Sigorta şirketinin motorlu araç kazası sonrasında araç değer kaybına yönelik yaptığı ödemenin gerçek zararı karşılamaması hâlinde, zarar gören araç maliki aradaki farkı bakiye araç değer kaybı tazminatı olarak talep edebilir. Sigorta kuruluşunun kendi belirlediği tutar kesin ve bağlayıcı bir nitelik taşımadığı gibi, taraflar arasında geçerli bir anlaşma bulunmadıkça yapılan ödeme borcu tamamen sona erdirmez.
Kısmi Ödemenin Hukuki Niteliği ve Mahsup Kuralı
Sigorta şirketinin kendi görevlendirdiği eksper veya kendi hesaplama sistemi üzerinden belirlediği tazminat miktarı tartışılmaz bir borç tasfiyesi oluşturmaz. Sigorta kuruluşunun hasar dosyasını kendi iç kayıtlarında kapatmış olması da hak sahibinin maddi hukuktan kaynaklanan bakiye tazminat talep hakkını tek başına sona erdirmez.
Hak sahibinin banka hesabına tek taraflı olarak yatırılan ödeme, taraflar arasında usulüne uygun bir sulh veya ibra sözleşmesi kurulmadığı sürece yalnızca fiilen ödenen miktar kadar borcu söndürür ve bakiye zarar talep edilebilir. Yargıtay uygulamasında, önceden gerçekleştirilen bu ödemenin gerçek zarardan mahsup edilmesi ve ödeme tarihi ile nihai hesap tarihi arasındaki ekonomik etkinin dikkate alınarak güncellenmesi kabul edilmektedir.
Araç değer kaybının tespitine ilişkin olarak SEDDK'nın 2026/11 sayılı Genelgesi kapsamında, sigorta ekspertiz raporlarında piyasa analizi yönteminin kullanılması ve aracın kaza öncesindeki ikinci el piyasa değeri ile onarım sonrasındaki ikinci el piyasa satış değeri arasındaki farkın esas alınması öngörülmüştür.
İbranamenin Geçersizliği ve İki Yıllık Hak Düşürücü Süre
Karayolları Trafik Kanunu m. 111 f. 1 uyarınca, kanunda düzenlenen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Karayolları Trafik Kanunu m. 111 f. 2 hükmü ise tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli bulunan anlaşma ve uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini düzenler. Açıkça yetersiz ödeme karşılığı düzenlenen ibra belgeleri Yargıtay uygulamasında borcu bütünüyle sona erdiren işlem yerine kısmi ödeme veya makbuz niteliğinde sayılmaktadır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 111Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2327, K. 2020/3156Kaynağı aç
Karayolları Trafik Kanunu m. 111 çerçevesindeki iki yıllık süre hak düşürücü süre niteliğinde olup yargı organlarınca kendiliğinden dikkate alınır. Bu yasal olanaktan yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin ayrıca ve açıkça dava konusu yapılması zorunlu bulunmayıp, dava sırasında ileri sürülmesi ya da iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine yönelik bir irade açıklaması yapılması yeterlidir. İki yıllık hak düşürücü sürede işlem yapılmaması durumunda ibraname bağlayıcı hâle gelir ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2023/4911, K. 2023/8524 sayılı kararında da belirtildiği üzere açılan bakiye tazminat davası hak düşürücü süreden reddedilir. Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan uzamış ceza zamanaşımı süresi bu süreye uygulanamaz.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/18267, K. 2014/15490Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4911, K. 2023/8524Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2014/18267, K. 2014/15490 sayılı kararında ifade edildiği üzere, zararın öğrenilmiş sayılması için kapsamının tam tespiti şart olmayıp, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında dava açmaya elverişli şartların öğrenilmesi yeterlidir. Ancak zararın niteliğinde veya kapsamında sonradan bir değişiklik ortaya çıkarsa gelişen durum söz konusu olur; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2021/4440, K. 2021/6037 sayılı kararında açıklandığı gibi düzenlenen ibraname sonradan ortaya çıkan gelişen durumları kapsamaz ve iki yıllık süre bu gelişen durumun durduğunun öğrenilmesiyle işlemeye başlar.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/4440, K. 2021/6037Kaynağı aç
Zorunlu Başvuru Prosedürü ve Dava Şartı Arabuluculuk
Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca, zarar gören kişinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması yasal zorunluluktur. Sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamadığı hususunda uyuşmazlık çıkması hâlinde zarar gören dava açabilir veya tahkim yoluna başvurabilir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Karayolları Trafik Kanunu m. 99 uyarınca gerekli bilgi ve belgeler iletilmesine karşın sigorta şirketince ödeme yapılmaması temerrüt oluşturur ve Yargıtay kararlarında sekiz iş günlük ödeme süresinin bitimi temerrüt başlangıcı kabul edilir. Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davaları kural olarak ticari dava vasfı taşıdığından, konusu para olan alacak ve tazminat taleplerinde dava öncesinde arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonu Yolu ve İtiraz Usulü
Sigorta kuruluşuna yapılan yazılı başvurunun 15 gün içinde cevapsız kalması veya ödemenin yetersiz olması hâlinde, uyuşmazlık 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınabilir. 5684 sayılı Kanun sistemi uyarınca mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklar hakkında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması sınırlandırılmıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonunda uygulanan parasal sınırlara göre 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararlarına karşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde Komisyon nezdinde itiraz yoluna gidilebilir. Uyuşmazlık tutarının 122.000 TL ve üzerinde olması hâlinde en az üç kişilik hakem heyeti oluşturulması zorunludur. Tutarın 383.000 TL'yi aşması durumunda ise itiraz hakem heyeti kararına karşı Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir.
Poliçe Teminat Sınırı ve Diğer Sorumlulara Başvuru
Sigorta şirketinin tazminat ödeme sorumluluğu kazanın gerçekleştiği tarihteki poliçe teminat limitiyle sınırlıdır. Kazadan doğan toplam maddi zararların sigorta teminat limitini aşması durumunda sigortacıdan limit üzerinde tahsilat yapılamaz; bu takdirde teminat limitini aşan bakiye zarar kısmı için kazaya neden olan sürücü veya işleten gibi diğer sorumlulara başvurulabilir.
Zamanaşımı Süreleri ve Aracın Devri
Karayolları Trafik Kanunu m. 109 f. 1 uyarınca motorlu araç kazalarından kaynaklanan maddi zararların tazmini talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Tazminat davası cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanununda bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse, Karayolları Trafik Kanunu m. 109 f. 2 uyarınca uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat taleplerinde de geçerli olur.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Karayolları Trafik Kanunu m. 109 f. 3 gereğince zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigorta şirketine karşı da kesilmiş sayılır; aynı şekilde sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı tazminat yükümlüsü açısından da kesilmiş olur. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları ise Karayolları Trafik Kanunu m. 109 f. 4 gereğince kendi edimlerini tam olarak ifa ettikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.
Aracın kazadan ve onarımdan sonra satılmış olması, kaza anında doğmuş bulunan araç değer kaybı tazminatı talep hakkını ortadan kaldırmaz. Maddi zarar kaza ve onarımın araç üzerindeki ekonomik değer eksiltmesiyle vücut bulduğundan, aracın daha sonra elden çıkarılması doğmuş bakiye alacağı kendiliğinden sona erdirmez.
Sigorta şirketinin hasar dosyasını kapatması dava açmayı engeller mi?
Hayır, sigorta şirketinin hasar dosyasını kendi iç sisteminde kapalı göstermesi hak sahibinin tazminat hakkını tek başına sona erdirmez. Geçerli bir ibra veya sulh belgesi bulunmadıkça yapılan ödeme yalnızca ödendiği miktar kadar borcu söndürür ve kalan tutar talep edilebilir.
Bakiye değer kaybı davası öncesinde arabuluculuk şart mıdır?
Evet, sigorta şirketine karşı açılacak tazminat davaları kural olarak ticari dava sayıldığından, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bu uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması yasal dava şartıdır.
Aracın onarıldıktan sonra satılması tazminat hakkını etkiler mi?
Hayır, aracın kazadan ve onarımdan sonra satılmış olması doğmuş bulunan araç değer kaybı tazminatı talep hakkını kendiliğinden sona erdirmez. Zarar, kaza ve onarımın aracın piyasa değeri üzerindeki etkisiyle kaza anında doğmaktadır.
Yetersiz değer kaybı ödemesinde genel zamanaşımı süresi ne kadardır?
Karayolları Trafik Kanunu m. 109 f. 1 uyarınca zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kaza cezayı gerektiren bir eylemden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun süre öngörmüşse bu uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

