İddet Ne Demek? İddet Nedir? Hukukta İddet Süresi

by Avukat Erdal Ersoy
İddet Ne Demek? İddet Nedir? Hukukta İddet Süresi

İddet, evliliğin sona ermesinin ardından kadının yeniden evlenebilmesi için kanun gereği geçirmesi gereken bekleme süresini ifade eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 132. maddesi bu süreyi 300 gün olarak belirlemiştir. Evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe kadın yeniden evlenemez; kadın doğurduğu takdirde ise süre o tarihte sona erer.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132- Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır. III. Akıl hastalığı

İddet Süresinin Başlangıç Anı

300 günlük sürenin işlemeye başlayacağı an, evliliğin hangi nedenle sona erdiğine göre farklılık gösterir. Boşanma hâlinde süre, boşanma kararının kesinleşmesiyle başlar; kesinleşme gerçekleşmeden süre işlemeye başlamaz. Eşin ölümü hâlinde ise süre ölüm tarihinden itibaren işler.

Gaiplik hâlinde durum ayrı bir usule tabidir. Türk Medeni Kanunu'nun 131. maddesi uyarınca gaipliğe karar verilmesi evliliği kendiliğinden sona erdirmez; eşin mahkemeden evliliğin feshini istemesi zorunludur. Fesih kararı verilmeden kadın yeniden evlenemez. TMK m. 131, evliliğin feshinin gaiplik başvurusuyla birlikte ya da ayrı bir dava olarak davacının yerleşim yeri mahkemesinde istenebileceğini de düzenlemektedir. Fesih kararının ardından 300 günlük bekleme süresinin uygulanıp uygulanmayacağı meselesi hakkında kesin bir değerlendirme yapmak uygun değildir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
Madde 131- Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir. 2. Kadın için bekleme süresi

İddet Süresinin Uzunluğu

TMK m. 132, iddet süresini 300 gün olarak belirlemiştir. Kadının doğurması hâlinde süre, doğum tarihinde kendiliğinden sona erer. Mahkemenin bu süreyi kaldırabileceği hâller aynı maddede açıkça düzenlenmiştir.

İddet Süresinin Mahkemece Kaldırılması

TMK m. 132, iki hâlde mahkemenin iddet süresini kaldırabileceğini öngörmektedir: kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması ya da evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri. Bu koşullardan birinin varlığı hâlinde mahkemeden kaldırma kararı istenebilir.

Usul açısından bu talep, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı işi sayılmaktadır. Çekişmesiz yargıda taraf yoktur; talebi başvurucu sunar. Görevli mahkemenin aile mahkemesi, yetkili mahkemenin ise kadının yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmektedir; ancak bu usul kuralları HMK m. 382 kapsamında düzenlenmiş olmayıp ilgili hükümlerin tamamıyla desteklenmesi gerekir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 382Kaynağı aç
MADDE 382- (1) Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır: a) İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller. b) İlgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller. c) Hâkimin resen harekete geçtiği hâller. (2) Aşağıdaki işler çekişmesiz yargı işlerinden sayılır: a) Kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ergin kılınma. 2) Ad ve soyadın değiştirilmesi. 3) Ölüm karinesi sebebiyle (ilgili yerin mülkî amirinin emriyle) nüfus kütüğüne ölü kaydı düşülen kişinin sağ olduğunun tespiti. 4) Gaiplik kararı. 5) Kişisel durum sicilindeki kaydın düzeltilmesi. b) Aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Henüz evlenme yaşında olmayanların evlenmesine izin verme. 2) Gaiplik nedeniyle evliliğin feshi. 3) Evlendirme memurunun, evlenme başvurusunu ret kararına karşı yapılan itiraz. 4) Yeniden evlenmede bekleme süresinin hâkim tarafından kaldırılması. 5) Terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi. 6) Eşlerden birinin, evlilik birliğini tek başına temsil etmek konusunda yetkili kılınması. 7) Aile konutu ile ilgili işlemler için diğer eşin rızasının sağlanamadığı hâllerde hâkimin müdahalesinin istenmesi. 8) Mevcut mal rejiminin eşlerden birinin veya alacaklıların talebiyle mal ayrılığına dönüştürülmesi ve sebeplerin ortadan kalkması hâlinde mal ayrılığından eski rejime geri dönülmesi. 9) Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi. 10) Sağ kalan eşe aile konutu üzerinde ve ev eşyası üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı tanınması. 11) Mal ortaklığında eşlerden birinin mirası reddine izin verilmesi. 12) Ana babaya çocuğun mallarından bir kısmını çocuğun bakım ve eğitimi için sarf etme izninin verilmesi. 13) Velayetin kaldırılması, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velayetin geri verilmesi. 14) Hâkimin çocuğun mallarının yönetimine müdahale etmesi ve çocuğun mallarının yönetiminin kayyıma devri. 15) Evlilik sona erince velayet kendisinde kalan eşin, hâkime çocuğun malları hakkında defter sunması. 16) Aile yurdunun kurulmasına izin verilmesi, kuruluşun tebliğ ve ilanı, kapatılması hâlinde tapu sicilindeki şerhin silinmesine izin verilmesi, taşınmazın bizzat malik veya ailesi tarafından kullanılması şartına geçici olarak istisna tanınması. 17) 14/1/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanuna göre aile mahkemesi hâkimi tarafından karar verilecek tedbirler. 18) Çocuk hâkimi tarafından, çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya resen çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması. 19) Vesayet işleri. c) Miras hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Sulh hâkimi tarafından resmî vasiyetname düzenlenmesi; el yazısı ile vasiyetnamenin sulh hâkimi tarafından saklanması; sözlü vasiyetname tutanağının sulh veya asliye mahkemesine tevdiî. 2) Vasiyeti yerine getirme görevlisine görevinin bildirilmesi. 3) Vasiyeti yerine getirme görevlisinin tereke malları üzerinde tasarruf etmesine izin verilmesi. 4) Gaibin mirasçılarına, gaibe düşen miras payının teslim edilmesi. 5) Tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine ulaşmasını sağlamak için önlem alınması. 6) Mirasçılık belgesi verilmesi. 7) Terekenin yazımı işleminin sona erdiğinin mirasçılara bildirilmesi, mirasın reddi beyanının tespiti ve tescili; mirasın reddinin, mirası reddeden kişiden sonra gelen mirasçılara bildirilmesi; mirasın reddi süresinin uzatılması. 8) Terekenin resmî defterinin tutulması. 9) Sulh hâkiminin özellikleri olan eşyanın mirasçılardan birine tahsis edilmesi veya satılmasına karar vermesi. ç) Eşya hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması. 2) Taşınmaz rehninde alacaklı için kayyım tayini. d) Borçlar hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Yetkisi sona eren temsilcinin temsil belgesini mahkemeye teslimi. 2) Borçluya ifa veya teminat göstermesi için süre verilmesi. 3) Tevdi mahalli belirlenmesi veya tevdi edilemeyecek eşyanın satılması. 4) Alacaklısı ihtilaflı olan borcun mahkemeye tevdiî. 5) Ayıplı hayvanın bilirkişi tarafından muayenesi. 6) Mesafeli satımlarda ayıbın tespiti veya ayıplı malın satılmasına izin verilmesi. 7) İşçiye kârdan hisse verilmesini öngören iş sözleşmesinde, mahkemenin işverenin hesaplarını inceleyecek bir kişi tayin etmesi. 8) Eser sözleşmesinde eserin ayıplı olup olmadığının bilirkişiye tespit ettirilmesi. 9) Satılmak için komisyoncuya gönderilen eşyanın hasarının tespiti. 10) Komisyoncu elindeki malın açık artırma ile satışına izin verilmesi. e) Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Ticari defterlerin zıyaı hâlinde belge verilmesi. 2) Acentenin müvekkili hesabına teslim aldığı malın Borçlar Kanununa göre satılması. 3) Kollektif şirketin tasfiyesinde tasfiye memuru tayini. 4) Komanditer ortağın talebiyle şirket hesaplarını incelemek için eksper tayini. 5) Anonim şirkette ayni sermaye konulması, tescilden itibaren iki yıl içinde sermayenin onda birini aşan tutarda işletme devralınması ve sermaye azaltılmasında bilirkişi raporu alınması ve mahkemenin izni. 6) Kıymetli evrakın iptali. 7) Eşya taşımada eşyanın hasar ve eksiğinin tespit edilmesi; teslim edilememesi hâlinde Borçlar Kanunu hükümlerine göre satılmasına karar verilmesi; gönderilen eşyanın mahkeme marifetiyle muayenesi. 8) Gemi ipoteğinde, malikin bulunamadığı hâllerde kayyım tayini. 9) Deniz raporu tanzimi. 10) Kırkambar sözleşmesinde geminin hareket gününün mahkeme tarafından tayini. 11) Navlun sözleşmesinde, boşaltma limanında malların hâl ve vaziyetinin, ölçü, sayı ve tartısının ekspere tespit ettirilmesi. 12) Müşterek avaryalarda dispeççi tayini ve dispecin mahkemece tasdiki. 13) Denizcilik rizikolarına karşı sigortalarda zararın ve kapsamının belirlenmesi için bilirkişi tayini. 14) Kooperatiflerde ayni sermayeye değer biçilmesi için bilirkişi tayini. f) İcra ve iflas hukukundaki çekişmesiz yargı işleri: 1) İpotekli alacakta alacaklının gaipliği veya alacağı almaktan kaçınması hâlinde, borç tutarının icra dairesine tevdi edilmesi üzerine icra mahkemesi tarafından ipoteğin fekkine karar verilmesi. 2) Doğrudan doğruya iflas. 3) İflasın kaldırılması. 4) İflasın kapanmasına karar verilmesi. 5) Reddolunmuş mirasın tasfiyesinin, mirasçılardan birinin mirası kabul talebi üzerine mahkeme tarafından durdurulması. 6) Konkordato mühleti verilmesi ve komiserin atanması. 7) Konkordatonun tasdiki. 8) Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında projenin ilanı ve ara dönem denetçisinin atanması. 9) Fevkalade hâllerde, kusuru olmaksızın borçlarını yerine getiremeyen borçluya mühlet verilmesi. g) Çeşitli kanunlardaki çekişmesiz yargı işleri: 1) Nüfus kütüklerinin sayfa birleşim yerlerinin asliye hukuk mahkemesince mühürlenmesi. 2) Noterlerin göreve başlarken mahkemede yemin ettirilmeleri. 3) Noter evrak ve defterlerinden alınarak başka yere gönderilecek örneklerin mahkeme tarafından tasdiki. 4) Kamu görevlilerinin mahkeme huzurunda kanunen yemin etme zorunluluğunun öngörüldüğü diğer durumlar. Görevli mahkeme

Kaldırma talebinde yalnızca başvurucunun beyanı yeterli değildir; gebelik riskinin bulunmadığını gösterir tıbbi belge aranmaktadır. Hangi belgenin yeterli sayılacağı her somut durumda mahkeme tarafından değerlendirilir.

İddet Süresinin Kendiliğinden Sona Ermesi

Kadının doğurması hâlinde 300 günlük sürenin o tarihte sona ereceği TMK m. 132'de açıkça düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra kadının gebe kalma riskinin başka bir nedenle ortadan kalkması hâlinde de sürenin sona erebileceği ileri sürülmektedir; bu görüş kanun metninde açık bir dayanağa sahip değildir ve ihtiyatla değerlendirilmelidir.

İddet Süresi ve Soybağı

İddet süresinin temel işlevlerinden biri, evliliğin sona ermesinin ardından doğacak olası bir çocuğun soybağının belirsiz kalmasını önlemektir. Babalık karinesine itiraz etmek isteyen koca, anne veya çocuk, TMK m. 286 uyarınca soybağının reddi davası açabilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı yöneltilir. Söz konusu madde 7 Kasım 2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değiştirilmiş olup güncel metnin esas alınması gerekir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286 – (Değişik:7/11/2024-7531/9 md.) Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır. II. İspat 1. Evlilik içinde ana rahmine düşme

Sık Sorulan Sorular

İddet süresi ne kadar sürer?

Türk Medeni Kanunu'nun 132. maddesi iddet süresini 300 gün olarak belirlemiştir. Bu süre evliliğin sona ermesinden itibaren işler; kadın bu süre dolmadan doğum yaparsa süre o tarihte biter.

İddet süresi boşanmada ne zaman başlar?

Boşanma hâlinde iddet süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar; kesinleşme gerçekleşmeden süre başlamaz.

Eşin ölümünde iddet süresi nasıl işler?

Eşin vefatı hâlinde iddet süresi ölüm tarihinden itibaren başlar.

İddet süresi mahkemece kaldırılabilir mi?

TMK m. 132 iki hâlde mahkemenin bu süreyi kaldırabileceğini düzenlemektedir: kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması ya da evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri. Bu talep HMK m. 382 uyarınca çekişmesiz yargı yoluyla iletilir.

Gaiplik hâlinde iddet süresi nasıl uygulanır?

Gaiplik, evliliği kendiliğinden sona erdirmez. TMK m. 131 uyarınca eşin mahkemeden evliliğin feshini talep etmesi gerekir; fesih kararı verilmeden yeniden evlenmek mümkün değildir. Fesih kararının ardından 300 günlük bekleme süresinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda kesin bir değerlendirme yapmak uygun değildir.

İddet süresi içinde doğan çocuğun soybağı nasıl belirlenir?

Babalık karinesine itiraz etmek isteyen koca, anne veya çocuk TMK m. 286 çerçevesinde soybağının reddi davası açabilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı yöneltilir.

İddet süresine uyulmadan yapılan evlilik geçerli midir?

İddet süresine uyulmaksızın yapılan evliliğin hukuki sonucu TMK m. 132'de açıkça düzenlenmemiştir. Evlenme engellerine ve bunlara aykırılığın hukuki sonuçlarına ilişkin hükümlerin bütünlüklü incelenmesi gerektiğinden bu konuda kesin bir değerlendirme yapmak uygun değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu