İnfazın Ertelenmesi Nasıl Yapılır? Şartları ve Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
İnfazın Ertelenmesi Nasıl Yapılır? Şartları ve Süreci

Hükümlünün İstemiyle İnfazın Ertelenmesi ve Temel Şartlar

Hükümlünün talebi doğrultusunda infazın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ertelenebilmesi için kasten işlenen fiillerde cezanın üç yıl veya daha az, taksirli suçlarda ise beş yıl yahut daha az süreli olması ve kişinin çağrı üzerine gelmiş bulunması aranır. Birden fazla cezası olanlarda cezaların toplanması ve değerlendirmenin toplam ceza miktarı üzerinden yapılması gerekir. İnfaz savcılığına çağrı kâğıdının tebliğinden sonraki on günlük süre içinde başvurulup teslim olunması ve aynı dilekçede mazeretin sunulması şarttır; sürenin aşılmasıyla yakalama emri çıkarıldığında müteakip erteleme talepleri kural olarak reddedilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.) (1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. (2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. (3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur. (4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.[6] (5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir. (6) Bu madde hükümleri; a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler, c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar, hakkında uygulanmaz. Mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesi gereğince bu erteleme, her defasında bir yılı aşmayacak şekilde en çok iki defa uygulanabilir. Erteleme talebinin kabul edilmesi, güvence gösterilmesi veya başkaca bir şarta bağlanabilir; bahse konu teminat vergi dairesine belirli bir tutarın yatırılması suretiyle yerine getirilebilir. Erteleme süresi sona erdiğinde hükümlünün kendiliğinden müracaatla teslim olma borcu doğar. Cezanın infazı amacıyla hükümlüye tekrar çağrı kâğıdı gönderilmez; sürenin hitamında başvurmayan kişi hakkında kaçma şüphesiyle yakalama emri düzenlenebilir.

İnfaza Ara Verilmesi ve Ertelemenin Kaldırılması

Erteleme devam ederken hükümlü aleyhine kasten işlenmiş bir fiil sebebiyle kamu davası açılması durumunda, verilmiş bulunan erteleme kararı iptal edilir ve cezanın infazına derhal başlanır.

Kasten işlenen suçlarda üç yılı, taksirli eylemlerde ise beş yılı aşmayan hapis cezalarında infaza fiilen geçilmiş olsa dahi, kanunda belirtilen zorunlu ve son derece ivedi nedenlerle infaz kesintiye uğratılabilir. Hükümlünün yükseköğrenimini tamamlaması, ana, baba, eş veya çocuklarının vefatı ya da bu şahısların kesintisiz süren hastalık veya malullüğü dolayısıyla ailenin ticari işlerini yürütmesinin yahut tarım arazilerini işlemesinin olanaksızlaşması, bakıma muhtaç hale gelen eş veya çocukların mevcudiyeti yahut hükümlünün daimi tedavi gerektiren rahatsızlığı bu kapsamdadır. Belirtilen vaziyetlerde Cumhuriyet Başsavcılığı bir yılı aşmayan vadelerle infaza ara verebilir; ancak söz konusu uygulama iki defayı geçemez.

Hükümlünün İstemiyle Ertelemeden Yararlanamayacak Olanlar

5275 sayılı Kanun'un 17. maddesinde yer alan infazın ertelenmesi veya infaza ara verilmesi hükümleri bütün mahkûmiyetler bakımından geçerli değildir. Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar bu haktan yararlanamaz. Ayrıca haklarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar hakkında da bu erteleme ve ara verme kuralları tatbik edilmez.

Hastalık ve Engellilik Nedeniyle İnfazın Geri Bırakılması

Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır ve kişi iyileşinceye kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır; söz konusu sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Diğer hastalıklarda ise infaza resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur; ancak bu durumda dahi hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, cezanın infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[2] (4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[3] (5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[4][5] Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi

Ağır bir rahatsızlık veya engellilik neticesinde ceza infaz kurumunda tek başına yaşamını sürdüremeyen ve kamu güvenliği yönünden ağır ile somut nitelikte bir tehlike yaratmayacağı anlaşılan mahkûmların cezasının infazı iyileşme gerçekleşene dek geri bırakılabilir. Bu yöndeki karar, Adlî Tıp Kurumu tarafından hazırlanan yahut Adalet Bakanlığınca belirlenmiş tam teşekküllü sağlık kuruluşlarının heyetlerince tanzim edilip Adlî Tıp Kurumunca tasdik edilen rapor doğrultusunda, infaz yerindeki Cumhuriyet Başsavcılığınca tesis edilir.

Hastalık sebebiyle infazı geri bırakılan mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya istem üzerine tedavinin yapıldığı yer başsavcılığınca raporda belirtilen sürelere, süre tayin edilmemişse birer yıllık dönemlere göre incelettirilir. Savcılığın istemi üzerine mahkûmun izlenmesine dair tedbirler kolluk görevlilerince yerine getirilir. İlgili yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır; mahkûm bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurabilir.

Gebelik ve Doğum Sebebiyle İnfazın Geri Bırakılması

Hamile kadınlar ile doğum yapmasının üzerinden henüz bir yıl altı ay geçmemiş olan kadın hükümlülerin hapis cezalarının infazı kanun gereğince geri bırakılır. Şayet bebek vefat eder veya annesinden harici bir kimseye teslim edilirse, doğum vuku bulduktan sonraki iki aylık sürenin hitamında infaza başlanır.

Kapalı kuruma alındıktan sonra hamile kalıp koşullu salıverilme tarihine altı yıldan çok müddet bulunanlar ile davranışları ve eylemleri sebebiyle tehlikeli kabul edilen kadın hükümlüler gebelik gerekçesiyle geri bırakma hükmünden yararlanamaz. Bu kişilerin cezalarının anılan dönemi, infaz kurumlarında kendilerine tahsis edilen elverişli mekânlarda çektirilir.

İstinaf Sirayeti Durumunda Mahkemece Erteleme veya Durdurma

Birlikte işlenen suçlarda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca lehe kararların istinaf yoluna başvurmamış diğer sanıklara sirayet etme olanağı bulunabilir. Bu kapsamda veya aynı Kanun'un 306. maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu hâllerde, infazın ertelenmesi veya durdurulması hükmü veren ilk derece mahkemesinden talep edilebilir. Mahkeme bu hususu duruşma açmaksızın inceler; karar vermeden önce savcının ve hükümlünün görüşlerini yazılı bildirmesini isteyebilir. Talebin kabulü güvenceye veya başka bir şarta bağlanabilir ve bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 280Kaynağı aç
Madde 280 – (1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;[120][121][122] a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, b) (Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Cumhuriyet savcısının istinaf yoluna başvurma nedenine uygun olarak mahkumiyete konu suç için kanunda yazılı cezanın en alt derecesinin uygulanmasını uygun görmesi hâlinde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, c) (Ek:17/10/2019-7188/27 md.)[123] Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, d) (Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hâllerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,[124][125] f) (Ek:17/10/2019-7188/27 md.) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, Karar verir. (2) (Ek: 18/6/2014-6545/77 md.) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. (3) (Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar. Duruşma hazırlığı
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17/AKaynağı aç
Madde 17/A- (Ek:17/10/2019-7188/32 md.) (1) Birlikte işlenmiş olup da 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 306 ncı maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu hâllerde, hükmü veren ilk derece mahkemesinden infazın ertelenmesine veya durdurulmasına ilişkin karar verilmesi istenebilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmesi istenebilir. Karar, duruşma açılmaksızın verilir ve bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. Erteleme veya durdurma talebinin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir. Akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlığı olan hükümlülerin cezalarının infazı

İnfaz Hâkimliğine Şikâyet Yolu

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün ve herhâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir. Şikâyet doğrudan dilekçeyle yapılabileceği gibi Cumhuriyet Başsavcılığı ya da ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da iletilebilir; bu merciler başvuruyu en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderir. Sözlü şikâyetler ise tutanağa bağlanarak bir sureti başvurana verilir.

4675 sayılı İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.[5] Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir. Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir. Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar[6]

Şikâyet yoluna hükümlü veya tutuklunun yanı sıra eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir. Kural olarak şikâyet başvurusu işlemin yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Ancak giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, infaz hâkimi işlemin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

Cezanın Mahkemece Ertelenmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ile Ayrım

İnfaz savcılığınca karara bağlanan infazın ertelenmesi, yargılama sürecinde mahkemece uygulanan kurumlardan farklıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesine göre işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası mahkemece ertelenebilir; fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış ya da altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerde üst sınır üç yıldır. Mahkemece erteleme kararı verilebilmesi için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecindeki pişmanlığı dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşması şarttır. Cezası mahkemece ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere ve mahkûm olunan cezadan az olmayacak şekilde bir denetim süresi belirlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9] (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, mahkemece karar verilebilir. (5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.9 (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.[10] (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. Adlî para cezası

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sanığa yüklenen suç sebebiyle yapılan yargılama neticesinde hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis yahut adlî para cezası olduğunda, yasal koşulların varlığı durumunda mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77] a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz. Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
Hükümlünün istemiyle infaz erteleme en fazla ne kadar süreyle verilebilir?

5275 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.

Erteleme süresi bittiğinde hükümlüye yeniden çağrı kâğıdı çıkarılır mı?

Hayır, sürenin sonunda hükümlünün kendiliğinden teslim olması gerekir; yeniden çağrı kâğıdı gönderilmez ve teslim olmayan hükümlü hakkında yakalama emri düzenlenebilir.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar ertelemeden yararlanabilir mi?

Hayır, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, terör suçları ve örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar hükümlünün istemiyle erteleme veya infaza ara verilmesi düzenlemelerinden yararlanamaz.

İnfaz hâkimliğine şikâyet yapılması infazı kendiliğinden durdurur mu?

Kural olarak şikâyet yoluna başvurulması infaz işlemlerini durdurmaz; ancak işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız sonuçlar doğurması şartları birlikte varsa infaz hâkimi erteleme veya durdurma kararı verebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu