İmar Planlarının Hukuki Niteliği ve İptal Kararının Sonuçları
İmar planları, bir bölgenin veya taşınmazın yapılaşma amacını, kullanım şeklini ve yapılaşma koşullarını belirleyen düzenleyici idari işlemlerdir. Kapsadıkları alana ilişkin genel kurallar ile uygulama şeması getiren bu işlemler karmaşık yapılı düzenleyici tasarruflardır. İmar planlarının veya bu planlara yönelik değişiklik ve revizyon işlemlerinin yargı yerlerince iptal edilmesi durumunda önceki plan kendiliğinden yürürlüğe girmez. Planların ilanının zorunlu olması ve bu tasarrufların idari davaya konu edilebilmesi düzenleyici işlem niteliğinin bir gereğidir.
Plan Değişikliği, Revizyon ve İlave İmar Planı Ayrımı
Plan değişikliği, planın ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikteki kullanım amacı değişikliklerini kapsar. Örneğin bir taşınmazın veya alanın konut kullanımından ticaret alanına dönüştürülmesi plan değişikliği teşkil eder. Revizyon imar planı ise yürürlükteki planların ihtiyaca cevap veremediği veya fiilen uygulanmasının mümkün bulunmadığı durumlarda planın tamamının veya önemli bir kısmının yenilenmesiyle tesis edilir.
İlave imar planı, mevcut imar planının gelişme alanları bakımından yetersiz kalması halinde yürürlükteki plana bitişik ve onunla uyumlu olarak hazırlanan planlardır. Plan yapma yetkisine sahip idarelerin yanı sıra, bu yetkiye sahip olmayan gerçek ve tüzel kişiler de plan değişikliği talebinde bulunma hakkına sahiptir.
İmar Planının Değişmezliği İlkesi ve Plan Hazırlama Esasları
İmar planının değişmezliği esası gereğince yürürlükteki imar planlarında değişiklik veya revizyon yapılabilmesi, mevcut planın yetersizliği, çevresel faktörler veya teknik zorunlulukların ortaya çıkmasına bağlıdır. Bu süreçlerde ilgili yatırımcı bakanlık veya kamu kuruluşlarının görüşlerinin alınması zorunludur.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 21/4 uyarınca imar planlarının mevzuatta öngörülen yeterliliği haiz müellifler tarafından hazırlanması ve yetkili idareye sunulması şarttır. Plan müelliflerinin aranan yeterliliğe sahip olmaması halinde imar planı revize edilir. Bununla birlikte, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 26/3/b gereğince plandaki sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması veya küçültülmesi hedefleniyorsa, eşdeğer yeni bir alanın ayrılması ve bu alanın kaldırılan yerin yüzölçümü ile konum özelliklerini koruması zorunludur.
Parsel ve Ada Bazında Plan Değişikliği Sınırları
3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 8 f. 1 uyarınca plan değişikliklerinin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçelerle yerleşmenin özelliğine uygun yapılması zorunludur. İdareye sunulan plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu yer almalıdır.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. Ek Madde 8Kaynağı aç
3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 8 f. 2 hükmü doğrultusunda, fonksiyon değişikliği hariç tutulmak üzere parsel bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini ve bina yüksekliğini artıran plan değişiklikleri yapılamaz. Ayrıca hiçbir fonksiyon parsel bazında konut kullanımına dönüştürülemez.
3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 8 f. 3 uyarınca, bin metrekareden az olmayan adalarda nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini artıran veya fonksiyon değişikliği getiren ada bazlı plan değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımlarının ada merkezine en fazla 500 metre yarıçaplı alanda karşılanması kanuni bir mecburiyettir.
Değer Artış Payı, Tahsil Usulü ve İstisnalar
3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 8 f. 4 gereğince, taşınmaz maliklerinin tamamının talebiyle parsel bazında fonksiyon değişikliği veya ada bazında plan değişikliği sonucu taşınmazda meydana gelen değer artışı ile yargı kararıyla iptal edilen plan değişiklikleri neticesinde oluşan değer farkının yüzde doksanı değer artış payı olarak alınır. Ek Madde 8 f. 5 uyarınca bu değer artışı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından mer’i ve değişiklik sonrası plan koşullarına göre belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenir; değer tespitinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11 inci maddesinde öngörülen esaslar gözetilir.
Değer artış payı peşin ödenirse yüzde on indirim uygulanarak tahakkuk tarihini izleyen bir ay içinde ödenir. Taksitli ödemede ise ilk taksit bir ay içinde faizsiz yatırılır; kalan borç Türkiye İstatistik Kurumunun aylık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) değişim oranları eklenerek altıncı, on ikinci ve on sekizinci aylarda olmak üzere toplam dört taksitte tahsil edilir. Taşınmazın değer artışına tabi olduğu tapu kütüğüne şerh edilir. Emsal, inşaat alanı, yapı yüksekliği ve kullanım amacı değiştirilmeyen ruhsat tadilatları haricinde değer artış payının tamamı ödenmedikçe yapı ruhsatı düzenlenemez, tapuda satış, devir ve bağış işlemleri yapılamaz.
3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 8 f. 8 uyarınca, umumi hizmet alanına ayrılıp kamu eline geçişi sağlanamayan yerlerde, kamu hizmetini yürütecek idarenin ihtiyacı bulunmadığına dair görüşü alınarak eşdeğer alan ayrılmaksızın ve çevre yapılaşma koşullarıyla uyumlu olmak kaydıyla konut kullanımı hariç fonksiyon değişikliği yapılabilir. Ayrıca riskli yapı parsellerinde emsale esas inşaat alanını en fazla yüzde yirmi artıran değişikliklerde, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamındaki sahalarda, kamu yatırımları ile kamu mülkiyetindeki alanlarda, mazbut ve mülhak vakıf alanlarında, serbest yüksekliklerin düzenlenmesinde ve mahkeme kararını yerine getirmeye yönelik planlarda değer artış payı hükümleri uygulanmaz.
Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Plan Revizyonuna Etkisi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2020/1839, K. 2020/1829 sayılı kararına göre, yat limanı açısından imar planlarının kabulü aşamasında ÇED olumlu kararına ihtiyaç bulunmamakta olup çevresel etki değerlendirmesine ilişkin kararların plan onayından sonra alınacağı ve bu işlemler tamamlanmadıkça uygulama imar planı kararının uygulanmasına yönelik işlemlerin tesisinin engelleneceği kabul edilmiştir. Aynı kararda, daha önce ÇED raporu eksikliği gerekçesiyle iptal edilmiş bir imar planının ardından tesis edilen imar planı revizyonu niteliğindeki işlemlerin, önceki iptal kararından bağımsız olarak hukuki denetime tabi tutulabileceği belirtilmiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1839, K. 2020/1829Kaynağı aç
ÇED olumlu kararı imar planlarının bir uygulama aracı olmadığından, ÇED raporları düzenleyici işlem niteliğindeki imar planına bağlı birel işlem statüsünde kabul edilmez.
Kazanılmış Hakların Korunması ve İhale Süreçleri
Düzenleyici işlemler yürürlükte kaldıkları dönemde kişilerin kazandıkları hakları himaye eder. Ancak bu işlemler yürürlükten kalktıktan sonra hakların korunabilmesi, mevzuata uygun şekilde kişisel ve ferdi hukuki durumlara dönüşmüş olmasına bağlıdır. Bir haktan kazanılmış hak olarak söz edilebilmesi için söz konusu hakkın yeni düzenlemeden önceki kurallara göre tüm sonuçlarıyla eylemli olarak elde edilmiş bulunması şarttır.
Bir ihale işlemi imar planına dayalı olarak gerçekleştirilmişse ve sonradan yürürlüğe konulan plan değişikliği ihale işleminin hukuki temelini etkiliyorsa, ihale işlemi geçersiz hale gelerek sürecin yenilenmesi gerekebilir.
Plan Yapmaya ve Onaylamaya Yetkili Merciler
3194 sayılı İmar Kanunu m. 8 gereğince belediye sınırları içindeki nazım ve uygulama imar planlarını hazırlama ve onaylama yetkisi belediye meclislerine aittir. Mücavir alan sınırları dışındaki alanlarda ise plan kararları il özel idarelerinin karar organı olan il genel meclislerince alınır.
3194 sayılı İmar Kanunu m. 9 çerçevesinde mahalli idarelerin yanında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da imar planı, plan değişikliği ve revizyonu yapma yetkisine sahiptir. Tarihi, kültürel ve turistik alanlar gibi özel yasal düzenlemeye tabi sahalarda ise mevzuat uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
İdari İtiraz Usulü, Dava Açma Süresi ve Görevli Yargı Yeri
3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/b uyarınca onaylanan imar planları bir ay süreyle ilan edilir ve ilgililer bu bir aylık askı ilan süresi içinde plana itiraz edebilirler. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 11 çerçevesinde idareye itiraz edilmesi dava açmak için zorunlu bir yol değildir; ancak itiraz yoluna başvurulması halinde dava açma süresi durur ve itirazın reddi halinde kalan süre işlemeye devam eder.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca imar planı değişikliği ve revizyonunun iptali istemiyle açılacak davalarda dava açma süresi 60 gündür. Bakanlıklarca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak davalarda 2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24 gereğince Danıştay ilk derece mahkemesi sıfatıyla görevli iken; taşınmaz mallarla ilgili imar mevzuatının uygulanmasına ilişkin uyuşmazlıklarda 2577 sayılı Kanun m. 34 uyarınca taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 34Kaynağı aç
2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 24Kaynağı aç
İmar planı değişikliğini kimler talep edebilir?
Plan yapmaya yetkili idarelerin yanı sıra bu yetkisi bulunmayan gerçek ve tüzel kişiler de plan değişikliği talebinde bulunma hakkına sahiptir.
Sosyal ve teknik altyapı alanları küçültülebilir mi?
Sosyal ve teknik altyapı alanlarının küçültülmesi veya kaldırılması ancak yüzölçümü ve konum özellikleri korunarak eşdeğer yeni bir alanın ayrılması şartıyla mümkündür.
İmar planına karşı dava açmadan önce itiraz etmek zorunlu mudur?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 11 uyarınca dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi dava açma süresi içinde istenebilir; bu başvuru işlemeye başlayan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; isteğin reddi veya reddedilmiş sayılması üzerine başvuru tarihine kadar geçmiş süre hesaba katılarak kalan süre işlemeye başlar. İdareye bu şekilde başvurulması dava açmak için zorunlu değildir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Bakanlık tarafından yapılan plan değişikliklerine karşı nerede dava açılır?
2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24 uyarınca bakanlıklar ile kamu kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal davaları Danıştay'da ilk derece mahkemesi olarak görülür. Taşınmaz mallarla ilgili imar mevzuatının uygulanmasına ilişkin idari davalarda ise 2577 sayılı Kanun m. 34 gereğince taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
Parsel bazında konut kullanımına dönüştürme yapılabilir mi?
3194 sayılı İmar Kanunu Ek Madde 8 f. 2 hükmü uyarınca hiçbir fonksiyon parsel bazında konut kullanımına dönüştürülemez.
Onaylanan imar planlarına kaç gün içinde itiraz edilebilir?
3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/b uyarınca onaylanan imar planları bir ay süreyle ilan edilir ve ilgililer bu bir aylık askı ilan süresi içinde plana itiraz edebilirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

