Lüks Yat Alımında Sözleşme Güvenliği ve Hukuki Süreçler

by Avukat Erdal Ersoy
Lüks Yat Alımında Sözleşme Güvenliği ve Hukuki Süreçler

Lüks yat alımında sözleşme güvenliği; mülkiyet hakkı ile temsil yetkisinin tespiti, sicil takyidatlarının denetlenmesi, teknik durumun survey raporuyla belgelenmesi ve ödeme ile risk geçişinin dengeli bir mekanizmaya bağlanması ile sağlanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 207 uyarınca satış sözleşmesi; satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise kararlaştırılan bedeli ödeme borcunu üstlendiği iki taraflı bir sözleşmedir. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel de kararlaştırılmış bedel hükmündedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 207Kaynağı aç
MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir. B. Yarar ve hasar

Yatın Hukuki Niteliği ve Açık Sicil İlkesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 931/1 uyarınca, yüzme vasfı taşıyan ve tahsis gayesi gereği suda hareket etmesi beklenen araçlar, kendiliğinden hareket kabiliyeti bulunmasa dahi gemi niteliğinde kabul edilir. Kanunun ikinci fıkrası uyarınca, suda iktisadi yarar elde etmek amacıyla tahsis olunan veya fiilen bu doğrultuda işletilen araçlar ise ticaret gemisi olarak değerlendirilir. Deniz araçlarının bu hukuki niteliği, açık sicil ilkesi çerçevesinde mülkiyet ve ayni hakların sicil kayıtları üzerinden belirlenmesini zorunlu kılar.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 931Kaynağı aç
MADDE 931- (1) Tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkânı bulunmasa da, bu Kanun bakımından “gemi” sayılır. (2) Suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen veya fiilen böyle bir amaç için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin adına veya hesabına kullanılırsa kullanılsın “ticaret gemisi” sayılır. II- Denize, yola ve yüke elverişli gemi

Mülkiyet Tespiti ve Temsil Yetkisinin Doğrulanması

Yat alımında ilk aşama, satıcı tarafın tasarruf yetkisinin ve sicil mülkiyetinin doğrulanmasıdır. Açık sicil ilkesi doğrultusunda sicilde malik olarak kayıtlı kişi malik sayıldığından, yalnızca tarafların şifahi beyanları ile yetinilmemeli ve resmi sicil kayıtları esas alınmalıdır.

İşlemlerin tüzel kişiler veya vekiller aracılığıyla yürütüldüğü durumlarda temsil yetkisinin geçerliliği incelenmelidir. Şirket evrakı, vekâletname, imza sirküleri veya yabancı şirket belgeleriyle yetkinin sınırları sözleşme imzalanmadan önce doğrulanmalıdır.

Sicil Takyidatlarının Araştırılması ve Yüksüz Teslim

Mülkiyetin sorunsuz intikali için yat üzerinde üçüncü kişilerin sınırlı ayni hak veya haciz iddialarının bulunmaması gerekir. Kapanış öncesinde teknenin kayıtlı olduğu sicil nezdinde ayrıntılı araştırma yapılarak gemi ipoteği, haciz, ihtiyati haciz, rehin veya intifa haklarının bulunup bulunmadığı denetlenmelidir.

Yabancı bayraklı veya yabancı sicile kayıtlı yatlarda ilgili menşe ülke sicili taranarak yabancı mortgage veya kanuni rehin benzeri maritime lien kayıtları araştırılmalıdır. Sözleşmede teknenin her türlü hukuki, mali ve cezai yükümlülükten ari olarak devredileceğine ilişkin yüksüz teslim şartı açıkça yer almalıdır.

Teknenin ve Ekipmanların Ayrıntılı Tanımlanması

6098 sayılı Kanun m. 207 kapsamında sözleşme konusu edimin sınırlarının açıkça çizilmesi gerekmektedir. Yatın yalnızca marka veya modeliyle tanımlanması eksik ifa ihtilaflarına yol açabileceğinden; adı, gövde numarası, yapım yılı, üretici tersanesi, motor marka, model ve seri numaraları, motor çalışma saatleri, bayrağı ile sicil ve bağlama kütüğü bilgileri sözleşmede açıkça belirtilmelidir.

Yat ile birlikte devredilecek yardımcı servis botu, su sporu araçları, elektronik ve seyir cihazları, jeneratör, yedek parça ve sair donanımlar ayrıntılı bir envanter listesine bağlanarak sözleşmenin ayrılmaz eki haline getirilmelidir.

Teknik Survey Şartları ve Ayıp Sorumluluğu

6098 sayılı Kanun m. 219 gereğince satıcı; alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının beklediği faydaları kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da haberdar olmasa dahi sorumludur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında

6098 sayılı Kanun m. 223/1 uyarınca alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve bir ayıp gördüğünde bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Alıcı bu yükümlülüğü ihmal ederse m. 223/2 gereğince satılanı kabul etmiş sayılır; ancak olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayan gizli ayıpların sonradan ortaya çıkması durumunda derhal bildirilmesi şarttır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. b. Hayvan satışında

Yüksek donanımlı teknelerde ayıp tespiti ve ispatı özel uzmanlık gerektirdiğinden sözleşmede bağımsız bir teknik survey maddesi düzenlenmelidir. Bu maddede incelemeyi yapacak uzmanın seçimi, survey masraflarının kime ait olacağı, karaya alma ve deneme seyri koşulları ile raporda kusur tespit edilmesi halinde alıcının sözleşmeden dönme, bedel indirimi veya kusurların giderilmesini talep etme yetkileri net olarak kurala bağlanmalıdır.

Yarar, Hasar ve Eş Zamanlı İfa Dengesi

6098 sayılı Kanun m. 207 uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine âdet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Bu eş zamanlı ifa dengesi, mülkiyet ve zilyetliğin devri ile bedel ödemesinin senkronize yürütülmesini gerektirir.

6098 sayılı Kanun m. 208/1 uyarınca kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmedeki özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, taşınır satışlarında satılanın yarar ve hasarı zilyetliğin devri anına kadar satıcıya aittir. Alıcının zilyetliği devralmada temerrüde düşmesi hâlinde m. 208/2 gereği zilyetlik devredilmişçesine hasar alıcıya intikal eder. Satıcının alıcının talebiyle satılanı ifa yerinden başka bir yere göndermesi durumunda ise m. 208/3 uyarınca yarar ve hasar taşıyıcıya teslim anında alıcıya geçer.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 208Kaynağı aç
MADDE 208- Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, satılanın yarar ve hasarı; taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya aittir. Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer. Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer. İKİNCİ AYIRIM Taşınır Satışı A. Konusu

Ödeme, Kapanış Mekanizması ve Belge Teslimi

Yat alımlarında risklerin dengelenmesi için aşamalı bir kapanış süreci tasarlanmalıdır. Rezervasyon veya kapora ödemesinin ardından teknik survey sonuçlarına göre bedel revizyonu yapılması, bakiye bedelin ise emanet hesabı (escrow) üzerinden takyidat terkin belgeleri ve devir evrakı karşılığında serbest bırakılması güvenli bir ifa modeli sunar.

Kapanış ve teslim anında taraflarca teslim tutanağı tanzim edilmeli; sicil ve bayrak belgeleri, motor ve servis bakım defterleri, kullanım kılavuzları, anahtarlar, sistem şifreleri, sigorta poliçeleri ve eksik parça listeleri alıcıya eksiksiz teslim edilmelidir.

Sözleşmeye Aykırılık ve Temerrüt Yaptırımları

Sözleşmede tarafların temerrüde düşmesi durumunda doğacak hukuki sonuçlar tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Yatın zamanında teslim edilememesi, mülkiyetin takyidatsız devredilememesi, kapanış belgelerinin ibraz edilememesi veya teknik surveyde ağır kusurların çıkması durumlarına özgü sözleşmeden dönme hakkı, kaporanın iadesi usulü ve cezai şart yaptırımları düzenlenmelidir.

Aracı Brokerların Rolü ve Hukuki Konumu

Yat işlemlerinde aracı brokerların yetki ve sorumluluklarının sınırları belirlenmelidir. Sözleşmede veya ayrı bir aracılık sözleşmesinde aracının temsil yetkisi, teknik beyanlarının tarafları bağlayıcılığı, bilgi verme ve dürüstlük yükümlülükleri, komisyon hakkının doğum anı ve gizli komisyon yasağı açıkça kaleme alınmalıdır.

Tüketici Hukukunun Uygulanabilirliği

Lüks yat alımlarında tarafların sıfatı ve işlem amacı uyarınca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri tatbik alanı bulabilir. 6502 sayılı Kanun tüketiciyi, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi; tüketici işlemini ise mesleki veya ticari amaçlarla hareket edenler ile tüketici arasında kurulan hukuki işlem olarak tanımlar. Alıcının kişisel amaçla hareket ettiği ve satıcı veya aracının ticari/mesleki faaliyet yürüttüğü hâllerde, başka kanunlarda düzenleme bulunması işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemez.

Uygulanacak Hukuk ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde uygulanacak hukukun tespiti 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine tabidir. Kanun m. 24 uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka veya sözleşme şartlarından tereddütsüz anlaşılan hukuka tabidir; seçim yapılmamışsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Hukuk seçimi sözleşmenin tamamına veya bir kısmına teşmil edilebilir ve sonradan değiştirilebilir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler

Buna karşın 5718 sayılı Kanun m. 22 uyarınca hava ve deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar menşe ülke hukukuna tabidir; menşe ülke ise ayni hakların tescil edildiği sicil yeri, sicil yeri yoksa bağlama limanıdır. Bu sebeple mülkiyet ve rehin gibi ayni hak uyuşmazlıklarında borçlar hukuku seçimi değil, sicil yerinin menşe hukuku bağlayıcıdır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
MADDE 22 – (1) Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki aynî haklar, menşe ülke hukukuna tâbidir. (2) Menşe ülke, hava ve deniz taşıma araçlarında aynî hakların tescil edildiği sicil yeri, deniz taşıma araçlarında bu sicil yeri yoksa bağlama limanı, raylı taşıma araçlarında ruhsat yeridir. Fikrî mülkiyete ilişkin haklara uygulanacak hukuk

Uyuşmazlık çözümü bakımından 5718 sayılı Kanun m. 40, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarına bağlamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6 uyarınca genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi; m. 10 uyarınca ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. 6100 sayılı Kanun m. 17 çerçevesinde ise tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarındaki uyuşmazlıklar için yetki sözleşmesiyle bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
MADDE 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 40Kaynağı aç
MADDE 40 – (1) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder. Türklerin kişi hâllerine ilişkin davalar
Lüks yat alımında teknik survey yaptırmak yasal açıdan neden gereklidir?

6098 sayılı Kanun m. 223 alıcıya satılanı imkân bulunur bulunmaz gözden geçirme ve ayıpları uygun sürede bildirme külfeti yükler. Bağımsız teknik survey yapılması; açık ve gizli ayıpların tespiti, ayıp ihbar süresinin kaçırılmaması ve hukuki sorumluluk mekanizmalarının işletilebilmesi açısından ispat kolaylığı sağlar.

Yat üzerinde ipotek veya haciz olup olmadığı nasıl araştırılır?

Açık sicil ilkesi gereği ayni haklar sicil üzerinden aleniyet kazanır. Teknenin kayıtlı olduğu resmi sicil veya yabancı bayrak devleti kayıtları incelenerek gemi ipoteği, haciz, ihtiyati haciz veya yabancı mortgage ve lien kayıtlarının bulunup bulunmadığı kontrol edilir.

Satılan yatın hasarı ve yararı alıcıya hangi anda geçer?

6098 sayılı Kanun m. 208 gereğince taşınır satışlarında yarar ve hasar kural olarak zilyetliğin devri anına kadar satıcıya aittir; zilyetliğin devriyle alıcıya geçer. Ancak alıcının devralmada temerrüde düşmesi hâlinde temerrüt anında, satılanın alıcının isteğiyle başka yere gönderilmesi durumunda ise taşıyıcıya teslim anında alıcıya intikal eder.

Lüks yat alım sözleşmesinde yabancı bir ülke hukuku seçilebilir mi?

5718 sayılı Kanun m. 24 uyarınca taraflar borçlar hukukuna ilişkin sözleşme ilişkilerinde yabancı bir hukuku serbestçe seçebilir. Buna karşılık anılan Kanun'un 22. maddesi uyarınca deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar menşe ülke hukukuna tabi olup menşe ülke, tescil edildiği sicil yeri veya bu sicil bulunmadığı takdirde bağlama limanıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu