İmar Kanunu Madde 18 Uygulaması ve Parselasyonun İptali

by Avukat Erdal Ersoy
İmar Kanunu Madde 18 Uygulaması ve Parselasyonun İptali

İmar Kanunu Madde 18 Uygulaması ve İdari Yetkiler

İmar düzenlemesi ve bu doğrultuda hazırlanan parselasyon planları, imar planına uygun düzenli imar parselleri oluşturmak amacıyla yetkili idareler tarafından resen tesis edilen idari işlemlerdir. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 18 f. 1 uyarınca belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bu sınırların dışında ise valilikler yetkilidir. Yetkili idareler; imar sınırları içindeki binalı veya binasız arsa ve arazileri hak sahiplerinin muvafakatini aramaksızın birbirleriyle, yol fazlalarıyla, kamu kurumlarına veya belediyelere ait alanlarla birleştirmeye, bunları imar planına uygun ada ve parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli yahut kat mülkiyeti esaslarına göre ilgililere dağıtmaya ve resen tescil ettirmeye kanunen yetkilidir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.[19][20] (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik birinci cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmî kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme sahasında üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamının, ikinci fıkrada belirtilen düzenleme ortaklık payından fazla olması veya daha öncesinde parselasyon planı tescil olmuş alanlarda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle kamu eline geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının 13 üncü maddede belirtilen yöntemlerle kamuya geçişi sağlanır. Umumi ve kamu hizmet alanlarının kamulaştırma yoluyla kamu eline geçirilecek olması halinde, uygulamaya giren parsellerin, imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.[21] (Ek sekizinci fıkra:18/7/2021-7333/10 md.) 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınır.[22] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarı, (…)[23] bedele dönüştürülebilir. (Ek cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Parselasyonu onaylayan idare tarafından alınan bu bedel, fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine ödenir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Bedel takdiri 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları da gözetilerek 6362 sayılı Kanuna göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilir. Tespit edilen bedel ödenmedikçe tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir ve bu bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç 1 yıl içerisinde ödenir. Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devri yapılamaz ve yapı ruhsatı verilemez, tapuda herhangi bir işlem tesis edilemez. Bedelin tamamen ödenmesi hâlinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir. Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler. Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. (Ek fıkra:14/2/2020-7221/7 md.) Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle tescilli imar parselleri üzerinden mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulaması yapılabilir. Bunun mümkün olmaması durumunda davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla tescilli imar parselleri üzerinden yeni parselasyon işlemi yapılarak uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.[24] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili:

İmar planlarında taşınmazın konumu ve işlevi belirleyici olurken, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamındaki arazi ve arsa düzenlemesi mülkiyet ilişkisini düzenler. Düzenleme alanında kalan taşınmazlar, maliklerin rızası aranmaksızın tek bir bütün olarak ele alınır ve parselasyon süreci neticesinde yeni imar parsellerine dönüştürülür.

Parselasyon Planlarının Onayı, İlanı ve Yürürlük Süreci

İmar planlarına uygun biçimde hazırlanan parselasyon planları, 3194 sayılı Kanun m. 19 uyarınca belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye encümeninin, bu alanların dışında ise il idare kurulunun onay vermesi ile yürürlüğe girer. Onaylanan planlar bir ay süreyle ilgili idarede ilan panosuna asılır ve mutat vasıtalarla duyurulur. Parselasyon planları ile bu planlarda düzeltme yapılan kısımlar, bir aylık ilan süresinin bitiminde kesinleşir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler. Bir parsel üzerinde birden fazla bina ve tesislerin yapımı gerektiğinde (Kooperatif evleri, siteler, toplu konut inşatı gibi) imar parselasyon planları ifraza gerek kalmadan bu ihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlenir veya değiştirilir ve burada, talep halinde, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Yapı ve Yapı ile İlgili Esaslar Yapı:

Kesinleşme sürecinin tamamlanmasının ardından parselasyon planları tescil edilmek üzere ilgili tapu dairesine gönderilir. Tapu müdürlükleri, taşınmaz maliklerinin ve hak sahiplerinin muvafakatini aramaksızın sicil kayıtlarını onaylı parselasyon planları doğrultusunda resen tesis ve tanzim eder. Kooperatif evleri, siteler veya toplu konut alanları gibi tek bir parsel üzerinde birden fazla bina veya tesisin inşa edileceği hallerde ise parselasyon planları ayrıca ifraza gerek kalmaksızın düzenlenir ya da değiştirilir; bu alanlarda talep üzerine Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri tatbik edilir.

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Hesabı ve Yasal Sınırları

Düzenleme ortaklık payı; düzenleme alanındaki nüfusun kentsel gereksinimlerini karşılayacak umumi hizmet alanlarının oluşturulması ve düzenleme sebebiyle taşınmazlarda meydana gelen değer artışlarının karşılığı olarak ayrılan paydır. 3194 sayılı Kanun m. 18 f. 2 hükmü gereğince alınacak düzenleme ortaklık payı, düzenlemeye giren arazi ve arsaların düzenleme öncesindeki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini aşamaz. Parselasyon yapılması için DOP kesintisi uygulanması zorunlu olmayıp, idare yalnızca ihtiyaç bulunması halinde kesinti yapar; gereksinime göre bu miktar daha düşük belirlenebilir ancak yüzde kırk beşi geçemez.

Aynı düzenleme alanında yer alan bütün parsellerden eşit oranda DOP kesintisi yapılması yasal zorunluluktur. Düzenleme sahasında kamu kurumlarına veya idarelere ait taşınmazların yer alması bu kuralı etkilemez; kamu taşınmazları da özel mülkiyete tabi taşınmazlarla aynı oranda kesintiye uğrar. Kapanan imar ve kadastro yolları bulunuyorsa, bu alanlar öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam sahadan düşülür. Ayrıca düzenleme alanındaki taşkın kontrol tesisi alanlarının, DOP kesintisi yapıldıktan sonra geriye kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır.

3194 sayılı Kanun m. 18 f. 3 gereğince düzenleme ortaklık payları; yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi veya çocuk parkı, yeşil saha, ibadet yeri, karakol, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesisleri, kamuya ait kreş ve gündüz bakımevleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri, otoyol hariç erişme kontrolü uygulanan yol, su yolu, bölge geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılamayacak ağaçlandırılacak alanlar, rekreasyon ve mesire alanları, resmî kurum alanları, otogar alanı ve uygulama imar planı kararıyla getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanlarından teşekkül eder. Bu sahalar tahsis edildikleri kamu hizmeti tesisleri haricinde başka amaçlarla kullanılamaz. Ayrılan yerlerden belediye hizmetleriyle ilgili olanlar ilgili belediye adına, diğer alanlar ise plan amacını yürütecek idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.

İlave ve Tamamlayıcı DOP Kesintisi Yapılabilecek Durumlar

Herhangi bir parselden kural olarak bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Bununla birlikte, 3194 sayılı Kanun m. 18 f. 7 uyarınca, her türlü imar planı kararıyla taşınmazda yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış meydana gelmesi durumunda, parselin yeni değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla ilave kesinti yoluna gidilebilir. Bu ilave kesinti, evvelce yapılan terk ve kesintiler hesaba katılarak ilk uygulamadaki payı azami yüzde kırk beşe tamamlayacak oranda yapılabilir.

Parselasyon planı yapılmadan ifraz veya tevhit edilerek tescil edilmiş parsellerden imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, 3194 sayılı Kanun m. 18 f. 9 gereğince yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisine tabi tutulur. 2981 sayılı Kanun m. 10 kapsamındaki uygulamalarda umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin yeni parselasyon planındaki orandan az kalması halinde de önceki oranları parselasyon planındaki orana tamamlayan fark kadar kesinti yapılabilir; bu işlem tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer sayılmaz ve toplam kesinti her halükarda yüzde kırk beşi geçemez.

Parsel üzerinde mevcut binaların bulunması sebebiyle fiilen düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamadığı hallerde, ilgili payın tutarı bedele dönüştürülebilir. 3194 sayılı Kanun m. 18 f. 11 hükmü gereğince, parselasyonu onaylayan idare tarafından tahsil edilen bu bedel, düzenleme dengesi gereği fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel maliklerine ödenir.

Parsel Tahsisinde Eşdeğerlik İlkesi ve İptal Nedenleri

3194 sayılı Kanun m. 18 f. 13 doğrultusunda düzenleme neticesinde hak sahiplerine verilecek imar parsellerinin öncelikle düzenlemeye giren eski taşınmazın bulunduğu yerden, bunun mümkün olmaması durumunda ise en yakınındaki eşdeğer alandan tahsis edilmesi zorunludur. Düzenlemeye alınan parseller ile tahsis edilen yeni parseller arasında değer farkının bulunması mevzuata aykırılık oluşturur ve parselasyon işleminin iptali nedenidir. Bu gibi değer kaybı hallerinde idari yargıda tazminat davası değil, parselasyon işleminin iptali davası açılması gerekir.

Düzenleme sahasında gerekli umumi hizmet alanlarının yüzde kırk beşlik yasal sınırdan fazla olması ya da önceden tescil edilmiş planlar nedeniyle ikinci defa kesinti yapılamaması hallerinde kamuya geçiş, kamulaştırma veya kanunun 13. maddesinde belirtilen usullerle sağlanır. Parselden kamulaştırma yapılması gerektiğinde DOP kesintisi, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden hesaplanır. Öte yandan, bir bölgede İmar Kanunu 18. madde uygulaması yapılarak gereksinimler karşılandıktan sonra, imar planı değişikliğiyle yeni ihtiyaçlar doğmadığı müddetçe mükerrer parselasyon tesis edilemez.

Parselasyon Planlarının Yapılmaması ve Kamulaştırmasız El Atma

3194 sayılı Kanun m. 18 f. 10 hükmüne göre belediye veya valiliklerin, parselasyon planlarını imar planlarının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde hazırlayıp onaylaması esastır. Parselasyon planlarının süresi içinde yapılmaması sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediye veya valilik sorumludur. İmar planları kesinleştiği halde beş yıl boyunca parselasyonun yapılmaması veya yapımına başlanmaması, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını sürekli ve ağır şekilde kısıtlayarak kamulaştırmasız el atma durumunu ve idarenin tazminat sorumluluğunu doğurabilir.

Parselasyonun Yargı Kararıyla İptali ve Kök Parsele Dönüş

Parselasyon işleminin idari yargı yerince iptal edilmesi durumunda kural olarak ilk kadastral parsele, yani kök parsele dönülür. Yargı kararıyla hukuki varlığı sona eren imar parselleri üzerinden yeniden parselasyon yapılması hukuka aykırılık teşkil eder; yeni düzenlemenin mahkeme kararının gerekçeleri gözetilerek kök parseller üzerinden yapılması zorunludur.

İmar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesine karşın; davaya konu parselin kamu hizmet alanlarına rastlaması veya iptal edilen planla oluşan parsellerde yapılar inşa edilmiş bulunması gibi hukuki veya fiili imkânsızlıklar sebebiyle kök parsele dönülemediği yetkili onay merciince saptanırsa, öncelikle mevcut tescilli imar parselleri üzerinden yargı kararını yerine getirmeye yönelik yeni bir düzenleme yapılabilir. Bunun da mümkün olmaması halinde hak sahiplerinin muvakati alınarak düzenleme sahası içinde uygun bir yer tahsisi yoluna gidilir. Anlaşma sağlanamadığı takdirde ise ilgilinin kök parseldeki konumu gözetilip yürürlükteki DOP kesintisi mahsup edildikten sonra taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.

İmar Düzenlemesinin İptali Davasında Mahkeme ve Dava Ehliyeti

İmar düzenlemesi ve parselasyon işlemlerinin iptali talebiyle açılacak davalarda görevli ve yetkili yargı yeri taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir. Parselasyon işlemlerine karşı iptal davası açma hakkı tapuda kayıtlı maliklere veya diğer ayni ve meşru hak sahiplerine aittir. Tapu kütüğünde kaydı bulunmayan veya mülkiyetle ilişkisi olmayan kişilerin dava ehliyeti bulunmaz; hak iddiasında bulunanların öncelikle tapu kaydını lehlerine tescil ettirmeleri gerekir. İmar planlarına karşı ise ilan tarihinden itibaren bir ay içinde idareye itiraz imkânı tanınmış olup, bu idari itiraz yolunun tüketilmesi dava açmak için zorunlu bir ön şart değildir.

İmar düzenlemesinde en fazla ne kadar DOP kesintisi yapılabilir?

3194 sayılı İmar Kanunu m. 18 uyarınca düzenleme ortaklık payı kesintisi, taşınmazın düzenlemeden önceki yüzölçümünün en fazla yüzde kırk beşini oluşturabilir; kamusal ihtiyaç daha az ise bu oranın altında kesinti tesis edilir.

Bir taşınmazdan birden fazla kez DOP kesintisi yapılabilir mi?

Kural olarak parselden tek bir defa DOP kesintisi alınır; ancak imar planı kararıyla yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış gerçekleşmesi ve taşınmaz değerinin önceki değerin altına düşmemesi kaydıyla ilk kesinti oranını yüzde kırk beşe tamamlayacak ilave kesinti yapılabilir.

Parselasyon planları hangi mercilerce onaylanır ve nasıl kesinleşir?

Parselasyon planları belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, bu alanlar dışında ise il idare kurulu onayıyla yürürlüğe girer; ilgili idarede bir ay süreyle asılarak ilan edilir ve bu bir aylık sürenin hitamında kesinleşir.

İmar düzenlemesinin iptali davasında hangi mahkeme görevlidir?

İmar düzenlemesi ve parselasyon işlemlerine karşı yürütülecek iptal davalarında görevli ve yetkili yargı mercii, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir.

İptal kararı sonrasında kök parsele dönülemezse nasıl bir yol izlenir?

Hukuki veya fiili imkânsızlık nedeniyle kök parsele dönülemediğinde öncelikle tescilli parseller üzerinden yeni işlem yapılır; bu mümkün değilse malikin muvafakatiyle uygun yer tahsis edilir, uzlaşma sağlanamazsa DOP kesintisi düşüldükten sonra rayiç bedel ödenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu