İnfaz Kanunu Madde 3: Ceza İnfazında Temel Amaç ve İlkeler

by Avukat Erdal Ersoy
İnfaz Kanunu Madde 3: Ceza İnfazında Temel Amaç ve İlkeler

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 3. maddesi, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amacı tanımlar. Buna göre infazın öncelikli hedefi genel ve özel önlemeyi sağlamak, hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek ve toplumu suça karşı korumaktır. Bunların yanı sıra hükümlünün yeniden sosyalleşmesi, üretken ve kanunlara, nizamlara ile toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumu da infazın amaçları arasında sayılmaktadır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Madde 3- (1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır. İnfazın koşulu

Önleme ve Toplumu Koruma Amacı

5275 sayılı Kanun m. 3/1, genel ve özel önlemeyi sağlamayı infazın öncelikli hedefi olarak konumlandırmakta ve hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenlerin güçlendirilmesini de bu öncelikli çerçeve içinde ele almaktadır. Toplumu suça karşı koruma amacı da aynı çerçevede yer almaktadır. Madde metninde bu amaçlar için herhangi bir tanım yapılmamıştır.

Yeniden Sosyalleşme ve Topluma Uyum

Kanun'un 3. maddesi, önleme amacına ek olarak hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmeyi ve onu üretken, kanunlara, nizamlara ile toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmayı infazın amaçları arasında sayar. Madde metninde, bu amaçlar arasında çatışma çıkması hâlinde nasıl bir denge kurulacağına dair bir sıralama kuralı yer almamaktadır.

Hapis Cezasının İnfazında Gözetilmesi Gereken İlkeler

5275 sayılı Kanun m. 6, infazın yürütülmesinde uyulacak ilkeleri düzenler. Bu ilkeler arasında hürriyeti bağlayıcı cezanın insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddi ve manevi koşullar altında çektirilmesi yer almaktadır. Ayrıca hükümlülerin Anayasa'da yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere Kanun'da öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6- (1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir. c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun (…)1 ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir. e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun (…)1 ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir. f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun (…)1 ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur. h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır. İyileştirmede başarı ölçütü

Kanunilik ve hukuka uygunluk da m. 6'nın öngördüğü ilkeler arasındadır. Hükümlünün kanun ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında bu ilkelerin esas alınması öngörülmektedir.

İyileştirmeye gereksinimi olmadığı saptanan hükümlüler için de infaz rejiminde kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilmesi Kanun'un aradığı standartlar arasında yer almaktadır.

Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. Bu yükümlülük, 5275 sayılı Kanun m. 6/1-f'de açık bir hüküm olarak yer almaktadır.

Kuruma Alınma ve Bilgilendirme Yükümlülüğü

5275 sayılı Kanun m. 22/1 uyarınca hükümlüler kuruma alındıklarında; uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumlulukları ile kurumdaki yaşam biçimine uyum için gereken bilgiler kurum yöneticileri tarafından sözlü olarak anlatılır ve yazılı olarak tebliğ edilir. İnfaz sonrası koruma ve yardım konusunda da ayrıca bilgi verilmesi öngörülmektedir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
Madde 22- (1) Hükümlülere, kuruma alındıklarında uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumlulukları gibi konular ile kurumdaki yaşam biçimine uyum sağlamaları için gereken bilgiler, kurum yöneticileri tarafından sözlü olarak anlatılır ve yazılı olarak tebliğ olunur. İnfaz sonrası koruma ve yardım konusunda ayrıca bilgi verilir. Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu hükümlülere kendi dilinde, mümkün olmadığında İngilizce, Fransızca veya Almanca olarak bildirilir. Duyma ve konuşma engellilere işaret diliyle anlatılır. Görme engellilere ise kendi alfabeleri ile yazılmış kitapçık verilir. (2) Hükümlülerin ceza infaz kurumlarına alınmalarında, başka kuruma nakillerinde ve hastaneye yatırılmalarında, istekleri üzerine ailelerine veya gösterdikleri kişilere; hükümlü yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde, uyruğu olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna durum bildirilir. (3) Askerlik çağına giren, hâlen silâh altında bulunan kişilerin ceza infaz kurumlarına alınmalarında, başka kuruma nakillerinde veya kurumda iken askerlik çağına girmeleri veya salıverilmeleri hâlinde durum, kayıtlı bulundukları askerlik şubesine bildirilir. (4) Hükümlülerin ölümü hâlinde de yukarıdaki hükümler uygulanır ve ayrıca durum ailelerine derhâl bildirilir. BEŞİNCİ BÖLÜM Hükümlülerin Sınıflandırılması ve Cezaların İnfazı Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması

Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu hükümlülere bu bilgiler kendi dilinde, kendi dilinde bildirim mümkün olmadığında ise İngilizce, Fransızca veya Almanca olarak iletilir. Duyma ve konuşma engellilere işaret diliyle, görme engellilere ise kendi alfabeleriyle yazılmış kitapçık aracılığıyla bilgi verilir. Yabancı uyruklu hükümlünün yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde uyruğu olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna da durum bildirilir; hükümlünün yazılı itirazı bu bildirimi engeller.

Askerlik çağına giren veya hâlen silah altında bulunan kişilerin kuruma alınması, nakli, kurumda iken askerlik çağına girmesi ya da salıverilmesi hâlinde durum, kayıtlı bulundukları askerlik şubesine bildirilir. Hükümlünün ölümü hâlinde de aynı bildirim hükümleri uygulanır ve ayrıca durum ailesine derhal bildirilir.

Hükümlünün İnfaz Rejimine Katlanma Yükümlülüğü

5275 sayılı Kanun m. 26/1 gereğince hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanmak ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür. Bunun yanı sıra m. 26/2 uyarınca hükümlü, ceza infaz kurumunun güvenlik ve iyileştirme programlarına tam uyum göstermekle de yükümlüdür. Aynı fıkra, her ne amaçla olursa olsun bilerek kendi yaşamını veya bedensel bütünlüğünü tehlikeye düşürecek eylemlere girişmeyi de cezaya katlanma yükümlülüğünün ihlali olarak saymaktadır. Bu hükmün somut uygulamasına ilişkin sınırlar madde metninde düzenlenmemiştir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 26Kaynağı aç
Madde 26- (1) Hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanma ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür. (2) Hükümlü, ceza infaz kurumunun güvenlik ve iyileştirme programlarına tam bir uyum göstermekle yükümlüdür. Her ne amaçla olursa olsun, bilerek kendi yaşamlarını ve bedensel bütünlüklerini tehlikeye düşürecek eylemlere girişmeleri, cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlâli sayılır. Sağlığın korunması kurallarına uyma

Öğretimden Yararlanma Hakkı

5275 sayılı Kanun m. 76, 14 Kasım 2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmiştir. Güncel düzenlemeye göre açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler tüm öğretim türlerinden yararlanabilir. Diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanır. Kapalı kurumlardaki hükümlüler aynı zamanda kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına da devam edebilir; ancak bunun için kurum disiplini, düzeni ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmemesi ile kurumsal kapasite uygunluğu gereklidir. Yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu ile sosyal ve ekonomik durum gibi ölçütlere göre ihtiyaçlı olan hükümlülere öncelik verilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 76Kaynağı aç
Madde 76- (Değişik:14/11/2024-7532/18 md.) (1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden; diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmaları sağlanır. (2) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebilir. Yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verilir. (3) Kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavları, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılır: a) Kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlar, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılır. b) Hükümlüler, merkezî sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılır. (4) Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlüdür. (5) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması hâlleri dışında engellenemez. (6) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Dernekler, vakıflar, gönüllü kuruluşlar ve kamu kurum ve kuruluşları ile ilişkiler

Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerindeki hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması belirli hâller dışında engellenemez. Kanun m. 76/5'e göre bu hâller; hükümlünün başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında Kanun'da yazılı disiplin cezasını gerektiren bir eylem gerçekleştirmesi ya da öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmamasıdır. Bu güvence, güncel metinde yalnızca açık kurumlar ve çocuk eğitimevleri için düzenlenmiş olup kapalı kurumlar için aynı kapsamda bir hüküm bulunmamaktadır.

İnfaz Hâkimliğine Şikâyet

Hükümlünün infaz hâkimliğine şikâyette bulunabilmesi için öncelikle bulunduğu ceza infaz kurumu idaresi tarafından gerçekleştirilmiş bir işlem veya faaliyetin mevcut olması gerekir. Kurum idaresinin herhangi bir işlem yapmadığı durumlarda hükümlü doğrudan infaz hâkimliğinden işlem yapılmasını talep edemez. Bu koşul, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun ilgili hükmüne dayandırılmaktadır.

Kanun Yararına Bozma

İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen bir karar ya da hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, bozma istemini yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Başsavcı bu istemi ilgili Yargıtay ceza dairesine iletir; daire istemin yerinde olduğu sonucuna varırsa kararı kanun yararına bozar. 5271 sayılı CMK m. 309/5 uyarınca bu madde kapsamında verilen bozma kararına karşı direnilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144] (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (4) Bozma nedenleri: a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. (5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Bozma kararının sonuçları bentten bente farklılık gösterir. CMK m. 309/4-b kapsamında, bozmanın mahkûmiyete ilişkin hükmün esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldıran ya da kısıtlayan usul işlemine ilişkin olduğu hâllerde yeniden yapılacak yargılama sonunda verilecek hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.

Sık Sorulan Sorular

İnfaz Kanunu madde 3'te sayılan amaçlar arasında bir öncelik sırası var mı?

Kanun metni, genel ve özel önlemeyi sağlamayı ve hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenlerin güçlendirilmesini öncelikli hedef olarak nitelendirir. Yeniden sosyalleşme ve toplumsal uyum amaçları bu çerçevenin ardından yer almaktadır. Bununla birlikte amaçların birbiriyle çeliştiği durumlarda nasıl bir denge kurulacağına dair herhangi bir kural madde metninde yer almamaktadır.

Hükümlünün hakları infaz sürecinde kısıtlanabilir mi?

Hükümlülerin Anayasa'da yer alan diğer hakları kısıtlanabilir; ancak bu kısıtlama iki koşula bağlıdır: infazın temel amaçları saklı kalmak ve 5275 sayılı Kanun'da öngörülen kurallara dayanmak. Ayrıca hürriyeti bağlayıcı cezanın insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddi ve manevi koşullar altında çektirilmesi zorunludur.

Kapalı ceza infaz kurumundaki hükümlüler örgün öğretime devam edebilir mi?

14 Kasım 2024 tarihli değişiklikle güncel hâle gelen düzenleme uyarınca kapalı kurumlardaki hükümlüler, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına katılabilir. Bunun için kurum disiplini, düzeni ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmemesi ile kurumsal kapasite uygunluğu gerekmektedir. İhtiyaçlı hükümlülere öncelik tanınması da kanuni bir yükümlülüktür. Açık kurumlar ve çocuk eğitimevleri için öngörülen engelleme yasağı, kapalı kurumlar bakımından aynı kapsamda düzenlenmemiştir.

İnfaz hâkimine başvurmadan önce ne yapılmalıdır?

İnfaz hâkimliğine şikâyet başvurusu yapılabilmesi için öncelikle ceza infaz kurumu idaresinin bir işlem veya faaliyet gerçekleştirmiş olması gerekir. Kurum idaresinin harekete geçmediği durumlarda doğrudan infaz hâkimliğine başvuru yolu açık değildir.

Hükümlü kuruma alındığında kendisine hangi bilgiler verilmek zorundadır?

5275 sayılı Kanun m. 22/1 uyarınca uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumluluklar ile kurumdaki yaşam biçimine uyum için gereken bilgiler hem sözlü hem de yazılı olarak tebliğ edilir. İnfaz sonrası koruma ve yardım konusunda da ayrıca bilgi verilmesi öngörülmektedir. Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu hükümlülere kendi dillerinde, mümkün olmadığında İngilizce, Fransızca veya Almanca olarak bildirim yapılır. Duyma ve konuşma engellilere işaret diliyle, görme engellilere ise kendi alfabeleriyle yazılmış kitapçık aracılığıyla bilgi verilir.

Kanun yararına bozma kararından sonra sanık daha ağır ceza alabilir mi?

CMK m. 309/4-b kapsamında, bozmanın mahkûmiyete ilişkin hükmün esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldıran ya da kısıtlayan usul işlemine ilişkin olduğu hâllerde yeniden yargılama sonunda verilecek hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz. Ayrıca bu madde kapsamında verilen bozma kararına karşı direnilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu