İmar mevzuatında planlar bölge planları ve imar planları olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır; imar planları da kendi içinde nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak sınıflandırılmaktadır. Bu iki tür, birbirini izleyen bir hiyerarşi kurar: nazım imar planı kentin büyük ölçekli gelişme kararlarını ve arazi kullanım ilkelerini üst düzeyde ortaya koyan belgedir; uygulama imar planı ise bu ilkeleri yapı adaları, yollar ve uygulama etapları gibi ayrıntılarla somutlaştıran alt plandır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. ve 8. maddeleri ile Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği bu kademeli yapının çerçevesini çizmektedir.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
19788 sayılı MEKÂNSAL PLANLAR YAPIM YÖNETMELİĞİ m. 4Kaynağı aç
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 5Kaynağı aç
Nazım İmar Planının Tanımı ve Kapsamı
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde 2018 yılında 7153 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle yapılan değişiklikle nazım imar planı tanımı yeniden düzenlenmiştir. Bu tanıma göre nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine kadastral durumu da işlenmiş biçimde çizilen, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini ile ulaşım sistemlerini gösteren; uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen ve plan hükümleri ile raporuyla bir bütün olan plandır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi nazım imar planını daha ayrıntılı biçimde tanımlamaktadır. Bu tanıma göre nazım imar planı; mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını ve ulaşım sistemlerini göstermek, uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plandır.
Uygulama İmar Planının Tanımı ve Kapsamı
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi uygulama imar planını şu şekilde tanımlamaktadır: tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen; çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ile diğer bilgileri ayrıntılı biçimde gösteren plandır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (k) bendi bu tanımı ayrıntılandırmaktadır. Söz konusu yönetmelik hükmüne göre uygulama imar planı; nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, uygulama etapları ve diğer bilgileri ayrıntılı biçimde gösteren; varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plandır. Uygulama imar planının 1/1.000 ölçekte hazırlanması zorunluluğu bu yönetmelik hükmünden kaynaklanmaktadır; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinin metninde bu ölçek doğrudan yer almamaktadır.
İki plan türü arasındaki temel fark, kararların soyutlama düzeyidir. Üst ölçekli planlar kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgeler olup alt ölçekli planları denetler ve yönlendirir. Alt ölçekli planlar ise üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte ondan daha fazla bilgi ve ayrıntı içermek zorundadır; farklı ölçekteki imar planları birbirlerinin büyütülmüş kopyaları değil, soyuttan somuta inen her kademede farklı özellikleri barındıran belgelerdir. Bu tespit, ilgili Danıştay kararlarındaki somut uyuşmazlıklara ilişkin çoğunluk gerekçelerinde yer almaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2020/2912, K. 2024/4831Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, E. 2019/16137, K. 2024/4830Kaynağı aç
Plan Hiyerarşisi ve Kademeli Birliktelik İlkesi
Mekânsal plan sistemi, mekânsal strateji planından başlayıp çevre düzeni planı ve imar planları aracılığıyla uygulama imar planına uzanan kademeli bir hiyerarşiye dayanır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (h) bendine göre planlar üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planından oluşmakta; imar planları da kendi içinde nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak ikiye ayrılmaktadır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 6. maddesinin ikinci fıkrası bu ilkeyi açıkça düzenlemektedir: her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. Aynı yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen belgelerdir. 7. maddenin (c) bendi ise planların kademeleri ve ölçekleri ölçüsünde, yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendireceğini öngörmektedir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/731, K. 2024/1464Kaynağı aç
Bu hiyerarşi içinde alt ölçekli 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının her ölçekteki nazım imar planına, 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının ise üst ölçekli nazım ve çevre düzeni planlarına uygun olması; bu planların üst ölçekli imar planına aykırı karar ve notlar içermemesi gerekmektedir.
Planların Yapılması, İlanı ve İtiraz Usulü
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (b) bendi uyarınca imar planları nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana gelmekte; belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları, bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluk sağlanarak ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar ve plan değişiklikleri ile revizyonları, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır.
Plan değişikliğine konu alanda, değişiklik hakkında görülebilir biçimde en az iki adet tabela ile otuz gün süreyle bilgilendirme yapılır; aynı süreyle ilgili muhtarlıkların panosunda askı ilanı duyurusu yer alır. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir; belediye başkanlığınca iletilen itirazları belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de bu ilan, itiraz ve onay usullerine tabidir.
İmar planı değişikliğini onaylama yetkisi belediye meclisine aittir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinin (c) bendi bu yetkiyi belediye meclisine vermektedir; imar planı değişikliği taleplerinin belediye meclisine sunulmaksızın belediye müdürlüğü tarafından reddedilmesi yetki yönünden hukuka aykırıdır.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/18012, K. 2023/7056Kaynağı aç
İmar planları alenidir ve bu aleniliği sağlamak ilgili idarelerin görevidir; belediye başkanlığı ve mülki amirlikler planın tamamını veya bir kısmını isteyenlere tespit edilecek ücret karşılığında vermekle yükümlüdür.
Kesinleşen Planlara Karşı Dava Açma Süresi
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine eklenen hükme göre kesinleşen imar planlarına veya parselasyon planlarına karşı, kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl içinde dava açılabilir.
Plan Değişikliklerinin Hukuki Sınırları
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca imar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve sosyal ile teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılmak zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
İmar planlarında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması veya küçültülmesi zorunluluk bulunmadıkça yapılamaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşünün alınması ve söz konusu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması şarttır.
Danıştay 6. Daire, E. 2016/6899, K. 2020/12725Kaynağı aç
İnşaat emsalinin artırılması yoluyla nüfus yoğunluğunu artıran plan değişikliklerinde, artan nüfusun ihtiyacı olan donatı alanının standartlara uygun biçimde, plan değişikliğine konu alana hizmet edecek şekilde ayrılmış veya artırılmış olması gerektiği Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2023/731, K. 2024/1464 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında ortaya konulmuştur. Aynı kararda, hukuken geçerli bir gerekliliğe dayanmaksızın yalnızca ilgililerin talebine göre parsel bazında ve parçacıl biçimde yapılan, yapı ve nüfus yoğunluğunu artırıcı, meri planlardaki sosyal ve teknik altyapı dengesini bozucu nitelikteki plan değişikliklerinin hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir. Bu karar oyçokluğuyla verilmiş olup somut uyuşmazlığın özel koşullarına dayalıdır.
Plan değişikliklerinin plan bütününe ve ana kararlara uygun olması, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanması zorunludur. Danıştay İDDK aynı kararında bu koşulları ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur.
İmar planları durağan ve değişmez belgeler değildir; plan değişikliğine başvurulabileceği gibi revizyon imar planı ve ilave imar planı yolları da mevzuatta öngörülmüştür. Danıştay 6. Daire, E. 2022/1312, K. 2022/9222 sayılı oyçokluğuyla verilen kararının çoğunluk gerekçesinde, planlama alanına ilişkin nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin öngörülenden hızlı gerçekleşmesi hâlinde mevcut planların bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve mevzuatta bu amaçla revizyon imar planı, ilave imar planı ve imar planı değişikliği gibi araçların düzenlendiğini belirlemiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/1312, K. 2022/9222Kaynağı aç
Uygulama Planının Nazım Plana Uyumu ve Yargısal Sonuçları
Alt ölçekli planın üst ölçekli plana aykırı olması planlamanın şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucunu doğurabilmektedir. Danıştay 6. Daire, E. 2020/2912, K. 2024/4831 sayılı oyçokluğuyla verilen ve değişik gerekçeyle onama yoluyla sonuçlanan kararında; incelenen somut olayda kavşak noktasına ilişkin trafik güvenliği sorunu bağlamında planlamanın şehircilik ilkelerine uygun olmadığı sonucuna ulaşmış ve iptal kararını onamıştır. Bu kararın gerekçesi, söz konusu özgün uyuşmazlığın koşullarıyla sınırlı olup oyçokluğuyla verilmiştir.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/3258, K. 2022/10184 sayılı kararında çoğunluk görüşüyle, üst ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen 10 metre genişliğindeki bir yolun kademeli birliktelik ilkesine aykırı biçimde uygulama imar planına alınmasının, uygulama imar planının dayanağı nazım imar planına aykırı hale gelmesine yol açtığını tespit etmiştir. Aynı kararda, 10 metre genişliğinde ve üzerindeki taşıt yollarının ulaşım sistemlerini belirleme işlevi nedeniyle 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında öngörülmesi gerektiğine dair Danıştay 6. Daire'nin yerleşmiş içtihadına atıf yapılmıştır. Karşı oy ise bozma sonucuna değil yalnızca gerekçeye katılmamakta; yolun işlevine göre değerlendirme yapılması gerektiğini savunmaktadır. Bu görüş ayrılığı göz önünde bulundurulduğunda söz konusu gerekçenin somut bağlamı dışında uygulanmasında dikkatli olunması gerekir.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/3258, K. 2022/10184Kaynağı aç
Büyükşehir belediyesi sınırlarında 1/5.000 ölçekli nazım imar planının bulunmaması, aynı alanda geçerli bir 1/25.000 ölçekli nazım imar planı mevcut olduğu takdirde, uygulama imar planını kendiliğinden hukuka aykırı kılmaz. Danıştay 6. Daire, E. 2018/2881, K. 2020/11342 sayılı kararında, yalnızca 1/5.000 ölçekli planın yokluğuna dayanılarak verilen iptal kararını bozarak dosyayı, uygulama imar planı değişikliğinin mevcut 1/25.000 ölçekli nazım imar planıyla uyumunun incelenmesi amacıyla yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri göndermiştir. Bu sonuç, büyükşehir belediyesi sınırlarında ve onaylı 1/25.000 ölçekli nazım imar planının fiilen mevcut olduğu somut bir olaya ilişkindir; 1/25.000 ölçekli planın da bulunmadığı durumlara bu sonucun taşınıp taşınamayacağı söz konusu karar metninde açık değildir.
Danıştay 6. Daire, E. 2018/2881, K. 2020/11342Kaynağı aç
Uygulama imar planlarında bölge ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık ve trafo gibi küçük alan gerektiren sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı işlevlerin eklenmesi nazım imar planına aykırılık oluşturmaz. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 24. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ise nazım imar planlarında gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konumu ile büyüklükleri; toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak, hizmet etki alanı içinde kalmak ve ilgili kurum ile kuruluşların görüşü dikkate alınmak koşuluyla uygulama imar planlarında değiştirilebilir.
Bina Yüksekliği Sınırlaması ve Mevcut Serbest Yüksekliklerin Düzeltilmesi
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine eklenen hükme göre imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Bu yasağın dışında tutulan alanlar kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır: sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları bu kapsamdadır.
Yürürlükteki imar planlarında halihazırda 'yençok: serbest' olarak belirlenmiş bina yüksekliklerinin de belirlenen istisnalar dışında düzeltilmesi gerekmektedir. Bu düzeltme; sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak imar planı değişikliği veya revizyonu yoluyla ilgili idare meclis kararıyla gerçekleştirilir. Bu geçiş hükmündeki istisna listesinin yasak hükmündeki listeden farklı olduğu dikkat çekmektedir: yasak hükmünde yer alan 'ileri atıksu arıtma tesisleri' bu düzeltme paragrafında sayılmamıştır. İlgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler Bakanlıkça belirlenir; oluşan maliyetin yüzde yüz fazlası ilgili idareden tahsil edilir.
Alt Kademe Planların Üst Kademe Plana Uyum Yükümlülüğü
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (d) bendi, üst kademe planlar kesinleştikten sonra alt kademe planların en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde üst kademe planı onaylayan kurum ve kuruluşlar, alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirip resen onaylar. Söz konusu uyum süreci tamamlanana kadar ruhsat işlemleri yürürlükteki uygulama imar planına göre yürütülmeye devam eder. Aynı madde, arazi kullanımı ve yapılaşmada yalnızca mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulacağını hükme bağlamaktadır.
İmar Planı Uyuşmazlıklarında Yargısal Denetim Ölçütleri
İmar planları ve plan değişikliklerinin yargısal denetiminde; planlanan yöredeki parsellerin yer, büyüklük, konum ve işleyişi bakımından imar planında ayrıldığı amaca uygunluk ile şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk incelenmektedir. Danıştay 6. Daire, E. 2022/1312, K. 2022/9222 sayılı kararının çoğunluk gerekçesinde yalnızca plan kapsamına alınan belirli bir yerin durumuna bakılmakla yetinilemeyeceğini; planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin koşulları, bölgenin genel özellikleri, çevre, ulaşım ve trafik ilişkilerinin kapsamlı biçimde ele alınarak kamu yararına uygunluğun araştırılması gerektiğini belirlemiştir.
Üst ölçekli planın geçerliliğinin ya da içeriğinin tartışmalı olduğu davalarda bu husus teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak açıklığa kavuşturulması, ardından plan değişikliği talebinin şehircilik ilkeleri, plan bütünlüğü, sürekliliği ve üst ölçek plan kararları yönünden değerlendirilmesi gerekebilmektedir. Danıştay 6. Daire, E. 2016/6899, K. 2020/12725 sayılı kararında üst ölçekli planın alt ölçekli planın küçültülmesiyle elde edilip edilmediği gibi teknik bilgi gerektiren hususların bilirkişi incelemesiyle aydınlatılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu karar somut davadaki olgusal duruma ilişkindir.
Sık Sorulan Sorular
Nazım imar planı olmadan uygulama imar planı yapılabilir mi?
Uygulama imar planının nazım imar planı esaslarına dayanması zorunludur; planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca alt ölçekli plan üst ölçekli plana uygun olmak zorundadır. Büyükşehir belediyesi sınırlarında, 1/5.000 ölçekli nazım imar planı bulunmasa da geçerli bir 1/25.000 ölçekli nazım imar planının varlığı, bu plana uygun uygulama imar planı değişikliği yapılabilmesine olanak tanıyabilmektedir. Bu değerlendirme, büyükşehir belediyesi sınırlarında ve söz konusu üst ölçekli planın fiilen onaylı bulunduğu somut bir duruma ilişkindir; 1/25.000 ölçekli planın da bulunmadığı ya da büyükşehir sınırları dışındaki durumlara ilişkin genel bir kural mevcut içtihatta net biçimde ortaya konulmamıştır.
Nazım imar planı ile uygulama imar planı hangi ölçeklerde hazırlanır?
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca nazım imar planı büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, diğer belediyeler için 1/5.000 ölçeğinde hazırlanır. Uygulama imar planı ise aynı yönetmelik uyarınca 1/1.000 ölçeğinde çizilir; bu ölçek zorunluluğu kanun metninde değil yönetmelik hükmünde düzenlenmiştir.
İmar planına nasıl itiraz edilir?
Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığının meclise ilettiği itirazları belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Kesinleşen imar planlarına karşı ise kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl içinde yargı yoluna başvurulabilir.
Plan değişikliğine kim karar verir?
İmar planı, imar planı revizyonu ve imar planı değişikliklerini onaylama yetkisi belediye meclisine aittir. Değişiklik taleplerinin belediye meclisine sunulmaksızın belediye müdürlüğü tarafından reddedilmesi yetki yönünden hukuka aykırıdır.
İmar hakkı aktarımı nedir?
İmar hakkı aktarımı; 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış ya da yapılması mümkün olmayan alanlarda, parselin tamamının veya bir kısmının umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması nedeniyle özel mülkiyete konu yapılaşma hakkının verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının başka parsel ya da parsellere imar planı kararıyla taşınması işlemidir. Bu tanım, 5 Aralık 2024 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine eklenmiştir; önceki dönem uyuşmazlıklarında uygulanmaz.
İmar planında bina yüksekliği serbest bırakılabilir mi?
Hayır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Yalnızca sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları bu yasağın dışında tutulmuştur.
Plan değişikliği hangi koşullarla yapılabilir?
Plan değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve sosyal ile teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı ve teknik ile nesnel gerekçelere dayanılarak yapılmak zorundadır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren değişiklik yapılamaz. İnşaat emsalinin artırılması yoluyla nüfus yoğunluğunu artıran değişikliklerde ise artan nüfusun ihtiyacı olan donatı alanının standartlara uygun biçimde ayrılmış veya artırılmış olmasının gerektiği Danıştay İDDK'nın E. 2023/731, K. 2024/1464 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında ortaya konulmuştur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

