İdari Yargıda Dava Açma Süresinin Canlanması

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yargıda Dava Açma Süresinin Canlanması

İdari yargıda dava açma süresinin canlanması, ilanı gereken genel ve soyut nitelikteki bir düzenleyici işleme karşı dava açma süresi geçmiş olsa dahi, bu düzenlemenin uygulanması üzerine ilgililerin söz konusu düzenleyici işleme karşı yeniden dava açabilmesine imkan tanıyan usul kuralıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer; düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Bir uygulama işlemi yapıldığında, bu işlemin hukuki dayanağı olan düzenleyici işleme karşı dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Nitekim Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/3280, K. 2021/1130 sayılı kararında; düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik dava açma süresine başlangıç teşkil edebilecek somut bir uygulama işleminin bulunmadığı veya dava konusu edilmediği uyuşmazlıkta, Resmî Gazete'de yayımlanma tarihini izleyen günden itibaren genel dava açma süresinin esas alınması gerektiğini belirterek süre aşımı gerekçesiyle verilen ret kararını onamıştır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/3280, K. 2021/1130Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/3280 E.  ,  2021/1130 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2020/3280 Karar No : 2021/1130 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda Petr. Ür. İnş. Maden. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/07/2020 tarih ve E:2020/2304, K:2020/3375 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 11/09/2014 tarih ve 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/07/2020 tarih ve E:2020/2304, K:2020/3375 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi belirtilerek; Düzenleyici işlemin uygulanması üzerine tesis edilmiş, dava açma süresine başlangıç oluşturabilecek herhangi bir uygulama işlemi bulunmadığı hallerde, düzenleyici işlemin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihi izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresinin başlayacağının kabulü gerektiği; Davacı şirketin, Van ilinde taşımalı eğitim yapan davalı idareye bağlı okullara yemek hizmeti veren hazır yemek şirketi olduğu, daha önceki yıllarda davalı idare tarafından yapılan yemek ihalelerine katılmakta iken 2019-2020 eğitim öğretim yılında ihalelere katılamadığı, ihalelere katılamamasının dayanağının dava konusu düzenleme olduğundan bahisle 29/08/2019 tarihinde bakılan davanın açıldığı; Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu edilen Yönetmeliğin 11/09/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığı, bu nedenle bu itibaren itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinin ardından 29/08/2019 tarihinde kayda giren dilekçeyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı; Ayrıca davacı tarafından, söz konusu Yönetmelik maddesinin uygulanmasına yönelik herhangi bir idari işlemin de dava konusu edilmediği veya tesis edildiğinden bahsedilmediği gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, önceki yıllarda Van ilinde taşımalı eğitim öğrencilerine hizmet alımı yoluyla yemek hizmetinin verildiği ve kendisinin de en son 2018-2019 eğitim öğretim yılında Van ili, Edremit ilçesinde hizmet alımı sözleşmesi uyarınca bu hizmeti verdiği, ancak 18/06/2019 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Adıyaman ve Van Valiliklerine yazılan yazı sonrasında artık Valiliklerin hizmet alımı işi için ihale yapmadığı ve bu hizmet için öğretmenevlerinin görevlendirildiği, anılan bu yazının dayanağının dava konusu Yönetmelik maddesi olduğu, söz konusu düzenleme nedeniyle artık bu işi yapmalarının mümkün olmadığı ve düzenlemenin olumsuz sonucu ile 2019 yılında karşılaştıklarından açılan davanın süresinde olduğu, bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararında hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Davacının, hizmet alımı ihalelerine katılarak taşımalı eğitim gören öğrencilere yemek hizmeti verdiği, ancak Milli Eğitim Bakanlığının, dava konusu Yönetmeliğe dayanılarak yazılan, 18/06/2019 tarihli yazısı sonrasında artık bu faaliyetinin engellenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, anılan yazının Yönetmeliğin uygulaması niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, davacı tarafından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yalnızca düzenleyici işleme karşı dava açılabileceğinden, kendisine tebliğ edilmeyen yazıdan haberdar olması üzerine, 29/08/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 14/07/2020 tarih ve E:2020/2304, K:2020/3375 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcı ile fazladan yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 02/06/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler… " kuralına yer verilmiştir. Anılan maddede açıkça ifade edildiği üzere bir düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlemi veya uygulama işlemini ya da her ikisini birlikte iptal davasına konu yapabileceği kuşkusuzdur. Dosyanın incelenmesinden, davacının en son Van ili Edremit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile 17/09/2018-14/06/2019 tarihleri arasında geçerli 'Van Edremit İlçesi Taşımalı Sistemde Taşınan İlköğretim Öğrencilerine Kumanya Türü Öğlen Yemeği Hizmeti Alım İşine Ait Tip Sözleşme' ile yemek hizmeti verdiği, 18/06/2019 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Adıyaman ve Van Valiliklerine yazılan "Taşımalı Yemek İhaleleri" konulu ve … sayılı yazı ile Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yemek hizmetinin pansiyonlardan karşılanmasında sakınca bulunmadığı, anılan Bakanlığa bağlı öğretmenevi, akşam sanat okulları, pansiyonlu okulların pansiyonları ile döner sermayesi bulunan mesleki ve teknik anadolu liseleri ve mesleki eğitim merkezlerinde fiziki kapasitenin yeterli olması, ilgili okulla sözleşme imzalanması ve yemek bedellerinin ilgili ödenekten karşılanması durumunda taşımalı eğitimdeki öğrenciler için yemek hizmeti verilmesinin uygun görüldüğü belirtilerek, aktarılan mevzuat doğrultusunda 2019-2020 eğitim öğretim yılında il genelinde pilot olarak uygulanmasının öngörüldüğü ve bu yazı üzerine ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından artık bu hizmetin alımını sağlamak üzere ihaleler yapılmaması nedeniyle davacı tarafından işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle uyuşmazlıkta, dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği'nin, 11/09/2014 tarih ve 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan düzenleyici işlemin iptali istemiyle 11/09/2014 tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerektiği tabiidir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca düzenleyici işlemin uygulanması halinde ilgililer için dava açma süresinin canlanması söz konusu olacaktır. Somut olayda da davacı, o tarihe kadar hizmet alımı sözleşmesi ile ticari bir faaliyette bulunurken Milli Eğitim Bakanlığının 18/06/2019 tarihli yazısı üzerine artık bu faaliyetinden yoksun kaldığı ve anılan yazının dayanağı olarak da dava konusu Yönetmelik maddesinin gösterildiği, anılan yazı ve düzenleyici işlem nedeniyle 2019-2020 eğitim öğretim yılı için ihale yapılmadığı görüldüğünden, davacının yemek hizmeti vermesini engelleyen ve bu kapsamda ihale yapılmaması sonucunu doğuran söz konusu yazının davacı açısından Yönetmeliğin uygulaması niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu haliyle, 18/06/2019 tarihli yazının Valiliklere hitaben yazıldığı ve davacıya tebliğ edilmediği de görüldüğünden, anılan yazıdan haberdar olunması üzerine dayanak düzenleyici işlemin iptali istemiyle 29/08/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

İdari Yargıda Genel Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Nitelik

İdari yargıda kanunda öngörülen dava açma süreleri hak düşürücü niteliktedir. Sürenin kaçırılması halinde, o süre içerisinde yapılacak işlemi yapma hakkı sona erer ve davanın usulden reddedilmesi sonucu ortaya çıkabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür.

Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda dava açma süresi; tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilatın yapıldığı, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin gerçekleştiği, tevkif yoluyla alınan vergilerde hak sahiplerine ödemenin yapıldığı, tescile bağlı vergilerde tescilin tamamlandığı ve idarenin dava açması gereken durumlarda ilgili merci veya komisyon kararının idareye ulaştığı tarihi izleyen günden itibaren başlar. Adresleri belli olmayan kişilere özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde ise, özel kanununda aksine bir hüküm yer almadıkça dava açma süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.

Düzenleyici İşlemlerin Özellikleri ve Dava Açma Koşulları

Düzenleyici işlemler; idarenin tesis ettiği, muhatabı ismen belirtilmeyen, herkes veya belirli bir grup için geçerli olan genel ve soyut nitelikteki işlemlerdir. Tüzük, yönetmelik ve genelge gibi işlemler bu kapsamda yer alır ve muhatabı olan kişiler tarafından yargı yoluna taşınabilir. İdari işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlanır; bir idari işlem, hukuka aykırı olduğu bir mahkeme kararı ile tespit edilene kadar hukuka uygun kabul edilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi kural olarak ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar ve bu süre altmış gündür. İptal talebiyle dava konusu edilecek düzenleyici işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte bulunması ve aynı zamanda halen yürürlükte olması gerekir. Yürürlükte olmayan bir işleme karşı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilir.

Uygulama İşlemi Üzerine Düzenleyici İşleme Dava Açılması ve Yargılama Usulü

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması halinde ilgililer; düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin daha önce iptal edilmemiş olması, söz konusu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen uygulanan işlemin iptaline kanunen engel oluşturmaz. Uygulama işlemi üzerine düzenleyici işleme karşı dava açılırken sürenin canlanması bakımından, uygulama işlemine karşı süresi içinde dava açılmış olması koşulu ileri sürülebilmekle birlikte, Kanun ilgililere yalnızca düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanı tanımaktadır; dolayısıyla uygulama işlemine süresinde başvurulmaması halinde düzenleyici işlemin süre aşımı nedeniyle reddedilmesi ihtimali ortaya çıkabilmektedir.

Uygulama işlemi ile dayanak düzenleyici işleme birlikte dava açıldığında, uyuşmazlığı karara bağlayacak görevli yargı yeri normlar hiyerarşisinde üst sırada yer alan tasarruf dikkate alınarak belirlenir. Bu çerçevede her iki tasarrufa yönelik iptal istemlerinin tek bir dilekçeyle aynı mahkemeye sunulması mecburi olmayıp, taleplerin ayrı dilekçeler düzenlenerek yargı merciine taşınması da mümkündür.

Düzenleyici işlemin ilanından sonra genel süre kaçırıldığında dava açılabilir mi?

Evet, ilanı gereken bir düzenleyici işlemin uygulanması halinde, bu düzenleyici işleme veya uygulanan işleme yahut her ikisine birden dava açılabilir ve dayanak düzenleyici işleme karşı dava açma süresi yeniden canlanır.

Uygulanan işlemle birlikte dayanak düzenleyici işleme de dava açılması zorunlu mudur?

Hayır, ilgililer tercihlerine göre yalnızca uygulanan işleme, yalnızca dayanak düzenleyici işleme veya her iki işleme birlikte dava açabilirler.

Yürürlükte bulunmayan bir düzenleyici işleme karşı dava açılabilir mi?

Hayır, dava konusu edilecek düzenleyici işlemin kesin, yürütülebilir ve halen yürürlükte olması gerekir; yürürlükte bulunmayan bir işleme karşı açılan dava hukuki yarar yokluğundan reddedilir.

Uygulama işlemi ile düzenleyici işleme karşı tek bir dilekçeyle mi dava açılmalıdır?

Hayır, her iki işleme karşı birlikte dava açıldığında tek bir dilekçeyle aynı mahkemede dava açılması mecburi olmayıp ayrı dilekçelerle de dava açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu