İnfaz Kanunu Madde 122 ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler

by Avukat Erdal Ersoy
İnfaz Kanunu Madde 122 ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler

5275 Sayılı Kanun Madde 122 Kapsamında Yürürlükten Kaldırılan Düzenlemeler

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 122. maddesi ile 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı madde uyarınca 14.6.1930 tarihli ve 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun'un 3, 4 ve 6 ncı maddeleri de mülga kılınmıştır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 122Kaynağı aç
Madde 122- (1) 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 14.6.1930 tarihli ve 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanunun 3, 4 ve 6 ncı maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Adli Para Cezalarının İnfazı ve Gecikme Zammı Yasağı

5275 sayılı Kanun'un 122. maddesi ile 647 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırılması sonucunda infaz rejiminde adli para cezalarına ilişkin esaslı değişiklikler meydana gelmiştir. Yürürlükteki infaz mevzuatında ödenmeyen para cezalarına yönelik gecikme zammı öngörülmediğinden, süresinde ödenmeyen adli para cezasına gecikme zammı uygulanamaz.

5275 sayılı Kanun'un 106 ve 122. maddeleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca para cezalarının infazında gecikme zammına yer verilmemiştir. İnfaz rejiminde süresinde ödenmeyen adli para cezaları için gecikme zammı yaptırımı öngörülmediğinden, adli para cezasına gecikme zammı uygulanamaz ve hükümde yer alan bu yöndeki ibarelerin kanun yolu veya infaz denetiminde düzeltilmesi gerekir.

647 sayılı Kanun'un yürürlükten kalkması lehe kanun değerlendirmesini de zorunlu kılar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca sanık yararına olan yasal düzenlemeler gözetilerek, mülga 647 sayılı Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen ödemeden acz haline ilişkin uygulamanın karardan çıkarılması gerekmektedir.

İnfaz Koşullarının Kısıtlanamaması ve Mülga Düzenlemeler

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun'un 122. maddesiyle 647 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırılması karşısında, infazı kısıtlayacak mahiyette mülga hükümlere dayanılarak karar verilemez ve infaz koşullarını daraltacak yönde uygulama yapılamaz.

Kısa Süreli Hapis Cezalarının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi ve Kanun Yolu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezası; suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işleniş özelliklerine göre adlî para cezasına veya kanunda öngörülen diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir. (2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. (4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz. (5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. (6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8] (7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8 Hapis cezasının ertelenmesi

647 sayılı Kanun'un 5275 sayılı Kanun'un 122. maddesi ile yürürlükten kaldırılması ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası gereğince asıl mahkûmiyetin çevrilen seçenek yaptırım veya para cezası olması sebebiyle, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre kararın temyiz kabiliyeti sınırlandırılabilir.

5275 sayılı Kanun'un 122. maddesi hangi düzenlemeleri yürürlükten kaldırmıştır?

Bu maddeyle 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun bütünüyle mülga kılınmış, ayrıca 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun'un 3, 4 ve 6. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Süresinde ödenmeyen adli para cezasına gecikme zammı tatbik edilebilir mi?

Hayır, 5275 sayılı Kanun'un 106 ve 122. maddeleri uyarınca 647 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldığından ve infaz mevzuatında ödenmeyen adli para cezalarına gecikme zammı öngörülmediğinden gecikme zammı uygulanamaz.

Mülga 647 sayılı Kanun'daki ödemeden acz hali ne şekilde değerlendirilir?

5275 sayılı Kanun'un 122. maddesi ile 647 sayılı Kanun mülga kılındığından, lehe kanun değerlendirmesi uyarınca 647 sayılı Kanun'un 5. maddesinin beşinci fıkrasındaki ödemeden acz haline ilişkin uygulamanın karardan çıkarılması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu