İl sınırları genelinde alkol tüketiminin bütünüyle ve toptan bir biçimde yasaklanması hukuken mümkün değildir. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve hürriyetler yalnızca kanunla sınırlandırılabilir ve getirilen sınırlamaların elverişlilik, gereklilik ile orantılılık unsurlarını içeren ölçülülük ilkesine uygun olması zorunludur. Mülki amirlerin kamu düzenini sağlama görevi bulunmakla birlikte, somut olgulara ve kanıtlanmış gerekliliklere dayanmayan genel nitelikteki toptan yasaklamalar temel hak ve özgürlüklerin güvencelerini ihlal eder.
Valiliğin Kamu Düzeni ve Genel Emir Çıkarma Yetkisi
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11. maddesinin (A) fıkrası gereğince vali, il sınırları içindeki genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiri olup suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak amacıyla gereken tedbirleri alır. Aynı maddenin (C) fıkrası kapsamında il sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin ve kamu esenliğinin sağlanması ile önleyici kolluk yetkisi valinin görevleri arasındadır ve mülki amir bu gayeyle tedbir ve kararlar almaya yetkili kılınmıştır.
5442 sayılı İL İDARESİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Bununla birlikte 5442 sayılı Kanun'un 9. ve 11. maddeleri doğrultusunda kamu düzenini koruma amacıyla tesis edilecek kararların ve çıkarılacak genel emirlerin üst normlara uygun ve amaca göre ölçülü olması şarttır. Mülki amirliklerin genel emir yetkisi sınırsız veya soyut varsayımlara dayalı değildir; idarenin alacağı kısıtlayıcı kararların somut gerekçeler, olaylar ve kanıtlarla sınırlandırılması zorunludur.
Toptan Alkol Yasağında Ölçülülük ve Bireysel Özgürlükler
Kamu düzenini temin etme gerekçesiyle bir ilin tamamında açık alanda alkol tüketiminin toptan engellenmesi, ulaşılmak istenen amaca kıyasla aşırı bir müdahale niteliği taşır. Kamu düzenini bozan somut olayların mevcudiyeti durumunda, bütün bir mülki sınırı kapsayan genel yasaklar yerine yalnızca belirli saatler veya belirli bölgelerle sınırlandırılmış dar kapsamlı tedbirlerin uygulanması ölçülülük ilkesinin zorunlu bir sonucudur.
Kamu düzenini ihlal etmeyen ve çevresine rahatsızlık vermeyen kişileri de kapsayacak biçimde toptan alkol tüketimi yasağı getirilmesi bireysel özgürlüklere ve kişilerin yaşam tarzına ölçüsüz bir müdahale teşkil eder. Nitekim yargısal denetimde, ruhsatlı mekanlarda tüketim saklı tutulsa dahi, kamusal alanlarda açıkta alkol tüketimini il genelinde bütünüyle yasaklayan genel emir hükümleri ölçüsüz bulunarak iptal edilmektedir.
Olağanüstü Hallerde Kısıtlama Yetkisi ve Kanuni Süre Sınırı
5442 sayılı Kanun'un 11. maddesinin (C) fıkrasında mülki idare amirine tanınan yetkiler, toplumsal yaşamın olağan akışını aksatacak ağırlıkta bir kamu düzeni zedelenmesi ya da bu yönde kuvvetli emarelerin belirmesi şartına bağlanmıştır. Mülki amir, bu tip istisnai durumlarda şüpheli kişilerin belirli sahalara ulaşımını sınırlandırabileceği gibi mekan ve zaman bakımından toplanma, dolaşma yahut araç trafiğine yönelik kısıtlamalara gidebilir. Ne var ki kanun koyucu bu tedbirlerin azami on beş gün uygulanabileceğini hükme bağladığından, anılan yetkiye dayanılarak il sınırları bütününde süresiz ve toptan bir alkol tüketimi engeli getirilemez.
Emre Aykırılık ve Yaptırım Rejimi
5442 sayılı Kanun'un 11. maddesinin (C) fıkrası uyarınca alınan ve ilan edilen karar ve tedbirlere uymayanlar hakkında aynı Kanun'un 66. maddesi hükümleri uygulanır. 5442 sayılı Kanun'un 66. maddesi doğrultusunda, en büyük mülkiye amirlerince kanunların verdiği yetkiye dayanılarak usulünce tebliğ veya ilan edilen kararlara muhalefet edenler hakkında mahallî mülkî amir tarafından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca idari para cezası verilir. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 526. maddesine diğer mevzuatta yapılmış yollamalar da 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bu maddeye yapılmış kabul edilir.
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 32Kaynağı aç
5442 sayılı İL İDARESİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesinin ilk fıkrası uyarınca kamu düzenini korumak amacıyla hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişilere idari yaptırım uygulanır ve bu yaptırıma emri veren makam karar verir. Maddenin ikinci fıkrası ise bu kabahatin ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde tatbik edilebileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle idari para cezası uygulanabilmesi için yasağın açık bir kanuni dayanağa dayanması ve emrin hukuka uygun bulunması şarttır.
Öte yandan 5442 sayılı Kanun'un 66. maddesinin ikinci cümlesi gereğince, kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların baş göstermesi durumunda, vali tarafından kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan ve usulüne göre ilan olunan tedbirlere aykırı davrananlar hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Yasaklama Kararlarına Karşı İptal Davaları ve Yargılama Usulü
Alkol satış ve tüketim sınırlamalarına karşı açılan iptal davalarında, dava konusu edilen idari uygulamanın dava açıldıktan sonra idare tarafından yürürlükten kaldırılması halinde, Danıştay 4. Dairesinin E. 2023/9339, K. 2024/88 sayılı kararında belirtildiği üzere davanın konusuz kalması sebebiyle esasa girilmeksizin karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir. Bu tür durumlarda davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde yargılama giderleri bırakılmakta olup ilk derece sıfatıyla verilen bu kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz kanun yolu açıktır.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9339, K. 2024/88Kaynağı aç
Yasal Özel Sınırlamaların Korunması
Valiliklerin kamusal alanda topyekûn alkol tüketimi yasağının yargı organlarınca iptal edilmesi ya da kaldırılması, her alanda ve koşulda sınırsız biçimde alkol tüketilebileceği sonucunu doğurmaz. Gece saatlerinde perakende alkol satışına getirilen yasal sınırlamalar veya çevreyi rahatsız eden gürültü kirliliğine karşı kanunlarla getirilen yaptırımlar geçerliliğini korumaktadır. Hukuki güvence, toptan yasaklar yerine kanunun çizdiği meşru kuralların uygulanmasını içerir.
Valilik il genelinde açık alanda alkolü tamamen yasaklayabilir mi?
Hayır, valilik il genelinde alkol tüketimini toptan yasaklayamaz; temel hak ve hürriyetler yalnızca kanunla sınırlandırılabilir ve getirilecek kısıtlamaların somut gerekçelere ve ölçülülük ilkesine dayanması zorunludur.
Alkol tüketimi kısıtlamalarında ölçülülük ilkesi neyi gerektirir?
Ölçülülük ilkesi kamu düzenini bozan somut olaylar karşısında tüm ili kapsayan toptan yasak yerine belirli saat veya bölgelerle sınırlı dar kapsamlı tedbirlerin tercih edilmesini zorunlu kılar.
Valilik kararlarına aykırılık halinde hangi yaptırımlar uygulanır?
Olağan durumlarda 5442 sayılı Kanun m. 66 ve Kabahatler Kanunu m. 32 uyarınca mülki amir tarafından idari para cezası uygulanır; can ve mal emniyetini tehlikeye düşüren toplumsal olaylarda ise üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Hukuka aykırı valilik emrine uymama halinde idari para cezası verilebilir mi?
Hayır, Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ceza verilebilmesi için yetkili makamın emrinin kanundaki açık yetkiye ve hukuka uygunluk şartına dayanması şarttır.
Toptan yasağın bulunmaması açık alanda alkolü tamamen serbest bırakır mı?
Hayır, toptan yasağın bulunmaması her yerde serbesti sağlamaz; gece perakende alkol satışı yasağı ve gürültü kirliliğini önlemeye yönelik yasal kısıtlamalar yürürlükte kalmaya devam eder.
Dava sürerken alkol yasağı kaldırılırsa mahkeme nasıl karar verir?
Dava konusu uygulamanın idarece kaldırılması durumunda Danıştay 4. Dairesinin E. 2023/9339, K. 2024/88 sayılı kararında vurgulandığı üzere konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilir ve tebliğden itibaren otuz gün içinde temyiz yolu açıktır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

