan önce ve idari dava açma süresi içinde işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan isteyebilir. Üst makam yoksa bu istem işlemi yapmış olan makama yöneltilir. Başvuru zorunlu değildir; ancak süresi içinde yapılırsa işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Bu başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Başvuru, dava süresini baştan başlatmaz. Olumsuz cevap veya otuz günlük susma, kalan süreden bağımsız yeni ve tam bir altmış günlük süre doğurmaz.
Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu genel süre, özel kanunda ayrı süre gösterilmemesi şartına bağlıdır. Yıkım ya da yıkım kararının tebliğinden sonraki altmış gün içinde iptal davası açılabilir. Ayrı süre öngörülen hallerde özel kanundaki süre esas alınır.
Adresi belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu işlemler uygulanırsa ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Bu kurallar kendi şartlarıyla sınırlıdır.
Görevli mahkeme ve davanın konusu
Yıkım kararının iptali istemi idare mahkemesinde açılır. Belediye veya valilik işleminin icrasına ilişkin inşaat durdurma ve yıkım uyuşmazlığında görevli mahkeme idare mahkemesidir. İdare tarafının her olayda yalnızca belediye olduğu sonucu çıkarılamaz; mühür kaldırma ve yıktırma belediye veya valilikçe de gerçekleştirilebilir.
İptal davasının konusu yıkım kararına itiraz olabileceği gibi yapı tatil tutanağı zaptının iptali de olabilir. İdare mahkemesi, idarenin kararının hukuka uygun olup olmadığını inceler. Karar hukuka uygun bulunmazsa iptali, hukuka uygun bulunursa iptal davasının reddi söz konusu olur.
Yürütmenin durdurulması
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesine göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. İptal davası açılması da tek başına yıkımı durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istenmelidir. Mahkeme, başvuru sahiplerini haklı bulursa dava sonuçlanana kadar yıkım işleminin durdurulması yönünde karar verebilir; bu imkan her olayda karar verileceği anlamına gelmez.
Danıştay veya idari mahkemeler, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Karar kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra ve gerekçe gösterilerek verilir. Kararda işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkansız zararların neler olduğu belirtilmelidir. Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir.
Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, davalı idarenin savunması alınmaksızın reddedilebilir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddedeki süreler kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin anlaşmazlığı, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim çözer. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kimselerden teminat alınmaz.
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır.
Yıkım davasından önce idareye başvurmak zorunlu mudur?
Hayır. İşlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem yapılması, dava açma süresi içinde istenebilir; bu yol dava şartı değildir. Süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.
İdare otuz gün susarsa ne olur?
İstek reddedilmiş sayılır. Bundan sonra dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba katılır. Susma, süreyi baştan başlatmaz.
İdare mahkemesinde genel dava açma süresi nedir?
Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde süre altmış gündür. Ayrı süre gösterilen hallerde özel kanundaki süre esas alınır.
Dava açmak yıkımı kendiliğinden durdurur mu?
Durdurmaz. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istenmelidir.
Yürütmenin durdurulması hangi şartlarda verilebilir?
Telafisi güç veya imkansız zarar ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar bulunsa da mahkeme karar verebilir; her başvuruda karar verilmesi zorunlu değildir. Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, savunma alınmaksızın da durdurma kararı verilebilir.
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi nedir?
Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz edilen merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir. Bu itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Aynı nedenle yeniden yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Yasak, aynı sebeplere dayanan ikinci istemle sınırlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

