7589 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi, dolandırıcılık suçlarına ilişkin kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalarda istisnai bir etkin pişmanlık rejimi öngörmektedir. Düzenleme doğrultusunda, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 veya 158. maddesi uyarınca haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmuş olup dosyası infaz aşamasında yer alan ve daha önce Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinden faydalanmamış kişilerden Türk Ceza Kanunu m. 158/4 kapsamına giren hükümlüler, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde zararı aynen iade veya tazmin yoluyla bütünüyle giderdiklerinde ceza indiriminden yararlanabilmektedir. Genel ceza adaleti sisteminde Türk Ceza Kanunu m. 168/2 gereğince etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve kesin hüküm tesis edilmeden evvel gösterilmesi durumunda cezanın yarısına kadar indirilmesi kabul edilirken, bu geçici kural ile söz konusu imkân infaz evresine de teşmil edilmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Zarar Giderme Sürecinde İnfazın Durdurulması Yasağı
7589 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesinde mağdurun zararını telafi etmek üzere tanınan altı aylık süre zarfında infazın durumu açık bir kurala bağlanmıştır. Kanuni düzenleme gereğince, anılan altı aylık mühlet içerisinde mağdurun maruz kaldığı zarar tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca hapis cezasının ertelenmesine yahut infazının durdurulmasına karar verilemez. Bu doğrultuda kanun koyucu, anılan fıkra kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden istifade edebilmek adına öne sürülen taleplerde zararın tamamen giderilmesini erteleme veya infazın durdurulması bakımından zorunlu bir koşul kılmıştır.
Yürürlük Tarihinden Sonra Kesinleşen Hükümlerin Kapsamı
Geçici 7. maddenin tatbik sahası yalnızca ilgili tarihte tamamen kesinleşmiş bulunan dosyalarla sınırlı tutulmamıştır. Maddenin yürürlüğe girdiği an itibarıyla ilk derece mahkemesince karara bağlanmış olup da kanun yoluna müracaat edilmemesi sebebiyle bu yürürlük tarihinin ardından kesinleşen hükümler hakkında da aynı kurallar tatbik edilir. Böylelikle kanun yolu süresinin tüketilmesiyle sonradan infaz aşamasına geçen kararlarda da şartların mevcudiyeti halinde altı aylık bildirim ve zarar karşılama prosedürü geçerlilik kazanmaktadır.
Lehe Kanun İlkesi ve Genel Hükümlere Dayalı İnfazın Durdurulması
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7/2 uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme ile sonraki kanun hükümleri arasında farklılık bulunması halinde failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Bu çerçevede Geçici Madde 7 ile getirilen altı aylık süre ve zararın karşılanması koşulunun münhasıran kesinleşme sonrası etkin pişmanlıktan yararlanmaya özgü olduğu; Türk Ceza Kanunu m. 158/4'ün infaz aşamasındaki dosyalara uygulanmasının ise Türk Ceza Kanunu m. 7/2'nin amir hükmü gereği zararın giderilip giderilmediğinden bağımsız olarak zorunlu nitelik taşıdığı değerlendirilmektedir. Bu yaklaşıma göre fıkrada düzenlenen infaz yasağı yalnızca etkin pişmanlık beklentisine dayalı erteleme ve durdurma taleplerini kapsamakta olup, lehe kanuna dayalı uyarlama sürecinde infazın durdurulması genel hükümler çerçevesinde ele alınabilmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 7Kaynağı aç
Geçici madde kapsamında infaz kendiliğinden durur mu?
Hayır, zararın giderilmesi amacıyla tanınan altı aylık süre zarfında mağdurun zararı tamamen karşılanmadığı sürece bu düzenlemeye dayanılarak cezanın ertelenmesi veya infazının durdurulması mümkün değildir.
Kesinleşmiş dolandırıcılık cezasında zararı gidermek için süre ne kadardır?
Hükümlünün Türk Ceza Kanunu m. 168/2 kapsamındaki etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilmesi için mahkemenin bildiriminden itibaren altı ay içinde zararı aynen iade veya tazmin yoluyla bütünüyle gidermesi zorunludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

