İmar Planı Nedir? Nazım İmar Planı, Uygulama İmar Planı ve Diğer Çeşitler

by Avukat Erdal Ersoy
İmar Planı Nedir? Nazım İmar Planı, Uygulama İmar Planı ve Diğer Çeşitler

İmar planı; belediyeler ve diğer yetkili idari kurum ve kuruluşlar tarafından imar uygulamalarına konu olacak yerlere ilişkin detaylı bilgiler içeren plan ve haritalara verilen genel addır. 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülen bu süreç, yerleşim alanlarında neyin nereye, nasıl yapılabileceğini belirleyen temel hukuki çerçeveyi oluşturur. Güncel mevzuatta bu planlar 'mekansal planlar' olarak da adlandırılmakta; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği planların genel hatlarını düzenlemektedir.

İmar Planı Yapma Zorunluluğu ve Yetkili İdareler

Nüfusu 10.000'i geçen yerleşim yerlerinde imar planı yapılması zorunludur; nüfusu 10.000'in altında olan yerlerde planın yapılıp yapılmayacağına belediye tarafından karar verilebilir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (b) bendi uyarınca belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluk sağlanarak ilgili belediyelerce hazırlanır ya da hazırlattırılır; planlar belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde planlar valilik veya ilgilisince yapılır ya da yaptırılır ve valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo – ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.[6] Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderilir.[7] İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarında bina yükseklikleri yençok: serbest olarak belirlenemez.[8] (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere mer’i imar planlarında yençok: serbest olarak belirlenmiş yükseklikler; emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri ve revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenir. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenir. Oluşacak maliyetlerin %100 fazlası ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. c) (Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md.) (Değişik:4/7/2019-7181/6 md.) Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez. ç) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik:14/2/2020-7221/6 md.) Bakanlıkça belirlenen tanım ve esaslara göre hazırlanıp onaylanan plan, plan değişikliği ve revizyonlarının, parselasyon planlarının, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin, imar mevzuatına konu edilen orto-görüntüler ile diğer coğrafi veri ve bilgilerin, ilgili idareler ile kurum ve kuruluşlarca; Cumhurbaşkanınca belirlenen usul, esas ve ilgili standartlara uygun şekilde ve sayısal olarak; üretilmesi, elektronik ortamda ilan edilmesi, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı ile entegrasyonunun sağlanması ve bedelsiz olarak Bakanlığa gönderilmesi, Bakanlıkça tesis edilecek elektronik ortam üzerinden paylaşılması, arşivlenmesi ve güncellenmesi zorunludur. Yapı ruhsatına ilişkin işlemlerde bu veriler esas alınır. d) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (Mülga ikinci cümle: 27/3/2015-6637/23 md.) (…) (Ek cümle: 18/6/2017-7033/29 md.) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında; organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınması ve bu kararlarda değişiklik yapılması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabidir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir. Bu bent uyarınca yapılacak işlemlerde bu maddenin (c) bendi hükümlerine uyulur. e) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından plana ilişkin görüşlerini alır. Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir. f) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirlenir. g) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Bakanlık; ilgili idareler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan mekansal planlamaya, harita ve parselasyona, etüt ve projelendirmeye, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlemeye, enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin iş ve işlemler ile yapı malzemelerini; denetlemeye, aykırılıklar hakkında işlem tesis etmeye, aykırılıkları gidererek mevzuata uygun hale getirmeye yönelik değişiklik yapmaya ve onaylamaya, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye, yıkım kararı almaya ve yıkımı gerçekleştirmeye, ilgililer hakkında idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir. Bu görevlerden, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye ve yıkım kararına ilişkin rapor düzenleme işi ile denetlemeye ilişkin görevler, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında, denetçi belgesini haiz personel tarafından gerçekleştirilir. İlgililer Bakanlık denetçileri tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi, istenilen süre içerisinde vermek zorundadırlar. Bakanlık denetçilerinin seçimi, eğitimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir. ğ) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5.000’in altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar bu alanlardaki uygulamalar 27 nci madde hükümlerine göre yürütülür. 27 nci maddede belirtilen projeler, ilçe belediyesince onaylanır ve muhtarlığa bildirilir. Kırsal alanlarda iş yeri açma ve çalışma izni; kadimden kalan veya yapıldığı tarihteki mevzuat kapsamında yola cephesi olmaksızın inşa edilen yapılar ile köy yerleşik alanlarda kalan yapılara kırsal yapı belgesine, yerleşik alan sınırı dışındaki diğer yapılara ise yapı kullanma izin belgesine göre verilir. Köylerde bulunan konutlarda, iş yeri açma ve çalışma izni alınarak ev pansiyonculuğu yapılabilir. Kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephe sağlanmadan yapı inşa edilemez, parsel oluşturulamaz. Yerleşme ve yapılaşma özellikleri, mimari doku ve karakteri, gelişme düzey ve potansiyeli açısından önem arz eden köylerde bu özellikleri korumak, geliştirmek ve yaşatmak amacıyla muhtarlık katılımı ile ilgili idarelerce köy tasarım rehberleri hazırlanabilir. Köy tasarım rehberleri ilgili idare meclisi kararı ile onaylanır ve uygulanır. h) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Köylerde ve kırsal özellik gösteren diğer yerleşmelerde yapıların etüt ve projeleri ilgili idarenin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından hazırlanabilir. Bakanlıkça; bu Kanun kapsamındaki yerleşmelere ilişkin enerji verimli, iklim duyarlı ve ekolojik özellikli plan ve projeler hazırlanabilir veya hazırlattırılabilir, bu nitelikli yapılar inşa edilebilir veya uzun vadeli kredilendirilmek suretiyle desteklenebilir. ı) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez. i) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İdarelerce onaylanmış; mevcut durumu gösteren halihazır haritalar, parselasyon planları ile teknik ve idari düzenlemeleri içeren bu Kanun kapsamındaki planların değişiklik ve revizyonlarında ilk müellifin görüşü veya izni aranmaz. j) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; (…)[9] eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez. İmar planlarında Bakanlığın yetkisi:

Mekansal Plan Hiyerarşisi

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi imar planlarını nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki ana türde ele alır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının h, i ve k bentleri ise daha geniş bir planlama kademesi ortaya koyar: hiyerarşinin en üstünde mekansal strateji planları, ardından çevre düzeni planları, sonra nazım imar planları ve en altta uygulama imar planları yer alır. 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (d) bendi uyarınca arazi kullanımı ve yapılaşmada yalnızca bu plan kademelerindeki kararlara uyulur.

Plan hiyerarşisinde üst kademeye uyum zorunludur. 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (d) bendi gereğince alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi gerekir. Bu yükümlülük yerine getirilmezse üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar, alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirerek resen onaylar.

Mekansal Strateji Planı ve Bölge Planı

Hiyerarşinin en üst kademesindeki mekansal strateji planları, sektörel bazda mekansal politikalar ile stratejiler arasında ilişki kuran planlardır ve 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde hazırlanır. Bunların yanı sıra 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (a) bendi, bölge planlarını ayrı bir üst kademe düzenleme olarak tanımlamaktadır: sosyo-ekonomik gelişme eğilimleri, yerleşmelerin gelişme potansiyeli, sektörel hedefler ile faaliyetlerin ve altyapıların dağılımı bu planlarla belirlenir; söz konusu planları yapma ve yaptırma yetkisi kanun metninde Devlet Planlama Teşkilatı'na verilmiş olmakla birlikte bu kurumun güncel idari yapıdaki statüsü kanun metninden anlaşılamamaktadır.

Nazım İmar Planı Nedir?

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun biçimde, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini ile ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bir bütün olan plandır. Nazım imar planları uygulamada kadastral durumu işlenmiş olarak kural olarak 1/5000 ölçekte hazırlanır; büyükşehir belediyelerinde gerekliliğe göre 1/5000 ile 1/25000 arasındaki herhangi bir ölçek kullanılabilir. Bu planlar onaylı haritalar üzerine plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak düzenlenir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır. Nazım İmar Planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır. Yerleşme Alanı; imar planı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme alanlarının tümüdür. İmar Adası; imar planındaki esaslara göre meydana gelen adadır. (Ek tanım:5/12/2024-7534/4 md.) İmar Hakkı Aktarımı; 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış ya da yapılması mümkün olmayan alanlarda, parselin tamamının ya da bir kısmının umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması sebebiyle parsel üzerinde özel mülkiyete konu yapılaşma hakkının verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının başka parsel ya da parsellere imar planı kararı ile taşınması işlemidir. İmar Parseli; İmar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin İmar Kanunu, İmar Planı ve yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş şeklidir. Kadastro Adası; kadastro yapıldığı zaman var olan adadır. Kadastro Parseli; kadastro yapıldığı zaman kadastro adaları içinde bulunan mülkiyeti tescilli parseldir. Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir. Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır. (Ek: 14/4/2016-6704/7 md.) Su yolu; imar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçididir. İlgili idare; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valiliktir. Bakanlık; Bayındırlık ve İskan Bakanlığıdır. Mücavir Alan; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır. Çevre düzeni planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır. (Ek : 26/4/1989 – 3542/1 md.) Fen adamları; yapı, elektrik tesisatı, sıhhi tesisat ve ısıtma, makine, harita-kadastro ve benzeri alanlarda mesleki ve teknik öğrenim veren en az lise dengi okullardan mezun olmuş veya lise mezunu olup, bir öğretim yılı süreyle bakanlıkların açmış olduğu kursları başarıyla tamamlamış olanlar ile 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununa göre ustalık belgesine sahip olan elemanlardır. (Ek:29/11/2018-7153/10 md.) Mekânsal Strateji Planı; ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekânla ilişkilendirerek fiziki gelişmeyi ve sektörel kararları yönlendiren, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plandır. Ayrıca, bu Kanunda adı geçen diğer tanımlar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edilir. İKİNCİ BÖLÜM İmar Planları ile İlgili Esaslar Mekânsal planlama kademeleri:

Uygulama İmar Planı Nedir?

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ile diğer bilgileri ayrıntılarıyla gösteren plandır. Uygulama imar planları kadastral durumu mevcut olan yerler için 1/1000 ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak düzenlenir.

Uygulama imar planının içeriği oldukça kapsamlıdır. Plan; yapı adaları, yapıların kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı kat sayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım sistemleri, park ve rekreasyon alanları, meydanlar ile kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını kapsar. Gerektiğinde parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi ile bağımsız bölüm sayısı gibi hususlar da plana eklenebilir.

Bina yüksekliklerine ilişkin önemli bir sınırlama öngörülmüştür: sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadet yeri alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları dışında imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Bu sınırlama 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinde yer almaktadır. Kentsel tasarım projeleri ise uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir; bu projelerin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.

İmar Parseli ve Parselasyon

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine göre imar parseli; imar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin İmar Kanunu, imar planı ve yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş şeklidir. Uygulama imar planında hüküm bulunmaması halinde, yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca belediye veya valiliğin, parselasyon planlarını imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.[19][20] (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik birinci cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmî kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme sahasında üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamının, ikinci fıkrada belirtilen düzenleme ortaklık payından fazla olması veya daha öncesinde parselasyon planı tescil olmuş alanlarda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle kamu eline geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının 13 üncü maddede belirtilen yöntemlerle kamuya geçişi sağlanır. Umumi ve kamu hizmet alanlarının kamulaştırma yoluyla kamu eline geçirilecek olması halinde, uygulamaya giren parsellerin, imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.[21] (Ek sekizinci fıkra:18/7/2021-7333/10 md.) 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınır.[22] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarı, (…)[23] bedele dönüştürülebilir. (Ek cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Parselasyonu onaylayan idare tarafından alınan bu bedel, fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine ödenir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Bedel takdiri 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları da gözetilerek 6362 sayılı Kanuna göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilir. Tespit edilen bedel ödenmedikçe tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir ve bu bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç 1 yıl içerisinde ödenir. Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devri yapılamaz ve yapı ruhsatı verilemez, tapuda herhangi bir işlem tesis edilemez. Bedelin tamamen ödenmesi hâlinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir. Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler. Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. (Ek fıkra:14/2/2020-7221/7 md.) Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle tescilli imar parselleri üzerinden mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulaması yapılabilir. Bunun mümkün olmaması durumunda davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla tescilli imar parselleri üzerinden yeni parselasyon işlemi yapılarak uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.[24] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili:

Düzenleme ortaklık payı kesintisi, 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında, düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin düzenleme öncesi yüz ölçümlerinin yüzde kırkbeşini geçemez. Herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esas olmakla birlikte kanun bu kurala çeşitli istisnalar öngörmektedir. Bunlardan biri, parselasyon planı yapılmadan önce ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerde, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranının yeni parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınmasına izin veren hükümdür.

Düzenleme ortaklık payı kapsamındaki umumi ve kamu hizmet alanları, 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrasında (5/12/2024-7534/6 md. değişikliğiyle) ve Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendinde ayrı ayrı düzenlenmiştir. Kanun metninde sayılan alanlar arasında yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi ve parkı, yeşil saha, ibadet yeri, karakol, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığı'na bağlı sağlık tesis alanları, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, teknik altyapı ve trafo alanları, ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı, mesire alanları, resmî kurum alanı, otogar alanı ve uygulama imar planı kararıyla getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları bulunmaktadır. Yönetmelik'in ilgili fıkrasında ise bunlara ek olarak kent meydanı, kent parkı, idari tesis alanı, mezarlık ve taşkın kontrol tesisi gibi alanlar sayılmakta; iki düzenlemenin kapsamı tam olarak örtüşmemektedir.

İmar Planlarının İlanı ve İtiraz Süreci

3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca onaylanan imar planları, onay tarihinden itibaren belirlenen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bu bir aylık süre içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye sınırları içindeki planlarda belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazları ve planları meclis on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışındaki yerlerde itirazlar valiliğe yapılır ve valilik on beş gün içinde kesin karara bağlar.

Plan değişikliklerine ilişkin ayrıca bilgilendirme yükümlülükleri öngörülmüştür. İmar planları ve plan değişikliklerinin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresiyle eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Bunun yanı sıra plan değişikliğine konu alanda görülebilir şekilde en az iki adet tabela ile otuz gün süreyle bilgilendirme yapılması zorunludur. Tüm planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları ayrıca Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenerek Plan İşlem Numarası almak zorundadır.

İmar planları alenidir ve bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye başkanlığı ile mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar ya da kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere vermekle yükümlüdür.

İmar Planlarına Karşı Dava Açılması

3194 sayılı Kanun'un 8. maddesine 7221 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle (14/02/2020) eklenen hükme göre kesinleşen imar planlarına veya parselasyon planlarına karşı, kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. Beş yıllık bu sürenin hukuki niteliği konusunda kanun metninde açık bir nitelendirme yer almamaktadır.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/9394, K. 2022/9545Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/9394 E.  ,  2022/9545 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/9394 Karar No : 2022/9545 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVACI) … VEKİLLERİ : Av. … , Av. … 2. (DAVALI) … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : 1. (DAVALI) … Belediye Başkanlığı 2. (DAVACI) … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Kepez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanda Kepez Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararları ile onaylanan parselasyonun ve bu parselasyona yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kepez Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazı kapsayan alanda ilk parselasyon yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararına karşı 01/06/2020-01/07/2020 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içerisinde (ilk askı ilan süresi) yapılan itirazın reddine ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının davacıya 16/09/2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 13/11/2020 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı, davacının ilan askı süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 11. maddesi kapsamında bir başvuru olduğundan altmış gün içinde bir cevap verilmiş olsa da davacının bu cevaptan aynı altmış gün içerisinde haberdar olmaması nedeniyle yaptığı itirazın zımnen reddedildiğini kabul ederek ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerektiği, buna göre son askı tarihi olan 01/07/2020 tarihinden itibaren 60 gün içinde davacıya tebliğ edilen bir işlem olmadığı için itirazın zımmen reddedilmiş sayılacağı 30/08/2020 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde (dava açma süresinin son günü olan 29/10/2020 tarihi resmi tatile denk geldiğinden) en son 30/10/2020 tarihinde dava açılması gerekirken, 13/11/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği, öte yandan askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımni ret süresi geçirildikten sonra idare tarafından davacıya 16/09/2020 tarihinde tebliğ edilen cevabın, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca dava açma süresini canlandırmayacağı, ayrıca Mahkemenin 19/11/2020 tarihli "ilk incelemeye esas ara kararı" üzerine dava dilekçesi tebliğ edilmemesine rağmen davalı idare vekilince 03/12/2020 tarihli dilekçe ile "ara kararı gereğinin yerine getirilmesi ve savunmanın sunulmasına" ilişkin dilekçe sunulmuş ise de, Mahkemece bu aşamada dava dilekçesi davalı idareye tebliğ edilip savunma istenilmediğinden, davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; parselasyona ilk askı ilan süresi içerisinde yaptığı itirazının reddedildiği, itirazın reddine ilişkin belediye encümeni kararının tebliğinin dava açma hakkı vereceği, her bir idari işlem farklı olduğu ve ilgililere idari başvuru ve dava açma hakkı verdiği halde davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca 3194 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca parselasyona karşı 5 yıllık dava açma süresinin bulunduğu, belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, itirazları dikkate alınmadan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının yargılama giderleri yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına; bu aşamada Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz isteminin reddi ile vekalet ücreti yönünden kararın onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı, Mahkemece bozma kararı üzerine davalı idarenin savunması alınarak verilecek karar sonucuna göre vekalet ücreti hususunun ayrıca değerlendirileceğinin açık olduğu düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu parseli de kapsayan alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu … tarihli, … sayılı Kepez Belediye Meclisi kararı ile kabul edilmiş ve … tarihli, … sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile de onaylanmıştır. Uyuşmazlık konusu alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanmış ve 01/06/2020-01/07/2020 tarihleri arasında askıya çıkartılmıştır. Parselasyona askı süresi içerisinde yapılan itirazlar üzerine; kimi itirazların reddine, kimi itirazların kabulüne, kimi itirazların da kısmen kabulüne/kısmen reddine, düzenleme sınırının belirlenmesine ve parselasyon planının onaylanmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanarak 04/09/2020-05/10/2020 tarihleri arasında askı ilanı yapılmıştır. Sözü edilen parselasyona askıda yapılan itirazlar üzerine; kimi itirazların reddine, kimi itirazların kabulüne, kimi itirazların da kısmen kabulüne/kısmen reddine, mahkeme sürecine mahal verilmemesi için parselasyonun ilgili kişilerin sözlü ve yazılı talepleri dikkate alınarak düzenlenmesine ve konunun teknik rapor doğrultusunda uygun bulunduğuna ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanarak 02/02/2021-03/03/2021 tarihleri arasında askıya çıkartılmıştır. Davacı tarafından, … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen ilk parselasyona karşı askı süresinde yapılan itiraz … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı ile reddedilerek askıya çıkarılmış ve itirazının reddedildiği davacıya 16/09/2020 tarihinde bildirilmiştir. Davacı tarafından, bildirim yazısının tarafına ulaştığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde Kepez Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararları ile onaylanan parselasyonun ve bu parselasyona yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kepez Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır. Özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun 19. maddesinde; "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir (1) ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler." hükmüne, yer verilmiş olup aynı Kanunun 8. maddesine 14/02/2020 tarihli 7221 sayılı Kanunun 6. maddesi ile; "Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir." hükmü eklenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargısal içtihatlarda, imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmektedir. İmar planlarına dayalı olarak tesis edilen; parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi, yapı ruhsatı iptali ve yıkım gibi işlemlerin ise uygulama imar planlarının uygulanmasına yönelik işlemler olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Bu çerçevede, uygulama imar planları doğrultusunda tesis edilen, parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi gibi uygulama işlemleri üzerine, altmış günlük dava açma süresi içerisinde uygulama işlemine karşı veya uygulama işlemiyle birlikte ya da ayrıca dayanak imar planına karşı dava açılması da mümkündür. Yine yerleşik Danıştay içtihatlarına göre, genel düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planına karşı askıdan itibaren dava açma süresi içerisinde dava açılabilirken, subjektif nitelikteki parselasyon işlemine (ve dava konusu edilmesi halinde bu işlemin dayanağı olan uygulama imar planına) karşı yasal dava açma süresinin işlemeye başlaması için bu işlem, işlem tarihindeki muhatabına usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmelidir ya da muhatabın bu işlemi tüm unsurlarıyla birlikte öğrendiği açık ve net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/06/2021 tarihli, E:2021/154 K:2021/1202 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/258, K:2022/1668 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/47, K:2022/1665 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/412, K:2022/1664 sayılı kararları da bu yöndedir. Uyuşmazlıkta, subjektif işlem özelliği taşıyan parselasyon işleminin kesinleşmiş halinin davacıya tebliğ edilmesi ya da bu işlemin davacı tarafından açık ve net bir şekilde öğrenildiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Yukarıya yer verilen mevzuat hükümlerine göre parselasyon planının ilçe belediye encümenince kabul edildikten ve büyükşehir belediye encümenince onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği ve bir ay süreyle ilan edildikten sonra da kesinleşeceği açık olup bu süre içinde yapılan itirazların tamamının ya da bir kısmının kabul edilmesi halinde parselasyon planı yeniden bu süreci takip edip ilan edilerek kesinleştirilmeli ve buna göre de dava açma süresi son kez askı ilanı yapılan parselasyona göre belirlenmelidir. Bir diğer ifade ile parselasyon planlarına ilişkin itirazların değerlendirilerek kısmen ya da tamamen kabul edilmesi durumunda parselasyonun kesinleşmesi söz konusu olmayacağından, yapım süreci devam eden parselasyon planı kapsamında bulunan taşınmaz maliklerinin parselasyonun kesinleşmiş haline karşı mevzuatta öngörülen dava açma süresi içerisinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir. Somut olayda, Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen dava konusu parselasyon planının, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylandığı ve 01/06/2020-01/07/2020 tarihleri arasında askıya çıkartıldığı, askıda yapılan itirazların kısmen ret, kısmen kabul ve kısmen ret/ kabul edilmesi üzerine, Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kısmi değişikliklerle 2. kez kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon planının 04/09/2020-05/10/2020 tarihleri arasında askı ilanının yapıldığı, 2. parselasyon planına askıda yapılan itirazlar üzerine de itirazların kısmen ret, kısmen kabul ve kısmen ret/ kabul edilerek parselasyon planında düzeltmeler yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylandığı ve 02/02/2021-03/03/2021 tarihleri arasında 3. kez askıya çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından parselasyonun ilk hali olan 1. parselasyon planına askı süresi içerisinde yapılan itiraz reddedilmiştir. Bununla birlikte diğer bir kısım parsel maliklerinin itirazları kabul edildiğinden değişikliğe uğrayan 2. parselasyon planı davacının parselini de kapsayıp düzenler mahiyette kabul edilerek yeniden askıya çıkartılmıştır. Anılan itirazların reddine ve 2. parselasyon planının kabulüne dair belediye encümeni kararının 16/09/2020 tarihinde bildirilmesi üzerine 13/11/2020 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. Dolayısıyla, dava açıldığı tarihte dava konusu parselasyon planının henüz kesinleşmediği, itirazlar üzerine yapılan düzeltmeler nedeniyle son halini almadığı, her ne kadar davacı parseli yönünden herhangi bir değişiklik söz konusu olmasa da davacı parselini de kapsar şekilde onaylanan yeni parselasyon planına ilişkin sürecin devam ettirildiği görülmektedir. Davacı 1. parselasyonu (parselasyonun ilk halini) öğrenerek askı süresi içerisinde itiraz etmiştir, yani itiraz ettiği parselasyonun ilk halidir ve belirtilen tarihte parselasyon işlemi henüz kesinleşmemiş olup süreç devam etmektedir. Dolayısıyla parselasyondan haberdar olan davacı, tüm itirazlara ilişkin sürecin sonunda kesinleşen parselasyon planına (nihai parselasyon planına) karşı, son kez yapılan askı süresinin sonundan itibaren 60 gün içinde dava açabilir. Ancak, parselasyona ilişkin belirtilen bu süreci öngörmesi beklenemeyecek olan davacının, somut olayda olduğu gibi, itirazın reddine ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren süresi içerisinde dava açması halinde de Mahkemece parselasyonun kesinleşmiş haline göre esastan inceleme yaparak bir karar vermesi gerekmektedir. Bu durumda, davacının ilk parselasyon işlemine itirazının reddine ilişkin 06/08/2020 tarihli belediye encümeni kararının tarafına bildirildiği 16/09/2020 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde 13/11/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bakımdan, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararda ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir. Davalı idarenin vekalet ücreti istemi yönünden; davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilebilmesi için usulüne uygun şekilde savunma dilekçesinin sunulmasının gerektiği, Mahkemece yapılan ilk incelemeye esas ara kararına verilen yanıtın savunma dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği ve davalı idare vekilince dava takibine ilişkin herhangi bir görevin de yerine getirilmediği, belirtilen nedenlerle bu aşamada vekalet ücreti yönünden kararda isabetsizlik bulunmadığı açıktır. Ayrıca, yeniden karar verilirken ilçe belediye encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin büyükşehir belediye encümeni kararı ile onaylandığı dikkate alınarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı da hasım mevkiine alınmalıdır. Öte yandan, dava konusu parselasyon işlemine karşı açılan ve esastan incelenerek karar verilen davalarda Danıştay Altıncı Dairesinin 21/09/2022 tarihli, E:2022/2641, K:2022/7853 sayılı; 21/09/2022 tarihli, E:2022/2642, K:2022/7854 sayılı; 21/09/2022 tarihli, E:2022/4921, K:2022/7858 sayılı vd. bozma kararları verildiğinden, bozma kararı üzerine uyuşmazlığın esası çözüme kavuşturulurken, esastan verilen söz konusu bozma kararlarının da dikkate alınması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

İmar planları; imar mevzuatına veya şehir planlama ilke ve esaslarına aykırılık, kamu yararı amacına aykırılık ya da ilan sürelerine uyulmaması gibi usul ihlalleri gerekçesiyle idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Her idari işlemde olduğu gibi imar planları da şekil, yetki, amaç, konu ve sebep unsurları yönünden yargısal denetime tabidir.

Danıştay 6. Dairesi'nin kararlarında imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak nitelendirilmektedir. Buna karşılık parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi, yapı ruhsatı iptali ve yıkım gibi işlemler uygulama imar planlarının uygulanmasına yönelik işlemler olarak kabul edilmektedir. Bu ayrım dava açma süresi bakımından önem taşır: genel düzenleyici nitelikteki imar planına karşı askıdan itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilirken, parselasyon gibi uygulama işlemlerine karşı dava açma süresinin başlayabilmesi için işlemin muhatabına usulüne uygun tebliğ edilmesi ya da muhatabın işlemi tüm unsurlarıyla öğrendiğinin açıkça ortaya konulması gerekir.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/9417, K. 2022/9546Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/9417 E.  ,  2022/9546 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/9417 Karar No : 2022/9546 TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI) … VEKİLİ : Av. … II-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : I-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı II-(DAVACI) … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Kepez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanda Kepez Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararları ile onaylanan parselasyonun ve bu parselasyona yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kepez Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazı kapsayan alanda ilk parselasyon yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararına karşı 01/06/2020-01/07/2020 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içerisinde (ilk askı ilan süresi) yapılan itirazın reddine ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının davacıya 16/09/2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 13/11/2020 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı, davacının ilan askı süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 11. maddesi kapsamında bir başvuru olduğundan altmış gün içinde bir cevap verilmiş olsa da davacının bu cevaptan aynı altmış gün içerisinde haberdar olmaması nedeniyle yaptığı itirazın zımnen reddedildiğini kabul ederek ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerektiği, buna göre son askı tarihi olan 01/07/2020 tarihinden itibaren 60 gün içinde davacıya tebliğ edilen bir işlem olmadığı için itirazın zımmen reddedilmiş sayılacağı 30/08/2020 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde (dava açma süresinin son günü olan 29/10/2020 tarihi resmi tatile denk geldiğinden) en son 30/10/2020 tarihinde dava açılması gerekirken, 13/11/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği, öte yandan askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımni ret süresi geçirildikten sonra idare tarafından davacıya 16/09/2020 tarihinde tebliğ edilen cevabın, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca dava açma süresini canlandırmayacağı, ayrıca Mahkemenin 19/11/2020 tarihli "ilk incelemeye esas ara kararı" üzerine dava dilekçesi tebliğ edilmemesine rağmen davalı idare vekilince 03/12/2020 tarihli dilekçe ile "ara kararı gereğinin yerine getirilmesi ve savunmanın sunulmasına" ilişkin dilekçe sunulmuş ise de, Mahkemece bu aşamada dava dilekçesi davalı idareye tebliğ edilip savunma istenilmediğinden, davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; parselasyona ilk askı ilan süresi içerisinde yaptığı itirazının reddedildiği, itirazın reddine ilişkin belediye encümeni kararının tebliğinin dava açma hakkı vereceği, her bir idari işlem farklı olduğu ve ilgililere idari başvuru ve dava açma hakkı verdiği halde davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca 3194 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca parselasyona karşı 5 yıllık dava açma süresinin bulunduğu, belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, itirazları dikkate alınmadan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına; bu aşamada Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz isteminin reddi ile vekalet ücreti yönünden kararın onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı, Mahkemece bozma kararı üzerine davalı idarenin savunması alınarak verilecek karar sonucuna göre vekalet ücreti hususunun ayrıca değerlendirileceğinin açık olduğu düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu parseli de kapsayan alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu … tarihli, … sayılı Kepez Belediye Meclisi kararı ile kabul edilmiş ve … tarihli, … sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile de onaylanmıştır. Uyuşmazlık konusu alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanmış ve 01/06/2020-01/07/2020 tarihleri arasında askıya çıkartılmıştır. Parselasyona askı süresi içerisinde yapılan itirazlar üzerine; kimi itirazların reddine, kimi itirazların kabulüne, kimi itirazların da kısmen kabulüne/kısmen reddine, düzenleme sınırının belirlenmesine ve parselasyon planının onaylanmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanarak 04/09/2020-05/10/2020 tarihleri arasında askı ilanı yapılmıştır. Sözü edilen parselasyona askıda yapılan itirazlar üzerine; kimi itirazların reddine, kimi itirazların kabulüne, kimi itirazların da kısmen kabulüne/kısmen reddine, mahkeme sürecine mahal verilmemesi için parselasyonun ilgili kişilerin sözlü ve yazılı talepleri dikkate alınarak düzenlenmesine ve konunun teknik rapor doğrultusunda uygun bulunduğuna ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanarak 02/02/2021-03/03/2021 tarihleri arasında askıya çıkartılmıştır. Davacı tarafından, … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı ile kabul edilen ilk parselasyona karşı askı süresinde yapılan itiraz … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı ile reddedilerek askıya çıkarılmış ve itirazının reddedildiği davacıya 16/09/2020 tarihinde bildirilmiştir. Davacı tarafından, bildirim yazısının tarafına ulaştığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde Kepez Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararları ile onaylanan parselasyonun ve bu parselasyona yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kepez Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır. Özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun 19. maddesinde; "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir (1) ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis ederler." hükmüne, yer verilmiş olup aynı Kanunun 8. maddesine 14/02/2020 tarihli 7221 sayılı Kanunun 6. maddesi ile; "Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir." hükmü eklenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargısal içtihatlarda, imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmektedir. İmar planlarına dayalı olarak tesis edilen; parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi, yapı ruhsatı iptali ve yıkım gibi işlemlerin ise uygulama imar planlarının uygulanmasına yönelik işlemler olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Bu çerçevede, uygulama imar planları doğrultusunda tesis edilen, parselasyon, yapı ruhsatı verilmesi gibi uygulama işlemleri üzerine, altmış günlük dava açma süresi içerisinde uygulama işlemine karşı veya uygulama işlemiyle birlikte ya da ayrıca dayanak imar planına karşı dava açılması da mümkündür. Yine yerleşik Danıştay içtihatlarına göre, genel düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planına karşı askıdan itibaren dava açma süresi içerisinde dava açılabilirken, subjektif nitelikteki parselasyon işlemine (ve dava konusu edilmesi halinde bu işlemin dayanağı olan uygulama imar planına) karşı yasal dava açma süresinin işlemeye başlaması için bu işlem, işlem tarihindeki muhatabına usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmelidir ya da muhatabın bu işlemi tüm unsurlarıyla birlikte öğrendiği açık ve net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/06/2021 tarihli, E:2021/154 K:2021/1202 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/258, K:2022/1668 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/47, K:2022/1665 sayılı; 28/04/2022 tarihli, E:2022/412, K:2022/1664 sayılı kararları da bu yöndedir. Uyuşmazlıkta, subjektif işlem özelliği taşıyan parselasyon işleminin kesinleşmiş halinin davacıya tebliğ edilmesi ya da bu işlemin davacı tarafından açık ve net bir şekilde öğrenildiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Yukarıya yer verilen mevzuat hükümlerine göre parselasyon planının ilçe belediye encümenince kabul edildikten ve büyükşehir belediye encümenince onaylandıktan sonra yürürlüğe gireceği ve bir ay süreyle ilan edildikten sonra da kesinleşeceği açık olup bu süre içinde yapılan itirazların tamamının ya da bir kısmının kabul edilmesi halinde parselasyon planı yeniden bu süreci takip edip ilan edilerek kesinleştirilmeli ve buna göre de dava açma süresi son kez askı ilanı yapılan parselasyona göre belirlenmelidir. Bir diğer ifade ile parselasyon planlarına ilişkin itirazların değerlendirilerek kısmen ya da tamamen kabul edilmesi durumunda parselasyonun kesinleşmesi söz konusu olmayacağından, yapım süreci devam eden parselasyon planı kapsamında bulunan taşınmaz maliklerinin parselasyonun kesinleşmiş haline karşı mevzuatta öngörülen dava açma süresi içerisinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir. Somut olayda, Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen dava konusu parselasyon planının, Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylandığı ve 01/06/2020-01/07/2020 tarihleri arasında askıya çıkartıldığı, askıda yapılan itirazların kısmen ret, kısmen kabul ve kısmen ret/ kabul edilmesi üzerine, Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile kısmi değişikliklerle 2. kez kabul edilen ve Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon planının 04/09/2020-05/10/2020 tarihleri arasında askı ilanının yapıldığı, 2. parselasyon planına askıda yapılan itirazlar üzerine de itirazların kısmen ret, kısmen kabul ve kısmen ret/ kabul edilerek parselasyon planında düzeltmeler yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının Antalya Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylandığı ve 02/02/2021-03/03/2021 tarihleri arasında 3. kez askıya çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından parselasyonun ilk hali olan 1. parselasyon planına askı süresi içerisinde yapılan itiraz reddedilmiştir. Bununla birlikte diğer bir kısım parsel maliklerinin itirazları kabul edildiğinden değişikliğe uğrayan 2. parselasyon planı davacının parselini de kapsayıp düzenler mahiyette kabul edilerek yeniden askıya çıkartılmıştır. Anılan itirazların reddine ve 2. parselasyon planının kabulüne dair belediye encümeni kararının 16/09/2020 tarihinde bildirilmesi üzerine 13/11/2020 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır. Dolayısıyla, dava açıldığı tarihte dava konusu parselasyon planının henüz kesinleşmediği, itirazlar üzerine yapılan düzeltmeler nedeniyle son halini almadığı, her ne kadar davacı parseli yönünden herhangi bir değişiklik söz konusu olmasa da davacı parselini de kapsar şekilde onaylanan yeni parselasyon planına ilişkin sürecin devam ettirildiği görülmektedir. Davacı 1. parselasyonu (parselasyonun ilk halini) öğrenerek askı süresi içerisinde itiraz etmiştir, yani itiraz ettiği parselasyonun ilk halidir ve belirtilen tarihte parselasyon işlemi henüz kesinleşmemiş olup süreç devam etmektedir. Dolayısıyla parselasyondan haberdar olan davacı, tüm itirazlara ilişkin sürecin sonunda kesinleşen parselasyon planına (nihai parselasyon planına) karşı, son kez yapılan askı süresinin sonundan itibaren 60 gün içinde dava açabilir. Ancak, parselasyona ilişkin belirtilen bu süreci öngörmesi beklenemeyecek olan davacının, somut olayda olduğu gibi, itirazın reddine ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren süresi içerisinde dava açması halinde de Mahkemece parselasyonun kesinleşmiş haline göre esastan inceleme yaparak bir karar vermesi gerekmektedir. Bu durumda, davacının ilk parselasyon işlemine itirazının reddine ilişkin 06/08/2020 tarihli belediye encümeni kararının tarafına bildirildiği 16/09/2020 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde 13/11/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bakımdan, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararda ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir. Davalı idarenin vekalet ücreti istemi yönünden; davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilebilmesi için usulüne uygun şekilde savunma dilekçesinin sunulmasının gerektiği, Mahkemece yapılan ilk incelemeye esas ara kararına verilen yanıtın savunma dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği ve davalı idare vekilince dava takibine ilişkin herhangi bir görevin de yerine getirilmediği, belirtilen nedenlerle bu aşamada vekalet ücreti yönünden kararda isabetsizlik bulunmadığı açıktır. Ayrıca, yeniden karar verilirken ilçe belediye encümeni kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin büyükşehir belediye encümeni kararı ile onaylandığı dikkate alınarak Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı da hasım mevkiine alınmalıdır. Öte yandan, dava konusu parselasyon işlemine karşı açılan ve esastan incelenerek karar verilen davalarda Danıştay Altıncı Dairesinin 21/09/2022 tarihli, E:2022/2641, K:2022/7853 sayılı; 21/09/2022 tarihli, E:2022/2642, K:2022/7854 sayılı; 21/09/2022 tarihli, E:2022/4921, K:2022/7858 sayılı vd. bozma kararları verildiğinden, bozma kararı üzerine uyuşmazlığın esası çözüme kavuşturulurken, esastan verilen söz konusu bozma kararlarının da dikkate alınması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Uygulama imar planı doğrultusunda tesis edilen parselasyon veya yapı ruhsatı gibi uygulama işlemleri üzerine, altmış günlük dava açma süresi içinde uygulama işlemine karşı, uygulama işlemiyle birlikte ya da ayrıca dayanak imar planına karşı da dava açılması mümkündür.

Parselasyon planlarına ilişkin itirazların kısmen ya da tamamen kabul edilmesi durumunda parselasyon kesinleşmiş sayılmaz; süreç devam eder ve dava açma süresi, son askı ilanı yapılan parselasyona göre belirlenir. Danıştay 6. Dairesi'nin incelediği uyuşmazlıklarda, parselasyona ilişkin tüm süreci öngörmesi beklenemeyen kişinin itirazın reddine ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren yasal süre içinde dava açması halinde mahkemenin parselasyonun kesinleşmiş haline göre esastan inceleme yapması gerektiği vurgulanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Nazım imar planı ile uygulama imar planı arasındaki temel fark nedir?

Nazım imar planı, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunluklarını ve ulaşım sistemlerini belirleyerek uygulama imar planlarının temelini oluşturur; uygulamada genellikle 1/5000 ölçeğinde hazırlanır. Uygulama imar planı ise 1/1000 ölçeğinde, yapı adaları, bina yüksekliği, emsal, yapı yaklaşma mesafesi ve altyapı düzenlemeleri gibi somut yapılaşma koşullarını ayrıntılı biçimde belirler.

İmar planına nasıl itiraz edilir?

Onaylanan imar planları bir ay süreyle ilan edilir. Bu süre içinde belediye sınırları içindeki planlara yönelik itirazlar ve planlar, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilir ve meclis on beş gün içinde kesin karar verir. Belediye ve mücavir alan dışındaki yerlerde itirazlar valiliğe yapılır ve valilik on beş gün içinde karara bağlar. Plana karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.

İmar planı hangi gerekçelerle iptal ettirilebilir?

İmar planları; imar mevzuatına veya şehir planlama ilke ve esaslarına aykırılık, kamu yararı amacını taşımama ya da ilan sürelerine uyulmama gibi usul ihlalleri gerekçesiyle iptal davasına konu edilebilir. Şekil, yetki, amaç, konu ve sebep unsurlarının herhangi birinde hukuka aykırılık saptanması da iptal gerekçesi oluşturabilir.

Düzenleme ortaklık payı oranı ne kadardır?

3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesintisi, düzenlemeye tabi tutulan arsa ve arazilerin düzenleme öncesi yüz ölçümlerinin yüzde kırkbeşini geçemez. Kural olarak herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz; ancak kanun belirli durumlarda bu kurala istisnalar öngörmektedir.

İmar planı hangi yerleşim yerlerinde zorunludur?

Nüfusu 10.000'i geçen yerleşim yerlerinde imar planı yapılması zorunludur. Nüfusu 10.000'in altında olan yerlerde ise imar planı yapılıp yapılmayacağı belediyenin takdirine bırakılmıştır.

İmar planlarında bina yüksekliği serbest bırakılabilir mi?

Hayır. Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadet yeri alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları dışında imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Bu sınırlama 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinde yer almaktadır.

Parselasyon planına itiraz dava süresini etkiler mi?

Evet. Parselasyon planına yapılan itirazların kısmen ya da tamamen kabul edilmesi halinde parselasyon kesinleşmiş sayılmaz. Dava açma süresi, son askı ilanı yapılan parselasyon planına göre belirlenir. Danıştay 6. Dairesi'nin incelediği uyuşmazlıklarda, parselasyona ilişkin süreci öngörmesi beklenemeyen kişinin itirazın reddine ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren yasal süre içinde dava açması halinde de mahkemenin esastan inceleme yapması gerektiği belirtilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu