Yat Alımında Sahte Bakım ve Manipüle Motor Saati

by Avukat Erdal Ersoy
Yat Alımında Sahte Bakım ve Manipüle Motor Saati

Yat Alımında Nitelik Bildirimleri ve Ayıptan Sorumluluk

Satış sözleşmesinde satıcı, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcı ise buna karşılık bedel ödeme borcu altındadır; taraflar arasında aksine bir sözleşme veya adet bulunmadıkça borçlar aynı anda ifa edilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi gereğince satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından ötürü sorumlu olduğu gibi, kullanım amacı bakımından değerini ve beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan ayıplardan da bunları bilmese dahi sorumludur. Yat satışında motor çalışma saatinin düşüklüğü, bakımların yetkili serviste yapıldığı ya da ana makinenin revizyondan geçtiği yönündeki açıklamalar doğrudan nitelik beyanı niteliğinde olup bunların gerçeğe aykırı çıkması halinde satıcının ayıptan sorumluluğu gündeme gelir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 207Kaynağı aç
MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir. B. Yarar ve hasar
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında

Gizli Ayıp Niteliği ve Muayene-İhbar Külfeti

Alıcı, devraldığı malı işlerin olağan seyrine göre imkân doğar doğmaz kontrol etmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp tespit ettiğinde durumu uygun bir sürede bildirmekle yükümlüdür. Bu gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmemesi halinde satılan mevcut durumuyla kabul edilmiş sayılır. Ancak olağan bir gözden geçirme yöntemiyle ilk bakışta fark edilemeyecek nitelikteki gizli ayıplar bu ilkeden ayrışır. Yat alımında motor saatinin manipüle edilmesi veya sahte bakım belgeleri sunulması, basit bir incelemeyle anlaşılamadığından çoğu zaman gizli ayıp kapsamına yaklaşır. Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca bu tür gizli ayıpların sonradan öğrenilmesi halinde vakit geçirilmeksizin hemen satıcıya bildirilmesi şarttır; aksi takdirde satılan bu gizli ayıp haliyle kabul edilmiş varsayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. b. Hayvan satışında

Aldatma Hükümleri ve İrade Sakatlığı

Satıcının sahte fatura düzenlemesi, bakım defterine gerçeğe aykırı kayıt işlemesi, elektronik kontrol ünitesi verisini gizlemesi veya motor saatini bilerek düşürmesi aldatma (hile) tartışmasını doğurur. Türk Borçlar Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir taraf diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, kapıldığı yanılma esaslı nitelikte olmasa dahi sözleşmeyle bağlı kalmaz. Uyuşmazlığın üçüncü bir kişinin aldatmasından kaynaklanması durumunda ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, sözleşmenin yapıldığı esnada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması şartıyla aldatılan taraf sözleşmeyle bağlı değildir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 36Kaynağı aç
MADDE 36- Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir. III. Korkutma 1. Hükmü

Alıcının Seçimlik Hakları ve Dönmenin Hukuki Sonuçları

Satıcının ayıptan sorumlu olduğu hallerde alıcı, Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi doğrultusunda satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup bedelden indirim isteme, aşırı masraf doğurmadığı takdirde masrafı satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme veya şartları varsa ayıpsız benzeriyle değişim hakkını ileri sürebilir. Ancak alıcının sözleşmeden dönmesi somut durumu haklı göstermiyorsa hâkim, sözleşmeyi ayakta tutarak satılanın onarılmasına veya bedelin indirilmesine karar verebilir. Sözleşmeden dönülmesi halinde ise Türk Borçlar Kanunu'nun 229. maddesi gereğince alıcı, satılanı ondan elde ettiği yararlarla birlikte satıcıya iade etmekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı, ödediği satış bedelinin faiziyle iadesini, satılan için yaptığı giderleri ve doğrudan zararını talep edebilir; satıcı kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini kanıtlayamadığı sürece diğer zararları da gidermekle yükümlü tutulur. Alıcının genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı saklı kalır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 229Kaynağı aç
MADDE 229- Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi. 2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi. 3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. b. Birden çok mal satışında

Cezai Sorumluluk Şartları ve Sahtecilik

Tekne satışında ortaya çıkan her sözleşme ihlali otomatik olarak suç oluşturmaz; ceza boyutu için aktif, planlı ve aldatıcı bir müdahalenin mevcudiyeti aranır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişi dolandırıcılık suçundan cezalandırılır. Bununla birlikte aynı Kanun'un 207. maddesi gereğince özel bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan veya sahte olduğunu bilerek kullanan kişi hapis cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 207Kaynağı aç
Madde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

Tüketici İşlemlerinde İspat Karinesi ve Bilgilendirme Şartı

Yat alımının tüketici işlemi niteliğinde kurulması halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır. Kanunun 10. maddesinin birinci fıkrasına göre malın tesliminden itibaren altı ay içinde belirginleşen ayıpların teslim anında bulunduğu kabul edilir ve malın ayıpsız olduğunu kanıtlama yükü satıcıya bırakılır; fakat bu yasal karine malın yahut ayıbın doğasıyla uyuşmuyorsa tatbik edilmez. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca alıcının sözleşme kurulduğu esnada ayıbı bildiği veya bilmesinin beklendiği hallerde sözleşmeye aykırılık iddiası dinlenmezken, bunun dışındaki ayıplarda tüketicinin seçimlik yetkileri geçerliliğini sürdürür. Ayrıca kanunun 10. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ayıplı olarak piyasaya sürülen malın üzerine veya ambalajına kolayca okunacak açıklayıcı bir etiket yerleştirilmesi yahut ayıba ilişkin açık bilginin alıcıya teslim edilen fatura, fiş veya satış evrakında belirtilmesi zorunludur.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. (2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır. (3) Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır. Tüketicinin seçimlik hakları

Haksız Rekabet Halleri ve Teknik İspat Yöntemleri

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendi gereğince kişinin malları, iş ürünleri veya faaliyetleri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâllerindendir. Aynı bendin 9 numaralı alt bendine göre ise malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizleyerek müşterinin yanıltılması haksız rekabet teşkil eder. Motor saati ve bakım manipülasyonunun ispatında motor ECU ve tanı verileri, jeneratör saatleri, seyir logları, yetkili servis faturaları, survey raporları ve yedek parça iş emirleri karşılaştırılarak teknik değerlendirme yapılır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar
Yat alımında motor saatinin manipüle edilmesi gizli ayıp mıdır?

Sahte bakım kayıtları ve motor saati manipülasyonu ilk bakışta anlaşılamadığından çoğunlukla gizli ayıp niteliğine yaklaşır. Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayan gizli ayıpların sonradan anlaşılması halinde durum Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca hemen satıcıya bildirilmelidir; gizli ayıp hemen bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Sahte bakım kayıtları nedeniyle alıcı sözleşmeden dönebilir mi?

Alıcı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkını ileri sürebilir; ancak olayın özellikleri dönmeyi haklı kılmıyorsa hâkim onarım veya bedel indirimine karar verebilir. Dönme halinde alıcı, Türk Borçlar Kanunu'nun 229. maddesi gereğince satılanı sağladığı yararlarla birlikte geri vermekle yükümlüdür.

Tüketici alımlarında ayıbın varlığını ispat yükü kime aittir?

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde meydana çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kanunen kabul edilir ve malın ayıpsız olduğunu ispat yükü satıcıya geçer; bu karine malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmadığı takdirde uygulanmaz.

Motor saatine müdahale edilmesi doğrudan suç oluşturur mu?

Her sözleşme ihlali suç sayılmaz; hileli hareketlerle aldatma yapılarak haksız menfaat sağlanması halinde Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesindeki dolandırıcılık, gerçeğe aykırı belgeler tanzim edilip kullanılması halinde ise aynı Kanun'un 207. maddesindeki özel belgede sahtecilik suçunun şartları incelenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu