İhtarname, bir kişinin sözleşmeden, kanundan veya yazılı olmayan hukuk kurallarından doğan talep ve haklarını karşı tarafa yazılı biçimde bildirdiği hukuki tebligattır. Bu belge hem uyarı niteliği taşır hem de pek çok alanda hukuki sonuçların başlatılmasında önemli bir işlev üstlenir. İhbarname ise uygulamada ihtarnameyle aynı anlamda kullanılan bir kavramdır; Noterlik Kanunu Yönetmeliği m. 98 her iki kavram için ortak bir çerçeve öngörmektedir.
İhtarname Zorunlu Mudur?
Mevzuatın öngördüğü haller dışında ihtarname gönderme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte zorunluluk olmayan durumlarda da gerektiğinde ihtarname gönderilmesi hukuki açıdan olanaklıdır. Terk nedeniyle boşanma, konut ve çatılı işyeri kirasında özen yükümlülüğüne aykırılık ile ecrimisil gibi konularda mevzuat veya yargısal uygulama belirli ihtar koşulları öngörmektedir; bu koşullar ilgili başlıklarda ayrıca ele alınmaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 316Kaynağı aç
Noterin İhtarnamedeki Rolü
1512 sayılı Noterlik Kanunu çerçevesinde ihtarname gönderimi noter aracılığıyla yürütülür. Dikkat edilmesi gereken temel nokta şudur: noter ihtarname metnini hazırlamak zorunda değildir; ihtarname ilgili tarafından yazılıp tebliğ için notere getirilebileceği gibi notere de yazdırılabilir. Bazı durumlarda noter kanalının kullanılması zorunlu olup bu zorunluluğun kapsamı ilgili kanun ve yönetmelik hükümleriyle belirlenmektedir.
1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 106Kaynağı aç
Yurt dışında bulunanlara gönderilecek ihtarnamelerde noterlik görevi konsolosluklara aittir. Konsolosluklar bu işlemleri yurt içinde uygulanan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre yürütmekte, ancak noter ücreti almamaktadır.
Tebliğ Zorunluluğu ve Hukuki Sonuçları
İhtarnamenin hukuki sonuç doğurabilmesi için karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesi şarttır. Tebliğ gerçekleşmeden ihtarname geçerli hukuki sonuçlar doğuramaz. Bu nedenle ihtarname gönderildikten sonra tebliğ şerhinin alınması ve takibinin yapılması gerekir.
Temerrüt ve Faiz Başlangıcı
Muaccel hale gelmiş bir borç söz konusu olduğunda alacaklı, borçluya ihtarname göndererek onu temerrüde düşürebilir. Temerrüde düşen borçlu, borcunu geç ödemesinden kaynaklanan zararı ödemekle yükümlü olur. Borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi, temerrüt faizinin başlangıç tarihi olarak kabul edilir.
Terk Nedeniyle Boşanmada İhtar Şartı
Türk Medeni Kanunu m. 164, terk özel boşanma nedenini düzenlemektedir. Bu madde kapsamında evi terk eden eşe, terk tarihinden en erken dört ay sonra ihtar gönderilebilir. İhtarı alan eş iki ay içinde aile konutuna dönmezse terk nedeniyle boşanma davası açılabilecek koşullar oluşur.
Bu ihtarın hukuki sonuç doğurabilmesi için ihtarname ile birlikte terk eden eşe aile konutuna dönmesi amacıyla bir miktar para da gönderilmesi gerekmektedir. Bu unsurun eksik bırakılması ihtarnamenin sonuç doğurmasını engelleyebilir.
Kira İlişkisinde İhtarname
Türk Borçlar Kanunu m. 316 uyarınca kiracının özen yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini; aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı ihtar yoluyla bildirmek zorundadır.
Bununla birlikte TBK m. 316 aynı zamanda önceden ihtarda bulunmaksızın hemen fesih yapılabilecek halleri de düzenlemektedir. Kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması ya da kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez hale gelmesi durumlarında kiraya veren yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Haklı nedenle kiracı tahliyesi yolunu izleyecek kiraya verenin, aynı kira döneminde süre koşullarına uyarak iki ayrı ihtar çekmesi gerektiği de belirtilmektedir. Tek ihtarname bu süreç için yeterli değildir.
Ecrimisil Taleplerinde İhtarname ve İntifadan Men Koşulu
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan diğer paydaştan her zaman payına yapılan elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil talep edebilir. Kural olarak paydaşlar, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemez. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi için davacı paydaşın, ecrimisil istenen süreden önce taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak istediğini davalı paydaşa bildirmiş olması gerekir. Bu bildirimin yapıldığını ispat etmek amacıyla ihtarname başvurulan araçlardan biridir; ancak intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası her türlü delille kanıtlanabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/16627, K. 2015/10777Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7138, K. 2018/1105Kaynağı aç
İntifadan men koşulu aranmaksızın ecrimisil talep edilebilecek haller yargısal uygulamada şu biçimde sıralanmaktadır: taşınmazın kamu malı olması; bağ, bahçe gibi doğal ürün veren ya da işyeri veya konut gibi kiraya verilerek gelir elde edilen yer olması; paylı taşınmazı işgal eden paydaşın taşınmazın tamamında hak iddiasıyla diğer paydaşlığı inkâr etmesi; paydaşlar arasında kullanım anlaşmasıyla yararlanılacak bölümlerin belirlenmiş olması; daha önce aynı taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil veya benzeri dava açılması ya da icra takibi yapılmış olması. Bunlara ek olarak kendiliğinden oluşan ürünlerin (biçilen ot, toplanan fındık, çay gibi) ya da muris tarafından kurulan veya başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde de intifadan men koşulu aranmaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, ecrimisil davalarında ihtarnamenin tebliğ tarihinin ve intifadan men olgusunun hangi tarihte gerçekleştiğinin belirlenmesi gerektiğini, bu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu çeşitli kararlarında vurgulamıştır. E. 2014/16627, K. 2015/10777 sayılı kararda bu eksiklik bozma nedeni sayılmıştır. E. 2014/13953, K. 2016/9313 sayılı kararda da ihtarnamenin tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, tebliğ tarihi veya ihtarda tanınan sürenin bitimine göre ecrimisil hesabı yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. E. 2014/4046, K. 2015/3141 sayılı kararda ise tarla niteliğindeki parseller bakımından aynı yükümlülük aranmış; öte yandan çay bahçesi niteliğindeki taşınmazlar için intifadan men koşulu bu davada ayrıca aranmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/13953, K. 2016/9313Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/4046, K. 2015/3141Kaynağı aç
Öte yandan Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/5922, K. 2015/5427 sayılı davada, davacı tarafından ihtarname gönderilmemiş ya da başka bir biçimde kullanıma karşı çıkılmamış olması karşısında, davalı paydaşın kullanımının iyi niyete dayalı olduğunu kabul ederek ecrimisil talebini reddeden yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığını değerlendirmiştir. Bu değerlendirme somut olayın koşullarına özgüdür; ihtarname yokluğunun her durumda ecrimisil talebinin reddini gerektirdiği şeklinde genelleştirilemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/5922, K. 2015/5427Kaynağı aç
Ecrimisil davalarının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin dava tarihinden geriye doğru işlediği yerleşik yargısal uygulamada kabul görmektedir.
Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir konu olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak, taleple bağlı kalınmak suretiyle haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı, değerlendirmenin gerekçeleri HMK m. 266 ve devamı hükümlere uygun biçimde açıklanmalıdır.
Mesafeli Sözleşmelerde Cayma Hakkı
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 48/4 uyarınca tüketici, mesafeli sözleşmelerde on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma bildiriminin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
Tüketici, cayma hakkı konusunda gereği gibi bilgilendirilmezse on dört günlük süreyle bağlı değildir; bu durumda cayma süresi, on dört günlük cayma süresinin bitiminden itibaren en fazla bir yıl sonra sona erer. Bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat etmek satıcı veya sağlayıcıya aittir.
Devremülk satışında 6502 sayılı Kanun m. 50/6 uyarınca tüketici on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma süresi dolmadan satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Bu yasağa rağmen tüketiciden bedel alınması durumunda alınan bedel tüketiciye derhal iade edilir; tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge tüketici yönünden geçersizdir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
İnternet İçeriği, Kat Mülkiyeti ve Yabancılık Unsurlu Uyuşmazlıklar
İnternette yayımlanan bir içeriğin kaldırılması taleplerinde 5651 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir. Site yönetimine yönelik ihtarname meselelerinde temel düzenleme 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yer almaktadır. Yabancılık unsuru taşıyan ihtarname uyuşmazlıkları ise 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümleri uyarınca çözüme kavuşturulmaktadır.
İhtarname ile ihbarname arasında fark var mı?
Uygulamada ihtarname ve ihbarname birbiri yerine kullanılan kavramlardır. Noterlik Kanunu Yönetmeliği m. 98, her iki kavram için ortak bir çerçeve öngörmektedir. Bu iki kavram arasında hukuki nitelik bakımından belirgin bir ayrım bulunmadığı genel kabul görmekle birlikte yönetmelik madde metninin tam içeriği bu değerlendirme için esas alınmalıdır.
İhtarname göndermek her zaman zorunlu mudur?
Hayır. Mevzuatın öngördüğü haller dışında ihtarname gönderme zorunluluğu yoktur. Zorunluluk olmayan durumlarda da koruyucu amaçla ihtarname gönderilebilir. Terk nedeniyle boşanma (TMK m. 164), konut ve çatılı işyeri kirasında özen yükümlülüğüne aykırılık (TBK m. 316) ve ecrimisil taleplerinde intifadan men koşulunun kanıtlanması gibi durumlarda ise ihtarname işlevsel bir araç olarak öne çıkmaktadır.
İhtarname tebliğ edilmezse hukuki sonuç doğurur mu?
Hayır. Karşı tarafa tebliğ edilmeyen ihtarname geçerli hukuki sonuçlar doğurmaz. Gönderim sonrasında tebliğ şerhinin alınması ve takibinin yapılması gerekir.
Terk ihtarı ne zaman gönderilebilir, koşulları nelerdir?
Terk ihtarı, eşin aile konutunu terk ettiği tarihten en erken dört ay sonra gönderilebilir. Türk Medeni Kanunu m. 164, terk nedeniyle boşanma için gereken koşulları düzenlemektedir. İhtarnameyle birlikte terk eden eşe aile konutuna dönmesi için bir miktar para da gönderilmesi gerekmekte olup bu unsurun eksik kalması ihtarnamenin sonuç doğurmasını engelleyebilir. İhtarı alan eşin iki ay içinde eve dönmemesi halinde terk nedeniyle boşanma davası açılabilecek koşullar oluşur.
Yurt dışında ihtarname nasıl gönderilir?
Yabancı ülkelerde noterlik görevini konsolosluklar yürütmektedir. İhtarname işlemleri yurt içindeki kanun ve yönetmelik hükümlerine göre gerçekleştirilir; konsolosluklar bu işlem için noter ücreti almamaktadır.
Mesafeli sözleşmelerde cayma bildirimini kim ispat etmeli?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 48/4 uyarınca tüketicinin cayma hakkı konusunda bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlü olan taraf satıcı veya sağlayıcıdır.
Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre dava tarihinden geriye doğru işler.
Paydaşlar her zaman birbirinden ecrimisil talep edebilir mi?
Kural olarak hayır. Paydaşlar, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemez. Davacı paydaşın, ecrimisil istenen süreden önce taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak istediğini davalı paydaşa bildirmiş olması gerekir. Bununla birlikte taşınmazın kamu malı olması, doğal ürün veren veya kiraya verilerek gelir elde edilen yer olması ya da işgal eden paydaşın diğer paydaşlığı inkâr etmesi gibi durumlarda intifadan men koşulu aranmaksızın ecrimisil talep edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

