İfraz Ne Demektir, Nasıl Yapılır ve Tescil Edilir

by Avukat Erdal Ersoy
İfraz Ne Demektir, Nasıl Yapılır ve Tescil Edilir

İfraz, tapuda tek parsel olarak kayıtlı büyük bir taşınmazın, imar planına uygun haritaya göre daha küçük parsellere bölünmesi ve her parselin tapu kütüğünde ayrı ve bağımsız taşınmaz olarak tescil edilmesidir. Bölünmeyle oluşan her yeni ve daha küçük taşınmaz bir parsel sayılır ve tapuda ayrı tescil edilir. Belediye ve mücavir alan içinde tevhit veya ifraz resen ya da başvuru üzerine yapılır; 3194 sayılı Kanun ve yönetmeliğe uygunluk belediye encümeni veya il idare kurulunca onaylanır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır. Onaylama işlemi, müracaatın belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir. Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır. Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan gayrimenkullerin sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyuun izalesi için, mahkemeye müracaat edilmediği takdirde ilgili idare hissedarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir. Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir. Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar:

Amaç, araziyi farklı kullanımlara ayrılabilecek birden çok parçaya bölerek taşınmazdan daha iyi yararlanmak ve onun değerini yükseltmektir. Parsel, imar düzeni bakımından belirli ölçüler gözetilerek sınırları çizilmiş arazi parçalarından her biridir.

İfraz ve tevhit

Tevhit, birden çok küçük taşınmazın tek parselde birleştirilmesidir ve ifrazın tersi yönde işler. İfraz ile tevhit, İmar Kanunu'nda birlikte düzenlenmiştir.

Plan, cephe ve parsel büyüklüğü

Parselasyon planının tescil edildiği yerde yapılacak ifraz veya tevhit, imar planına ve imar mevzuatına uygun olmalıdır. Planda parsel cepheleri tayin edilmemişse ifrazın asgari cephe genişliği ile büyüklüğü, yönetmelikteki esaslara göre tespit edilir. İmar planının dışında kalan alanda, yönetmeliklerde tayin edilecek miktardan küçük ifraza izin verilmez.

Uygulama imar planı hüküm koymamışsa, yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. Sayının kendisi bu maddede değil, yönetmelikte belirlenen ölçüde aranır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi, ayırmayı yeniden imar planına uygun ada veya parsel oluşturmaya bağlamıştır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.[19][20] (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik birinci cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmî kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme sahasında üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamının, ikinci fıkrada belirtilen düzenleme ortaklık payından fazla olması veya daha öncesinde parselasyon planı tescil olmuş alanlarda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle kamu eline geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının 13 üncü maddede belirtilen yöntemlerle kamuya geçişi sağlanır. Umumi ve kamu hizmet alanlarının kamulaştırma yoluyla kamu eline geçirilecek olması halinde, uygulamaya giren parsellerin, imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.[21] (Ek sekizinci fıkra:18/7/2021-7333/10 md.) 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınır.[22] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarı, (…)[23] bedele dönüştürülebilir. (Ek cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Parselasyonu onaylayan idare tarafından alınan bu bedel, fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine ödenir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Bedel takdiri 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları da gözetilerek 6362 sayılı Kanuna göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilir. Tespit edilen bedel ödenmedikçe tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir ve bu bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç 1 yıl içerisinde ödenir. Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devri yapılamaz ve yapı ruhsatı verilemez, tapuda herhangi bir işlem tesis edilemez. Bedelin tamamen ödenmesi hâlinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir. Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler. Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. (Ek fıkra:14/2/2020-7221/7 md.) Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle tescilli imar parselleri üzerinden mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulaması yapılabilir. Bunun mümkün olmaması durumunda davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla tescilli imar parselleri üzerinden yeni parselasyon işlemi yapılarak uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.[24] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili:

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki şartlar bazı alanlarda aranmaz. Bunlar arasında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisindeki kamu yatırımları ve kamu mülkiyetindeki yerler vardır. Parselasyon planının tatbik edilemediği meskûn alanlar, koruma amaçlı imar planı bulunan alanlar ve büyük kısmı uygulama imar planına uygun oluşmuş imar adalarının kalan kısımları da aynı kapsamdadır. Ayrıklık, sayılan yerler ile anılan iki fıkradaki şartlar bakımındandır.

Muvafakatsiz düzenleme ve ortaklığın giderilmesi

Belediye, imar hududu içindeki binalı veya binasız arsa ve arazileri maliklerin ya da diğer hak sahiplerinin muvafakatini aramadan birleştirebilir. Birleşme; bu yerlerin birbirleriyle, yol fazlalarıyla, kamu kurumlarına veya belediyelere ait yerlerle yapılabilir. Aynı yetki, yerlerin yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayrılmasını, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre hak sahiplerine dağıtılmasını ve resen tescil ettirilmesini de kapsar.

Bu yerler belediye ve mücavir alan dışında ise birleştirme, ayırma, dağıtım ve resen tescil yetkilerini valilik kullanır. Valilik yetkisi, 18 inci maddede belediyeye tanınan bu işlemlere gönderme yapar.

Tarafların anlaşmasıyla veya mahkeme kararıyla yapılan şüyuun izalesi ve arazi taksimi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 16 ncı maddesindeki hükümlere bağlıdır. Mahkeme kararı bu hükümde şüyuun izalesi ve arazi taksimine özgüdür. Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan taşınmazların sahipleri, ilgili idarenin tebliğinden itibaren altı ay içinde anlaşamaz veya şüyuun izalesi için mahkemeye başvurmazsa, ilgili idare hissedarmış gibi bu davayı açabilir. Altı aylık süre, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan taşınmazların sahipleri içindir.

Onay mercii ve tescil süreleri

Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki taşınmazların resen veya başvuru üzerine tevhit edilmesi ya da ifraz edilmesi, bu taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı kurulması ve kurulan hakların terkini, 3194 sayılı Kanun ile yönetmelik hükümlerine uygunluk açısından belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır.

Onay, başvurunun belediyeye veya valiliğe intikalinden itibaren en geç otuz gün içinde sonuçlanır. Tescil veya terkin, on beş gün içinde tapuya bildirilir. Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.

İfrazın yapılamayacağı yerler

Parselasyon planı bulunan yerde daha sonra plan değişikliği veya revizyon yapılırsa, bu planların umumi hizmet alanına denk düşen taşınmazlarında ve imar istikameti önünde kalan donatı alanlarında, alan kamu eline geçmeden tevhit ve ifraz yapılamaz.

23722 sayılı PLANLI ALANLAR İMAR YÖNETMELİĞİ m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Parselasyon planı bulunan yerlerde, daha sonra plan değişikliği veya revizyonu yapılması halinde bu planlar ile belirlenen; umumi hizmet alanına isabet eden taşınmazlar ile imar istikameti önünde kalan donatı alanları, kamu eline geçmeden tevhit ve ifraz yapılamaz. (2) Bir imar adasında, mevzuatına uygun binalar dikkate alınarak ve yeni inşa edilecek binaların şematik konumu çizilerek ada bazında etüt yapılıp, ada içindeki parsel dağılımının yapıların estetiği ve sokak siluetini bozmayacak şekilde olduğu ortaya konulmadan, ifraz ve tevhit işlemi yapılamaz. (3) Mevcut haliyle yapılaşmaya elverişli olmayan parsellere ilişkin olarak, ilgili idarenin tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içerisinde parsellerin maliklerinin kendi aralarında anlaşamadığı takdirde resen tevhit ve ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir. (4) İmar planı ile mahreç aldığı yolu kapanan ve imar adası ortasında kalan, yola cephesi bulunmayan parseller ifraz edilemez. (5) İmar planı ile kapanan yollarda kalan, yola cephesi olmayan parsellere imar yoluna cephe sağlayacak şekilde arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yollar, ifraz ve tevhide konu edilemez veya ayrı bir parsel olarak değerlendirilemez. (6) Taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet alanlarında bulunan sıhhi ve jeolojik mahzurları olan veya bunlar gibi tehlikeli durumlar arz etmesi yüzünden imar planlarına veya ilgili idarelerce hazırlanmış veya onaylanmış raporlara göre yapı yapılması yasaklanan alanlar ifraz edilemez, bu gibi yerlerde arazi takviyesine matuf tesisler harici yapı yapılamaz. Ancak, a) Sadece bir kısmı yapılaşmaya yasaklanan alanda kalan parsellerin yapılaşmaya uygun kısımları, b) Bu fıkradaki nedenlerle ağaçlandırılacak alan olarak gösterilen alanlarda kalan parsellerin yasaklamaya tabi olmayan kısımları, c) İmar planlarında özel mülkiyet içinde kalıp tarım yapılacak alanların yasaklamaya tabi olmayan kısımları Gıda, Tarım ve Hayvancılık il müdürlüğünün görüşü alınarak, ifraz edilebilir. (7) Kademe hattı belirlenen yerlerde imar planında aksine bir hüküm yoksa ifraz ve tevhit zorunlu değildir. Ancak kademe hattı belirlenen imar parsellerindeki ifraz ve tevhit talepleri kademe hattı dikkate alınarak gerçekleştirilir. (8) Çeşitli kamu ve hizmet tesislerinin yapılması için gereken kamulaştırmalar yüzünden bu hizmet ve tesisler için lüzumlu parçalara ayrılmasını sağlamak üzere yapılacak ifrazlar bu Yönetmelikteki ifraz şartlarına tabi değildir. (9) Aynı yapı nizamı ve kullanım kararına sahip parsellerin tevhit edilmeleri halinde uygulama imar planında; tevhit sonrası elde edilen parselin taban alanı ve katlar alanı, tevhit öncesi parsellerin ayrı ayrı hesaplanan taban alanları ve katlar alanları toplamını geçemez. Plan üzerinde ölçüsü belirlenmiş blok nizamında olan parsellerin tevhidi halinde, tevhit öncesi parsellerin blok ölçüsü ile belirlenmiş inşaat alanı hakları toplamı aşılamaz. (10) Yapı nizamı veya kullanım kararı birbirinden farklı parseller ve farklı yollardan cephe alan ara parseller ile imar planında ifraz hattıyla birbirinden ayrılan parseller tevhit edilemez. (11) İmar adasındaki aynı veya farklı yapı nizamı bulunan parsellerin bahçelerinin daha etkin kullanabilmesi amacıyla; ilgili parsel maliklerinin muvafakati alınmak, her bir parsel sınırı korunmak ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanmak kaydıyla, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaksızın ve parseller tevhit edilmeksizin vaziyet planı idarece onaylanarak ve tapuda beyanlar hanesine şerh düşülerek açık veya tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla kapalı, ortak otopark uygulaması yapılabilir. (12) Aynı yoldan cephe alan ve aralarında (Değişik ibare:RG-01/3/2019-30701) 3.50 metre ve daha fazla kot farkı bulunan imar parsellerinin tevhidi halinde parsellerin bitiştiği sınırda bu Yönetmeliğe göre kademe yapılması ve kat adedinin ve bina yüksekliğinin, her kademenin kendi içinde değerlendirilmesi zorunludur. (13) Maliklerinin talebi üzerine mevcut bitişik parsellerde, uygulamayı kolaylaştırmak ve birbirleri ile olan sınırlarının düzeltilmesine yönelik ifraz ve tevhit işlemlerinde, parsel sayısı değiştirilmemek kaydıyla, bu Yönetmelikte bahsedilen asgari ifraz şartları aranmaz. (14) Uygulama imar planı ile farklı kat adedi veya yükseklik getirilmiş imar parselleri tevhit edildiği takdirde tevhit edilen parsellere verilen yükseklik değerleri aşılamaz, tevhit edilen parsellerin kesiştiği sınırda plan kararına uygun kademe yapılır. Parsele ilişkin hükümler

Bir imar adasında ifraz ve tevhit, ada bazında etüt yapılmadan gerçekleştirilemez. Etüt, mevzuata uygun mevcut binaları dikkate alır ve yeni inşa edilecek binaların şematik konumunu çizer. Ada içindeki parsel dağılımının yapı estetiğini ve sokak siluetini bozmayacağı ortaya konulmalıdır.

Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan parsellerde malikler, ilgili idarenin tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde kendi aralarında anlaşamazsa idare resen tevhit ve ifraz yapmaya yetkilidir. Bu bir yetkidir; her olayda resen işlem yapılacağı anlamına gelmez.

İmar planı nedeniyle mahreç aldığı yolu kapanan, imar adasının ortasında kalan ve yola cephesi bulunmayan parsel ifraz edilemez. İmar planıyla kapanan yolda kalıp yola cephesi olmayan parsele, imar yolundan cephe sağlayacak düzenleme yapılmadan kapanan yol ifraz ve tevhide konu edilemez; ayrı parsel olarak da değerlendirilemez.

Taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet alanlarında bulunan, sıhhi veya jeolojik mahzuru olan ya da benzer tehlike yüzünden imar planına veya ilgili idarece hazırlanmış yahut onaylanmış rapora göre yapı yapılması yasaklanan alanlar ifraz edilemez. Bu yerlerde arazi takviyesine yönelik tesisler dışında yapı yapılamaz.

Kısmi ifraz ve aranmayan şartlar

Aynı fıkradaki yasak her parçayı kapatmaz. Yalnız bir kısmı yapılaşmaya yasaklanan alanda kalan parselin yapılaşmaya uygun kısmı ifraz edilebilir. Fıkradaki nedenlerle ağaçlandırılacak alanda kalan parselin yasağa tabi olmayan kısmı da ifraz edilebilir. İmar planında özel mülkiyet içinde kalıp tarım yapılacak alanın yasağa tabi olmayan kısmı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık il müdürlüğünün görüşü alınarak ifraz edilebilir. Görüş şartı, tarım yapılacak alana ilişkin bente aittir.

Kademe hattı belirlenen yerde imar planında aksi bir hüküm yoksa ifraz ve tevhit zorunlu değildir. Bu imar parsellerindeki ifraz ve tevhit talepleri yine de kademe hattı dikkate alınarak sonuçlandırılır.

Kamu ve hizmet tesisleri için gereken kamulaştırma yüzünden, bu tesisler için lüzumlu parçalara ayırmayı sağlayan ifrazlar Yönetmelikteki ifraz şartlarına tabi değildir. Maliklerin talebi üzerine bitişik parsellerde, uygulamayı kolaylaştırmak ve sınırları düzeltmek için yapılan ifraz ve tevhitte parsel sayısı değişmiyorsa Yönetmelikteki asgari ifraz şartları aranmaz.

Tevhit sınırı, kademe ve ortak otopark

Yapı nizamı veya kullanım kararı birbirinden farklı parseller, farklı yollardan cephe alan ara parseller ve imar planında ifraz hattıyla ayrılan parseller tevhit edilemez. Yasak birleştirmeye ilişkindir; aynı parsellerin ifraz edilip edilemeyeceğini ayrıca düzenlemez.

Aynı yapı nizamı ve kullanım kararına sahip parseller tevhit edilirse, uygulama imar planında birleşme sonrası parselin taban alanı ve katlar alanı, birleşme öncesi parsellerin ayrı ayrı hesaplanan taban alanları ile katlar alanları toplamını geçemez. Planda ölçüsü belirlenmiş blok nizamındaki parsellerin tevhidinde, önceki parsellerin blok ölçüsüyle belirlenmiş inşaat alanı haklarının toplamı da aşılamaz.

Uygulama imar planının farklı kat adedi veya yükseklik verdiği parseller tevhit edilirse verilen yükseklik değerleri aşılamaz ve parsellerin kesiştiği sınırda plan kararına uygun kademe yapılır. Aynı yoldan cephe alan, aralarında 3,50 metre veya daha fazla kot farkı bulunan imar parselleri tevhit edildiğinde bitişme sınırında Yönetmeliğe göre kademe yapılması zorunludur. Kat adedi ve bina yüksekliği her kademenin kendi içinde değerlendirilir. 3,50 metre ibaresi, 1 Mart 2019 tarihli ve 30701 sayılı Resmî Gazete değişikliğiyle hükümde yer alır.

Ortak otopark, aynı veya farklı yapı nizamındaki parsellerin bahçelerinde ve ancak şu kayıtlarla yapılabilir. İlgili parsel maliklerinin muvafakati alınır; her parsel sınırı korunur ve bu sınırlara göre planda verilen yapılaşma koşulları ayrı ayrı uygulanır. Parseller tevhit edilmez, tevhit koşulu olan kot ve cephe sınırlamalarına bakılmaz. Vaziyet planını idare onaylar ve tapunun beyanlar hanesine şerh konulur. Ortak otopark açık yapılabilir. Kapalı ortak otopark ise tamamen gömülü olmak ve dilatasyonla ayrılmak kaydıyla yapılabilir.

Tarım arazisinde ifraz sınırı

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8 inci maddesi tarım arazilerini, doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre Bakanlıkça niteliği belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırır. Bakanlık, koruma, geliştirme ve kullanıma ilişkin başka sınıflandırmalar da yapabilir. Asgari tarımsal arazi büyüklüğünü Bakanlık, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özelliklerini gözeterek belirler. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler bölünemez eşya niteliği kazanır. Sınıflandırma hükmü 31 Ocak 2007 tarihli ve 5578 sayılı Kanun'un 2 nci maddesiyle, asgari büyüklük hükmü 30 Nisan 2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesiyle değişiktir.

5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – (Değişik: 31/1/2007-5578/2 md.) Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılır. Ayrıca Bakanlık tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabilir. (Değişik fıkra: 30/4/2014-6537/4 md.) Asgari tarımsal arazi büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanmış olur. (Değişik fıkra: 30/4/2014-6537/4 md.) Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Bakanlık asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre artırabilir. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz. Ancak, tarım dışı kullanım izni verilen alanlar veya çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyaçları olan bitkilerin yetiştiği alanlarda arazi özellikleri nedeniyle belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünden daha küçük parsellerin oluşması gerekli olduğu takdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir. (Ek cümle: 19/4/2018-7139/40 md.) Yatırım programında yer alan kamu yatırımı projeleri muhtevasında yapılan zorunlu ifraz işlemlerinde Bakanlık onayı aranmaz. (Mülga fıkra: 30/4/2014-6537/4 md.) Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü[2]

Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektardan, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektardan, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Bakanlık bu büyüklükleri günün koşullarına göre artırabilir. Sayılar her yörenin uygulanan kesin büyüklüğü değil, Bakanlığın belirleyebileceği büyüklüğün altına inemeyeceği sınırdır. Bu fıkra 30 Nisan 2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesiyle değişiktir.

Tarım arazileri, Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez ve hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz. Satışa ilişkin ayrıklık, pay ve paydaş adedinin artırılması yönündendir; büyüklük altındaki ifraz yasağını ortadan kaldırmaz.

Tarım dışı kullanım izni verilen alanlarda veya çay, fındık ve zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyacı olan bitkilerin yetiştiği alanlarda, arazi özellikleri nedeniyle asgari büyüklükten daha küçük parsel oluşması gerekliyse Bakanlığın uygun görüşüyle daha küçük parsel oluşturulabilir. Hüküm bunu zorunlu kılmaz; sayılan bitkiler örnektir. Yatırım programında yer alan kamu yatırımı projeleri kapsamında yapılan zorunlu ifraz işlemlerinde Bakanlık onayı aranmaz. Bu cümle 19 Nisan 2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle eklenmiştir ve yalnız bu zorunlu ifrazlara ilişkindir.

Düzenleme ortaklık payı

Belediye veya valilik, düzenlemeye tabi arazi ve arsaların dağıtımı sırasında yüzölçümünden düzenleme ortaklık payı düşebilir. Karşılığı, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetleri için gereken umumi hizmet alanları ile düzenlemeden doğan değer artışıdır. Pay, düzenlemeden önceki yüzölçümün yüzde kırk beşini geçemez. Bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Her türlü imar planı kararıyla yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden ilave kesinti yapılabilir. Bunun için uygulama sonucunda oluşan değer önceki değerden az olmamalı ve daha önceki terk veya kesintiler dikkate alınmalıdır. İlave kesinti, ilk uygulamadaki oranı yüzde kırk beşe kadar tamamlamak üzere yapılabilir. Bir defadan fazla alınmama esası ile ilave kesinti, 4 Temmuz 2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle değişen fıkrada yer alır.

2981 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamındaki uygulamalarda, umumi hizmet alanları için yapılan terk ve kesinti parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payından az ise aradaki fark kadar kesinti yapılabilir. Kesinti, önceki oranı plandaki ortaklık payı oranına tamamlar. Tamamlayıcı niteliktedir ve mükerrer uygulama sayılmaz. Toplam kesinti oranı her hâlde yüzde kırk beşi geçemez. Bu fıkra 18 Temmuz 2021 tarihli ve 7333 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle eklenmiştir.

Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerde ayrıca bir tamamlama vardır. İmar planındaki umumi hizmet alanına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınır. Hüküm, 4 Temmuz 2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle eklenen fıkradır.

Parselasyon, dağıtım ve hisselendirme

İmar planı kesinleştikten sonra parselasyon planını beş yıl içinde yapıp onaylamak, belediye veya valilik için esas olandır. Parselasyon planı yapılmadığı için doğacak kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler ya da valilikler sorumludur. Düzenlemenin sonunda taşınmaz malikine düşen parsel önce, düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden verilir; bu mümkün olmazsa en yakın eşdeğer alan kullanılır. Düzenleme alanındaki imar adalarında asgari parsel büyüklüğü sağlanmak şartıyla, hisseli arsa ve araziler paydaşların muvafakati bulunursa ya da fiilî kullanıma göre müstakil hâle getirilebilir. Bu imkân her hisseli taşınmaz için zorunlu değildir. Sözü edilen hükümler, 4 Temmuz 2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle eklenen fıkralardadır.

Yasak, imar planı olmayan yerlerde ve yapılaşma amacıyla, arsa ile parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planlarını ve satış vaadi sözleşmelerini kapsar. Miras yoluyla intikal, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ile depolama amacıyla yapılan hisselendirme ve cebri icra yoluyla satış bu yasağın dışındadır. Metinde ayrıca, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması da ayrık tutulmuştur. Bu iki ibare arasında virgül yoktur; ayrı istisna sayılıp sayılmadıkları bu lafızla kesinleştirilmez.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Bu fıkra 4 Temmuz 2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle eklenmiştir.

Sık sorulan sorular

İfraz ne demektir?

İfraz, tapuda tek parsel olarak kayıtlı taşınmazın imar planına uygun haritaya göre daha küçük parsellere bölünüp her parselin tapuda ayrı ve bağımsız taşınmaz olarak tescil edilmesidir.

Tevhit ifrazdan nasıl farklıdır?

Tevhit, birden çok küçük taşınmazın birleştirilmesidir ve ifrazın tersi yönde uygulanır. İki işlem İmar Kanunu'nda birlikte düzenlenir.

İfraz yalnız malikin başvurusuyla mı yapılır?

Hayır. Belediye ve mücavir alan içinde ifraz resen veya başvuru üzerine yapılabilir. İmar hududu içinde belediye, 18 inci maddedeki düzenlemede maliklerin muvafakatini aramadan birleştirme, imar planına uygun ayırma, dağıtım ve resen tescil yetkisini kullanabilir.

Mahkeme kararı ifrazın yerine geçer mi?

Mahkeme kararı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 16 ncı maddesinde şüyuun izalesi ve arazi taksimi bakımından düzenlenir; bu işlemler maddenin onay hükümlerine tabidir.

İfraz onayı ve tapu tescili hangi sürede biter?

Onay, başvurunun belediyeye veya valiliğe intikalinden itibaren en geç otuz gün içinde sonuçlanır ve tescil veya terkin on beş gün içinde tapuya bildirilir. Tapu dairesi işlemi bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.

Yola cephesi olmayan parsel ifraz edilir mi?

İmar planıyla mahreç aldığı yolu kapanan, imar adası ortasında kalan ve yola cephesi bulunmayan parsel ifraz edilemez. İmar yoluna cephe verecek arazi düzenlemesi yapılmadan kapanan yol da ifraz veya tevhide konu edilemez ve ayrı parsel sayılamaz.

Afet alanındaki taşınmaz ifraz edilebilir mi?

Taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet alanları ile yapı yapılması yasaklanan benzer tehlikeli alanlar ifraz edilemez. Yasağın yalnız bir kısmını kapsadığı parselde yapılaşmaya uygun kısım ifraz edilebilir. Ağaçlandırılacak alanın yasağa tabi olmayan kısmı da ifraz edilebilir. Özel mülkiyette tarım yapılacak alanın yasağa tabi olmayan kısmı ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık il müdürlüğünün görüşüyle ifraz edilebilir.

Tarım arazisi belirlenen büyüklüğün altında bölünebilir mi?

Hayır. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez ve hisselendirilemez. Daha küçük parsel, tarım dışı kullanım izni verilen veya çay, fındık ve zeytin gibi özel bitkilerin yetiştiği alanlarda arazi bunu gerektiriyorsa ve Bakanlık uygun görüyorsa oluşturulabilir. Yatırım programındaki kamu yatırımı projelerinde yapılan zorunlu ifraz işlemlerinde Bakanlık onayı aranmaz.

Asgari tarımsal büyüklük en az ne kadar belirlenebilir?

Mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektardan, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektardan, örtü altı tarımında 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Bu sayılar her yörenin uygulanan büyüklüğü değil, Bakanlığın altına inemeyeceği sınırdır; Bakanlık bunları artırabilir.

Düzenleme ortaklık payı yüzde kaçını geçemez?

Düzenleme ortaklık payı düşülebilir; ancak düzenlemeden önceki yüzölçümün yüzde kırk beşini geçemez. İlave kesinti ve 2981 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamındaki tamamlayıcı kesinti de toplamda bu oranı aşamaz.

Parselasyon planı olmadan yapılan ifrazdan pay alınır mı?

Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, umumi hizmet alanına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların oranı, yeni plandaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar pay alınır.

İmar planı olmayan yerde özel parselasyon yapılır mı?

İmar planı olmayan yerlerde, maddede ayrık tutulan hâller dışında, yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz.

Plan ölçü vermezse küçük parsel oluşturulur mu?

Uygulama imar planında hüküm yoksa yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüğünün altında parsel oluşturulamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu