İnfluencer Sözleşmesi ve Hukuki Sorumluluk Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
İnfluencer Sözleşmesi ve Hukuki Sorumluluk Esasları

İnfluencer Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Dayanakları

İnfluencer sözleşmesi; sosyal medya hesabı üzerinden takipçilerini etkileme gücüne sahip bir kişinin, bir marka, reklam veren veya aracı ajansın mal ya da hizmetini tanıtmayı üstlendiği ve karşılığında bir bedel veya menfaat sağladığı, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında atipik karma bir sözleşme niteliği taşır. Uyuşmazlıklarda tarafların iradesine ve edimin süre-edim veya sonuç-edim niteliğine göre baskın unsuru belirlenerek ilgili kanun hükümleri tatbik edilir.

Sözleşmenin tabi olacağı rejim belirlenirken Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan sözleşme tipleri dikkate alınır. 6098 sayılı Kanun m. 393 gereğince hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği ilişkidir. TBK m. 470 uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. TBK m. 502'ye göre ise vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği ilişkiyi düzenler ve kanunda düzenlenmemiş iş görme sözleşmelerine de niteliklerine uygun düştüğü ölçüde vekâlet hükümleri uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 393Kaynağı aç
MADDE 393- Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır. B. Kurulması
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 502Kaynağı aç
MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır. B. Kurulması

Sözleşmenin Şekli ve İspat Şartları

İnfluencer sözleşmeleri kanunen belirli bir geçerlilik şekline tabi tutulmamış olup rızai niteliktedir ve noter huzurunda düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar sözleşme koşullarını serbestçe kararlaştırabilir. Bununla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200 uyarınca, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları andaki miktar veya değerleri kanunda öngörülen parasal sınırı aştığı takdirde senetle ispat edilmesi zorunludur. Bu nedenle belirli parasal sınırın üzerindeki sözleşmeler bakımından yazılı şekil ispat mecburiyetidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 200Kaynağı aç
MADDE 200- (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Senede karşı tanıkla ispat yasağı

Sosyal Medyada Reklam ve Paylaşım İlkeleri

Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen ticari tanıtımlarda şeffaflık zorunludur. Paylaşımın reklam niteliğinde olduğu, takipçilerin kolayca ve ilk bakışta anlayabileceği biçimde ve kullanıcı henüz daha fazla oku gibi bir seçeneği tıklamadan açıkça belirtilmelidir. Tanıtımı yapan kişi, deneyimlemediği bir ürün veya hizmet hakkında tavsiyede bulunamaz ve tüketiciler nezdinde ilgili mal veya hizmeti onaylayacak ya da deneyimlediği algısı yaratacak paylaşımlar yapamaz. Takipçilerin yanılmasını önlemek adına paylaşımda efekt veya filtre kullanıldığı açıkça bildirilmelidir.

Reklam verenden maddi kazanç, indirimli ya da ücretsiz mal ve hizmet gibi faydalar sağlandığı müddetçe kişinin sadece bir tüketici olduğu izlenimi verilemez. Reklam veren tarafından hediye edilen bir mal veya hizmetin kişi tarafından satın alındığı yönünde izlenim oluşturulması da yasaktır.

Paylaşımlarda nesnel, ölçülebilir ve sayısal verilere dayanmayan, ispatı mümkün olmayan bilimsel araştırma ve test sonuçları iddia edilemez. Doktor, diş hekimi, veteriner hekim ve eczacılar ile sağlık kuruluşlarının sunduğu mal veya hizmetlere yönlendirmede bulunulamaz ve bu mal veya hizmetlerin tanıtımı yapılamaz. Sosyal medya üzerinden iletişim kurmak amacıyla sistematik olarak sahte veya var olmayan hesapların toplu biçimde oluşturulması ve kullanılması da hukuka aykırıdır.

Sosyal medya hikâyeleri gibi içeriğin yalnızca kısa süreliğine görülebildiği paylaşımlarda reklam verene ait tanıtıcı bilgiler ile reklam veya iş birliği etiketlerine yer verilmelidir. Buna karşın, marka ile iş birliği olmaksızın sadece satış ortaklığı çerçevesinde bağlantı veriliyorsa yanıltıcı izlenim doğmaması için iş birliği etiketine yer verilmemesi gerekir. Bu tür çevrim içi pazaryeri satış ortaklıklarında komisyonlu link veya satış ortaklığı ibarelerinin yer alması isabetli bir uygulamadır.

Fikri Hakların Devri ve Lisanslama Esasları

Paylaşılan görsel, video ve metinlerin mali hakları, sözleşmede aksine açık hüküm bulunmadıkça üreticiye aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 48 uyarınca eser sahibi, mali haklarını süre, yer ve muhteva itibarıyla sınırlı veya sınırsız devredebileceği gibi sadece kullanma salahiyeti olan ruhsatı da başkasına bırakabilir. Ancak kanunun aynı maddesi gereğince, henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere ilişkin mali hak devri ya da ruhsat verilmesi niteliğindeki tasarruf muameleleri batıldır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler. Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir. (Ruhsat). Yukardaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taallük etmekte ise batıldır. II – Devren iktisap:

5846 sayılı Kanun m. 49 uyarınca mali bir hakkı veya ruhsatı iktisap eden kişi, bu hakkı ya da ruhsatı başkasına ancak eser sahibinin veya mirasçılarının yazılı muvafakatiyle devredebilir. Sözleşmede açık lisans veya devir kaydı yer almadıkça marka içeriği farklı mecralarda kullanamaz. Hakların ihlali halinde 5846 sayılı Kanun m. 70 kapsamında manevi hakları zedelenen kişi manevi tazminat davası açabilir; mali hakları zedelenen kişi ise ihlal edenin kusuru bulunması kaydıyla haksız fiil hükümlerine göre tazminat talep edebilir. Ayrıca hem manevi hem de mali hak ihlallerinde tecavüze uğrayan taraf tazminatın yanı sıra elde edilen kârın kendisine verilmesini de isteyebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 49Kaynağı aç
Madde 49 – Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir. İşleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakatı şarttır. III – Sözleşmeler: 1. Vücuda getirilecek eserler:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Hizmet Sözleşmelerinde Rekabet Yasağının Sınırları

İlişkinin hizmet sözleşmesi niteliği taşıdığı hallerde rekabet yasağı borcu kararlaştırılırken kanunun belirlediği sınırlamalara uyulması zorunludur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 444 uyarınca rekabet yasağı taahhüdünün yazılı olarak yapılması şarttır. Bu kayıt, ancak hizmet ilişkisinin işçiye müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlaması ve bu bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına yol açabilecek nitelikte olması durumunda geçerlilik kazanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 444Kaynağı aç
MADDE 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. 2. Sınırlandırılması

6098 sayılı Kanun m. 445 uyarınca işçi aleyhine öngörülen rekabet yasağı; onun iktisadi geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye sokacak yer, zaman ve iş türü sınırlamaları içeremez ve süresi özel koşullar bulunmadıkça iki yılı aşamaz. Hâkim, koşulları serbestçe takdir ederek ve işverenin üstlendiği olası karşı edimi gözeterek aşırı nitelikteki rekabet yasağını süre veya kapsam yönünden sınırlandırabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 445Kaynağı aç
MADDE 445- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. 3. Aykırı davranışların sonuçları

Borcun İfa Edilmemesi, Temerrüt ve Sözleşmeden Dönme

Tarafların borçlarını zamanında ifa etmemesi durumunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117 hükümleri tatbik olunur. Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmiş veya saklı tutulan bir hakka dayanılarak usulüne uygun bir bildirimle saptanmışsa, bu günün geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşmüş sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 117Kaynağı aç
MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. II. Hükümleri 1. Genel olarak a. Gecikme tazminatı

Borçlu temerrüde düştüğünde, 6098 sayılı Kanun m. 125 uyarınca alacaklı verilen süre içinde ifa gerçekleşmezse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir hal mevcutsa her zaman borcun ifasını ve gecikme tazminatını isteyebilir. Alacaklı ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini derhal bildirerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini talep edebilir veya sözleşmeden dönebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 125Kaynağı aç
MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. d. Sürekli edimli sözleşmelerde

6098 sayılı Kanun m. 125 kapsamında sözleşmeden dönüldüğü takdirde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce yerine getirdikleri edimlerin iadesini talep edebilir. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu kanıtlayamadığı takdirde alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zararının giderilmesini de isteyebilir.

İdari Yaptırımlara Karşı Yargı Yolu ve Kanuni Süreler

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki idari yaptırımlara karşı kanuni yargı yolu özel bir süreye bağlanmıştır. Kanunun 78. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu doğrultusunda idare mahkemesinde dava açılabilir. Bu dava, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde açılmalıdır. İdare mahkemesinde iptal davası ikame edilmiş olması idari kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 78Kaynağı aç
MADDE 78- (1) (Değişik:24/3/2022-7392/16 md.) 77 nci maddenin on ikinci ve on üçüncü fıkralarında öngörülen idari yaptırım kararları Reklam Kurulu, diğer fıkralarında öngörülen idari yaptırım kararları ise Bakanlık tarafından verilir. Bakanlık bu yetkisini taşrada ticaret il müdürlüklerine devredebilir. (2) Bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabilir. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz. (3) Bu Kanuna göre verilen idari para cezalarının, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi zorunludur. DOKUZUNCU KISIM Çeşitli Hükümler Yiyecek taklidi ürünler

6502 sayılı Kanun m. 78/3 hükmü gereğince, bu Kanun uyarınca uygulanan idari para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmesinden itibaren bir ay içinde ödenmesi kanuni zorunluluktur.

İnfluencer sözleşmesi resmi şekle veya notere tabi midir?

Sözleşme kanunen resmi şekle veya noter onayına tabi değildir; ancak parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin 6100 sayılı Kanun m. 200 gereğince senetle ispatı zorunlu olduğundan yazılı yapılması ispat şartıdır.

Deneyimlenmemiş bir mal veya hizmet tavsiye edilebilir mi?

Hayır, tanıtımı üstlenen kişi deneyimlemediği bir ürün veya hizmet hakkında takipçilerine tavsiyede bulunamaz ve bunu deneyimlediği yönünde algı oluşturan paylaşımlar yapamaz.

Satış ortaklığı linklerinde hangi etiketler yer almalıdır?

Marka iş birliği olmaksızın yalnızca pazaryeri satış ortaklığı yürütülüyorsa #işbirliği etiketi kullanılmamalı; yanıltıcı algı oluşmaması için #komisyonlulink veya #satışortaklığı ibareleri tercih edilmelidir.

Marka, influencerın ürettiği içeriği başka mecralarda kullanabilir mi?

Sözleşmede açık lisans veya devir kaydı bulunmadıkça marka içeriği başka mecralarda kullanamaz; izinsiz kullanım halinde hak sahibi kusur şartıyla mali tazminat, manevi tazminat ve kârın devrini isteyebilir.

Reklam Kurulu kararlarına karşı dava açma süresi ne kadardır?

6502 sayılı Kanun m. 78/2 uyarınca kanun kapsamındaki idari yaptırım kararlarına karşı iptal davası, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde açılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu