Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi ve Temel Şartlar
Hükümlünün talebi doğrultusunda infazın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ertelenebilmesi için kasten işlenen fiillerde cezanın üç yıl veya daha az, taksirli suçlarda ise beş yıl yahut daha az süreli olması ve kişinin çağrı üzerine gelmiş bulunması aranır. Birden fazla cezası olanlarda cezaların toplanması ve değerlendirmenin toplam ceza miktarı üzerinden yapılması gerekir. İnfaz savcılığına çağrı kâğıdının tebliğinden sonraki on günlük süre içinde başvurulup teslim olunması ve aynı dilekçede mazeretin sunulması şarttır; sürenin aşılmasıyla yakalama emri çıkarıldığında müteakip erteleme talepleri kural olarak reddedilir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesi gereğince bu erteleme, her defasında bir yılı aşmayacak şekilde en çok iki defa uygulanabilir. Erteleme talebinin kabul edilmesi, güvence gösterilmesi veya başkaca bir şarta bağlanabilir; bahse konu teminat vergi dairesine belirli bir tutarın yatırılması suretiyle yerine getirilebilir. Erteleme süresi sona erdiğinde hükümlünün kendiliğinden müracaatla teslim olma borcu doğar. Cezanın infazı amacıyla hükümlüye tekrar çağrı kâğıdı gönderilmez; sürenin hitamında başvurmayan kişi hakkında kaçma şüphesiyle yakalama emri düzenlenebilir.
İnfaza Ara Verilmesi ve Ertelemenin Kaldırılması
Erteleme devam ederken hükümlü aleyhine kasten işlenmiş bir fiil sebebiyle kamu davası açılması durumunda, verilmiş bulunan erteleme kararı iptal edilir ve cezanın infazına derhal başlanır.
Kasten işlenen suçlarda üç yılı, taksirli eylemlerde ise beş yılı aşmayan hapis cezalarında infaza fiilen geçilmiş olsa dahi, kanunda belirtilen zorunlu ve son derece ivedi nedenlerle infaz kesintiye uğratılabilir. Hükümlünün yükseköğrenimini tamamlaması, ana, baba, eş veya çocuklarının vefatı ya da bu şahısların kesintisiz süren hastalık veya malullüğü dolayısıyla ailenin ticari işlerini yürütmesinin yahut tarım arazilerini işlemesinin olanaksızlaşması, bakıma muhtaç hale gelen eş veya çocukların mevcudiyeti yahut hükümlünün daimi tedavi gerektiren rahatsızlığı bu kapsamdadır. Belirtilen vaziyetlerde Cumhuriyet Başsavcılığı bir yılı aşmayan vadelerle infaza ara verebilir; ancak söz konusu uygulama iki defayı geçemez.
Hükümlünün İstemiyle Ertelemeden Yararlanamayacak Olanlar
5275 sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer alan infazın ertelenmesi veya infaza ara verilmesi hükümleri bütün mahkûmiyetler bakımından geçerli değildir. Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar bu haktan yararlanamaz. Ayrıca haklarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar hakkında da bu erteleme ve ara verme kuralları tatbik edilmez.
Hastalık ve Engellilik Nedeniyle İnfazın Geri Bırakılması
Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır ve kişi iyileşinceye kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır; söz konusu sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Diğer hastalıklarda ise infaza resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur; ancak bu durumda dahi hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, cezanın infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Ağır bir rahatsızlık veya engellilik neticesinde ceza infaz kurumunda tek başına yaşamını sürdüremeyen ve kamu güvenliği yönünden ağır ile somut nitelikte bir tehlike yaratmayacağı anlaşılan mahkûmların cezasının infazı iyileşme gerçekleşene dek geri bırakılabilir. Bu yöndeki karar, Adlî Tıp Kurumu tarafından hazırlanan yahut Adalet Bakanlığınca belirlenmiş tam teşekküllü sağlık kuruluşlarının heyetlerince tanzim edilip Adlî Tıp Kurumunca tasdik edilen rapor doğrultusunda, infaz yerindeki Cumhuriyet Başsavcılığınca tesis edilir.
Hastalık sebebiyle infazı geri bırakılan mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya istem üzerine tedavinin yapıldığı yer başsavcılığınca raporda belirtilen sürelere, süre tayin edilmemişse birer yıllık dönemlere göre incelettirilir. Savcılığın istemi üzerine mahkûmun izlenmesine dair tedbirler kolluk görevlilerince yerine getirilir. İlgili yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır; mahkûm bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurabilir.
Gebelik ve Doğum Sebebiyle İnfazın Geri Bırakılması
Hamile kadınlar ile doğum yapmasının üzerinden henüz bir yıl altı ay geçmemiş olan kadın hükümlülerin hapis cezalarının infazı kanun gereğince geri bırakılır. Şayet bebek vefat eder veya annesinden harici bir kimseye teslim edilirse, doğum vuku bulduktan sonraki iki aylık sürenin hitamında infaza başlanır.
Kapalı kuruma alındıktan sonra hamile kalıp koşullu salıverilme tarihine altı yıldan çok müddet bulunanlar ile davranışları ve eylemleri sebebiyle tehlikeli kabul edilen kadın hükümlüler gebelik gerekçesiyle geri bırakma hükmünden yararlanamaz. Bu kişilerin cezalarının anılan dönemi, infaz kurumlarında kendilerine tahsis edilen elverişli mekânlarda çektirilir.
İstinaf Sirayeti Durumunda Mahkemece Erteleme veya Durdurma
Birlikte işlenen suçlarda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca lehe kararların istinaf yoluna başvurmamış diğer sanıklara sirayet etme olanağı bulunabilir. Bu kapsamda veya aynı Kanun'un 306. maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu hâllerde, infazın ertelenmesi veya durdurulması hükmü veren ilk derece mahkemesinden talep edilebilir. Mahkeme bu hususu duruşma açmaksızın inceler; karar vermeden önce savcının ve hükümlünün görüşlerini yazılı bildirmesini isteyebilir. Talebin kabulü güvenceye veya başka bir şarta bağlanabilir ve bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 280Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17/AKaynağı aç
İnfaz Hâkimliğine Şikâyet Yolu
4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün ve herhâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir. Şikâyet doğrudan dilekçeyle yapılabileceği gibi Cumhuriyet Başsavcılığı ya da ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da iletilebilir; bu merciler başvuruyu en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderir. Sözlü şikâyetler ise tutanağa bağlanarak bir sureti başvurana verilir.
4675 sayılı İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Şikâyet yoluna hükümlü veya tutuklunun yanı sıra eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir. Kural olarak şikâyet başvurusu işlemin yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Ancak giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, infaz hâkimi işlemin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Cezanın Mahkemece Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ile Ayrım
İnfaz savcılığınca karara bağlanan infazın ertelenmesi, yargılama sürecinde mahkemece uygulanan kurumlardan farklıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesine göre işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası mahkemece ertelenebilir; fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış ya da altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerde üst sınır üç yıldır. Mahkemece erteleme kararı verilebilmesi için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecindeki pişmanlığı dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşması şarttır. Cezası mahkemece ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere ve mahkûm olunan cezadan az olmayacak şekilde bir denetim süresi belirlenir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sanığa yüklenen suç sebebiyle yapılan yargılama neticesinde hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis yahut adlî para cezası olduğunda, yasal koşulların varlığı durumunda mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Hükümlünün istemiyle infaz erteleme en fazla ne kadar süreyle verilebilir?
5275 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.
Erteleme süresi bittiğinde hükümlüye yeniden çağrı kâğıdı çıkarılır mı?
Hayır, sürenin sonunda hükümlünün kendiliğinden teslim olması gerekir; yeniden çağrı kâğıdı gönderilmez ve teslim olmayan hükümlü hakkında yakalama emri düzenlenebilir.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar ertelemeden yararlanabilir mi?
Hayır, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör suçları ve örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar hükümlünün istemiyle erteleme veya infaza ara verilmesi düzenlemelerinden yararlanamaz.
İnfaz hâkimliğine şikâyet yapılması infazı kendiliğinden durdurur mu?
Kural olarak şikâyet yoluna başvurulması infaz işlemlerini durdurmaz; ancak işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız sonuçlar doğurması şartları birlikte varsa infaz hâkimi erteleme veya durdurma kararı verebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

