İnfazın Ertelenmesi Nedir? Şartları ve Başvuru Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
İnfazın Ertelenmesi Nedir? Şartları ve Başvuru Yolları

İnfazın Ertelenmesi ve Cezanın Ertelenmesi Arasındaki Fark

İnfazın ertelenmesi, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen hükümlünün ceza infaz kurumuna girişinin kanunda belirtilen haklı nedenlerle ileri bir tarihe bırakılmasıdır. Bu kurum, hüküm aşamasında mahkemece takdir edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesindeki cezanın ertelenmesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından tamamen ayrıdır. İnfazın ertelenmesinde ceza yargılaması tamamlanmış ve yaptırım kesinleşmiştir; değişen husus yalnızca cezanın cezaevinde infaz edileceği sürenin ötelenmesidir.

Türk Ceza Kanunu Kapsamında Cezanın Ertelenmesi Şartları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilenlerin cezası mahkemece ertelenebilir. Suçun işlendiği tarihte on sekiz yaşını tamamlamamış veya altmış beş yaşını doldurmuş kişiler için bu erteleme üst sınırı üç yıl olarak tatbik edilir. Erteleme kararı verilebilmesi için failin geçmişte kasıtlı bir eylem sebebiyle üç ayı aşan hapis cezası almamış olması ve yargılama sürecinde sergilediği pişmanlık doğrultusunda yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat uyanması şarttır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9] (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, mahkemece karar verilebilir. (5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.9 (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.[10] (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. Adlî para cezası

Mahkeme, cezanın ertelenmesini kamunun veya suç mağdurunun uğradığı zararın giderilmesi şartına bağlayabilir. Zararın aynen iade, eski hale getirme ya da tazmin suretiyle tamamen karşılanması gerekebilir; bu yükümlülük yerine getirilene kadar hükümlü cezasını ceza infaz kurumunda çekmeye devam eder. Yükümlülüğün yerine getirilmesi hâlinde ise infaz hâkiminin vereceği kararla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.

Cezası ertelenen kişi bakımından mahkemece bir yıldan üç yıla kadar denetim süresi belirlenir; bu süre mahkûm olunan ceza miktarından daha az tutulamaz. Denetim süresini iyi halli ve belirlenen yükümlülüklere uygun geçiren hükümlünün cezası infaz edilmiş sayılır. Buna karşılık, denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmesi ya da infaz hâkiminin ihtarına karşın yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi durumunda, ertelenmiş bulunan cezanın kısmen yahut tamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliği karar verir.

Hastalık ve Engellilik Durumlarında İnfazın Geri Bırakılması

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. maddesi gereğince, akıl hastalığına yakalanan hükümlülerin cezasının infazı geri bırakılır. Bu kişiler sağlıklarına kavuşuncaya kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde öngörülen sağlık kuruluşlarında muhafaza ve tedavi altına alınır; söz konusu kurumlarda geçirilen süreler ceza infaz kurumunda infaz edilmiş kabul edilir. Diğer hastalıklarda ise temel kural resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan kısımlarında tedaviye devam edilmesidir. Bununla birlikte, cezanın infazı mahkûmun yaşamı yönünden kesin bir tehlike meydana getiriyorsa iyileşme sağlanana kadar infaz geri bırakılır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[2] (4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[3] (5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[4][5] Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi

Ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı da iyileşinceye kadar ertelenebilir. Hastalık gerekçesiyle geri bırakma kararı; Adlî Tıp Kurumu raporu veya Adalet Bakanlığınca yetkilendirilen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor esas alınarak, infazın gerçekleştiği yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tesis edilir. Mahkûmun belirlenen yükümlülüklere aykırı davranması durumunda geri bırakma kararı Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır; bu kaldırma işlemine karşı infaz hâkimliğine müracaat edilebilir.

Gebelik ve Doğum Sebebiyle İnfazın Ertelenmesi

5275 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında gebe kadınlar ile doğumunun üzerinden bir yıl altı ay geçmemiş annelerin hapis cezasının infazı geri bırakılır. Doğumdan sonra çocuğun vefat etmesi ya da annesinden başka bir kimseye teslim edilmesi hâlinde, doğum tarihinden itibaren iki ay dolduğunda cezanın infazına geçilir.

Kapalı ceza infaz kurumuna alındıktan sonra gebe kalan kadınlardan koşullu salıverilme tarihine altı yıldan fazla süre bulunanlar ile sergiledikleri tutum ve eylemler sebebiyle tehlikeli kabul edilenler gebelik ve lohusalık ertelemesinden yararlanamaz. Bu mahkûmların hapis cezaları durumlarına uygun infaz alanlarında çektirilir.

Hükümlünün Kendi Talebiyle İnfazın Ertelenmesi

5275 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre, kasten işlenen suçlarda üç yıl veya daha az, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, yasal çağrıya icabet eden hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. Bu tür erteleme kararı, her seferinde bir yıllık süreyi aşmamak koşuluyla en fazla iki defa verilebilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.) (1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. (2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir. (3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur. (4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları ya da hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.[6] (5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilir. (6) Bu madde hükümleri; a) Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler, c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar, hakkında uygulanmaz. Mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması

Cumhuriyet Başsavcılığı istemin kabulünü bir teminat yatırılmasına veya başkaca bir yükümlülüğün üstlenilmesine bağlayabilir. Erteleme devam ederken hükümlü hakkında kasıtlı bir suç isnadıyla kamu davası ikame edilmesi durumunda erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz aşamasına alınır.

Başlanmış İnfaza Zorunlu Sebeplerle Ara Verilmesi

Kanuni süre sınırlarına giren cezalarda infaza başlanmış bulunsa dahi bazı zorunlu ve çok ivedi hallerde sürece ara verilebilir. Hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, anne, baba, eş ya da çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık ve malullüğü nedeniyle aile ticaretinin ya da tarım arazilerinin işletilmesinin imkânsızlaşması bu sebepler arasındadır. Aynı şekilde hükümlünün bakıma muhtaç eş veya çocuklarının varlığı ya da şahsının aralıksız tedavi görmesini zorunlu kılan bir rahatsızlığının bulunması halinde Cumhuriyet Başsavcılığınca bir yılı geçmeyen vadelerle en çok iki kez infaza ara verilebilir.

Hükümlünün İstemiyle Erteleme Kapsamı Dışındaki Haller

5275 sayılı Kanun'un 17. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca terör eylemleri, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa yönelik fiillerden hüküm giyenler hükümlü talebine dayalı ertelemeden faydalanamaz. Tekerrür hükümleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tâbi tutulanlar ile disiplin hapsi veya tazyik hapsi cezası alanlar da bu erteleme imkânının dışındadır.

İnfazın ertelenmesi talebi nereye yapılır?

Hastalık, gebelik ya da hükümlünün kişisel durumuna dayalı infaz ertelemesi ve ara verme taleplerinde karar mercii infazın yürütüldüğü yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığıdır.

Hükümlünün talebiyle ceza infazı ne kadar ertelenebilir?

Cumhuriyet Başsavcılığınca uygun görülmesi hâlinde erteleme her defasında bir yılı aşmamak kaydıyla en çok iki kez verilebilir.

Erteleme süresinde yeni bir suçtan dava açılırsa ne olur?

Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasıtlı bir suç dolayısıyla kamu davası açıldığında erteleme kararı kaldırılarak cezanın derhal infazına başlanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu