İdari Yargıda Zamanaşımı ve Dava Açma Süreleri

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yargıda Zamanaşımı ve Dava Açma Süreleri

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu yasal süreler içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması durumunda hak zamanaşımına uğramaz; ancak dava edilebilme niteliğini kaybeder ve süresinde açılmayan dava süre aşımı gerekçesiyle mahkemece reddedilir.

İdari Eylemlerden Doğan Zararlarda Ön Başvuru ve Sürelerin Başlangıcı

İdari eylemler sebebiyle hakları ihlale uğrayan kişilerin dava yoluna gitmeden önce, fiili öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda eylemin gerçekleştiği günden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri gerekir. Başvuru süresinin başlangıcında yalnızca eylem ve zararlı sonucun meydana geldiği tarihin esas alınması, zararın henüz belirmediği veya kaynağının anlaşılamadığı durumlarda dava hakkını fiilen ortadan kaldırabileceğinden, zarara sebep olan eylemin idarilik vasfının öğrenildiği tarih esas alınır. İdari hizmetten kaynaklanan eylemlerde idarilik niteliği olayın gerçekleştiği anda bilinebileceği gibi adli veya cezai yargılama süreçleri sonucunda da tespit edilebilir.

İdarenin hizmet kusuruna dayanan yaralanmalarda kati engelli raporunun alındığı tarihte zarar öğrenilmiş sayılarak bir yıllık başvuru süresi işlemeye başlar. Hizmet kusuru sebebiyle vefat gerçekleştiğinde ise zarar ve sorumlu idare öğrenilmiş kabul edildiğinden bir yıllık başvuru süresinin başlangıcı vefat tarihidir.

Süregelen Zararlar ve Başvuru Sürelerinin Yeniden İşlemesi

İdari eylemden kaynaklanan uyuşmazlıklarda devam eden bir zararın varlığı hâlinde zamanaşımı süresi işlemez. Zarara yol açan fiillerin sürdüğü ve kesin zarar miktarının henüz ortaya konulamadığı durumlarda dava açma süresi tespit davasının açıldığı tarihten başlatılamaz; zararı meydana getiren son olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıllık süre hesaplanır.

2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde belirtilen dava açma sürelerinin yeniden işlemesinde, ilgilinin yaralanmasına sebep olan kazada kusurlu kişilerin tespitine ilişkin adli veya idari soruşturmalar yahut ilgilinin sağlık durumunda meydana gelen değişiklikleri gösteren sağlık raporları belirleyici olmaktadır.

Görevsiz Yargı Yerine Başvuru ve Husumette Yanılma

İdari eylem sebebiyle adli yargı mercilerinde açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde idari yargıda açılacak davalarda idareye başvurma şartı aranmaz. 2577 sayılı Kanunun 9. ve 13. maddeleri uyarınca adli yargı yerindeki görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli idare mahkemesinde dava açılabilir ve görevsiz yargı merciine başvuru tarihi idare mahkemesine başvuru tarihi sayılır.

Kamu görevlileri aleyhine adli yargıda açılan davalarda husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilip bu karar kesinleştiğinde eylemin idareye atfedilebilir niteliği öğrenilmiş sayılır. Bu kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde idareye başvurulması hâlinde süre aşımı oluşmaz.

Parasal ve Özlük Haklarında Başvuru Usulü ve Ceza Zamanaşımı

Kamu görevlilerinin eylemlerinden kaynaklanan zararlarda idarenin sorumluluğu Anayasanın 40. ve 129. maddeleri kapsamında ele alınır. Devlet ve kamu tüzel kişilerinin cezai sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle idarenin hizmet kusurunda uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı ve sürelerin 2577 sayılı Kanunun 13. maddesindeki bir ve beş yıllık sınırlara göre hesaplanması gerektiği değerlendirilmektedir.

Parasal ve özlük hakları yönünden süregelen etkiler doğuran idari işlemlere karşı 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapılan yeni başvurular üzerine idarece tesis edilecek işlemler hakkında, aynı Kanunun 7. maddesinde öngörülen dava açma süresi içinde dava açılabilir.

İdareye Yapılan Başvuru Sonrasında Dava Açma Süresi

2577 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında idareye iletilen istemin kısmen yahut tamamen geri çevrilmesi durumunda bu işlemin bildirilmesini takip eden günden, talep hakkında altmış gün boyunca cevap verilmeyerek sessiz kalınması hâlinde ise bu müddetin sona ermesinden itibaren yasal dava açma süresi içinde dava açılabilir. İdari mercie yapılan müracaat sonrasındaki dava açma süresinin hak düşürücü nitelik taşıdığı yönünde yaklaşımlar bulunmakla birlikte, bir ve beş yıllık kanuni sınırlar çerçevesinde idareye birden fazla kez başvurulabileceği ve dava süresinin yeniden başlayacağı yönünde de değerlendirmeler ileri sürülmektedir.

İdari yargıda genel dava açma süresi kaç gündür?

Özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmediği sürece dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür.

Dava açma süresinin kaçırılması hakkı ortadan kaldırır mı?

Kanuni süreler içinde dava açılmaması durumunda hak zamanaşımına uğramaz ancak dava edilebilme niteliğini kaybeder ve açılan dava mahkemece süre yönünden reddedilir.

İdarenin hizmet kusurunda uzamış ceza zamanaşımı uygulanır mı?

Devlet ve kamu tüzel kişilerinin cezai sorumluluğu bulunmadığından ve Anayasa gereği kamu görevlilerinin eylemlerinde idarenin sorumluluğu esas alındığından süreler İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesine göre belirlenmektedir.

Görevsiz adli yargı yerinde dava açılması hâlinde ne yapılır?

Adli yargı merciinin görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir ve görevsiz adli yargı merciine başvuru tarihi idare mahkemesine başvuru tarihi sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu