3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi, belediye ve mücavir alan içinde birleştirme, yeniden parsellere ayırma, dağıtım ve re'sen tescil yetkisini belediyeye; bu alanların dışında valiliğe verir. Bu işlemler maliklerin veya diğer hak sahiplerinin onayı aranmaksızın yapılabilir.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 18Kaynağı aç
Yetkinin kapsamı ve planın yapılması
Yetki, maddede sayılan birleştirme, ayırma, dağıtım ve tescil işlemleriyle sınırlıdır. Parselasyon, arsa veya arazilerin sınırlandırılarak ayrılması işlemidir. Belediye veya valiliğin parselasyon planlarını imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapıp onaylaması esastır. Bu beş yıl dava açma süresi değildir. Planın yapılmamasından doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden ilgili belediye veya valilik sorumludur.
Düzenleme ortaklık payına ayrılan umumi ve kamu hizmet alanları, bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatla kullanılamaz. Yalnız hisseleri birleştirmek amacıyla yapılan uygulama 18. maddenin amacına aykırıdır. Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
Düzenleme ortaklık payının üst sınırı
3194 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre düzenleme ortaklık payı, düzenlemeye tabi arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. Pay, maddede sayılan umumi ve kamu hizmet alanlarından oluşur. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle bu paya ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/7846, K. 2024/6222Kaynağı aç
Taşkın kontrol tesisi alanlarının, belirtilen kullanımlar için pay düşüldükten sonra kalan Hazine alanlarından karşılanması esastır. Yeterli alan ayrılamazsa, önce diğer kullanımlar için pay ayrılır ve yüzde kırk beş sınırı aşılmaksızın taşkın kontrol tesisi için ayrıca pay ayrılabilir. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesi de önceliği Hazine taşınmazına, yetmemesi halinde umumi hizmet payından sonra yüzde kırk beşe tamamlayan farka bağlar. Yönetmelikte tesisin umumi hizmet alanları arasında da anılması, kanundaki öncelik ve sıra ile birlikte değerlendirilir.
Gerekli umumi hizmet alanı düzenleme ortaklık payını aşıyorsa veya tescilli alanda ikinci kez pay kesilemediği için kamu eline geçirilemiyorsa, geçiş 18. maddenin yolladığı 13. maddedeki yöntemlerle sağlanır. Kamulaştırma yoluyla geçişte, uygulamaya giren parsellerin planda bu alanlara denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılır. Parselin bir kısmının kamulaştırılması gerekiyorsa pay, kamulaştırmadan arta kalan alan üzerinden ayrılır. Pay, sayılan alanların toplamından az kalırsa eksik miktar tescil harici alanlardan veya muvafakatla kamu ya da Hazine taşınmazlarından, bunlar yetmezse kamulaştırmayla tamamlanır.
Birden fazla kesinti ve bedele dönüştürme
Kural olarak bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Her türlü imar planı kararıyla yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması, oluşan değerin önceki değerden az olmaması ve önceki terk ile kesintilerin dikkate alınması halinde ilk uygulamadaki oran yüzde kırk beşe kadar tamamlanabilir. 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesindeki ek hüküm, 2981 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamındaki uygulamada önceki terk veya kesinti plandaki orandan azsa yalnız fark kadar pay kesilebileceğini, bunun tamamlayıcı kesinti olduğunu ve toplam oranın yüzde kırk beşi geçemeyeceğini düzenler.
Parselasyon yapılmadan ifraz ve tevhit edilip tescil edilen parsellerde, umumi hizmet için terk veya bağış oranı yeni plandaki pay oranından azsa yalnız tamamlayıcı fark alınır. Mevcut yapılar nedeniyle pay alınamadığında bu miktar bedele dönüştürülebilir; alınan bedel, fazladan pay kesilen diğer parsel sahiplerine ödenir. Tespit edilen bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ödenir. Bedel ödenmedikçe tapuda işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir. Bedel, 213 sayılı Kanun'un mükerrer 298. maddesine göre ilan edilen yeniden değerleme oranında güncellenerek ödenmedikçe devir yapılamaz, yapı ruhsatı verilemez ve tapuda işlem tesis edilemez; tamamen ödenince terkin edilir.
Dağıtım, parsel büyüklüğü ve yapılaşma
Düzenleme sonucu parseller öncelikle taşınmazın bulunduğu yerden, bu mümkün değilse en yakın eşdeğer alandan verilir. Üçüncü fıkradaki alanlardan belediye hizmetlerine ilişkin olanlar ilgili belediye adına, diğerleri kullanım amacını gerçekleştirecek idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.
Asgari parsel büyüklüğü karşılanmak kaydıyla hisseli arsa ve araziler, maliklerin muvafakatiyle veya fiilî kullanıma göre müstakil hale getirilebilir. Uygulama imar planında hüküm yoksa yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüğünün altında parsel oluşturulamaz.
Kamu hizmetine ayrılan yerlere rastlayan ağaçlar ve yapılar, belediye veya valilikçe bedeli ya da enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır. Düzenlenmiş arsalardaki yapılara, malik muvafakati yoksa veya plan ve mevzuata göre sakınca varsa, küçük zorunlu tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenleme gerektiği halde 18. madde uygulanamıyorsa, müstakil inşaata elverişli kadastral parsellere plan ve yönetmelik hükümlerine göre inşaat ruhsatı verilebilir.
Belediye veya valilik, ilgilinin muvafakatiyle kamulaştırma bedeli yerine yapı yapılması mümkün olan kendisine ait alanlardan yer verebilir. Veraset yoluyla intikal, Kanuna göre şüyulandırma, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması ile tarım, hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amaçlı hisselendirme ve cebri icra yoluyla satış dışında, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz.
İptal kararından sonraki uygulama
Kesinleşmiş mahkeme kararıyla iptal edilen 18. madde uygulamasında kök parsele dönülemeyeceği yetkili merciince tespit edilirse, önce tescilli imar parselleri üzerinden yeni imar uygulaması yapılabilir. Bu imkân, fıkrada sayılan hukuki veya fiilî imkânsızlıkların tespitine bağlıdır. Yeni uygulama mümkün değilse hak sahiplerinin muvafakatiyle uygun yer tahsis edilir. Anlaşma yoksa kök parseldeki yer dikkate alınarak pay düşüldükten sonraki rayiç bedel ödenir.
İlan, itiraz ve süreler
3194 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı, kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. Belediye sınırlarındaki imar planları bir ay eş zamanlı ilan edilir; bu sürede itiraz edilebilir ve belediye meclisi itirazlar ile planları on beş gün içinde kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışında planlar valilik veya ilgilisince yapılır ya da yaptırılır; bir aylık ilanda valiliğe yapılan itirazları valilik on beş gün içinde kesin karara bağlar. Bu düzenlemeler imar planlarına ilişkindir ve parselasyon planı için aynı cümlelerde ayrı bir itiraz usulü kurmaz.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi, özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresini altmış gün olarak belirler. Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu işlemin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her ikisine birlikte dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayanan işlemin iptaline engel olmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Aynı Kanun'un 11. maddesine göre ilgililer, dava açmadan önce ve dava açma süresi içinde, işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan isteyebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İstek reddedilirse veya reddedilmiş sayılırsa süre yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, imar planlarına karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamındaki başvuru için 3194 sayılı Kanun'un 8/b maddesinin bir aylık özel itiraz süresi getirdiğini değerlendirmiştir. Askı süresi içinde itiraz bulunmayan imar planında davanın, son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması gerektiğini belirtmiştir. İtiraz edilip son ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verilmezse ret tarihini izleyen altmış gün, cevapla ret halinde cevap tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği sonucuna varmıştır.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/5552, K. 2024/4495Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, E. 2023/5937, K. 2024/4498Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, 8 Temmuz 2021'den sonra cevap verilmemesi halinde ret süresinin otuz gün olduğunu ve bu tarihten sonra tesis edilen imar planı ile parselasyon işlemlerinin askı tutanaklarında otuz günlük zımni ret süresi ile genel dava süresinin başlangıcının gösterilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu husus tutanakta belirtilmezse altmış günlük genel zımni ret süresi uygulanır. Parselasyon bu kararlarda askı tutanağındaki süre bildirimi yönünden ele alınmıştır. Beş yıllık süre ile askı, zımni ret ve altmış günlük süre aynı işlem için tek süre ölçüsüne indirgenemez.
Danıştay kararlarının sonuçları
Danıştay 6. Daire, E. 2023/5552, K. 2024/4495 sayılı kararında, 2 Eylül 2022 son askı tarihine göre yaptığı altmış günlük zımni ret ve ardından altmış günlük dava süresi hesabıyla 30 Aralık 2022 tarihli davayı süresinde kabul etmiştir. Süre aşımı ret kararına karşı istinafın reddine dair bölge idare mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden karar için gönderilmesine 2 Temmuz 2024 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, davanın esası hakkında iptal veya ret sonucu kurmamıştır.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/5937, K. 2024/4498 sayılı kararında da askı tutanaklarında otuz günlük zımni ret belirtilmediği için 2 Eylül 2022'yi izleyen altmışıncı günün sonu olan 1 Kasım 2022'de zımni ret ve en son 2 Ocak 2023'e kadar dava süresi kabul etmiş, 30 Aralık 2022 tarihli davayı süresinde bulmuştur. Temyiz istemini kabul ederek süre aşımı ret kararına karşı istinafın reddine ilişkin kararı bozmuş ve dosyayı yeniden karar için geri göndermiştir. Bu tarih hesabı ilgili dosyanın olayına özgüdür.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/7846, K. 2024/6222 sayılı dosyada davalının temyiz istemini kabul etmiş, istinafın reddine ilişkin kararı bozmuş ve dosyayı yeniden karar için göndermiştir. Bozma gerekçesi, gölet alanının umumi hizmet olarak düzenleme ortaklık payından mı yoksa taşkın koruma tesisi olarak kanundaki esas, usul ve sıralamayla mı elde edildiğinin dosyadan anlaşılamaması ve incelemenin eksik olmasıdır. Daire, imar planında su yüzeyi olarak gösterilen ve taşkın öteleme tesisi amacıyla kullanıldığı belirtilen Sıhke Göleti sahasının pay kapsamında karşılanabileceği sonucuna varmış, kanundaki öncelik ve yüzde kırk beş sırasının olayda uygulanıp uygulanmadığının ayrıca araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Karar 6 Kasım 2024 tarihinde kesin ve oybirliğiyle verilmiş olup işlemin hukuka uygunluğu hakkında nihai hüküm kurmamıştır.
Danıştay 6. Daire, E. 2024/3215, K. 2025/4851 sayılı dosyada temyizi kabul ederek istinafın ek gerekçeyle reddine dair kararı bozmuş ve dosyayı bölge idare mahkemesine göndermiştir. Gölet sahasının paydan karşılanamayacağı ve bunun tüm parseller için genel aykırılık oluşturduğu yönündeki değerlendirme, Dairenin benimsediği sonuç değildir. Karar 9 Ekim 2025 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir. Her iki dosya da işlemin esası hakkında nihai iptal veya uygunluk hükmü içermez.
Danıştay 6. Daire, E. 2024/3215, K. 2025/4851Kaynağı aç
Taraflar ve denetim gerekçeleri
Menfaati zedelenenlerin iptal davasıyla birlikte zararın tazminini idari yargıda talep edebileceği ifade edilmekle birlikte iptal ve tazminat koşulları birbirinden ayrılmış değildir. Davacı yönünden tapuda kayıtlı malikler ile diğer hak sahipleri aynı kesin kişi çevresi olarak belirlenemez. Avukatla temsil, idare mahkemesinde bu davayı açmak için zorunlu değildir.
18. madde uygulaması için malikin onayı gerekir mi?
Hayır. Belediye veya valilik, yetki alanındaki arsa ve arazileri maliklerin veya diğer hak sahiplerinin onayı aranmaksızın birleştirebilir, imar planına uygun parsellere ayırabilir, dağıtabilir ve tescil ettirebilir.
Düzenleme ortaklık payı en çok yüzde kaç olabilir?
Pay, düzenlemeden önceki yüzölçümün yüzde kırk beşini geçemez. Taşkın kontrol tesisi için ayrıca pay, önce diğer kullanımlar için pay ayrılması, yeterli alanın Hazine alanlarından ayrılamaması ve yüzde kırk beşin aşılmaması şartlarına bağlıdır.
Aynı parselden ikinci kez pay alınabilir mi?
Esas olan bir defa alınmasıdır. Yapılaşma koşulu ve nüfus artışı, değerin azalmaması ve önceki kesintilerin dikkate alınması şartlarıyla oran yüzde kırk beşe tamamlanabilir. 2981 kapsamındaki fark ile ifraz ve tevhit sonrası fark da tamamlayıcı kesintidir.
Parselasyon planına karşı beş yıllık süre var mıdır?
Kanun'un 8. maddesi, kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşmeden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabileceğini düzenler. İmar planlarındaki askı ve altmış günlük süre anlatımı bu hükümle tek ölçü haline getirilemez.
İdari başvuruda cevap verilmezse ne olur?
2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre dava açma süresi içinde yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Başvuru, başlamış dava açma süresini durdurur; ret veya zımni ret üzerine süre yeniden işlemeye başlar.
Danıştay parselasyon işlemini iptal etti mi?
Hayır. Süre nedeniyle bozulan kararlar nazım imar planı davasına ilişkindir ve parselasyon işleminin iptaline dair hüküm kurmaz. Parselasyon dosyalarında verilen bozma kararları da işlemin esası hakkında nihai iptal veya uygunluk hükmü kurmamış, dosyaları yeniden karar için göndermiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

