İmar planı; belediyeler ve diğer yetkili idari kurum ve kuruluşlar tarafından imar uygulamalarına konu olacak yerlere ilişkin detaylı bilgiler içeren plan ve haritalara verilen genel addır. 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülen bu süreç, yerleşim alanlarında neyin nereye, nasıl yapılabileceğini belirleyen temel hukuki çerçeveyi oluşturur. Güncel mevzuatta bu planlar 'mekansal planlar' olarak da adlandırılmakta; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği planların genel hatlarını düzenlemektedir.
İmar Planı Yapma Zorunluluğu ve Yetkili İdareler
Nüfusu 10.000'i geçen yerleşim yerlerinde imar planı yapılması zorunludur; nüfusu 10.000'in altında olan yerlerde planın yapılıp yapılmayacağına belediye tarafından karar verilebilir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (b) bendi uyarınca belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluk sağlanarak ilgili belediyelerce hazırlanır ya da hazırlattırılır; planlar belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde planlar valilik veya ilgilisince yapılır ya da yaptırılır ve valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
Mekansal Plan Hiyerarşisi
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi imar planlarını nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki ana türde ele alır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının h, i ve k bentleri ise daha geniş bir planlama kademesi ortaya koyar: hiyerarşinin en üstünde mekansal strateji planları, ardından çevre düzeni planları, sonra nazım imar planları ve en altta uygulama imar planları yer alır. 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (d) bendi uyarınca arazi kullanımı ve yapılaşmada yalnızca bu plan kademelerindeki kararlara uyulur.
Plan hiyerarşisinde üst kademeye uyum zorunludur. 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (d) bendi gereğince alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi gerekir. Bu yükümlülük yerine getirilmezse üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar, alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirerek resen onaylar.
Mekansal Strateji Planı ve Bölge Planı
Hiyerarşinin en üst kademesindeki mekansal strateji planları, sektörel bazda mekansal politikalar ile stratejiler arasında ilişki kuran planlardır ve 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde hazırlanır. Bunların yanı sıra 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (a) bendi, bölge planlarını ayrı bir üst kademe düzenleme olarak tanımlamaktadır: sosyo-ekonomik gelişme eğilimleri, yerleşmelerin gelişme potansiyeli, sektörel hedefler ile faaliyetlerin ve altyapıların dağılımı bu planlarla belirlenir; söz konusu planları yapma ve yaptırma yetkisi kanun metninde Devlet Planlama Teşkilatı'na verilmiş olmakla birlikte bu kurumun güncel idari yapıdaki statüsü kanun metninden anlaşılamamaktadır.
Nazım İmar Planı Nedir?
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun biçimde, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini ile ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bir bütün olan plandır. Nazım imar planları uygulamada kadastral durumu işlenmiş olarak kural olarak 1/5000 ölçekte hazırlanır; büyükşehir belediyelerinde gerekliliğe göre 1/5000 ile 1/25000 arasındaki herhangi bir ölçek kullanılabilir. Bu planlar onaylı haritalar üzerine plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak düzenlenir.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 5Kaynağı aç
Uygulama İmar Planı Nedir?
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ile diğer bilgileri ayrıntılarıyla gösteren plandır. Uygulama imar planları kadastral durumu mevcut olan yerler için 1/1000 ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak düzenlenir.
Uygulama imar planının içeriği oldukça kapsamlıdır. Plan; yapı adaları, yapıların kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı kat sayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım sistemleri, park ve rekreasyon alanları, meydanlar ile kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını kapsar. Gerektiğinde parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi ile bağımsız bölüm sayısı gibi hususlar da plana eklenebilir.
Bina yüksekliklerine ilişkin önemli bir sınırlama öngörülmüştür: sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadet yeri alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları dışında imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Bu sınırlama 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinde yer almaktadır. Kentsel tasarım projeleri ise uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir; bu projelerin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
İmar Parseli ve Parselasyon
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre imar parseli; imar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin İmar Kanunu, imar planı ve yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş şeklidir. Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde, yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca belediye veya valiliğin, parselasyon planlarını imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 18Kaynağı aç
Düzenleme ortaklık payı kesintisi, 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında, düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin düzenleme öncesi yüz ölçümlerinin yüzde kırkbeşini geçemez. Herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esas olmakla birlikte kanun bu kurala çeşitli istisnalar öngörmektedir. Bunlardan biri, parselasyon planı yapılmadan önce ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerde, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranının yeni parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınmasına izin veren hükümdür.
Düzenleme ortaklık payı kapsamındaki umumi ve kamu hizmet alanları, 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrasında (5/12/2024-7534/6 md. değişikliğiyle) ve Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde ayrı ayrı düzenlenmiştir. Kanun metninde sayılan alanlar arasında yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi ve parkı, yeşil saha, ibadet yeri, karakol, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığı'na bağlı sağlık tesis alanları, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, teknik altyapı ve trafo alanları, ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı, mesire alanları, resmî kurum alanı, otogar alanı ve uygulama imar planı kararıyla getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları bulunmaktadır. Yönetmelik'in ilgili fıkrasında ise bunlara ek olarak kent meydanı, kent parkı, idari tesis alanı, mezarlık ve taşkın kontrol tesisi gibi alanlar sayılmakta; iki düzenlemenin kapsamı tam olarak örtüşmemektedir.
İmar Planlarının İlanı ve İtiraz Süreci
3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca onaylanan imar planları, onay tarihinden itibaren belirlenen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bu bir aylık süre içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye sınırları içindeki planlarda belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazları ve planları meclis on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışındaki yerlerde itirazlar valiliğe yapılır ve valilik on beş gün içinde kesin karara bağlar.
Plan değişikliklerine ilişkin ayrıca bilgilendirme yükümlülükleri öngörülmüştür. İmar planları ve plan değişikliklerinin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresiyle eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Bunun yanı sıra plan değişikliğine konu alanda görülebilir şekilde en az iki adet tabela ile otuz gün süreyle bilgilendirme yapılması zorunludur. Tüm planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları ayrıca Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenerek Plan İşlem Numarası almak zorundadır.
İmar planları alenidir ve bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye başkanlığı ile mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar ya da kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere vermekle yükümlüdür.
İmar Planlarına Karşı Dava Açılması
3194 sayılı Kanun'un 8. maddesine 7221 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle (14/02/2020) eklenen hükme göre kesinleşen imar planlarına veya parselasyon planlarına karşı, kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. Beş yıllık bu sürenin hukuki niteliği konusunda kanun metninde açık bir nitelendirme yer almamaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/9394, K. 2022/9545Kaynağı aç
İmar planları; imar mevzuatına veya şehir planlama ilke ve esaslarına aykırılık, kamu yararı amacına aykırılık ya da ilan sürelerine uyulmaması gibi usul ihlalleri gerekçesiyle idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Her idari işlemde olduğu gibi imar planları da şekil, yetki, amaç, konu ve sebep unsurları yönünden yargısal denetime tabidir.
Danıştay 6. Dairesi'nin kararlarında imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak nitelendirilmektedir. Buna karşılık parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi, yapı ruhsatı iptali ve yıkım gibi işlemler uygulama imar planlarının uygulanmasına yönelik işlemler olarak kabul edilmektedir. Bu ayrım dava açma süresi bakımından önem taşır: genel düzenleyici nitelikteki imar planına karşı askıdan itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilirken, parselasyon gibi uygulama işlemlerine karşı dava açma süresinin başlayabilmesi için işlemin muhatabına usulüne uygun tebliğ edilmesi ya da muhatabın işlemi tüm unsurlarıyla öğrendiğinin açıkça ortaya konulması gerekir.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/9417, K. 2022/9546Kaynağı aç
Uygulama imar planı doğrultusunda tesis edilen parselasyon veya yapı ruhsatı gibi uygulama işlemleri üzerine, altmış günlük dava açma süresi içinde uygulama işlemine karşı, uygulama işlemiyle birlikte ya da ayrıca dayanak imar planına karşı da dava açılması mümkündür.
Parselasyon planlarına ilişkin itirazların kısmen ya da tamamen kabul edilmesi durumunda parselasyon kesinleşmiş sayılmaz; süreç devam eder ve dava açma süresi, son askı ilanı yapılan parselasyona göre belirlenir. Danıştay 6. Dairesi'nin incelediği uyuşmazlıklarda, parselasyona ilişkin tüm süreci öngörmesi beklenemeyen kişinin itirazın reddine ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren yasal süre içinde dava açması halinde mahkemenin parselasyonun kesinleşmiş haline göre esastan inceleme yapması gerektiği vurgulanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Nazım imar planı ile uygulama imar planı arasındaki temel fark nedir?
Nazım imar planı, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunluklarını ve ulaşım sistemlerini belirleyerek uygulama imar planlarının temelini oluşturur; uygulamada genellikle 1/5000 ölçeğinde hazırlanır. Uygulama imar planı ise 1/1000 ölçeğinde, yapı adaları, bina yüksekliği, emsal, yapı yaklaşma mesafesi ve altyapı düzenlemeleri gibi somut yapılaşma koşullarını ayrıntılı biçimde belirler.
İmar planına nasıl itiraz edilir?
Onaylanan imar planları bir ay süreyle ilan edilir. Bu süre içinde belediye sınırları içindeki planlara yönelik itirazlar ve planlar, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilir ve meclis on beş gün içinde kesin karar verir. Belediye ve mücavir alan dışındaki yerlerde itirazlar valiliğe yapılır ve valilik on beş gün içinde karara bağlar. Plana karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.
İmar planı hangi gerekçelerle iptal ettirilebilir?
İmar planları; imar mevzuatına veya şehir planlama ilke ve esaslarına aykırılık, kamu yararı amacını taşımama ya da ilan sürelerine uyulmama gibi usul ihlalleri gerekçesiyle iptal davasına konu edilebilir. Şekil, yetki, amaç, konu ve sebep unsurlarının herhangi birinde hukuka aykırılık saptanması da iptal gerekçesi oluşturabilir.
Düzenleme ortaklık payı oranı ne kadardır?
3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesintisi, düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin düzenleme öncesi yüz ölçümlerinin yüzde kırkbeşini geçemez. Kural olarak herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz; ancak kanun belirli durumlarda bu kurala istisnalar öngörmektedir.
İmar planı hangi yerleşim yerlerinde zorunludur?
Nüfusu 10.000'i geçen yerleşim yerlerinde imar planı yapılması zorunludur. Nüfusu 10.000'in altında olan yerlerde ise imar planı yapılıp yapılmayacağı belediyenin takdirine bırakılmıştır.
İmar planlarında bina yüksekliği serbest bırakılabilir mi?
Hayır. Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadet yeri alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları dışında imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Bu sınırlama 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinde yer almaktadır.
Parselasyon planına itiraz dava süresini etkiler mi?
Evet. Parselasyon planına yapılan itirazların kısmen ya da tamamen kabul edilmesi halinde parselasyon kesinleşmiş sayılmaz. Dava açma süresi, son askı ilanı yapılan parselasyon planına göre belirlenir. Danıştay 6. Dairesi'nin incelediği uyuşmazlıklarda, parselasyona ilişkin süreci öngörmesi beklenemeyen kişinin itirazın reddine ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren yasal süre içinde dava açması halinde de mahkemenin esastan inceleme yapması gerektiği belirtilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

