Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı Nedir?

by Avukat Erdal Ersoy
Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı Nedir?

İmar mevzuatında planlar bölge planları ve imar planları olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır; imar planları da kendi içinde nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak sınıflandırılmaktadır. Bu iki tür, birbirini izleyen bir hiyerarşi kurar: nazım imar planı kentin büyük ölçekli gelişme kararlarını ve arazi kullanım ilkelerini üst düzeyde ortaya koyan belgedir; uygulama imar planı ise bu ilkeleri yapı adaları, yollar ve uygulama etapları gibi ayrıntılarla somutlaştıran alt plandır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. ve 8. maddeleri ile Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği bu kademeli yapının çerçevesini çizmektedir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo – ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.[6] Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderilir.[7] İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarında bina yükseklikleri yençok: serbest olarak belirlenemez.[8] (Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere mer’i imar planlarında yençok: serbest olarak belirlenmiş yükseklikler; emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri ve revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenir. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenir. Oluşacak maliyetlerin %100 fazlası ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. c) (Ek: 3/7/2005 – 5403/25 md.) (Değişik:4/7/2019-7181/6 md.) Tarım arazileri, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan; tarımsal amaç dışında kullanılamaz, planlanamaz, köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı veya yerleşik alan olarak tespit edilemez. ç) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik:14/2/2020-7221/6 md.) Bakanlıkça belirlenen tanım ve esaslara göre hazırlanıp onaylanan plan, plan değişikliği ve revizyonlarının, parselasyon planlarının, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin, imar mevzuatına konu edilen orto-görüntüler ile diğer coğrafi veri ve bilgilerin, ilgili idareler ile kurum ve kuruluşlarca; Cumhurbaşkanınca belirlenen usul, esas ve ilgili standartlara uygun şekilde ve sayısal olarak; üretilmesi, elektronik ortamda ilan edilmesi, Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı ile entegrasyonunun sağlanması ve bedelsiz olarak Bakanlığa gönderilmesi, Bakanlıkça tesis edilecek elektronik ortam üzerinden paylaşılması, arşivlenmesi ve güncellenmesi zorunludur. Yapı ruhsatına ilişkin işlemlerde bu veriler esas alınır. d) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (Mülga ikinci cümle: 27/3/2015-6637/23 md.) (…) (Ek cümle: 18/6/2017-7033/29 md.) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında; organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınması ve bu kararlarda değişiklik yapılması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabidir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir. Bu bent uyarınca yapılacak işlemlerde bu maddenin (c) bendi hükümlerine uyulur. e) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kamu kurum ve kuruluşları veya plan müellifleri; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından plana ilişkin görüşlerini alır. Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. Görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verilir. Bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edilir. f) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Kentsel asgari standartlar, Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda çevre düzeni planı ile belirlenebilir. Uygulamaya ilişkin kararlar, yörenin koşulları, parselin bulunduğu bölgenin genel özellikleri, yapının niteliği ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, çevreye etkisi dikkate alınarak ve ölçüleri verilerek Bakanlıkça belirlenen esaslara göre uygulama imar planında belirlenir. g) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Bakanlık; ilgili idareler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan mekansal planlamaya, harita ve parselasyona, etüt ve projelendirmeye, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlemeye, enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin iş ve işlemler ile yapı malzemelerini; denetlemeye, aykırılıklar hakkında işlem tesis etmeye, aykırılıkları gidererek mevzuata uygun hale getirmeye yönelik değişiklik yapmaya ve onaylamaya, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye, yıkım kararı almaya ve yıkımı gerçekleştirmeye, ilgililer hakkında idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir. Bu görevlerden, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye ve yıkım kararına ilişkin rapor düzenleme işi ile denetlemeye ilişkin görevler, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında, denetçi belgesini haiz personel tarafından gerçekleştirilir. İlgililer Bakanlık denetçileri tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi, istenilen süre içerisinde vermek zorundadırlar. Bakanlık denetçilerinin seçimi, eğitimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir. ğ) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) (Değişik cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen ve nüfusu 5.000’in altında kalan yerlerin, kırsal yerleşim özelliğinin devam edip etmediğine büyükşehir belediye meclisince karar verilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/6 md.) Büyükşehir belediye meclisince aksine bir karar alınmadıkça, uygulama imar planı yapılıncaya kadar bu alanlardaki uygulamalar 27 nci madde hükümlerine göre yürütülür. 27 nci maddede belirtilen projeler, ilçe belediyesince onaylanır ve muhtarlığa bildirilir. Kırsal alanlarda iş yeri açma ve çalışma izni; kadimden kalan veya yapıldığı tarihteki mevzuat kapsamında yola cephesi olmaksızın inşa edilen yapılar ile köy yerleşik alanlarda kalan yapılara kırsal yapı belgesine, yerleşik alan sınırı dışındaki diğer yapılara ise yapı kullanma izin belgesine göre verilir. Köylerde bulunan konutlarda, iş yeri açma ve çalışma izni alınarak ev pansiyonculuğu yapılabilir. Kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephe sağlanmadan yapı inşa edilemez, parsel oluşturulamaz. Yerleşme ve yapılaşma özellikleri, mimari doku ve karakteri, gelişme düzey ve potansiyeli açısından önem arz eden köylerde bu özellikleri korumak, geliştirmek ve yaşatmak amacıyla muhtarlık katılımı ile ilgili idarelerce köy tasarım rehberleri hazırlanabilir. Köy tasarım rehberleri ilgili idare meclisi kararı ile onaylanır ve uygulanır. h) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Köylerde ve kırsal özellik gösteren diğer yerleşmelerde yapıların etüt ve projeleri ilgili idarenin veya Bakanlığın taşra teşkilatının mimar ve mühendisleri tarafından hazırlanabilir. Bakanlıkça; bu Kanun kapsamındaki yerleşmelere ilişkin enerji verimli, iklim duyarlı ve ekolojik özellikli plan ve projeler hazırlanabilir veya hazırlattırılabilir, bu nitelikli yapılar inşa edilebilir veya uzun vadeli kredilendirilmek suretiyle desteklenebilir. ı) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez. i) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İdarelerce onaylanmış; mevcut durumu gösteren halihazır haritalar, parselasyon planları ile teknik ve idari düzenlemeleri içeren bu Kanun kapsamındaki planların değişiklik ve revizyonlarında ilk müellifin görüşü veya izni aranmaz. j) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) İlgili idareler, Bakanlıkça belirlenen esaslara göre mimari estetik komisyonu kurar. Komisyon, yapıların ve onaylı mimari projelerinin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Özgün fikir ifade etmeyenlerde yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşü aranmaz. Özgün fikir ifade eden mimarlık eser ve projelerinde; (…)[9] eserin bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişiklikler müellifinin izni alınmaksızın yapılabilir. Bu durumda ilk müellif tarafından talep edilebilecek telif ücreti; ilgili meslek odasınca belirlenen mimari proje asgari hizmet bedelinin, tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçemez. İmar planlarında Bakanlığın yetkisi:
19788 sayılı MEKÂNSAL PLANLAR YAPIM YÖNETMELİĞİ m. 4Kaynağı aç
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: (Değişik ibare:RG-13/3/2022-31777) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını, b) (Değişik:RG-7/6/2024-32569) Bütünleşik kıyı alanları planı: Deniz ve kıyıları, etkileşim alanı ile birlikte tüm sektörel faaliyet ve planları, sosyal ve ekonomik konuları da içerecek şekilde bütünleşik bir yaklaşımla ele alan, afet risklerine karşı duyarlı; kıyı alanlarındaki fonksiyon ve faaliyetler ile kıyı alanlarına yönelik hedefler arasındaki uyumu sağlayan; sürdürülebilir gelişme ve mavi büyüme ilkeleri doğrultusunda deniz ve kıyı ekosisteminin korunmasını ve doğal kaynakların kullanımını gözeten; ulaşım türleri ile ilgili kıyıda yapılması gerekli altyapı tesislerini içeren; koruma ve kullanma dengesini sağlayacak biçimde mekânsal hedef, strateji ve eylem önerilerini ve yönetim planını kapsayan, 1/25.000 veya 1/50.000 ölçekte şematik ve grafik planlama diline uygun, plan paftası ve planlama raporu ile bütün olarak stratejik planlama yaklaşımı çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içinde hazırlanan planı, c) Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, ç) Eylem planı: Planların hayata geçirilmesine yönelik olarak dönüşüm, uygulama, altyapı gibi birbiriyle bağlantılı iş ve eylemlerin kurum, kuruluş ve diğer paydaşların, bütçe, zaman, insan kaynağı ve kurumsal kapasitelerinin belirlendiği ve ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içinde gerektiğinde idarelerce hazırlanan planı, d) İdare: Büyükşehir belediyelerini; belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyeleri; bu sınırlar dışında il özel idarelerini ve ilgili mevzuatları uyarınca plan yapma, yaptırma ve onaylama yetkisine sahip kurum ve kuruluşlarını, e) İl müdürlüğü: (Değişik ibare:RG-13/3/2022-31777) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünü, f) Kanun: 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununu, g) Kentsel tasarım projesi: Doğal, tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik özellikler ile arazi yapısı dikkate alınarak, tasarım amacına göre kütle ve yapılanma düzeni veya açık alan düzenlemelerini içeren; taşıt ulaşımı, otopark ve servis ilişkileri ve yaya dolaşım ilişkilerini kuran; yapı, sokak, doku, açık ve yeşil alanların ilişkisini ve kentsel mobilya detaylarını gösteren; altyapı unsurlarını bütüncül bir yaklaşımla disiplinler arası olarak ele alan; imge, anlam ve kimlik özelliklerini ifade eden; tasarım ilke ve araçlarını içeren uygun ölçekteki projeyi, ğ) Koruma amaçlı imar planı: 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca hazırlanan nazım ve uygulama imar planını, h) Mekânsal plan: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını, ı) Mekânsal strateji planı: Ülke kalkınma politikaları ve bölgesel gelişme stratejilerini mekânsal düzeyde ilişkilendiren, bölge planlarının ekonomik ve sosyal potansiyel, hedef ve stratejileri ile ulaşım ilişkileri ve fiziksel eşiklerini de dikkate alarak değerlendiren, yer altı ve yer üstü kaynakların ekonomiye kazandırılmasına, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine, yerleşmeler, ulaşım sistemi ile kentsel, sosyal ve teknik altyapının yönlendirilmesine dair mekânsal stratejileri belirleyen, sektörlere ilişkin mekânsal politika ve stratejiler arasında ilişkiyi kuran, 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde şematik ve grafik dil kullanılarak hazırlanan, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde yapılabilen, sektörel ve tematik paftalar ve raporu ile bütün olan planı, i) Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, j) Ulaşım ana planı: Şehrin mekânsal, sosyal ve ekonomik özelliklerine göre ulaşım ihtiyaç ve talepleri ile sürdürülebilir gelişmeyi dikkate alarak; şehir ve yakın çevresinin ulaşım sistemini, ulaşım ağını, standart ve kapasiteleri ile ulaşımın türlere dağılımını, kara, deniz ve hava ulaşımı ve bu ulaşım türlerinin birbirleriyle entegrasyonu, bu türlere ait transfer noktalarını, depolama ve aktarma merkezlerini, ticari yük koridorlarını ve toplu taşıma güzergâhları ile gerektiğinde otopark, bisiklet ve yaya yolları, erişilebilirlik ve trafik konularında gereken ayrıntıları belirleyen, toplu taşımaya ağırlık veren ve öncelikli kılan, kısa ve uzun dönemde ulaşım türlerine ait sorunlara çözüm önerilerini ortaya koyan, gerektiğinde şehrin üst ve alt kademe planları ile eşgüdümlü olarak hazırlanabilen, plan paftası ve raporuyla bir bütün olan planı, k) Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, l) Uzun devreli gelişme planı: Milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar gibi korunan alanın sahip olduğu özellik ve nitelikleri göz önünde tutarak kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve uzun dönemde sürdürülebilirliğinin sağlanması için teknik, sosyal, ekonomik, eylem ve yönetim modellerinin belirlendiği, ilişkilerin kurulduğu, bölgelemeye dayalı ekosistem yaklaşımlı planı, ifade eder. Mekânsal kullanım tanımları ve esasları
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır. Nazım İmar Planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır. Yerleşme Alanı; imar planı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme alanlarının tümüdür. İmar Adası; imar planındaki esaslara göre meydana gelen adadır. (Ek tanım:5/12/2024-7534/4 md.) İmar Hakkı Aktarımı; 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış ya da yapılması mümkün olmayan alanlarda, parselin tamamının ya da bir kısmının umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması sebebiyle parsel üzerinde özel mülkiyete konu yapılaşma hakkının verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının başka parsel ya da parsellere imar planı kararı ile taşınması işlemidir. İmar Parseli; İmar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin İmar Kanunu, İmar Planı ve yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş şeklidir. Kadastro Adası; kadastro yapıldığı zaman var olan adadır. Kadastro Parseli; kadastro yapıldığı zaman kadastro adaları içinde bulunan mülkiyeti tescilli parseldir. Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir. Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır. (Ek: 14/4/2016-6704/7 md.) Su yolu; imar planı kararıyla yapay olarak oluşturulan ve deniz araçlarıyla ulaşımın sağlandığı su geçididir. İlgili idare; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valiliktir. Bakanlık; Bayındırlık ve İskan Bakanlığıdır. Mücavir Alan; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır. Çevre düzeni planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır. (Ek : 26/4/1989 – 3542/1 md.) Fen adamları; yapı, elektrik tesisatı, sıhhi tesisat ve ısıtma, makine, harita-kadastro ve benzeri alanlarda mesleki ve teknik öğrenim veren en az lise dengi okullardan mezun olmuş veya lise mezunu olup, bir öğretim yılı süreyle bakanlıkların açmış olduğu kursları başarıyla tamamlamış olanlar ile 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununa göre ustalık belgesine sahip olan elemanlardır. (Ek:29/11/2018-7153/10 md.) Mekânsal Strateji Planı; ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekânla ilişkilendirerek fiziki gelişmeyi ve sektörel kararları yönlendiren, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plandır. Ayrıca, bu Kanunda adı geçen diğer tanımlar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edilir. İKİNCİ BÖLÜM İmar Planları ile İlgili Esaslar Mekânsal planlama kademeleri:

Nazım İmar Planının Tanımı ve Kapsamı

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde 2018 yılında 7153 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle yapılan değişiklikle nazım imar planı tanımı yeniden düzenlenmiştir. Bu tanıma göre nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine kadastral durumu da işlenmiş biçimde çizilen, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini ile ulaşım sistemlerini gösteren; uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen ve plan hükümleri ile raporuyla bir bütün olan plandır.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi nazım imar planını daha ayrıntılı biçimde tanımlamaktadır. Bu tanıma göre nazım imar planı; mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını ve ulaşım sistemlerini göstermek, uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plandır.

Uygulama İmar Planının Tanımı ve Kapsamı

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi uygulama imar planını şu şekilde tanımlamaktadır: tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen; çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ile diğer bilgileri ayrıntılı biçimde gösteren plandır.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (k) bendi bu tanımı ayrıntılandırmaktadır. Söz konusu yönetmelik hükmüne göre uygulama imar planı; nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, uygulama etapları ve diğer bilgileri ayrıntılı biçimde gösteren; varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plandır. Uygulama imar planının 1/1.000 ölçekte hazırlanması zorunluluğu bu yönetmelik hükmünden kaynaklanmaktadır; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinin metninde bu ölçek doğrudan yer almamaktadır.

İki plan türü arasındaki temel fark, kararların soyutlama düzeyidir. Üst ölçekli planlar kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgeler olup alt ölçekli planları denetler ve yönlendirir. Alt ölçekli planlar ise üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte ondan daha fazla bilgi ve ayrıntı içermek zorundadır; farklı ölçekteki imar planları birbirlerinin büyütülmüş kopyaları değil, soyuttan somuta inen her kademede farklı özellikleri barındıran belgelerdir. Bu tespit, ilgili Danıştay kararlarındaki somut uyuşmazlıklara ilişkin çoğunluk gerekçelerinde yer almaktadır.

Danıştay 6. Daire, E. 2020/2912, K. 2024/4831Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/2912 E.  ,  2024/4831 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/2912 Karar No : 2024/4831 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … VEKİLİ : Av. …, Av. … 2- … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada … parsel sayılı (eski … sayılı parsel) taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Yalı Kıyı Kesimi I. Etap Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu imar planlarının, kendi arasında uyumlu olmasına karşın dava konusu parselin bir kısmının planlama alanı dışında kalması, plan onama sınırının 1/25.000 ölçekli planda turizm tesis alanı olarak gösterilen bölgenin tamamını kapsamaması, kavşağın kuzeyinde yer alan yolun sürekliliğinin olmaması sebepleriyle 1/25000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı, Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik hükümlerine göre koruma amaçlı imar planlarının doğal sit alanları ile varsa etkileşim geçiş sahalarının bütününü kapsayacak şekilde, içinde bulunduğu yerleşme ile ilişkileri kurularak hazırlanması esas olmasına karşın etkileşim geçiş alanında yer alan kavşak düzenlemesinin bir kısmı ve kuzeydeki taşıt yolu ile III. derece doğal sit alanlarının bir kısmının planlama alanı dışına bırakıldığı, doğal sit alanlarının bulunduğu yerleşme ile ilişkilerinin kurulmadığı, turizm tesis alanlarına sadece 7 metrelik yaya+taşıt yolları ile ulaşım sağlandığı ve bu yolların da hiçbir yere bağlanmadığı için ulaşımda bir sürekliliğin sağlanmadığı, %30 üzerinde eğime sahip ormanlık bir alana yönelen 15 metrelik taşıt yolunun Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, “Koruma İlkeleri” başlığı altında 5.1.2 maddeli hüküm ile “orman alanlarının korunması” ilkesi ile uyuşmadığı, bu nedenle plan bütünlüğü ve hiyerarşisi içinde genel ilke ve stratejilere dayalı olarak bir çelişki ve tutarsızlık oluşturduğu, onay aşamasından önce Büyükşehir Belediyesinin görüşünün alınmadığı, yol hattının güney batısında yer alan bölgenin yaya ve bisiklet yoluna bırakılarak karayolu sürekliliğinin bozulduğu, yeni yapılacak yolun gerek bireysel ulaşım gerekse de toplu ulaşım kuralları açısından genel ilke olan en kısa mesafe-en kısa süre ilkesine uymadığı, planlanan kavşak için tüm yönlerden gelen yol eksenlerinin kavşak ile birlikte uyum göstermediği ve bu durumun kavşağın geometrisini bozarak trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, parselin kuzeyinde bulunan bölgenin dar bir alanda yaklaşık %30 gibi bir eğim farkı yarattığı ve bölgenin zeminin kayalık olması sebebiyle inşaat maliyetlerinin oldukça fazla olacağının anlaşılması karşısında; dava konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, Yalı mahallesi II. ve III. Derece Doğal Sit Alanı sınırları içinde yer alan Yalı Kıyı Kesimi I. Etap Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve imar mevzuatına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu taşınmaz üzerinde oluşturulan yol ve kavşak alanının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yer alan bir gösterim olduğu, davanın konusunun kavşak alanına ilişkin olduğu göz önüne alındığında davacının istemi aşılarak karar verildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu olduğu iddiasıyla temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının değişik gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla ili, Bodrum ilçesi, Çiftlik Mahallesi, Yalı Mevkii, … ada … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Yalı Kıyı Kesimi I. Etap Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygula imar planlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanarak 29/11/2017 tarihinde 30 gün süreyle askıya çıkarılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Genel Plânlama Esasları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir." düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Yukarıda anılan temyize konu karar incelendiğinde dava konusu imar planlarının tamamına yönelik değerlendirmelerde bulunularak iptal hükmü kurulduğu görülmektedir. Uyuşmazlığa konu imar planlarının dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle davacılar tarafından … İdare Mahkemesinde açılan ve Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı olarak temyiz aşamasında bulunan dosyada yer alan dava dilekçesinin incelenmesinden, davacılar tarafından, taşınmazlarının dayanak 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında kavşak alanına isabet etmesi nedeniyle parsel üzerindeki yapıların, zeytin ve narenciye ağaçlarının zarar göreceği, kavşak düzenlemesinin orman ile taşınmazları arasındaki geniş açıklık alana kaydırılması halinde herhangi bir zarar doğmadan sorunun çözülebileceği iddialarıyla anılan davanın açıldığı görülmektedir. Dava dosyasında yer alan dava dilekçesinde ise İdare Mahkemesince 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptaline karar verildiğinden dayanaksız kalan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali gerektiği iddiasıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyasıyla Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Bodrum ile Mumcular bölgesini birbirine bağlayan yolun sadece kavşak noktasına ilişkin bölümünün dava konusu edildiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davanın sadece kavşak noktasına ilişkin açıldığı ve anılan yolun üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından gelen bir karar olduğu hususları göz önüne alındığında yol ve planlama bölgesinin tamamına yönelik değerlendirmelerle iptal hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir. Öte yandan, planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, farklı ölçekteki imar planlarının, birbirlerinin büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir. Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Bu açıklamalar ışığında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ilke düzeyinde gösterilen kavşak noktasının alt ölçekli 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ölçeğin gerektirdiği düzeyde daha ayrıntılı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak düzenlemesine ilişkin kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Bu durumda ölçeği gereği daha ayrıntı plan kararları içermesi gereken 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ile dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında plan kararları üretilirken trafik güvenliğini sağlayacak nitelikte kararlar alınması elzemdir. Bu itibarla, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespiti dikkate alındığında planlamanın bu açıdan şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konusu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY: Uyuşmazlığa konu imar planlarının dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle davacılar tarafından açılan ve Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı olarak temyiz aşamasında bulunan dosyada yer alan dava dilekçesinin incelenmesinden, davacılar tarafından, taşınmazlarının dayanak 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında kavşak alanına isabet etmesi nedeniyle parsel üzerindeki yapıların, zeytin ve narenciye ağaçlarının zarar göreceği, kavşak düzenlemesinin orman ile taşınmazları arasındaki geniş açıklık alana kaydırılması halinde herhangi bir zarar doğmadan sorunun çözülebileceği iddialarıyla anılan davanın açıldığı görülmektedir. Dava dosyasında yer alan dava dilekçesinde ise İdare Mahkemesince 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptaline karar verildiğinden dayanaksız kalan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali gerektiği iddiasıyla işbu davanın açıldığı ifade edilmiştir. Bu durumda, işbu dava dosyasıyla Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Bodrum ile Mumcular bölgesini birbirine bağlayan yolun sadece kavşak noktasına ilişkin bölümünün dava konusu edildiği sonucuna varılmaktadır. Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan paftalarında yer verilen kavşak noktasının, 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları paftasıyla uyumlu olduğu, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı görülmektedir. Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak düzenlemesine ilişkin kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespitlerine yer verilmiş olmakla birlikte anılan sorunun uygulama projelerinde çözümlenebilecek bir sorun olup planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olarak planlanan kavşak noktasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, 1/100.000 ve 1/25000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olarak uyuşmazlığa konu 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında planlanan kavşak noktasının şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna varıldığından davanın reddi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk karara katılmıyoruz.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/16137, K. 2024/4830Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/16137 E.  ,  2024/4830 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/16137 Karar No : 2024/4830 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- … 2- … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2017 tarih ve E:2016/4118, K:2017/8143 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … ada … sayılı parsel (eski … sayılı parsel) sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli ilave-revizyon çevre düzeni planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında yer alan kavşak alanının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yer alması sebebiyle planların kademeli birlikteliği ilkesi sağlanmış ise de; kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu , yeni yapılacak olan yolun halihazırda kullanılmakta olan yolun statüsünü değiştirerek bir alt kademeye indireceği ve durumun toplu taşıma seçenekleri de dahil bölgedeki bir çok ulaşım parametresini değiştirebileceği, dava konusu plan ile önerilen yeni ulaşım ağının orman alanları üzerinde kentsel yayılıma neden olacağı, yeni gelişim alanları ile kentsel yerleşik alanların fiziksel büyümesine olanak sunacağı görüldüğünden dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Çevre düzeni planlarının şematik nitelikte olduğu, plan notlarında doğal ve kültürel dokunun korunması amacıyla zorunlu durumlarda yol güzergahlarının yeniden düzenlenebileceğinin belirtildiği, arazi kullanım kararları kapsamında ulaşım sistemlerinin kesin sınırlarının alt ölçekli planlarda gösterileceği, dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu ileri sürülerek temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının aşağıda yer alan gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … ada … sayılı parsel (eski … sayılı parsel) sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli ilave-revizyon çevre düzeni planının 10/05/2023-10/06/2023 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, anılan planda davacılar taşınmazının kavşak düzenlemesi alanına isabet etmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu çevre düzeni planlarının onaylandığı tarihte yürürlükte olan, Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı", ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan olarak tanımlanmıştır Dava konusu çevre düzeni planlarının onaylandığı tarihte yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin onuncu fıkrasında, "Çevre düzeni planı", konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi sektörler ile kentsel-kırsal yapı ve gelişme ile doğal ve kültürel değerler arasında koruma-kullanma dengesini sağlayan ve arazi kullanım kararlarını belirleyen yönetsel, mekansal ve işlevsel bütünlük gösteren sınırlar içinde, varsa bölge planı kararlarına uygun olarak yapılan, idareler arası koordinasyon esaslarını belirleyen, 1/25.000, 1/50.000, 1/100.000 veya 1/200.000 ölçekte hazırlanan, plan notları ve raporuyla bir bütün olan plan şeklinde tanımlanmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem tarihinden sonra 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin; 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, çevre düzeni planı; varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak şehircilik, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan plan olarak tanımlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Davacılar tarafından, taşınmazlarının uyuşmazlığa konu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında kavşak alanına isabet etmesi nedeniyle parsel üzerindeki yapıların, zeytin ve narenciye ağaçlarının zarar göreceği, kavşak düzenlemesinin orman ile taşınmazları arasındaki geniş açıklık alana kaydırılması halinde herhangi bir zarar doğmadan sorunun çözülebileceği iddialarıyla işbu dava açılmıştır. Temyize konu İdare Mahkemesi kararı incelendiğinde Bodrum ile Mumcular bölgesini birbirine bağlayan yolun tamamına yönelik değerlendirmelerde bulunarak dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı hakkında iptal hükmü kurulmuştur. Bu itibarla, davanın sadece kavşak noktasına ilişkin açıldığı ve anılan yolun üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından gelen bir karar olduğu hususları göz önüne alındığında Bodrum ile Mumcular bölgesini birbirine bağlayan yolun tamamına yönelik değerlendirmelerle iptal hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir. Öte yandan, planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, farklı ölçekteki imar planlarının, birbirlerinin büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir. Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Bu açıklamalar ışığında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ilke düzeyinde gösterilen kavşak noktasının alt ölçekli 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında ölçeğin gerektirdiği düzeyde daha ayrıntılı olarak gösterilmesi gerekmektedir. İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak düzenlemesine ilişkin kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Ölçeği gereği daha ayrıntı plan kararları içermesi gereken 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında plan kararları üretilirken trafik güvenliğini sağlayacak nitelikte kararlar alınması elzemdir. Bu itibarla, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespiti dikkate alındığında planlamanın bu açıdan şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptali yolundaki temyiz konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY: Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacılar tarafından, taşınmazlarının uyuşmazlığa konu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında kavşak alanına isabet etmesi nedeniyle parsel üzerindeki yapıların, zeytin ve narenciye ağaçlarının zarar göreceği, kavşak düzenlemesinin orman ile taşınmazları arasındaki geniş açıklık alana kaydırılması halinde herhangi bir zarar doğmadan sorunun çözülebileceği iddialarıyla işbu davanın açıldığı görülmektedir. Bu durumda, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında Bodrum ile Mumcular bölgesini birbirine bağlayan yolun sadece kavşak noktasına ilişkin bölümünün dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni plan paftasında yer verilen kavşak noktasının, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni plan paftasıyla uyumlu olduğu, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı görülmektedir. Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak düzenlemesine ilişkin kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespitlerine yer verilmiş olmakla birlikte çevre düzeni planlarının şematik olduğu hususu göz önüne alındığında anılan sorunun uygulama projelerinde çözümlenebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olarak 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında planlanan kavşak noktasının şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna varıldığından davanın reddi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

Plan Hiyerarşisi ve Kademeli Birliktelik İlkesi

Mekânsal plan sistemi, mekânsal strateji planından başlayıp çevre düzeni planı ve imar planları aracılığıyla uygulama imar planına uzanan kademeli bir hiyerarşiye dayanır. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (h) bendine göre planlar üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planından oluşmakta; imar planları da kendi içinde nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak ikiye ayrılmaktadır.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 6. maddesinin ikinci fıkrası bu ilkeyi açıkça düzenlemektedir: her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. Aynı yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen belgelerdir. 7. maddenin (c) bendi ise planların kademeleri ve ölçekleri ölçüsünde, yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendireceğini öngörmektedir.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/731, K. 2024/1464Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/731 E.  ,  2024/1464 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/731 Karar No : 2024/1464 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) :… Odası (… Şubesi) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: Ankara 16. İdare Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/1413, K:2022/2354 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaza yönelik … tarih ve…… sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle planın iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2015/4005, K:2022/712 sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (k) bentleri ile 26. maddesine yer verilerek, İmar planlarının; durağan, değişmeyen, statik belgeler olmadığı ve hazırlanmasında, planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin öngörülenden daha hızlı bir biçimde olması halinde, mevcut imar planlarının buna koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara bunun yansıtılması gerektiği, bunun için mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçların geliştirildiği, bunların imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olduğu, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişiklikler yapılabileceği, … Büyükşehir Belediye Meclisinin …tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent … Nazım İmar Planının nüfus ve yapı yoğunluğu yönünden 2023 yılı hedef ve öngörüsü ile hazırlandığının gözden kaçırılmaması gerektiği, Sosyal ve teknik alt yapı alanlarının birlikte kullanılması bakımından İncek, Alacaatlı, Beytepe ve civar mahallelerin yapı yoğunluğu ile sosyal ve teknik donatılarının bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu alanlarda E:0,50 ve 2 katlı konut yapıları bulunduğu gibi E:2,0 yüksek katlı konut yapılarının da bulunduğu, anılan bölgede çok sayıda ada/parselin site tarzında konut alanı olarak, sosyal ve teknik altyapı alanlarının ada/parsel içinde ya da civarda yaptığı terklerden karşılanmak üzere planlandığı, dinamik bir sürecin sonucunda oluşturulan imar planlarının değişmeyen statik belgeler olarak kabul edilmelerinin ekonomik, toplumsal ve teknolojik bakımdan hızlı bir değişim içinde bulunan kentlerin yerleşim alanlarının gerçek yapısı ile bağdaşmayacağı gözönünde bulundurulduğunda, bölgenin dönüşümüne yönelik olarak gerçekleştirilen imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, Uyuşmazlık özelinde inceleme yapıldığında ise; dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planında hukuka aykırılık görülmediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak … … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dava konusu imar planı değişikliğinin bilimsel dayanaktan yoksun olduğu, plan değişikliğini gerektiren zorunlu koşulların ortaya konulamadığı, mevcut planlarda Emsal:0,30 ya da 0,50 yapılaşma haklarının tanımlandığı ve çevrede bu emsalde yapılar bulunduğu halde, dava konusu plan değişikliğinde ayrıntılı araştırma, inceleme ve bilimsel tespitler yapılmadan, emsalin 2,00'ye yükseltildiği, nüfus ve yapı yoğunluğunun artırılmasının bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanmadığı, değişikliğin kamu yararından kaynaklanan bir ihtiyaçtan dolayı yapıldığının ortaya konulamadığı, mevcut imar planının devamlılığı ve bütünlüğünü ve donatı dengesini bozduğu, plan değişikliğinin parsel bazında, mülkiyet desenine dayalı parçacıl bir yaklaşımla yapıldığı, bu anlamda planlama esaslarına, eşitlik ilkesine ve mevzuata uygun olmadığı, bölgenin ihtiyaçları belirlenmeden ve yakın çevresi ağırlıkla düşük yoğunluklu konut olarak yapılaşması öngörülmüş iken belli parsel ya da parsellerin ele alınarak bu ölçekte değişikliğe gidilerek yüksek oranda yapı ile nüfus yoğunluğunun artırıldığı, artırılan nüfus karşısında yetersiz miktarda ve türde sosyal ve teknik altyapı alanları ayrıldığı, önceki imar planı kararlarında belirtilen mevcut ulaşım kapasitesinin arttırılmadığı, mahalle, semt ve bölge ölçeğinde ayrılan eğitim, sağlık, dini, kültürel vb. sosyal ve teknik altyapı alanlarının yeterliliği araştırılmadan ve yakın çevredeki yapılaşma haklarından oldukça yüksek ilave nüfus artışı yapıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararda yapılaşma yoğunluğunun artırıldığı belirtilmiş ise de bu yöndeki tespitin dava konusu planın ölçeği itibarıyla yapılabilmesinin mümkün olmadığı, yapı yoğunluğuna ilişkin plan kararlarının alt ölçekli planların konusu olduğu, dava konusu planın şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üyeler … ve …'in; Anayasa'nın 135. maddesine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan kamu tüzel kişilikleri olduğu ve bu meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı esasları göz önünde bulundurulduğunda, davacı Odanın, dava konusu işlemin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oylarına karşılık, davacı Odanın ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : 3194 sayılı İmar Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, nazım imar planları; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasında esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan planlar, uygulama imar planları ise; nazım imar planları esaslarına göre çizilen çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "bölge planları ve "imar planları", imar planlarının ise "nazım imar planları" ve "uygulama imar planları" olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren ve 14/02/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Ek-8. maddede ise, "Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur." hükmüne yer verilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinde, " … i) Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir. …"; "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde, "… (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. …" ; "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: … ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. …" ; "Standartlar" başlıklı 11. maddesinde, "(1) İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. …" ; "İmar planı revizyonu ve ilaveleri" başlıklı 25. maddesinde, "(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. …" ; "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "(1)İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2)İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. … (4)Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır. (5)İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır. … (7)Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun bir biçimde teşekkülünü sağlamak olduğu belirtilmiştir. Bu Kanun'a dayalı olarak çıkartılan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik ile bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne bakıldığında ise, amacın; insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanacak her tür ve ölçekteki planın ve bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklerin hangi esaslar dahilinde yapılacağını; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekânsal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu vurgulanmıştır. Belirtilen bu amaçların hayata geçirilebilmesi ise; beldenin ekonomik, demografik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle ortaya koyan ve arazi kullanımı, koruma, kısıtlama kararları ve uygulama ilkelerinin planlanan alan açısından bütüncül olarak değerlendirilerek karara bağlandığı pafta, rapor ve notlardan oluşan imar planları ile mümkün olacaktır. Bunun yanı sıra, nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki kademeden oluşan planlar arasında hiyerarşik bir sıralama bulunmakta olup, buna göre alt ölçekli 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, her ölçekteki (1/5000-1/25.000) nazım imar planına; 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının da üst ölçekli nazım ve çevre düzeni planlarına uygun olması ve bu planların, üst ölçekli imar planına aykırı karar ve notlar içermemesi gerekmektedir. Öte yandan, ortaya çıkan ihtiyaç veya kamu yararının gerekli kıldığı hallerde ada/parsel bazlı veya bölgesel olarak planlarda değişiklik yapılabileceği açık olmakla birlikte, bu değişiklikler, öncelikli olarak yürürlükte olan planın bütünlüğüne ve plan ana kararlarına aykırı olmamak ve bölgede planlamaya konu edilmeyen alanlara olacak etkisi dahil, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçeler ortaya konulmak suretiyle, yine mevzuatta öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmalıdır. Ayrıca, imar planında belirlenmiş olan inşaat emsalinin arttırılması sonucu nüfus yoğunluğu artışı getiren plan değişikliklerinde de, artan nüfusun ihtiyacı olan donatı alanı, standartlara uygun olarak, plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılmış veya artırılmış olmalıdır. 1/25.000 ölçekli … Nazım İmar Planı kapsamında kalan ve bakılan dava ile benzer mahiyette olup, Kurulumuza intikal eden dava dosyaları birlikte incelendiğinde; plan değişikliklerinin parsel bazında ve sadece ilgililerin talebi üzerine gerçekleştirildiği, değişikliğe neden olan hukuken geçerli bir gerekliliğin ortaya konulmadığı, plan değişikliklerine ilişkin plan açıklama raporlarının dosyalarda bulunmadığı, ağırlıklı olarak yatay mimari (düşük katlı, yüksek olmayan yapı) ve düşük nüfus yoğunluğu öngörülen bir alanda, parsel ölçeğinde dikey mimariye (yükseklik sınırsız olarak belirlenen veya yüksek yapı niteliğinde yapılaşma) ve nüfus artışına neden olan işlemler tesis edildiği görülmektedir. Bu nedenle, belirli bir planlama bölgesinde birbirinden bağımsız olmakla birlikte, benzer şekilde yapılan çok sayıdaki plan değişikliği kararları açısından öncelikle, … ilinin alt ölçekli imar planlarını ve uygulamalarını yönlendirici nitelikteki, kullanımların yer seçimi, büyüklük ve dağılımı ile ilgili mekansal karar ve stratejiler ile makro ölçekte nüfus dağılımı ve yoğunluk kararlarını belirleyen üst ölçekli plan yönünden öncelikle bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 1/25.000 ölçekli Başkent … Nazım İmar Planı yönünden yapılan değerlendirme: Planın "Amaç ve hedefler" başlıklı kısmında, "Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinin planlı kentleşmesini yönlendirmeyi hedefleyen üst ölçekli plandır. Bu plan, … yapılacak tüm araştırma, planlama, projelendirme ve uygulama çalışmaları için üst ölçekli referans çerçevesidir." ifadesine yer verilmiştir. "Vizyon, Hedef, Stratejiler" başlıklı bölümünde, … ilinin tamamı açısından, ada bazında plan uygulamaları yapılmasını özendirip, parsel bazında uygulamalardan kaçındıracak ve etaplamalar üretecek plan uygulamaları yapmak yönünde strateji belirlendiği,"Uygulama Araçları" başlıklı bölümün "Ada Bazı ve Daha Büyük Ölçek Uygulama" başlıklı kısmında yer alan, "2023 Başkent …İmar Planı, planın parsel bazında bütünlüğü yitirerek uygulanmasını engellemek, parsel bazında uygulamaların teknik ve sosyal altyapıların hayata geçişini sınırlayışına engel olmak ve yaşam kalitesi yüksek, konut alanları üretebilmek amaçlarıyla, ada bazında ve daha büyük ölçekli uygulamaları özendirmeyi hedeflemektedir." denilerek, parsel bazında uygulama yapılmaması ilke olarak benimsenmiştir. Anılan planın "Planlama Bölgeleri" başlıklı kısmında, plan değişikliklerine konu olan …, …, … bölgelerinin bulunduğu alan, "Güneybatı Planlama Bölgesi"nde gösterilmiş olup, bu bölgeyle ilgili olarak, kentin, 1980’li yılların sonundan itibaren en fazla speküle edilen ve en önemli kentsel gelişmelerin yaşandığı alanı olduğu, … Yolunun temel omurgayı oluşturduğu, …, … ve … ilçelerinin bir bölümünün kaldığı bölgenin, daha önce otoyol içi ve dışı olmak üzere ele alındığı, bölgeyi Temelli ile birleştiren farklı ölçeklerde plan onamalarının gerçekleştirildiği, kentin en yoğun speküle edilen bu koridorunun mevcut planların da gözden geçirilmesi ve gereğinde revizyonu suretiyle “Güneybatı Ankara Koridoru” olarak havza bazında ele alınmasının öngörüldüğü belirtilmiştir. Planın aynı kısmının 9.2.3 numaralı bölümünde ise,…… Yolunun, temel gelişme ve çekim unsuru olarak, kentin güneybatı koridoruna yönlenmesi biçimindeki eğilim ve spekülasyonlar ile, 1980’li yılların sonundan bu yana, kentin en yoğun planlama çalışmalarına konu olmuş bölgesini ifade ettiği, …, …, … … kampüsleri ve … Yoluna desantralize olmuş kamu kurumları ile … yerleşimlerine kadar uzanan metropoliten yerleşik doku unsurlarının, bir yandan …, …, …, … bölgesi içinde çevre otoyolu içinde genişleme eğilimi gösterdiği, diğer yandan da, otoyol dışına … Yolu boyunca yayılma eğilimini sürdürdüğü; bu koridorun aynı zamanda yerleşme-yayılma eğilimleri ile en fazla davaya konu olmuş ve çeşitli biçimlerde çok yüksek bir nüfus atamasına sahne olmuş niteliğiyle dikkat çektiği ifade edilmiştir. Aynı bölümde, alan içinde henüz doygunluğa ulaşmamış yerleşim dokusuna karşın, onaylı planlarla oluşturulmuş kapasitelerin çok yüksek bir nüfus gelişimine işaret ettiği ve bölgeye (… hariç) 2.000.000’u aşan nüfus ataması olduğu, diğer planlama bölgelerinden farklı olarak gecekondu içermeyen ve ıslah planı olmayan bu alan için, büyük bir bölümü yargıya taşınmış çeşitli tür ve ölçeklerdeki planlarla oluşturulmuş bu yüksek kapasitelerin kontrol altına alınması gerektiği, 2023 Başkent … Nazım İmar Planının bölgede onaylanmış planların abartılı, aşırı yaygın ve gerçekdışı nüfus atamalarının kontrol altına alınarak, çalışma alanları ile bütünleşen, karma kullanımlara sahip, gerekli yoğunlaşmaları sağlayacak, saçılmaya izin vermeyen bir niteliğe getirmeyi hedeflediği, bu hedef ve 2023 Planının genel ilke ve seçimleri üzerinden onaylı planlarla 2.900.000’e yaklaşan plan nüfuslarının, belirli odaklanmaları tanımlayacak ve saçılmayı engelleyecek bir makroform seçimiyle 1.650.000 düzeyine indirilmesinin öngörüldüğü belirtilmiştir. Planın, "Kentsel Yerleşik Alanlar (KY)" başlığı altında düzenlenen … Bölgesine ilişkin strateji olarak, …’nin (…) önemli prestij bölgelerinden biri olan … bölgesindeki yoğun yapılaşma talebine paralel olarak sosyal ve teknik altyapı alanlarının konut inşaatlarıyla eşgüdümlü olarak hayata geçirilmesi için ilgili yatırımcı kuruluşlar ile koordinasyon sağlanması, 2023 planlama nüfusu öngörüsü olarak ise, günümüze kadar yapılan planlama çalışmalarında bölge için belirlenen 110.000 kişilik plan nüfusu kapasitesinin hayata geçirilmesi,… Bölgesi açısından da, üst/orta gelir grubunun yer seçtiği ve yoğun bir yapılaşma eğiliminin bulunduğu akstaki bu eğilimi kontrol altına alarak kentsel gelişme eğilimini yönlendirmek üzere, büyükşehir belediyesince sürdürülen planlama çalışmaları ile daha önce 65.000 kişilik bir nüfus ataması yapıldığı, yine … kentinin önemli prestij bölgelerinden biri olan İncek bölgesindeki yoğun yapılaşma talebine paralel olarak sosyal ve teknik altyapı alanlarının konut inşaatlarıyla eşgüdümlü olarak hayata geçirilmesi ve günümüze kadar yapılan planlama çalışmalarında bölge için belirlenen 65.000 kişilik plan nüfusu kapasitesinin hayata geçirilmesi öngörülmüştür. Planın, "Kentsel Gelişme Alanları (KG)" başlıklı kısmında; … Bölgesi açısından, … kentsel yerleşik alanının güneybatı kesiminde Çevre otoyolunun iç kısmında… bölgesi ile … bölgesi arasında kalan ve daha önce gerek Bakanlıkça onaylı 1/50.000 ölçekli plan revizyonu gerekse bu plana dayalı alt ölçekli planlama çalışmaları tamamlanarak inşaat uygulamalarına başlanan bu alanların, 2023 planlama çalışmaları kapsamında “Onaylı Planlarla Belirlenmiş Gelişme Konut Alanları” olarak ele alındığı, önceki planlama çalışmaları ile bölgede 270.000 kişinin yaşamasına yönelik plan kararları üretildiği, bölgeye ilişkin strateji olarak ise, kentsel gelişme bölgesinin, yerleşik alanlara uzak bir konumda olması nedeniyle altyapı maliyetinin yüksek olacağı gözönüne alınarak ferdi inşaat uygulaması yerine örgütlenmeye ve etaplamaya dayalı konut üretimi politikasının hayata geçirilmesinin sağlanacağı ve daha önce bu bölge için belirlenen yoğunluk ve nüfus (270.000 kişi) atamasının aynı şekilde kabul edildiği görülmektedir. Yine, geçmişte…bölgesinde mevzi planlarla oluşturulan yeni konut alanları ile spekülatif arsa-arazi hareketlenmelerinin meydana geldiği, bundan sonraki dönemin, arsa-arazi spekülasyonları ve üst ölçek plan olmaksızın, imar rantlarının paylaşımına indirgenmiş plan onamaları ile gündemde kalacağı; güneybatı ve güney koridorlarındaki kentsel yayılmanın yarattığı makroforma müdahale edilerek, düşük yoğunluklu ancak belirli odaklanmalar yaratan bir gelişimin özendirilmesi gerektiği de, planın "Makroform" başlıklı kısmında belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, yukarıda yer verilen plan hükümlerinde; dava konusu parselin de içinde bulunduğu bölgeye ilişkin yoğun yapılaşma taleplerine vurgu yapılarak, bu alanlarda yapı ve nüfus yoğunluğunun sınırlandırılması ve bu planın yürürlüğe girdiği tarihten önce onaylanmış alt ölçekli planlarla bölgeye atanan nüfusun, çoğunlukla sabit tutulması; Güneybatı Planlama Bölgesinin tümü yönünden ise düşürülmesi yoluna gidilmiştir. Somut uyuşmazlık ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna intikal eden dava dosyaları bu çerçevede değerlendirildiğinde; 1/25.000 ölçekli planda, 2023 vizyonu dikkate alınarak bütüncül bir anlayışla ve ihtiyaçlara uygun olarak revizyon veya yeniden plan yapılması, bu yapılırken de hukuken oluşan bölge ve kullanım durumlarının da gözetilmesi; planlama bölgesinde hukuken geçerli gereklilik/zorunluluk durumunun ortaya çıkması halinde de, parsel bazında istisnai olarak değişiklik yapılması yoluna gidilmesi gerekirken, alanda hukuken geçerli bir gerekliliğe dayanmayan, sadece ilgililerin talebi üzerine ve parçacıl bir anlayışla, birbirinden kopuk şekilde, parsel bazında ve yapı/nüfus yoğunluğunu arttırıcı, meri planlarda kurgulanan sosyal ve teknik alt yapı dengesini bozucu ve plan bütünlüğüne aykırı nitelikte değişiklikler yapıldığı görülmektedir. Başka bir deyişle, üst ölçekli planın yürürlüğünden önce onaylanan ve bu planın ilke, esas ve yaklaşımları ile uyumlu bulunmadığı için planın fiziki belgesi içerisinde gösterilmeyen tüm planların bulunduğu alanlarda, bu plana göre revizyonlar yapılacağının 1/25.000 ölçekli nazım imar planında hükme bağlandığı ve imar planlarından beklenen amaç dikkate alındığında, daha önce onaylanmış olan planların üst ölçekli plana aykırı kısımlarının bu planla uyumlu hale getirilmesi yönünde değişiklik/revizyon yapılması yoluna gidilmesi gerekirken, aksi yönde bir uygulamaya gidilerek hem üst ölçeğe, hem de plan bütünlüğüne aykırı şekilde parsel bazında değişiklikler yapılmıştır. Ayrıca, her ne kadar Daire kararında, bölgede oluşan konut (kooperatif ya da site tipi yapılaşma) hakim kullanım kararı doğrultusunda, gerek dava konusu edilmeyerek kesinleşen gerekse yargı kararları sonucunda hukuka uygun bulunan imar planlarına bağlı olarak alanda yapılaşmasını tamamlamak, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni almak suretiyle kullanımını sürdüren siteler bulunduğundan, hakim kullanım kararının bu doğrultuda oluştuğu yönünde gerekçeye yer verilmiş ise de; muhtelif plan değişikliklerine dayalı olarak oluşan bu yapılaşmaların, uyuşmazlıkta olduğu gibi, mevcut planlardan kopuk şekilde ve parsel bazında yapılan değişiklikler sonucu ortaya çıktığı, bir kısmına dava açılmamış olmakla birlikte büyük bir kısmının idari davalara konu edildikleri de dikkate alındığında, somut olay özelinde parsel bazında yapılan her bir plan değişikliğinin, uyuşmazlığa konu plan ve bölgede yapılan diğer plan değişikliklerinde emsal olarak dikkate alınabilmesine olanak bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra, parçacıl niteliğe sahip plan değişikliklerinin, alanda var olan zemin etüt raporları dikkate alınarak yapıldıkları anlaşılmakta ise de; parsel bazında arttırılan inşaat alanı açısından, taşınmazların sahip olduğu zemin yapısının, yüksek yapılaşma imkanına sahip olup olmadığı veya yüksek katlı yapılaşma açısından önlem almayı gerektirip gerektirmediği hususlarında herhangi bir bilgi veya belgeye dava dosyalarında rastlanılmamıştır. Dava konusu edilen işlem yönünden dosyanın değerlendirilmesinden: Somut olayda, uyuşmazlığa konu taşınmaz; 16/02/2007 tarih ve 525 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planında düzenlenecek konut alanı, üniversite alanı ve ağaçlandırılacak alan kullanımına ayrılmış iken, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile seyrek yoğunluklu konut gelişme alanı, eğitim siteleri alanı ve kentsel ve bölgesel parklar kullanımına ayrılmış, önceki planda yapılaşma öngörülmeyen alanların bir kısmı yapılaşmaya açılmış, önceki planda öngörülen konut alanlarının ise yoğunluğu artırılmıştır. Bu durumda, dava konusu nazım imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu parselin, önceki 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nda yapılaşma öngörülmeyen bazı bölümlerinin yapılaşmaya açılması ve önceki planda öngörülen konut alanlarının yoğunluğunun artırılması, yukarıda yer verildiği üzere 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nın bütünlüğüne, ilkelerine ve Güneybatı Planlama Bölgesi açısından belirlediği stratejilere aykırılık oluşturduğundan, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde bu yönüyle hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2024 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- … İdare Mahkemesinin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2015/4005, K:2022/712 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Bu hiyerarşi içinde alt ölçekli 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının her ölçekteki nazım imar planına, 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının ise üst ölçekli nazım ve çevre düzeni planlarına uygun olması; bu planların üst ölçekli imar planına aykırı karar ve notlar içermemesi gerekmektedir.

Planların Yapılması, İlanı ve İtiraz Usulü

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (b) bendi uyarınca imar planları nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana gelmekte; belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları, bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluk sağlanarak ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar ve plan değişiklikleri ile revizyonları, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır.

Plan değişikliğine konu alanda, değişiklik hakkında görülebilir biçimde en az iki adet tabela ile otuz gün süreyle bilgilendirme yapılır; aynı süreyle ilgili muhtarlıkların panosunda askı ilanı duyurusu yer alır. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir; belediye başkanlığınca iletilen itirazları belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de bu ilan, itiraz ve onay usullerine tabidir.

İmar planı değişikliğini onaylama yetkisi belediye meclisine aittir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinin (c) bendi bu yetkiyi belediye meclisine vermektedir; imar planı değişikliği taleplerinin belediye meclisine sunulmaksızın belediye müdürlüğü tarafından reddedilmesi yetki yönünden hukuka aykırıdır.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/18012, K. 2023/7056Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/18012 E.  ,  2023/7056 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/18012 Karar No : 2023/7056 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/… VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … VEKİLİ: Av. … DAVACI YANINDA MÜDAHİL : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin İli, Toroslar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik yapılan plan değişiklik talebinin reddine ilişkin Toroslar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; imar mevzuatı uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve bu planda değişiklik yapılabilmesi için nazım imar planının bulunması ve alt ölçekli uygulama imar planının üst ölçekli imar planına uygun olması gerektiğinden uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı olmaksızın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılamayacağından, davacının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği isteminin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda uygulama imar planı yapılabilmesi için üst ölçekli nazım imar planının bulunması ve uygulama imar planının nazım imar planına uygun olması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda gerek dava konusu işlemde, gerekse davalı idarenin 15.11.2017 tarihli Mahkemenin kayıtlarına giren savunma dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu Bekiralanı Bölgesinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığının açıkça ifade edildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planıyla yapılan değişikliklerin üst ölçekli imar planına uygun olmasının zorunlu olması, üst ölçekli nazım imar planı bulunmadan alt ölçekli uygulama imar planı yapılmasının mümkün olmaması karşısında, üst ölçekli nazım imar planı olmadan davacının taşınmazının bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının hukuka aykırı olarak tesis olunan imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin isteminde hukuka aykırılık, davalı idarenin bu istemin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının değişiklik talep ettiği planın uygulama imar planı değil mevzii imar planı olduğu, mevzii imar planının üst ölçekli imar planı bulunmayan yerlerde de yapılabileceği,03.04.2017 tarihinde onaylanan Mersin-Adana planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonu plan hükümlerinin 7.10. maddesinde "bu planın onama tarihinden önce mevzuata uygun olarak onaylanmış mevzii imar planları geçerlidir,bu alanlarda yoğunluk artışı ve tür değişikliği getirecek plan değişikliği/revizyonu yapılamaz" hükmünün bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve dava konusu işlemin iptaline yönelik Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının değişik gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Mersin İli, Toroslar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacı tarafından, anılan parsellerin bir kısmının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol olarak işaretlenmesi nedeniyle plan değişiklik talebinde bulunulduğu, anılan başvurunun dava konusu alanda 1/5.000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığı, değişiklik yapılabilmesi için öncelikli olarak 1/5.000 ölçekli nazım imar planının yapılması gerektiği gerekçe gösterilerek Toroslar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, bu planların belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planların belediye meclisince onbeş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanacağı, aynı maddenin 3. fıkrasında onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de 1. fıkranın (b) bendinde belirtilen usullere tabi olacağı hükme bağlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanununun "Meclisin Görev ve Yetkileri" kenar başlığını taşıyan 18. maddesinin c bendinde "Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak," belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Belirli ölçütlere göre hazırlanan imar planlarının, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı şekilde ve kanundaki usullere uygun olarak değiştirilmesi mümkündür. Bu değişikliklerin de ilgili idarelerin hangi organ ve mercilerince karara bağlanacağının kanunla belirlenmesi gerekir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre imar planı, imar planı revizyonu ve imar planı değişlikliklerini onaylama yetkisi belediye meclisine ait olduğundan, belediyelere yapılan imar planı değişikliği tekliflerinin karara bağlanmak üzere belediye meclisine sunulması gerekmektedir. İptal davasının öze ilişkin koşulları arasında idari işlemin yetki yönünden hukuka uyarlılığı da yer almaktadır. İdare hukukunda “yetki”, idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade eder ve idari işlemlerin en temel öğesini oluşturur. Bir kamu düzeni sorunu olan yetki, yasa koyucu tarafından hangi makam veya merciye verilmiş ise, ancak o makam veya merci tarafından kullanılabilir. Bu bakımdan, yasanın açık izni olmadıkça yetkili makam veya mercinin yetkisini devretmesi olanaklı değildir. Aktarılan nitelikleri gereği, idare hukukunda yetkisizlik kural, yetkili olmak istisnadır. Bu itibarla, yetki hükümlerinin sınır ve çerçevesinin yasayla açıkça çizilmesi gerekir ve genişletici yoruma tabi tutulamaz. İmar planı değişikliğinin yapılması için öncelikle değerlendirilmesi gereken hususun, böyle bir değişiklik isteminin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygunluğunun bulunup bulunmadığıdır. Bu açıklamalar ışığında davacının mülkiyetindeki taşınmaza yönelik imar planı değişikliğiyle ilgili talebin, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden uygun olup olmadığı konusunda yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince bu konuda karar verme yetkisine haiz belediye meclisince değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken, bu usul izlenmeden belediye meclisine sunulmaksızın Toroslar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından reddedilmesine ilişkin işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bakımdan, davacı tarafından imar planının değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun, belediye meclisinde görüşülerek imar mevzuatı uyarınca karara bağlanması gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın yukarıda yer verilen değişik gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

İmar planları alenidir ve bu aleniliği sağlamak ilgili idarelerin görevidir; belediye başkanlığı ve mülki amirlikler planın tamamını veya bir kısmını isteyenlere tespit edilecek ücret karşılığında vermekle yükümlüdür.

Kesinleşen Planlara Karşı Dava Açma Süresi

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine eklenen hükme göre kesinleşen imar planlarına veya parselasyon planlarına karşı, kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl içinde dava açılabilir.

Plan Değişikliklerinin Hukuki Sınırları

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca imar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve sosyal ile teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılmak zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.

İmar planlarında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması veya küçültülmesi zorunluluk bulunmadıkça yapılamaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşünün alınması ve söz konusu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması şarttır.

Danıştay 6. Daire, E. 2016/6899, K. 2020/12725Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2016/6899 E.  ,  2020/12725 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2016/6899 Karar No : 2020/12725 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Konya İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın yapılaşma hakkının 8 kata çıkarılması için yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebinin zımnen reddi işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazı içeren 1966 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının, 1/1000 ölçekli imar planın küçültülmesi ile elde edildiği, usule uygun olarak yapılmış 1/5000 ölçekli bir nazım imar planının varlığından söz edilemeyeceği, bu durumda davacının istemlerinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin olduğu dikkate alındığında 1/5000 ölçekli nazım imar planı olmadan 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği yapılması da mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Konya İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin yapılaşma hakkının 2 kattan 8 kata çıkarılması için yapılan imar planı değişikliği başvurusunun zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, çevre düzeni planına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar planını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon planlarını ve imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar planlarını ve parselasyon planlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar planlarını ve parselasyon planlarını yapmak veya yaptırmak görev, yetki ve sorumluluklarının büyükşehir belediyelerine ait olduğu, hüküm altına alınmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde, plan değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozmayacak nitelikte, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanan, kamu yararının zorunlu kılması halinde yapılan plan düzenlemeleri olarak tanımlanmıştır. 06.04.2014 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir.", aynı maddenin 3 fıkrasında da: "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez.", 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmelerinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. İmar planlarının ve değişikliklerinin yargısal denetimlerinde ise, bu hususlara uyulup uyulmadığının planlanan yörede bulunan parsellerin yer, büyüklük konumu ve işleyişi açısından imar planında ayrıldığı amaca, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olup olmadığının incelenmesi gerekir. Uyuşmazlıkta, 1966 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının, 1/1000 ölçekli imar planın küçültülmesi yoluyla elde edilip edilmediği hususunun teknik ve özel bir bilgi gerektirmesi nedeniyle bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak anılan hususun açıklığa kavuşturulması gerekir. Bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin planlanan yörenin nüfus, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde incelenerek plan bütünlüğü, sürekliliği, sosyal ve teknik altyapı dengesi, üst ölçek plan ana kararları, ilkeleri, stratejilerine göre şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından değerlendirsi suretiyle dava hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir Bu itibarla, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İnşaat emsalinin artırılması yoluyla nüfus yoğunluğunu artıran plan değişikliklerinde, artan nüfusun ihtiyacı olan donatı alanının standartlara uygun biçimde, plan değişikliğine konu alana hizmet edecek şekilde ayrılmış veya artırılmış olması gerektiği Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu'nun E. 2023/731, K. 2024/1464 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında ortaya konulmuştur. Aynı kararda, hukuken geçerli bir gerekliliğe dayanmaksızın yalnızca ilgililerin talebine göre parsel bazında ve parçacıl biçimde yapılan, yapı ve nüfus yoğunluğunu artırıcı, meri planlardaki sosyal ve teknik altyapı dengesini bozucu nitelikteki plan değişikliklerinin hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir. Bu karar oyçokluğuyla verilmiş olup somut uyuşmazlığın özel koşullarına dayalıdır.

Plan değişikliklerinin plan bütününe ve ana kararlara uygun olması, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanması zorunludur. Danıştay İDDK aynı kararında bu koşulları ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur.

İmar planları durağan ve değişmez belgeler değildir; plan değişikliğine başvurulabileceği gibi revizyon imar planı ve ilave imar planı yolları da mevzuatta öngörülmüştür. Danıştay 6. Daire, E. 2022/1312, K. 2022/9222 sayılı oyçokluğuyla verilen kararının çoğunluk gerekçesinde, planlama alanına ilişkin nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin öngörülenden hızlı gerçekleşmesi hâlinde mevcut planların bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve mevzuatta bu amaçla revizyon imar planı, ilave imar planı ve imar planı değişikliği gibi araçların düzenlendiğini belirlemiştir.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/1312, K. 2022/9222Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1312 E.  ,  2022/9222 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/1312 Karar No : 2022/9222 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Harita İmar İnş. Müh. Taah. ve Tur.Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası (… Şubesi) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin onaylanmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, 2007 yılında onaylanan 1/25.000 ölçekli "2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı" sonrasında onaylanan 1/25.000 ölçekli imar planı değişikliklerinin mahkeme kararları ile iptaline karar verilmesi sonucunda alanın plansız durumda kaldığı ve ayrıca üst kademe 1/100.000 ölçekli Ankara Çevre Düzeni Planı'nın onaylanmasına bağlı olarak dava konusu nazım imar planının onaylanmasının kamu yararı gereği olduğu, dava konusu imar planında öngörülen ve planın ilk haline göre kısmen farklılaştırılan konut alanı ve diğer kentsel kullanım kararlarının yerine ve bölgesine bir aykırılık teşkil etmediği, dava konusu planın, nüfus/yoğunluk kabulleri itibariyle üst kademe 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı bütününe uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından … Mahallesi 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin onaylanmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu aynı planlama işleminin iptali istemiyle şahıslar tarafından açılan Dairenin E:… sayılı dosyasında yer alan ve plan geneline yönelik değerlendirmeler de içeren bilirkişi raporunda; 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında nüfus/yoğunluk artışına gerekçe oluşturacak bir hususun yer almadığı, üst kademe planda yoğunluk değerlerine ilişkin yeni bir plan kararı olmadığı halde işbu dava konusu nazım imar planı ile bölgede öngörülen yoğunluk değerlerinin ve dolayısıyla planlama nüfusunun 1/25.000 ölçekli planın ilk haline göre en az 2-3 katına kadar arttırılmasının gerekçesinin bulunmadığı, yapılan nüfus/yoğunluk artışının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile dava konusu planlama alanına ilişkin getirilen "mevcut planlı alanların projeksiyon nüfusuna yeterli olduğu" tespitini ortadan kaldırdığı gibi plan geneline ilişkin nüfus kabulüne de uyarlık taşımadığı, bunun sonucunda içerisinde yer aldığı 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının da bütünlüğünü bozduğu ve yakın çevre plan kararlarıyla uyumsuzluk oluşturduğu, sonuç olarak dava konusu planlama kararının hem 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına hem de 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı bütününe aykırılık taşıdığı şeklinde görüş belirtildiği, aynı dosyada Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda ise; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında bölgeye yönelik getirilmiş plan kararlarının, 2007 yılındaki ilk durum itibariyle farklılaştığı ve bölgede yoğunlukların artırıldığı, dava konusu alanda getirilen yeni yoğunluğun da bu değerler ile benzeştiği, dolayısıyla dava konusu imar planı değişikliği ile getirilmiş yoğunluk değerlerinin, 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında yer alan yakın çevre plan kararlarına uyumsuzluk taşımadığı, buna göre, davaya ilişkin ilk bilirkişi raporunun sonuç bölümünde olumsuzluk olarak belirtilen “dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planının, nüfus/yoğunluk kabulleri itibariyle üst kademe 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı bütününe aykırılık taşıdığı” şeklindeki değerlendirmelerin, ilk raporun hazırlandığı tarihte dosyasına sunulmuş bilgi-belgeler çerçevesinde doğruluk taşısa da, sonrasında sunulan yeni teknik bilgi-belge ve beyanlar itibariyle ortadan kalktığı şeklinde görüş belirtildiği, … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planının onaylanması ile birlikte üst ölçekli plan öngörüsünden hareketle dava konusu planlama kararının alındığı, nitekim plan açıklama raporunun giriş kısmında; dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının genel, ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak hazırlandığının, planlama alanında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının vizyon ve misyonu doğrultusunda görece yoğun yapılaşma öngörüsü ile kentsel saçaklanmanın-genişlemenin optimal sınırının çizilmiş olacağının, yine plan açıklama raporunun planlamanın dayanakları kısmında, planın dayanağının üst ölçekli plan niteliğinde olan çevre düzeni planı olduğunun, 2007 yılında onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı çerçevesinde belirtilen esaslara bağlı kalınmakla birlikte bu planlama kararlarını aşacak şekilde 2038 yılı hedef yılı temel alınarak hazırlandığının, plan açıklama raporunun planlamanın gerekçeleri kısmında; nazım imar planı yargı kararı ile iptal edildiğinden plansız kalan bölgede iptal kararının gerekçelerine uygun yeni bir imar planı yapılması gerektiğinin, çevre düzeni planında kentsel yerleşik (meskun) alan olarak tanımladığından üst ölçekli plan hedeflerine varmada meskun olmayan planlama alanının planlanmasını gerekli kıldığının, son olarak plan açıklama raporunun planın amacı ve kapsamı kısmında; nazım imar planının 2038 hedef yılında kent bütününe ait 1/100.000 ölçekli Ankara Çevre Düzeni Planı doğrultusunda koruma-kullanma dengesinin sağlandığının, sürdürülebilir ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı destekleyecek yerleşme alanları ile ticaret, turizm, ulaşım gibi sektörel gelişmeleri ve yatırımları yönlendirecek arazi kullanım kararlarının bu ölçeğin gerektirdiği kapsam ve detayda belirlenmesinin amaçlandığının, dava konusu belediye meclis kararında da, çevre düzeni planı kapsamında meskun planlı ve yerleşik alan kapsamında kalan teklifin üst ölçekli plana uygun hazırlandığının belirtildiği, planlama alanında 1/25.000 ölçekli nazım imar planına yönelik değişikliklerin yargı kararı ile iptaline karar verilmesi sonrasında yeni vizyon ve öngörülerle ortaya çıkan ve Ankara il geneli için 2038 projeksiyonu ortaya koyan çevre düzeni planına dayalı olarak dava konusu nazım imar planının hazırlandığı, bu hususun plan açıklama raporunda özellikle açıkça belirtildiği, ancak dayanak 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline hükmedildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, gelinen noktada, çevre düzeni planının anılan mahkeme kararı ile iptal edilmesi ile dava konusu nazım imar planının dayanaksız kaldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu planlama kararının planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali ile en üst ölçek plan konumuna gelen 1/25.000 ölçekli nazım imar planında yapılan değişikliğin kendisi bir üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının genel çerçevesi içinde değerlendirilmesi gerektiği, Güneybatı planlama bölgesine yönelik olarak 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında, "Güneybatı planlama bölgesi içinde onaylı planlarla oluşturulmuş kapasiteler çok yüksek bir nüfus gelişimine işaret etmektedir. Bölge içinde Temelli Odağı'ndaki nüfus ataması hariç 2.000.000'u aşan nüfus ataması düzeyine ulaşmaktadır. Diğer planlama bölgelerinden farklı olarak gecekondu içermeyen ve ıslah planı olmayan bu alan için, yargıya taşınmış çeşitli tür ve ölçeklerdeki planlarla oluşturulmuş bu yüksek kapasitelerin kontrol altına alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu nedenle, 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı, bölgede onaylanmış planların abartılı, aşırı yaygın ve gerçekdışı nüfus atamalarını kontrol altına alarak, çalışma alanları ile bütünleşen, karma kullanımlara sahip, gerekli yoğunlaşmaları sağlayacak, saçılmaya izin vermeyen bir niteliğe getirmeyi hedeflemektedir. Bu hedef ve 2023 planının genel ilke ve seçimleri üzerinden onaylı planlarla 2.900.000'e yaklaşan plan nüfuslarının, belirli odaklanmaları tanımlayacak ve saçılmayı engelleyecek bir makroform seçimiyle 1.650.000 düzeyine indirilmesi öngörülmektedir." hükmü yer aldığı, Ankara ili için en üst ölçekli plan niteliğinde olan 1/25.000 ölçekli nazım imar planının 2007 yılında onaylandıktan sonra 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının henüz yürürlükte olmadığı dönemde … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile dava konusu planlama alanında ilk değişikliğin yapıldığı ve planlama alanının 60 kişi/ha. olan nüfus yoğunluğunun 100-285 kişi/ha. olarak öngörüldüğü, söz konusu planlama kararının … İdare Mahkemesi kararıyla mevcut planın sürekliliğinin ve bütünlüğünün bozulduğu ve plan değişikliğini zorunlu kılan teknik ve bilimsel gerekçelerin belirtilmediği gerekçeleri de ortaya konulmak suretiyle iptaline karar verildiği, kararın Danıştayca da onandığı, dava konusu planlama kararının da aynı öngörüyle benzer nüfus yoğunluğu getirdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, önceki yargı kararı ile ortaya konulan sakatlığın dava konusu planlama kararı ile de sürdürüldüğü, 39.000 nüfus öngörüsü bulunan planlama alanının 161.423-325.534 kişilik bir nüfus ataması ile planlanmasının 1/25.000 ölçekli nazım imar planının bölgedeki abartılı, aşırı yaygın ve gerçek dışı nüfus atamasını kontrol altına alma hedefi ile de çelişki oluşturduğu, bu durumda, üst ölçekli planın meskun yerleşik alan öngörüsü dikkate alınarak hazırlanan dava konusu nazım imar planının çevre düzeni planının yargı kararı ile iptal edilmesi ile dayanaksız kalması ve böylelikle planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamaması ve ayrıca değişikliğin 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının bütününe yönelik uygunluğu yönünden yapılan değerlendirmede de gerek benzer nitelikte yoğunluk artışı öngören planlama kararının Danıştayca da onanan yargı kararı ile iptal edilmesi ve böylelikle mevcut planın sürekliliğinin ve bütünlüğünün bozulması ve plan değişikliğini zorunlu kılan teknik ve bilimsel gerekçelerin bulunmadığı yönündeki yargı kararındaki kusurlandırıcı yönlerin devam etmesi ve dahi plan değişikliğinin mevcut üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının bölgede nüfus atamasını kontrol altına alma hedefi ile de uyumlu olmaması karşısında, dava konusu planlama kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, planlama alanının çevresine getirilen yoğunluk artışına yönelik planlama kararlarının yargısal denetimlerinin devam ettiği gibi çevredeki bu yoğunluk artışının dava konusu planlama kararının dayanağı üst ölçekli çevre düzeni planının yargı kararı ile iptal edilmesi gerçeği karşısında, planların kademeli birlikteliğini sağlamasının da mümkün görünmediği sonucuna varılarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı yanında müdahale talebinde bulunan … Emlak Mimarlık İnşaat Turizm Gıda Sanayi Ticaret Ltd., … ve … Konut Yapı Kooperatifi tarafından verilen dilekçe ile temyiz ve müdahale talebinden feragat edildiğinden bu hususa ilişkin olarak karar verilmemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesinde Eskişehir yolunun kısmen kuzeyini kısmen de güneyini kapsayan alanda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve… sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında, planlama alanının, Güneybatı planlama bölgesi ve "Konut Gelişme-4/KG-4 A.YURTÇU-YAPRACIK Kentsel Gelişme Bölgesi" alt bölgesi dahilinde kısmen seyrek yoğunluklu meskun konut alanı, kısmen seyrek yoğunluklu gelişme konut alanı, kısmen açık yeşil alan, kısmen orman-ağaçlık alan, kısmen sağlık siteleri ile kentsel servis alanı kullanımında kaldığı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile planlama konusu alanın 60 kişi/ha. brüt nüfus yoğunluğuna sahip gelişme konut alanı kullanımının 100-285 kişi/ha. brüt nüfus yoğunluğuna çıkarıldığı, söz konusu planlama kararına karşı açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; 40-60kişi/ha. brüt nüfus yoğunluklu seyrek yoğunluklu gelişme konut alanı kullanımının 100-285 kişi/ha brüt nüfus yoğunluğuna sahip gelişme konut alanı kullanımına dönüştürülerek planlama alanı için öngörülen 39000 kişi nüfus atamasının yaklaşık 65.580-186.528 kişiye çıkarıldığı, söz konusu nüfus artışı sonucunda bölgeye ilave olacak nüfusun ihtiyaç duyacağı teknik ve sosyal donatı alanı miktarlarının bölge içerisinde karşılanmasının mümkün bulunmadığı, mevcut planın sürekliliği, bütünlüğü ve sosyal donatı dengesinin bozulduğu, plan değişikliği sonucunda yapılaşma ve nüfus artışının bölgenin ulaşım dolaşım sistemine yapacağı etkilerin gözetilmediği, varsa plan değişikliğini zorunlu kılan teknik ve bilimsel gerekçelerin belirtilmediği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Danıştay Altıncı Dairesinin 16.05.2016 tarih ve E:2015/8363, K:2016/2782 sayılı kararı ile temyiz isteminin esastan reddi ile mahkeme kararının esas yönünden onanmasına karar verildiği, yine planlama bölgesinde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin onaylandığı, söz konusu değişiklikle kullanım kararları değiştirilmeden yoğunluğun "orta yoğunluklu mevcut konut alanı" ile "orta yoğunluklu gelişme konut alanı" olarak düzenlendiği, söz konusu planlama kararının iptali istemiyle açılan davada, planlama alanının TOKİ'nin yetki alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu belediye meclisi kararının iptaline karar verilerek bu kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 11.04.2018 tarih ve E:2016/2410, K:2018/3271 sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara Çevre Düzeni Planının kabul edilmesi üzerine bu planlama kararına dayalı olarak çevre düzeni planında meskun planlı ve yerleşik alan kapsamında kalan 1699 hektarlık alanda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin onaylandığı, buna göre mahkeme kararına dayalı olarak toplu konut alanının sınır dışına çıkarıldığı, konut alanlarının, mevcut düşük (51-150 kişi/ha) ve orta yoğunluklu (151-300 kişi/ha) konut alanları olmak üzere yeniden düzenlendiği ve bir kısım alanların planlamaya dahil edilerek park ve yeşil alan kurgusunun değiştirildiği, söz konusu planlama kararına dayalı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile Eskişehir Yolu Kuzeyine ilişkin 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin onaylandığı, bakılan davanın da söz konusu planlama kararının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Günümüzde plansız ve aşırı kentleşme olgusu sağlıklı kentleşmenin önündeki en ciddi engel olduğundan kentsel gelişmenin yönlendirilmesinde imar planlaması ile yön, şekil ve büyüklükle ilgili belirlemeler yapılması zorunludur. Kentsel planlama sürecinde zorlayıcı, kısıtlayıcı ve yönlendirici kararların tümü birden rol oynar. Çağdaş bir kentin oluşturulması ve yaşatılması için aşırı yapılaşmanın etkisinden korunmuş kent estetiği ve kentleşme kalitesini yükseltici alanların oluşturulması zorunludur. İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Öte yandan, kentleşmenin hızlı bir biçimde gerçekleştiği ve kentsel alandaki yapılaşma baskılarının ciddi oranda arttığı ülkemizde imar planlarının öngörüsünün üzerinde yeni koşulların oluşması halinde belli öngörülere göre hazırlanmış yürürlükteki imar planlarının, üst ölçekten en alt ölçeğe kadar yenilenmesi gerekmektedir. İmar planları, durağan, değişmeyen, statik belgeler değillerdir. İmar planlarının hazırlanmasında planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin, öngörülenden daha hızlı bir biçimde değişmesi mevcut imar planlarının bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara da bu değişimin yansıtılması gerekmektedir. Bu değişimin imar planlarına yansıtılması bakımından mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçlar geliştirilmiştir. Başka bir ifadeyle, bu düzenlemeler, imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişikliklere gidilebileceği, planlama sürecinin dinamik yapısının kaçınılmaz bir sonucudur. Yukarıda belirtilen ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, sadece plan kapsamına alınan belirli bir yerin plan içindeki durumu incelenerek sonuca varılamayacağı, planlanan alanın özel niteliklerinin yanı sıra planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin koşulları, taşınmazın bulunduğu bölgenin genel özellikleri, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği açıktır. İmar planlarında değişiklik yapılırken kentsel planlamanın en temel unsurlarından birisi, imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine göre alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine ve kararlarına uyumunun gözetilmesidir. 3194 sayılı İmar Kanununda da belirtildiği gibi nazım imar planı gibi üst ölçekli imar planları, alt ölçekli imar planlarına göre daha genel, soyut ve kapsamlı olduğu, temel ilkelerin, stratejilerin ve bunların belirlediği ana planlama kararlarının tespit edildiği belgelerdir. Bu sebeple, üst ölçekli imar planlarında belirlenen parsel fonksiyonlarının konum ve büyüklüklerinin alt ölçeğe aynen aktarılması yerine ölçeğinin gerektirdiği ayrıntıların yer alması tabiidir. Başka bir ifadeyle, planlama alanına yönelik olarak, alt ölçekli planların, üst ölçekli planlarda belirlenen kullanımlardan daha fazla detay içerebileceği planlamanın temel unsurlarından birisi olsa da bu farklılaşmanın ne ölçüde olması gerektiği önem arz etmektedir. Bu çerçevede, üst ölçekli planda belirlenen temel kullanım belirlemesinin alt ölçekli plana aktarılması ve alt ölçekte yer alan kullanımın bu temel kullanım ile çelişmemesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Üst ölçekli planda belirlenen temel kullanım ile çelişmeyen ancak alt ölçekli planda bu kullanımın gerektirdiği belli diğer kullanımlar da yer alabilecektir. Ayrıca çağımızda gelişen ferdi inşaat uygulaması yerine kooperatif/site gibi örgütlenmeye ve etaplamaya dayalı konut üretimine dayalı kentleşme anlayışı içinde site şeklindeki yerleşkelere ağırlık verilmektedir. Planlama alanının içerisinde yol, yeşil alan, spor, rekreasyon gibi sosyal teknik altyapı alanlarının düzenlenmesi, site şeklinde yerleşmelerin doğal bir sonucu olarak görülmelidir. Bu itibarla, sağlıklı bir yaşam alanı oluşturulmasının konutun sadece fiziksel özellikleri ve konfor koşullarıyla sınırlı olmadığı, konutun güneş alması ve aydınlık olması ile otopark sorunlarının çözümüne ilişkin karar getirilmesinin önemli olduğu, dolayısıyla toplu yapıların özendirilmesi, yapıların mimarisinin kısıtlanmaması, yapıların rüzgar alması, güneşlenmesi ve havalandırması ile parsel içinde otopark sorunlarının çözümlenmesi ile oluşacak geniş açık alanlarda peyzaj düzenlemesi yapılmasının yanında daha kullanışlı ve ekonomik konut elde edilerek kentsel yaşam kalitesi yükseltilmesine katkı sağlamak amacı ile büyük parsellerin oluşturulmasına ilişkin plan notlarının modern planlama anlayışına uygun olduğu, toplu yapılaşmayı özendirmek ile farklı konut arzı yaratmak, diğer kentsel sorunlara katkı yapmak amacı ile planlama alanında yaşayacak nüfusa konut çeşitliliği sunumuna yönelik yaklaşımın şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, nazım imar planı, varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak düzenlenen bir imar planıdır. Dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planının onaylandığı tarihte alanda herhangi bir çevre düzeni bulunmamaktadır. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 2038 Ankara 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının … İdare Mahkemesinin 28/09/2020 tarih ve E:…, … sayılı kararı ile iptaline karar verildiği ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleştiği görüldüğünden … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin dava konusu nazım imar planının anılan çevre düzeni planına uygunluk yönünden yapılan değerlendirmelerine itibar edilmemiştir. Buna göre üst ölçekli çevre düzeni planı bulunmayan dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden kendi içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu alan 2023 Başkent Ankara 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında orta yoğunluklu konut alanında (60-100 kişi/ha) kalmaktadır. 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin Ek-1ç'de Gelişme Konut Alanlarında, orta yoğunluk değeri olarak 121-250 kişi/ha konut kararı getirilmiştir. 1/25000 ölçekli nazım imar planının kabul edildiği 2007 yılındaki nüfus projeksiyonuna göre hazırlanan ve orta yoğunluk 60-100 kişi olarak belirlenen yoğunluk değeri Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirlenen değerler gözetilerek arz üzerindeki yapılaşmanın dikey olarak yapılaşmasının öngörülmesi sonucu dava konusu nazım imar planı değişikliği ile orta yoğunluk 121-250 kişi/ha olarak revize edilmiştir. Bu itibarla, Ankara'nın artan nüfusuna paralel olarak 1/25000 ölçekli nazım imar planında yapılan değişiklik yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamıştır. Dava konusu planın ölçeği (1/25.000) gözönünde bulundurulduğunda genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği, konut, ticaret vb. fonksiyonların belirlendiği, bölgeleme kararı niteliğinde bulunduğu, parsel bazında kararların üretilmediği, yoğunluk değerlerine dair kararların parsel bazında üretilmeyip bölge bütününde belirlendiği, fonksiyonların planın önceki kullanımına koşut olarak konut alanı olarak belirlendiği, sosyal ve teknik donatı alanlarının ancak alt ölçekli planlarla belirlenebileceği, 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1/25.000 ölçekli nazım imar planının ölçek bazında ayrıntırılandırılmasına yönelik olarak düzenleneceği, alanda artan nüfusa karşı ayrılması gereken ve 1/25.000 ölçekli planın niteliği itibariyle ölçek bazında gösterilemeyen sosyal ve teknik donatı alanlarının alt ölçekli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirleneceği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, idare mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ve ek raporda, "dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin üst kademe 1/100.000 ölçekli ÇDP'ye bir aykırılık taşımadığı; 2015 yılı 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali üzerine alanın plansız duruma düştüğü ve sonrasında da işbu dava konusu düzenlemenin yapıldığı, nitekim, alanın plansız duruma düşmesi nedeniyle dava konusu düzenlemenin onaylanmış olmasının bir gereklilik taşıdığı , ilk bilirkişi raporundan sonra dava dosyasına sunula belgeler itibariyle; yakın çevrede ve dava konusu planlama alanına emsal teşkil edebilecek konumdaki alanlarda yoğunlukların 140-200 kişi/ha. arasında değişen değerlere yükseltildiği, dolayısıyla 1/25.000 ölçekli nazım imar planında bölgeye yönelik getirilmiş plan kararlarının, 2007 yılındaki ilk durum itibariyle (işbu dava kapsamında tartışma konusu edilemeyecek plan değişiklikleri sonucu) farklılaştığı ve bölgede yoğunlukların artırıldığı, dava konusu alanda yer alan orta yoğunluklu konut alanları için getirilen 151-300 kişi/ha yoğunluğun da bu değerler ile benzeştiği ve hatta dava konusu alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında da planlama alanının kuzey bölümünde yer alan orta yoğunluklu konut alanları için 152 kişi/ha, güney bölümünde yer alan orta yoğunluklu konut alanları için ise 185 kişi/ha olarak kullanıldığı görülmekle, ilk bilirkişi raporumuz sonrasında dosyasına sunulan yeni bilgiler çerçevesinde; dava konusu imar planı değişikliği ile getirilmiş yoğunluk değerlerinin. 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında yer alan yakın çevre plan kararlarına uyumsuzluk taşımadığı ve sonuç olarak; ilk bilirkişi raporunda 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan açıklama raporunda yer alan bilgiler çerçevesinde üst kademe plana aykırılık olarak ortaya konulan hususların; rapor sonrasında planı onaylayan idarenin teknik olarak kendi içerisinde tutarlı olduğu görülen ek beyanı ile ortadan kaldırıldığı, dolayısıyla, her ne kadar plan açıklama raporu içerisinde yer almamakla birlikte sonrasında dosyasına sunulan ek beyan itibariyle, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin üst kademe 1/100.000 ölçekli ÇDP'ye bir aykırılık taşımadığı; yine ilk bilirkişi raporumuzdan sonra dosyasına sunulan belgeler itibariyle; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında bölgeye yönelik getirilmiş plan kararlarının, 2007 yılındaki ilk durum itibariyle farklılaştığı ve bölgede yoğunlukların artırıldığı, dava konusu alanda getirilen yeni yoğunluğun da bu değerler ile benzeştiği; dolayısıyla dava konusu imar planı değişikliği ile getirilmiş yoğunluk değerlerinin, 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında yer alan yakın çevre plan kararlarına uyumsuzluk taşımadığı, buna göre, davaya ilişkin ilk bilirkişi raporunun sonuç bölümünde olumsuzluk olarak belirtilen "dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planının, nüfus/yoğunluk kabulleri itibariyle; üst kademe 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı bütününe aykırılık taşıdığı" şeklindeki değerlendirmelerin, ilk raporun hazırlandığı tarihte dosyasına sunulmuş bilgi-belgeler çerçevesinde doğruluk taşısa da, sonrasında sunulan yeni teknik bilgi-belge ve beyanlar itibariyle ortadan kalktığı" şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerekirken, başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X):Temyize konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Uygulama Planının Nazım Plana Uyumu ve Yargısal Sonuçları

Alt ölçekli planın üst ölçekli plana aykırı olması planlamanın şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucunu doğurabilmektedir. Danıştay 6. Daire, E. 2020/2912, K. 2024/4831 sayılı oyçokluğuyla verilen ve değişik gerekçeyle onama yoluyla sonuçlanan kararında; incelenen somut olayda kavşak noktasına ilişkin trafik güvenliği sorunu bağlamında planlamanın şehircilik ilkelerine uygun olmadığı sonucuna ulaşmış ve iptal kararını onamıştır. Bu kararın gerekçesi, söz konusu özgün uyuşmazlığın koşullarıyla sınırlı olup oyçokluğuyla verilmiştir.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/3258, K. 2022/10184 sayılı kararında çoğunluk görüşüyle, üst ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen 10 metre genişliğindeki bir yolun kademeli birliktelik ilkesine aykırı biçimde uygulama imar planına alınmasının, uygulama imar planının dayanağı nazım imar planına aykırı hale gelmesine yol açtığını tespit etmiştir. Aynı kararda, 10 metre genişliğinde ve üzerindeki taşıt yollarının ulaşım sistemlerini belirleme işlevi nedeniyle 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında öngörülmesi gerektiğine dair Danıştay 6. Daire'nin yerleşmiş içtihadına atıf yapılmıştır. Karşı oy ise bozma sonucuna değil yalnızca gerekçeye katılmamakta; yolun işlevine göre değerlendirme yapılması gerektiğini savunmaktadır. Bu görüş ayrılığı göz önünde bulundurulduğunda söz konusu gerekçenin somut bağlamı dışında uygulanmasında dikkatli olunması gerekir.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/3258, K. 2022/10184Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/3258 E.  ,  2022/10184 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/3258 Karar No : 2022/10184 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) … Sanayi Yatırım ve Geliştirme A.Ş. VEKİLİ : Av. … II- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : I- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı II- (DAVACI) … Sanayi Yatırım ve Geliştirme A.Ş. İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 07/03/2018 tarih ve E:2017/2923, K:2018/2050 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davacı ve davalı idare vekilleri tarafından aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana yönelik Avcılar Belediye Meclisinin … tarih, …sayılı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih, …sayılı kararıyla (28.08.2008 tasdik tarihli) onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemle taşınmazın bir kısmı için tanımlanan parklar ve dinlenme alanları, mesleki ve teknik eğitim tesis alanı ve yol alanı fonksiyonları yönünden; davacı tarafından üst ölçekli 15.12.2006 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedildiği, alt ve üst ölçekli imar planları arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, plan hiyerarşisine uygun bulunan dava konusu uygulama imar planında ilgili taşınmaz yönünden kamu yararına, plan hiyerarşisi, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları doğrultusunda hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemle taşınmazın bir kısmı için tanımlanan ticaret+hizmet alanı fonksiyonu yönünden; fonksiyonun bölgenin konumu ve fiziksel ilişkileri ile üst ölçekli plan kararları ve ilkeleri ile uyumlu olduğu, taşınmazın bulunduğu bölgenin sanayi aksı olarak planlanmış ve aralarında büyük sanayi tesislerinin de bulunduğu bir sanayi bölgesi olduğu, bu nitelikte planlı bir sanayi bölgesinin dava konusu planda öngörülen bir hizmet alanına dönüşmesi için uygun koşulların oluşması gerektiği, bu bağlamda bölgenin yapısı, konumu, fiziksel ve jeolojik özellikleri dikkate alındığında bölgeye yönelik kullanım kararının şehircilik ilkeleri açısından doğru olduğu, ancak, planlı olarak büyük oranda son dönemlerde gelişen ve ekonomik ömrünü tamamlamadığı belirlenen bir sanayi alanının hedef ve amaçlarını gerçekleştirecek sürecin tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin herhangi bir araştırma ve analizin bulunmaması ve buna ilişkin bir uzlaşının olmaması nedeniyle planlama ilke ve tekniklerine ve kamu yararına uygun olmadığı, ayrıca bu yönüyle plandaki belirlilik ilkesine aykırılık oluşturduğundan fonksiyonun şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin ticaret+hizmet alanı fonksiyonuna ilişkin kısmının iptaline, parklar ve dinlenme alanları, mesleki ve teknik eğitim tesis alanı ve yol alanı fonksiyonları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, üst ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilmiş olduğu, taşınmaza getirilen ticaret+hizmet alanı fonksiyonun dava konusu edilmemiş olmasına rağmen bilirkişiler tarafından fonksiyona yönelik görüş beyan edildiği ileri sürülmektedir. Davalı … Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu işlem şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata uygun olduğundan temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması, davacının temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile Mahkeme kararının dava konusu işlemle taşınmaza getirilen mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı kullanımı ve 15 metre en kesitli imar yoluna yönelik kısmının onanması, 10 metre en kesitli imar yoluna yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: İstanbul ili, Avcılar ilçesi, …Mahallesi, …Mevkii, …parsel sayılı taşınmaza Avcılar Belediye Meclisinin … tarih, …sayılı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin …tarih, …sayılı kararıyla (28.08.2008 tasdik tarihli) onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planıyla E:1,20 yapılaşma koşullu ticaret+hizmet alanı, meslek lisesi alanı, yeşil alan ile 15 metre ve 10 metre en kesitli yol kullanımlarının getirildiği, anılan plana karşı davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edilerek taşınmazına getirilen meslek lisesi, park ve yol kullanımlarının kaldırılarak 1982 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki durumuna dönülmesinin talep edildiği, anılan itirazın davalı idarece zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde; nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmış; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından uyuşmazlığa konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı olan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararı ile onaylanan (15.12.2006 tasdik tarihli) 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planı ile anılan planda değişiklik yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, planın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu, 15 metre en kesitli yolun alt bölgelerde yer alan donatı ve ticaret-hizmet alanlarına erişilebilirliği sağlamakta olduğu, dava konusu taşınmazın tamamının donatı alanına ayrılmadığı, taşınmaz malikine yapılaşma hakkı tanıyacak şekilde donatı sınırlarının belirlendiği, mesleki ve teknik eğitim tesis alanının planlama alanında yer alan konut alanlarından da erişilebilir nitelikte olduğu dolayısıyla dava konusu taşınmaza denk gelen “parklar ve dinlenme alanları”, “mesleki ve teknik eğitim tesis alanı” ve “yol alanı” fonksiyonlarının planlama alanı donatı ihtiyacının karşılanması kapsamında gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2021/842, K:2022/10182 sayılı kararıyla onandığı görülmüştür. Dava konusu işlemle taşınmaza getirilen mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı kullanımı ve 15 metre en kesitli imar yolu yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanları ve 15 metre en kesitli imar yolu fonksiyonlarına ilişkin davanın reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu işlemle taşınmaza getirilen 10 metre en kesitli imar yolu yönünden; Yukarıda yer verilen hüküm uyarınca, planlar arasındaki hiyerarşi kapsamında nazım imar planından sonra yapılacak olan uygulama imar planının, nazım imar planına uygun yapılması gerekmektedir. 10 metre ve üzerindeki genişlikte olan taşıt yollarının genişliği ve niteliği itibarıyla ulaşım sistemlerinin ve ulaşım problemlerinin çözümünün belirlenmesi açısından 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında öngörülmesi gerekmektedir. Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşmiş içtihadı da bu yöndedir. Uyuşmazlık incelendiğinde, davaya konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davacının taşınmazından geçirilen 10 metrelik yolun, dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen uyuşmazlığa konu 10 metre genişliğindeki yolun planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olacak şekilde 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planının dayanağı nazım imar planına aykırı hale gelmesine yol açtığından dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının buna ilişkin kısmına yönelik davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Dava konusu işlemle taşınmaza getirilen ticaret+hizmet kullanımı yönünden; Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Öte yandan, talep sonucunun belirlenmesinde, dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. "Talep sonucunun çok açık olmaması hâlinde, onu dava dilekçesinin diğer bölümlerinde yazılanların ışığı altında bir yoruma tâbi tutarak, davacının bu dava ile neyin hüküm altına alınmasını istediği tespit edilmelidir." (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Şubat 2001, İstanbul, Cilt II, s. 1608). Dava dilekçesi bir bütün olarak incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde uyuşmazlığa konu uygulama imar planıyla taşınmazına getirilen ticaret+hizmet alanı kullanımına yönelik bir itirazının bulunmadığı, davayı açmaktaki amacının taşınmaza getirilen mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı ve imar yollarının iptaline yönelik karar verilmesi olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu yapılmadığı halde, İdare Mahkemesince taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde taşınmaza getirilen ticaret+hizmet alanı kullanımı yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2.Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı kullanımı ve 15 metre en kesitli imar yoluna ilişkin kısmının oybirliği ile ONANMASINA, ticaret+hizmet alanı kullanımına ilişkin kısmının oybirliği ile, 10 metre en kesitli imar yoluna ilişkin kısmının oyçokluğu ile BOZULMASINA, 3.Dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 4.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/11/2022 tarihinde karar verildi. KARŞI OY (X): Dava, İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana yönelik Avcılar Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı kararıyla (28.08.2008 tasdik tarihli) onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planında E:1,20 yapılaşma koşullu ticaret+hizmet alanı, meslek lisesi alanı, park alanı ve 15 metre en kesitli imar yolu olarak, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise E:1,20 yapılaşma koşullu ticaret+hizmet alanı, meslek lisesi alanı, yeşil alan ile 15 metre ve 10 metre en kesitli imar yolu olarak işlevlendirildiği ve söz konusu 10 metre en kesitli imar yolunun üst ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür. Uyuşmazlığın, dava konusu işlemle taşınmaza getirilen 10 metre en kesitli yol fonksiyonu yönünden değerlendirilmesinde; Uyuşmazlıkta nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metre enkesitli yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları göz önünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir. Ayrıca, ana ulaşım sistemi dışındaki hangi en kesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun en kesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkilidir. Bu kapsamda, özellikle yapı adaları arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır. Uyuşmazlıkta, nazım imar planında tanımlanmayan ve dava konusu taşınmazdan geçen 10 metre en kesitli imar yolunun uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu uygulama imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun dayanağı nazım imar planı ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, nazım imar planının genel kurgusuna aykırı olup olmadığı, ulaşım sistemi açısından gerekli olup olmadığı hususlarının incelenerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda değerlendirme yapılmaksızın, eksik incelemeye dayalı olarak, davacıya ait taşınmazdan geçirilen 10 metre en kesitli yola ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararda isabet bulunmadığından kararın buna ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Dairemizin bozma kararının 10 metrelik yola ilişkin kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Büyükşehir belediyesi sınırlarında 1/5.000 ölçekli nazım imar planının bulunmaması, aynı alanda geçerli bir 1/25.000 ölçekli nazım imar planı mevcut olduğu takdirde, uygulama imar planını kendiliğinden hukuka aykırı kılmaz. Danıştay 6. Daire, E. 2018/2881, K. 2020/11342 sayılı kararında, yalnızca 1/5.000 ölçekli planın yokluğuna dayanılarak verilen iptal kararını bozarak dosyayı, uygulama imar planı değişikliğinin mevcut 1/25.000 ölçekli nazım imar planıyla uyumunun incelenmesi amacıyla yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri göndermiştir. Bu sonuç, büyükşehir belediyesi sınırlarında ve onaylı 1/25.000 ölçekli nazım imar planının fiilen mevcut olduğu somut bir olaya ilişkindir; 1/25.000 ölçekli planın da bulunmadığı durumlara bu sonucun taşınıp taşınamayacağı söz konusu karar metninde açık değildir.

Danıştay 6. Daire, E. 2018/2881, K. 2020/11342Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/2881 E.  ,  2020/11342 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2018/2881 Karar No : 2020/11342 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DİĞER DAVALI İDARE : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2017 tarih ve E:2013/3116, K:2017/9952 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen imar durum belgesi ile dayanağı 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dava konusu parselin bulunduğu alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığı, ancak 27.10.1992 tarihinde taşınmazın sınırları içerisinde bulunduğu … Belediye Meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazın kısmen yol kısmen ise yeşil alan olarak düzenlendiği, bu durumda, üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadan hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ve anılan uygulama imar planına göre düzenlenen dava konusu imar durum belgesinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılarak dava konusu imar durum belgesi ile uygulama imar planının davacıya ait parsel yönünden iptaline, davanın 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davalı idarelerin mahkeme kararının iptale ilişkin kısımlarına yönelik temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürülen iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen onama kararının iptale ilişkin kısmının düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2017 tarih ve E:2013/3116, K:2017/9952 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin maliki olan davacının, parsele ilişkin imar durum belgesi verilmesi istemiyle yaptığı 27.04.2012 tarihli başvuruya verilen yanıtta, parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol ve yeşil alanda kaldığının bildirilmesi üzerine anılan imar durum belgesi ile dayanağı 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5.maddesinde nazım imar planı, "varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan", uygulama imar planı ise, "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra davanın devamı süresi içinde, 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendinde, nazım imar planı, "Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan" olarak tanımlanmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Her ne kadar, İdare Mahkemesince uyuşmazlığa konu alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığından 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile imar durum belgelerinin iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu alanda 1/25.000 ölçekli nazım imar planı bulunması halinde bu imar planına uygun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişiklik yapılabilir. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden … Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.10.2009 tarih ve 904 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli … Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonunda parselin orta yoğunluklu kentsel yerleşik alanda kaldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu imar durum belgesinin dayanağı … Belediye Meclisi kararıyla kabul edilen ve … Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin sözü edilen 1/25000 ölçekli nazım imar planına göre yapıldığı soncuna varıldığından İdare Mahkemesince uyuşmazlığa konu parselin bulunduğu alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığından dava konusu imar durum belgesi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptaline dair kararında isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, imar durum belgesi ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 1/25000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı Revizyonuna göre incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Uygulama imar planlarında bölge ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık ve trafo gibi küçük alan gerektiren sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı işlevlerin eklenmesi nazım imar planına aykırılık oluşturmaz. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 24. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ise nazım imar planlarında gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konumu ile büyüklükleri; toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak, hizmet etki alanı içinde kalmak ve ilgili kurum ile kuruluşların görüşü dikkate alınmak koşuluyla uygulama imar planlarında değiştirilebilir.

Bina Yüksekliği Sınırlaması ve Mevcut Serbest Yüksekliklerin Düzeltilmesi

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine eklenen hükme göre imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Bu yasağın dışında tutulan alanlar kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır: sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları bu kapsamdadır.

Yürürlükteki imar planlarında halihazırda 'yençok: serbest' olarak belirlenmiş bina yüksekliklerinin de belirlenen istisnalar dışında düzeltilmesi gerekmektedir. Bu düzeltme; sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak imar planı değişikliği veya revizyonu yoluyla ilgili idare meclis kararıyla gerçekleştirilir. Bu geçiş hükmündeki istisna listesinin yasak hükmündeki listeden farklı olduğu dikkat çekmektedir: yasak hükmünde yer alan 'ileri atıksu arıtma tesisleri' bu düzeltme paragrafında sayılmamıştır. İlgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler Bakanlıkça belirlenir; oluşan maliyetin yüzde yüz fazlası ilgili idareden tahsil edilir.

Alt Kademe Planların Üst Kademe Plana Uyum Yükümlülüğü

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin (d) bendi, üst kademe planlar kesinleştikten sonra alt kademe planların en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde üst kademe planı onaylayan kurum ve kuruluşlar, alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirip resen onaylar. Söz konusu uyum süreci tamamlanana kadar ruhsat işlemleri yürürlükteki uygulama imar planına göre yürütülmeye devam eder. Aynı madde, arazi kullanımı ve yapılaşmada yalnızca mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulacağını hükme bağlamaktadır.

İmar Planı Uyuşmazlıklarında Yargısal Denetim Ölçütleri

İmar planları ve plan değişikliklerinin yargısal denetiminde; planlanan yöredeki parsellerin yer, büyüklük, konum ve işleyişi bakımından imar planında ayrıldığı amaca uygunluk ile şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk incelenmektedir. Danıştay 6. Daire, E. 2022/1312, K. 2022/9222 sayılı kararının çoğunluk gerekçesinde yalnızca plan kapsamına alınan belirli bir yerin durumuna bakılmakla yetinilemeyeceğini; planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin koşulları, bölgenin genel özellikleri, çevre, ulaşım ve trafik ilişkilerinin kapsamlı biçimde ele alınarak kamu yararına uygunluğun araştırılması gerektiğini belirlemiştir.

Üst ölçekli planın geçerliliğinin ya da içeriğinin tartışmalı olduğu davalarda bu husus teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak açıklığa kavuşturulması, ardından plan değişikliği talebinin şehircilik ilkeleri, plan bütünlüğü, sürekliliği ve üst ölçek plan kararları yönünden değerlendirilmesi gerekebilmektedir. Danıştay 6. Daire, E. 2016/6899, K. 2020/12725 sayılı kararında üst ölçekli planın alt ölçekli planın küçültülmesiyle elde edilip edilmediği gibi teknik bilgi gerektiren hususların bilirkişi incelemesiyle aydınlatılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu karar somut davadaki olgusal duruma ilişkindir.

Sık Sorulan Sorular

Nazım imar planı olmadan uygulama imar planı yapılabilir mi?

Uygulama imar planının nazım imar planı esaslarına dayanması zorunludur; planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca alt ölçekli plan üst ölçekli plana uygun olmak zorundadır. Büyükşehir belediyesi sınırlarında, 1/5.000 ölçekli nazım imar planı bulunmasa da geçerli bir 1/25.000 ölçekli nazım imar planının varlığı, bu plana uygun uygulama imar planı değişikliği yapılabilmesine olanak tanıyabilmektedir. Bu değerlendirme, büyükşehir belediyesi sınırlarında ve söz konusu üst ölçekli planın fiilen onaylı bulunduğu somut bir duruma ilişkindir; 1/25.000 ölçekli planın da bulunmadığı ya da büyükşehir sınırları dışındaki durumlara ilişkin genel bir kural mevcut içtihatta net biçimde ortaya konulmamıştır.

Nazım imar planı ile uygulama imar planı hangi ölçeklerde hazırlanır?

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca nazım imar planı büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, diğer belediyeler için 1/5.000 ölçeğinde hazırlanır. Uygulama imar planı ise aynı yönetmelik uyarınca 1/1.000 ölçeğinde çizilir; bu ölçek zorunluluğu kanun metninde değil yönetmelik hükmünde düzenlenmiştir.

İmar planına nasıl itiraz edilir?

Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığının meclise ilettiği itirazları belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Kesinleşen imar planlarına karşı ise kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl içinde yargı yoluna başvurulabilir.

Plan değişikliğine kim karar verir?

İmar planı, imar planı revizyonu ve imar planı değişikliklerini onaylama yetkisi belediye meclisine aittir. Değişiklik taleplerinin belediye meclisine sunulmaksızın belediye müdürlüğü tarafından reddedilmesi yetki yönünden hukuka aykırıdır.

İmar hakkı aktarımı nedir?

İmar hakkı aktarımı; 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış ya da yapılması mümkün olmayan alanlarda, parselin tamamının veya bir kısmının umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması nedeniyle özel mülkiyete konu yapılaşma hakkının verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının başka parsel ya da parsellere imar planı kararıyla taşınması işlemidir. Bu tanım, 5 Aralık 2024 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine eklenmiştir; önceki dönem uyuşmazlıklarında uygulanmaz.

İmar planında bina yüksekliği serbest bırakılabilir mi?

Hayır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca imar planlarında bina yükseklikleri 'yençok: serbest' olarak belirlenemez. Yalnızca sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları bu yasağın dışında tutulmuştur.

Plan değişikliği hangi koşullarla yapılabilir?

Plan değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve sosyal ile teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı ve teknik ile nesnel gerekçelere dayanılarak yapılmak zorundadır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren değişiklik yapılamaz. İnşaat emsalinin artırılması yoluyla nüfus yoğunluğunu artıran değişikliklerde ise artan nüfusun ihtiyacı olan donatı alanının standartlara uygun biçimde ayrılmış veya artırılmış olmasının gerektiği Danıştay İDDK'nın E. 2023/731, K. 2024/1464 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında ortaya konulmuştur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu