İmar Planı İptalinde Süre, İtiraz ve Tazminat

by Avukat Erdal Ersoy
İmar Planı İptalinde Süre, İtiraz ve Tazminat

Belediye sınırları içindeki nazım ve uygulama imar planı belediye meclisinin onayıyla yürürlüğe girer. Belediye ve mücavir alanın dışındaki planda yürürlük, valiliğin planı uygun görerek onaylamasına bağlıdır. Kesinleşen imar planı veya parselasyon planına karşı dava, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine göre kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi, özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemesi için altmış gün, vergi mahkemesi için otuz gün öngörür. Beş yıllık hüküm ile bu genel süreler, kendi şartları silinerek tek süreye indirgenemez. Alt kademe plan, üst kademe plan kesinleştikten sonra en geç bir yıl içinde üst plana uydurulur. Bu yapılmazsa üst planı onaylayan kurum veya kuruluş alt planı en geç altı ay içinde uyarlayıp resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat, yürürlükteki uygulama imar planına göre verilir. Haklarını ihlal eden bir idari işlem nedeniyle ilgililer doğrudan tam yargı davası açabilir veya iptal davasıyla tam yargı davasını birlikte açabilir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo – ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.[6] Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderilir.[7] İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarında bina yükseklikleri yençok: serbest olarak belirlenemez.[8] (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere mer’i imar planlarında yençok: serbest olarak belirlenmiş yükseklikler; emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri ve revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenir. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenir. Oluşacak maliyetlerin %100 fazlası ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. c) (Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md.) (Değişik:4/7/2019-7181/6 md.) Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez. ç) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik:14/2/2020-7221/6 md.) Bakanlıkça belirlenen tanım ve esaslara göre hazırlanıp onaylanan plan, plan değişikliği ve revizyonlarının, parselasyon planlarının, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin, imar mevzuatına konu edilen orto-görüntüler ile diğer coğrafi veri ve bilgilerin, ilgili idareler ile kurum ve kuruluşlarca; Cumhurbaşkanınca belirlenen usul, esas ve ilgili standartlara uygun şekilde ve sayısal olarak; üretilmesi, elektronik ortamda ilan edilmesi, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı ile entegrasyonunun sağlanması ve bedelsiz olarak Bakanlığa gönderilmesi, Bakanlıkça tesis edilecek elektronik ortam üzerinden paylaşılması, arşivlenmesi ve güncellenmesi zorunludur. Yapı ruhsatına ilişkin işlemlerde bu veriler esas alınır. d) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (Mülga ikinci cümle: 27/3/2015-6637/23 md.) (…) (Ek cümle: 18/6/2017-7033/29 md.) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında; organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınması ve bu kararlarda değişiklik yapılması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabidir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir. Bu bent uyarınca yapılacak işlemlerde bu maddenin (c) bendi hükümlerine uyulur. e) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından plana ilişkin görüşlerini alır. Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir. f) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirlenir. g) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Bakanlık; ilgili idareler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan mekansal planlamaya, harita ve parselasyona, etüt ve projelendirmeye, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlemeye, enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin iş ve işlemler ile yapı malzemelerini; denetlemeye, aykırılıklar hakkında işlem tesis etmeye, aykırılıkları gidererek mevzuata uygun hale getirmeye yönelik değişiklik yapmaya ve onaylamaya, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye, yıkım kararı almaya ve yıkımı gerçekleştirmeye, ilgililer hakkında idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir. Bu görevlerden, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye ve yıkım kararına ilişkin rapor düzenleme işi ile denetlemeye ilişkin görevler, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında, denetçi belgesini haiz personel tarafından gerçekleştirilir. İlgililer Bakanlık denetçileri tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi, istenilen süre içerisinde vermek zorundadırlar. Bakanlık denetçilerinin seçimi, eğitimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir. ğ) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5.000’in altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar bu alanlardaki uygulamalar 27 nci madde hükümlerine göre yürütülür. 27 nci maddede belirtilen projeler, ilçe belediyesince onaylanır ve muhtarlığa bildirilir. Kırsal alanlarda iş yeri açma ve çalışma izni; kadimden kalan veya yapıldığı tarihteki mevzuat kapsamında yola cephesi olmaksızın inşa edilen yapılar ile köy yerleşik alanlarda kalan yapılara kırsal yapı belgesine, yerleşik alan sınırı dışındaki diğer yapılara ise yapı kullanma izin belgesine göre verilir. Köylerde bulunan konutlarda, iş yeri açma ve çalışma izni alınarak ev pansiyonculuğu yapılabilir. Kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephe sağlanmadan yapı inşa edilemez, parsel oluşturulamaz. Yerleşme ve yapılaşma özellikleri, mimari doku ve karakteri, gelişme düzey ve potansiyeli açısından önem arz eden köylerde bu özellikleri korumak, geliştirmek ve yaşatmak amacıyla muhtarlık katılımı ile ilgili idarelerce köy tasarım rehberleri hazırlanabilir. Köy tasarım rehberleri ilgili idare meclisi kararı ile onaylanır ve uygulanır. h) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Köylerde ve kırsal özellik gösteren diğer yerleşmelerde yapıların etüt ve projeleri ilgili idarenin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından hazırlanabilir. Bakanlıkça; bu Kanun kapsamındaki yerleşmelere ilişkin enerji verimli, iklim duyarlı ve ekolojik özellikli plan ve projeler hazırlanabilir veya hazırlattırılabilir, bu nitelikli yapılar inşa edilebilir veya uzun vadeli kredilendirilmek suretiyle desteklenebilir. ı) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez. i) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İdarelerce onaylanmış; mevcut durumu gösteren halihazır haritalar, parselasyon planları ile teknik ve idari düzenlemeleri içeren bu Kanun kapsamındaki planların değişiklik ve revizyonlarında ilk müellifin görüşü veya izni aranmaz. j) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; (…)[9] eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez. İmar planlarında Bakanlığın yetkisi:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:

Planın yapılması ve yürürlüğe girmesi

Belediye sınırında kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planını, varsa bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uyularak ilgili belediye yapar veya yaptırır. Planın, değişikliklerinin ve revizyonlarının Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmesi ve aynı sistemden Plan İşlem Numarası alınması zorunludur. Yürürlük sonucu belediye meclisinin onayına bağlanmıştır. Onay, ilan ve itirazdan sonraki kesinleşme ile aynı an diye tanımlanmamıştır.

Belediye ve mücavir alan dışında planı valilik veya ilgili yapar ya da yaptırır. Valilik uygun görürse plan onaylanır ve yürürlüğe girer. Onaydan sonra plan, valiliğin belirlediği ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sitesinde aynı anda bir ay duyurulur. Bu bir ay içinde itiraz edilebilir. İtiraz valiliğe yapılır. Valilik, itirazlarla birlikte planı on beş gün içinde inceler ve kesin karar verir.

Onaylanmış planda yapılacak değişiklik de aynı ilan, itiraz ve karara bağlama yoluna tabidir. Belediye içindeki planda bu yol, belediye ilanı ile belediye meclisinin incelemesidir. Belediye ve mücavir alan dışında ise valilik ilanı ve valiliğin incelemesidir. Değişiklik, bu usul yeniden işletilmeden sonuç doğuran ayrı bir yol olarak düzenlenmemiştir.

İlan, itiraz ve duyuru

Belediyenin onayladığı plan, onay tarihinden başlayarak bir ay boyunca belediye başkanının tespit ettiği ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sitesinde aynı zamanda ilan edilir. İtiraz, bu bir aylık ilan içinde yapılır. İmar planı alenidir. Aleniyeti sağlama görevi ilgili idarelere aittir. İlanın hem belirlenen yerde hem internet sitesinde ve aynı anda yapılması, belediye içindeki ilan kuralının parçasıdır.

Belediye başkanlığı itirazları belediye meclisine gönderir. Meclis, gönderilen itirazları ve planları on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. İncelemenin konusu yalnız itiraz yazısı değildir. Meclise iletilen plan da bu incelemenin içindedir. Meclisin bu inceleme sonunda verdiği karar kesin karardır.

İmar planının ve plandaki değişikliğin nerede askıya çıktığı, askı süresiyle aynı zamanda ilgili muhtarlık panosunda duyurulur. Plan değişikliği ayrıca, değişikliğe konu alanda görülebilecek biçimde en az iki tabela ile otuz gün bildirilir. Otuz günlük tabela, plan değişikliğine ilişkin bu bilgilendirme içindir. Bir aylık ilan ise planın ilanına ve bu süre içindeki itiraza ilişkindir. Tabela duyurusu, bir aylık ilanın veya dava süresinin yerine geçecek şekilde düzenlenmemiştir.

Plan kademesi, kurum görüşü ve ruhsat

Arazi kullanımı ve yapılaşmada yalnız mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. Başka bir plan türü, bu cümlede uyulacak kararlar arasında sayılmaz.

Mekânsal strateji planında, çevre düzeni planında ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planında organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi veya teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin karar almak ve bu kararı değiştirmek, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne bağlıdır. Uygun görüş, hem kararın alınmasını hem aynı kararda değişiklik yapılmasını kapsar.

Kurum ve kuruluşlar, plana ilişkin görüşlerini en geç otuz gün içinde bildirmek zorundadır. Görüş için etüt veya analiz gibi uzun süreli çalışma gerekiyorsa, ilgili kamu kurumunun veya kuruluşunun talebi üzerine otuz günü geçmeyen ek süre verilebilir. Bu süre içinde görüş bildirilmezse plan hakkında olumsuz görüş bulunmadığı kabul edilir.

Alt kademe planın, üst kademe plan kesinleştikten sonra en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst plana uygun hâle getirilmesi zorunludur. Bu yapılmazsa üst planı onaylayan kurum ve kuruluş, alt planı en geç altı ay içinde uygun hâle getirir ve resen onaylar. Ruhsat işlemleri, bu süre boyunca yürürlükte bulunan uygulama imar planına göre yürütülür. Hüküm, ruhsatı bu süre bakımından yürürlükteki uygulama imar planına bağlar.

Yükseklik, tarım arazisi ve kentsel standart

Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları dışında imar planında bina yüksekliği yençok serbest olarak belirlenemez. Serbest bırakmama kuralının dışında kalanlar, bu cümlede sayılan alan ve yapı türleridir.

Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları dışında, yürürlükteki planda yençok serbest bırakılmış yükseklikler ayrı hükme tabidir. Emsal değerde değişiklik yapılmaz. Çevredeki mevcut teşekkül ve siluet dikkate alınır. Belirleme, imar planı değişikliği veya revizyonu yapılarak ilgili idare meclisinin kararıyla olur. İleri atıksu arıtma tesisi, bu ikinci istisna listesinde yer almaz.

Tarım arazileri, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Aynı izinler olmadan bu araziler, köyün veya mezranın yerleşik alanı ve civarı ya da yerleşik alan olarak tespit edilemez. İzin şartı, sayılan kullanma, planlama ve alan tespiti işlemlerinin her biri için aranır.

Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planıyla belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, ölçüleri verilerek ve aynı esaslara göre uygulama imar planında belirlenir. Dikkate alınacak noktalar yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi, yörenin koşulları ve parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleridir.

Dava açma süreleri

Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı dava, kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde açılabilir. Belediye içindeki planda yürürlük, belediye meclisinin onayına bağlıdır. Beş yıllık sürenin başlangıcı ise kesinleşme tarihidir. Onay tarihi ile kesinleşme tarihi aynı an olarak tanımlanmamıştır.

Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar. Altmış ve otuz günlük süreler, ayrı süre gösterilen hâllerin dışında kalır. Vergi mahkemesindeki otuz gün, idari uyuşmazlıktaki yazılı bildirim başlangıcına bağlanmış değildir.

Adresi belli olmayan kişiye, özel kanundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılırsa süre, özel kanunda aksi bir hüküm yoksa son ilan gününü izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Bu başlangıç, adresi belli olmayanlara yapılan ilan bildirimine özgüdür. Özel kanunda aksi hüküm bulunması hâli saklıdır.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu işlemler uygulandığında ilgililer, düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her ikisine birden dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayanan işlemin iptaline engel olmaz. Hüküm imar planını adıyla anmaz ve uygulanan işlemi ruhsat diye adlandırmaz.

Kesinleşen imar planı ve parselasyon planındaki beş yıl kesinleşme tarihinden başlar. Ayrı süre gösterilmeyen idari uyuşmazlıktaki altmış gün, yazılı bildirimi izleyen günden başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu başlangıçlar, şartları kaldırılarak aynı plan uyuşmazlığı için tek süre kuralı hâline getirilmemiştir. Hangi planın hangi süre hükmünün kapsamına girdiği, bu cümlelerde tek sonuca bağlanamaz.

Dava açılmadan idareye başvuru

İlgililer, idari dava açılmadan önce ve idari dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını isteyebilir. İstem üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama yöneltilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istem reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde süre yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılır. İvedi yargılama usulünde 11. madde uygulanmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Madde 20/A – (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.[18] 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır. Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:

İvedi yargılama usulünün kapsamı ve süreleri

İvedi yargılama usulü, kanunda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. Sayımda ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri, acele kamulaştırma işlemleri ve Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları vardır. Ayrıca 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri, 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları bu usule girer. İmar planı, sayılan işlemler arasında ayrı bir tür olarak yer almaz.

İvedi yargılama usulünde dava açma süresi otuz gündür. Aynı Kanunun 11. maddesi uygulanmaz. Otuz günlük süre ve 11. maddenin uygulanmaması, 20/A maddesinde sayılan uyuşmazlıklar içindir.

Bu usulde savunma süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gündür. Süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. Savunma süresi ve itiraz yasağı da yalnız ivedi yargılama usulü içindir.

İvedi yargılama usulünde verilen nihai kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır.

İvedi yargılama usulünün temyizinde Danıştay, maddi vakıalara ilişkin bilgiyi yeterli bulursa, başvuru yalnız hukuk noktalarına dayanıyorsa veya karardaki maddi yanlışlık giderilebiliyorsa işin esası hakkında karar verir. Bu hâller dışında gerekli araştırmayı kendisi tamamlayıp esas yönünden yeniden karar kurar. İlk inceleme üzerine verilen karara karşı temyizi haklı gördüğünde kararı bozar ve dosyayı geri gönderir. Bu inceleme sonunda kurulan karar kesindir.

Yetkili idare mahkemesi

Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, 2577 sayılı Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Özel kanunda yetkili mahkeme gösterilmişse bu genel yetki uygulanmaz. Aynı Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. Hüküm, plan türüne göre Danıştay ile idare mahkemesi arasında bir görev ayrımı kurmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:

Dava dilekçesinde aranan bilgiler

İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçede tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin adı, soyadı veya unvanı ile adresleri, gerçek kişiler bakımından Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası gösterilir. Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller ve davaya konu idari işlemin yazılı bildirim tarihi de belirtilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.) İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,[4] b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Dilekçelerin verileceği yerler:

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarına dair davalarda ve tam yargı davalarında uyuşmazlığın miktarı dilekçede gösterilir. Davaya konu karar ile belgeler asıl veya örnek olarak eklenir. Dilekçe ve ekindeki evrakın nüshaları, karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenir.

Tam yargı davasının açılması

Haklarını ihlal eden bir idari işlem nedeniyle ilgililer, Danıştaya ve idare ile vergi mahkemelerine doğrudan tam yargı davası açabilir. İptal davası ile tam yargı davasının birlikte açılması da mümkündür. Aynı hüküm, önce iptal davası açılıp bu davanın karara bağlanması üzerine anılan karara veya kanun yoluna başvurulması hâlinde verilecek karara ilişkin tebliği ve bir işlemin icrasından doğan zararlarda icra tarihini, dava süresi içinde açılacak tam yargı davasına bağlar. İcra tarihinin, iptal davasının karara bağlanmış olmasına bağlı bir seçenek mi yoksa ayrı bir başlangıç mı olduğu tek sonuç olarak kurulamaz. Bu hâlde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakkı saklıdır.

Kullanım kararının incelenmesi ve taleple bağlılık

Danıştay 6. Daire, 13/06/2023 tarihli ve E. 2023/1129, K. 2023/5944 sayılı kararında, taleple bağlılık ilkesi uyarınca idari yargı mercilerinin davacının istemiyle bağlı olduğunu ve istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceğini belirtmiştir. İptali istenen uygulama imar planında dava konusu taşınmaza getirilen kullanım kararları hakkında idare mahkemesince ayrı bir hukuki inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşıldığından temyize konu kararda isabet görülmemiştir. Daire, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararının aynı madde uyarınca bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar vermiştir. Karar, uygulama imar planının hukuka aykırı olduğunu söylememiş, planı iptal etmemiş ve tazminata hükmetmemiştir.

Danıştay 6. Daire, E. 2023/1129, K. 2023/5944Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1129 E.  ,  2023/5944 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1129 Karar No : 2023/5944 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av… KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-… VEKİLİ : Av… İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2022 tarih ve E:2020/3610, K:2022/10032 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı davacıya ait taşınmazın imar planında otopark olarak ayrılarak (1997 yılında dere güzergahı ve yaya yolu olmuştur) mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle 1986 tarihinde yapılan parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin düzenleyici işlemin (imar planının) iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 500,00 TL maddi ve 1.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:…. sayılı kararında; Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2017 tarih ve E:2016/8274, K:2017/2336 sayılı bozma kararına uyularak; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon neticesinde davacının hissesinden %5,66 (9m2) düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra 150,00 m2 olan konut alanında kalan taşınmazın tam hisse olarak tahsis edildiği, bu kapsamda onaylı ıslah imar planına göre yapılan ıslah imar uygulaması ile davacıya müstakil parsel tahsis edilmiş olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği, davacının maddi ve manevi tazminat istemine gelince, hukuka uygun bulunan parselasyon nedeniyle maddi ve manevi zararın varlığından söz etmeye olanak bulunmadığından tazminat istemlerinin reddi gerektiği, diğer taraftan; mevcut davanın konusunun uygulama imar planı kararları olmaması nedeni ile davacının taşınmazının iş bu imar planları ile dere güzergahı ve yaya yolunda kalması nedeni ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesi uyarınca her zaman ilgili idarelere başvuruda bulunup kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle tazminat isteyebileceğinin de tartışmasız olduğu sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 1986 tarihinde kabul edilen parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin uygulama imar planının iptalinin istenilmesine rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir hüküm kurulmadığı, mülkiyet hakkının 40 yıldır belirsiz süreli kısıtlanmasının mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ….'İN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 23/11/2022 tarih ve E:2020/3610, K:2022/10032 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: … İli, … İlçesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, 1986 onay tarihli ıslah imar planında konut alanında kalmakta iken 1987 tarihli revizyon uygulama imar planıyla otopark ve yol alanı olarak belirlendiği, 1997 tarihli revizyon uygulama imar planında da dere güzergahı ve yol alanı olarak ayrıldığı, davacının başvurusu üzerine 25/11/1991 tarihli imar durumu belgesi düzenlenerek 29/11/1991 tarihinde imza karşılığında kendisine teslim edildiği, aradan geçen süre zarfında davacı, taşınmazının otopark olarak ayrılarak (1997 yılında dere güzergahı ve yaya yolu olmuştur) mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle 19/10/2007 tarihli başvuru ile, 1986 tarihinde yapılan parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin işlemin (imar planının) iptali ile uğradığı, maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Dairemizin 05/04/2017 tarih ve E:2016/8274, K:2017/2336 sayılı bozma kararında, 30/05/2013 tarihli karar düzeltme dilekçesinde adli yardım talebinde bulunulduğu, Danıştay Altıncı Dairesinin 09/09/2013 tarihli kararı ile adli yardım talebinin kabul edildiği, adli yardım talebinin kabulü halinde keşif avansının Hazineden istenmesi gerektiği, İdare Mahkemesince, keşif avansının davacıdan istenmesi üzerine davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/08/2015 tarihli dilekçeyle davacının ödeme güçlüğü içinde olduğu, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığının belirtildiği, keşif avansı da yatırılmadığından mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilerek dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi suretiyle hüküm kurulduğu, davacının taşınmazının imar planında otopark olarak ayrılarak (1997 yılında dere güzergahı ve yaya yolu olmuştur) mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle 1986 tarihinde yapılan parselasyon işlemi ile tahsis edilen taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin düzenleyici işlemin (imar planının) iptali ile uğradığı, maddi ve manevi zararın tazmininin istenildiği, 30/11/2016 tarihli ara kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın dere güzergahında olduğu belirtildiğinden, taşınmazın dere güzergahında ya da dere koruma bandında kalıp kalmadığının, dere güzergahı ya da dere koruma bandında olması nedeniyle planlama sırasında kurum görüşü alınıp alınmadığının, alındı ise konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine veya kurumca yapılan analiz ve çalışma bulunup bulunmadığının sorulmasına ilişkin ara karar cevabında, taşınmazın 1/1000 uygulama imar planında dere yatağında ve yolda kaldığı, İZSU'dan kurum görüşü alındığı ve görüş doğrultusunda dere güzergahının her iki yanından beşer metre servis yolu bırakıldığının beyan edildiği ancak plan paftalarında dere güzergahındaki diğer taşınmazların üzerinde yapıların bulunduğu görüldüğünden, davacıya ait taşınmazın bulunduğu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, keşif ve bilirkişi ücreti avansının davacı tarafından yatırılmaması üzerine keşif ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilerek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda isabet görülmediği belirtilmiştir. Temyize konu Mahkeme kararında ise yukarıda anılan bozma kararımız doğrultusunda dava konusu taşınmazın otopark olarak belirlenmesine ilişkin düzenleyici işlemin (imar planının) iptali istemine yönelik bir inceleme yapılmadan karar verildiği sonucuna varılmıştır. Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu ve istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. Bu durumda; davacı tarafından iptali istenilen uygulama imar planında dava konusu taşınmaza getirilen kullanım kararları ile ilgili olarak İdare Mahkemesince ayrı bir hukuki inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararda isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,13/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Aynı kararda, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden karar düzeltme istemi yerinde görülmüş ve dairenin önceki kararı kaldırılarak esas incelemesine geçilmiştir. Gerekçede, anılan maddenin 6545 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldığı belirtilmekle birlikte düzeltme incelemesi bu dosyada Geçici 8. madde çerçevesinde yapılmıştır. Geçici kural, idari yargının kanun yollarına getirilen yeni düzenlemenin bölge idare mahkemeleri ülke çapında göreve başladıktan sonra verilen kararlarda uygulanacağını, daha eski tarihli kararlarda ise kararın verildiği dönemdeki kanun yolu kurallarının geçerli kalacağını gösterir. Bu dosyadaki inceleme, bölge idare mahkemeleri göreve başlamadan önce verilen kararlara özgü eski yolla sınırlıdır; güncel ve genel bir kanun yolu olarak bütün davalara taşınamaz.

Sık sorulan sorular

Kesinleşen imar planına karşı dava ne kadar sürede açılır?

Kesinleşen imar planı veya parselasyon planına karşı dava, kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde açılabilir. Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemesinde genel süre altmış, vergi mahkemesinde otuz gündür. Bu süreler tek kural hâline getirilemez.

Belediye içindeki imar planına itiraz süresi nedir?

Belediyece onaylanan plana, bir aylık ilan süresi içinde itiraz edilebilir. İlan, onay tarihinden itibaren belediye başkanının tespit ettiği ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sitesinde aynı anda yapılır. Belediye meclisi, kendisine gönderilen itirazları ve planları on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.

Belediye dışında itiraz hangi makama yapılır?

Belediye ve mücavir alan dışındaki plana itiraz valiliğe yapılır. Valilik, itirazları ve planları on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Plan, valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer ve bir ay süreyle aynı anda ilan edilir.

Plan değişikliğinde tabela ile duyuru gerekir mi?

Plan değişikliği, değişikliğe konu alanda görülebilir biçimde en az iki tabela ile otuz gün duyurulur. Planın ve değişikliğin nerede askıya çıktığı da askı süresiyle aynı zamanda ilgili muhtarlık panosunda duyurulur. Onaylanmış plandaki değişiklik, ayrıca aynı ilan, itiraz ve karara bağlama usullerine tabidir.

Üst plana uyum sürecinde ruhsat hangi plana göre verilir?

Alt planın üst plana uydurulmasına ilişkin süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükteki uygulama imar planına göre yapılır. Alt plan, üst planın kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde uygun hâle getirilir. Aksi hâlde üst planı onaylayanlar alt planı en geç altı ay içinde uygun hâle getirip resen onaylar.

İptal davasıyla birlikte tam yargı davası açılabilir mi?

Haklarını ihlal eden bir idari işlem nedeniyle ilgililer doğrudan tam yargı davası açabilir veya iptal davası ile tam yargı davasını birlikte açabilir. Aynı hüküm, önce iptal davası açılıp bu davanın karara bağlanması üzerine anılan karara veya kanun yoluna başvurulması hâlinde verilecek karara ilişkin tebliği de, bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlarda icra tarihini de dava süresi içinde açılacak tam yargı davasına bağlar. İcra tarihinin, iptal davasının karara bağlanmış olmasına bağlı bir seçenek mi yoksa ayrı bir başlangıç mı olduğu tek sonuç olarak kurulamaz. Bu hâlde 11. maddeye göre idareye başvurma hakkı saklıdır.

Dava açmadan yapılan başvuru süreyi durdurur mu?

İdari dava açma süresi içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış makama yapılan başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istem reddedilmiş sayılır. Ret veya ret sayılma hâlinde süre yeniden işler ve başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba katılır. İvedi yargılama usulünde 11. madde uygulanmaz.

Yetkili idare mahkemesi neresidir?

Yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak üzere yetkili mahkeme, idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir.

İvedi yargılama usulünde dava süresi kaç gündür?

İvedi yargılama usulünde dava açma süresi otuz gündür ve 11. madde uygulanmaz. Usul, ihaleden yasaklama hariç ihale işlemleri, acele kamulaştırma, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, 2634 sayılı Kanun kapsamındaki satış, tahsis ve kiralama, idari yaptırım hariç çevresel etki değerlendirmesi kararları ve 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları hakkında uygulanır. İmar planı bu sayımda ayrı bir işlem olarak yer almaz.

İvedi usulde yürütmenin durdurulması kararına itiraz edilir mi?

İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması talebine ilişkin karara itiraz edilemez. Savunma süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup bir kez ve en fazla on beş gün uzatılabilir. Bu kurallar, 20/A kapsamında sayılan uyuşmazlıklar içindir.

İmar planında yençok serbest yükseklik yazılabilir mi?

Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç, imar planlarında bina yükseklikleri yençok serbest olarak belirlenemez. Yürürlükteki planda serbest bırakılmış yüksekliklerin sonradan belirlenmesi ayrı hükme tabidir ve bu hükmün istisnasında ileri atıksu arıtma tesisi yoktur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu