İhtarname, kanundan, sözleşmeden veya örf ve adetten doğan hak ve taleplerin muhatabına yazılı biçimde bildirilmesi ya da haber verilmesi amacıyla yapılan hukuki işlemdir. Noterlik Kanunu Yönetmeliği m. 98, bu işlemleri ihtarname veya ihbarname olarak tanımlamakta; yapılış şekil ve şartlarının Noterlik Kanunu'nda öngörülen usule göre belirleneceğini düzenlemektedir. Bir uyuşmazlık doğmadan önce karşı tarafa tutum ve taleplerin açıkça ortaya konulması, ileride açılabilecek davalarda kritik bir ispat aracına dönüşebilir.
5040 sayılı NOTERLİK KANUNU YÖNETMELİĞİ m. 98Kaynağı aç
İhtarname Gönderme Yolları ve Avukat Zorunluluğu
İhtarname göndermek için avukat tutmak zorunlu değildir; kişi kendi ihtarnamesini hazırlayarak noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü posta yoluyla karşı tarafa tebliğ edebilir. Noterden gönderilen ihtarname, tebliğ tarihini ve içeriği kaydeder; bu da ileride açılacak bir davada delil değeri açısından önem taşır.
İhtarnamenin Delil Değeri ve Cevap Verilmemesinin Sonuçları
Usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ihtarname, ileride açılabilecek bir davada önemli bir delil niteliği taşır; ihtarnamede yer alan beyanlar olası bir davada taraflar arasında bağlayıcı olabilir, ancak bu koşullu ifadenin kapsamı somut uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. İhtarnameye yanıt vermemek ise kural olarak iddiaların kabul edildiği anlamına gelmez; hukukta susma genel itibarıyla kabul olarak yorumlanmaz. Bu genel kuralın her uyuşmazlıkta aynı biçimde işleyip işlemediği somut koşullara göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İhtarname ile Temerrüt: TBK m. 117
Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün sözleşmeyle ya da taraflardan birinin usulüne uygun bildirimiyle belirlenmiş ise o günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur. Haksız fiillerde temerrüt fiilin işlendiği tarihte, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte başlar; iyiniyetli sebepsiz zenginleşme hâllerinde temerrüt için bildirim yine şarttır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 117Kaynağı aç
Kira Hukukunda İhtarnamenin Rolü: TBK m. 352
Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesi, ihtarnameye bağlanan birkaç önemli hukuki sonuç öngörmektedir. İlk olarak, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak taahhüt etmesine karşın bu taahhüdü yerine getirmediği hâlde kiraya veren, söz konusu tarihten itibaren bir ay içinde icraya başvurabilir ya da dava açabilir (TBK m. 352/1). İkinci olarak, kiracının kira bedelini ödemediği için iki haklı ihtara sebebiyet vermesi hâlinde kiraya veren kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilir (TBK m. 352/2). Üçüncü olarak, kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunduğunu kiraya verenin sözleşmenin kurulması sırasında bilmediği hâllerde kiraya veren, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m. 352/3).
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 352Kaynağı aç
İki Haklı İhtar: Koşullar, İstisnalar ve Dava Açma Süresi
TBK m. 352/2 uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için kiracının, kira bedelini ödemediği gerekçesiyle yazılı olarak iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. Bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde bu iki ihtarın kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli sözleşmelerde ise bir kira yılı veya bu süreyi aşan bir dönem içinde yapılmış olması şarttır. Dava açma süresi de sözleşme türüne göre farklılaşmaktadır: bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde kira süresinin bitiminden, bir yıldan uzun süreli sözleşmelerde ise ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açılması zorunludur. İhtarın tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasını engellemez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6698, K. 2015/9700 sayılı kararında süresiz kira sözleşmelerinde ve kira bedelinin yıllık ödenmesi gereken hâllerde iki haklı ihtar koşulunun oluşmadığı kabul edilmektedir; bu tespit tek karar dayanağına dayandığından bağımsız ikinci kaynakla doğrulanmamış bir içtihat yaklaşımı olarak değerlendirilmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/6698, K. 2015/9700Kaynağı aç
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulu yer alıyorsa, muaccel hâle gelen kira bedelinin tek bir ihtarla istenmesi gerekir; bu bedelin bölünerek farklı ihtarlarla talep edilmesi ve böylece iki haklı ihtar koşulunun oluşturulmaya çalışılması mümkün değildir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinde muacceliyet koşulu bulunan davalarda kiracının tacir sıfatına sahip olup olmadığının araştırılarak TBK m. 346 uyarınca muacceliyet hükmünün değerlendirilmesi ve sonucuna göre iki haklı ihtar koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğini bozma gerekçesi olarak saptamıştır (E. 2016/9546, K. 2016/6214). Söz konusu karar bir bozma kararı niteliğinde olup yeniden yargılama yapılmasını emretmektedir; bu nedenle kararın gerekçesindeki saptamalar o dava koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/9546, K. 2016/6214Kaynağı aç
Kişisel Verilerin ve Ticari Sırların İhlalinde Cezai Sorumluluk
İhtarnameler zaman zaman kişisel veri veya ticari sır ihlalleri gerekçesiyle de gönderilmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrası, kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 236. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması hâlinde verilecek cezanın bir kat artırılacağını düzenlemektedir; bu fıkrada atıf yapılan CMK hükmünün tam kapsamı bu makale çerçevesinde değerlendirilememiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ya da belgeler bakımından TCK m. 239 özel bir düzenleme getirmektedir. Sıfatı, görevi, meslek veya sanatı gereği bu tür bilgilere vakıf olan ve bunları yetkisiz kişilere veren ya da ifşa eden kişi, şikâyet üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu bilgi veya belgeleri hukuka aykırı yolla elde eden kişilerin bunları yetkisiz kişilere vermesi ya da ifşa etmesi hâlinde de aynı hüküm uygulanır. Fenni keşif ve buluşlar ile sınai uygulamaya ilişkin bilgiler de bu madde kapsamında değerlendirilir. Sırların Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı durumlarda ceza üçte bir oranında artırılır ve bu hâlde şikâyet koşulu aranmaz. Cebir veya tehdit kullanarak sır ifşasına zorlayan kişi ise üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 239Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
İhtarname ne işe yarar?
İhtarname, kanundan, sözleşmeden veya örf ve adetten doğan hak ve taleplerin muhatabına yazılı olarak bildirilmesini sağlar. Tebliğ edilmiş bir ihtarname ileride açılabilecek davada önemli bir delil niteliği taşır ve ihtarnamede yer alan beyanlar olası bir davada taraflar arasında bağlayıcı olabilir; bu koşulluluğun kapsamı somut uyuşmazlığın niteliğine göre farklılaşır.
İhtarname göndermek için avukate gitmek zorunda mıyım?
Hayır, avukat tutmak zorunlu değildir. Kişi kendi ihtarnamesini hazırlayarak noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü posta yoluyla karşı tarafa tebliğ edebilir.
İhtarnameye cevap vermezsem ne olur?
İhtarnameye cevap vermemek, kural olarak iddiaları kabul ettiğiniz anlamına gelmez; hukukta susma genel itibarıyla kabul olarak yorumlanmaz. Bu genel kuralın her uyuşmazlıkta aynı biçimde uygulanıp uygulanmayacağı somut koşullara göre değerlendirilmelidir.
Kira borcunu ödemezse kiracıya ihtarname çekebilir miyim?
Evet. Kiraya veren, kira bedelini ödemeyen kiracıya yazılı ihtarname gönderebilir. TBK m. 352/2 kapsamında belirlenen süreler içinde iki haklı ihtara sebebiyet veren kiracıya karşı, kira sözleşmesinin türüne göre kira süresinin veya ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açılabilir. İhtarın tebliğinden sonra yapılan ödemeler bu hakkı ortadan kaldırmaz.
İki haklı ihtar için dava ne zaman açılmalıdır?
TBK m. 352/2 uyarınca dava açma süresi sözleşme türüne göre değişir. Bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresinin bitiminden, bir yıldan uzun süreli sözleşmelerde ise ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açılması zorunludur.
İhtarname göndermek borçluyu temerrüde düşürür mü?
TBK m. 117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa tarihi taraflarca önceden belirlenmişse o tarihin geçmesiyle temerrüt oluşur. Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüt kendiliğinden başlar; iyiniyetli sebepsiz zenginleşme hâlinde ise temerrüt için bildirim yine şarttır.
Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılmasında ihtarname gönderilebilir mi?
Evet. TCK m. 136/1 uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu hukuki zemine dayanarak ihlalin durdurulması ve hakların saklı tutulduğunun bildirilmesi amacıyla ihtarname gönderilebilir.
Ticari sır ihlali nedeniyle ihtarname çekilebilir mi?
Evet. TCK m. 239 kapsamında ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin yetkisiz kişilere verilmesi ya da ifşa edilmesi suç oluşturur. Bu hâllerde ihlalin durdurulması ve hakların saklı tutulduğunun bildirilmesi amacıyla ihtarname gönderilebilir.
Süresiz kira sözleşmesinde iki haklı ihtar koşulu oluşur mu?
Süresiz kira sözleşmelerinde ve kira bedelinin yıllık ödenmesi gereken hâllerde iki haklı ihtar koşulunun oluşmadığı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6698, K. 2015/9700 sayılı kararında kabul edilmektedir. Bu tespit tek karar dayanağına dayandığından bağımsız ikinci kaynakla doğrulanmamış bir içtihat yaklaşımı olarak değerlendirilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

