İdari yargıda dava açma süresinin canlanması, ilanı gereken genel ve soyut nitelikteki bir düzenleyici işleme karşı dava açma süresi geçmiş olsa dahi, bu düzenlemenin uygulanması üzerine ilgililerin söz konusu düzenleyici işleme karşı yeniden dava açabilmesine imkan tanıyan usul kuralıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer; düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Bir uygulama işlemi yapıldığında, bu işlemin hukuki dayanağı olan düzenleyici işleme karşı dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Nitekim Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/3280, K. 2021/1130 sayılı kararında; düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik dava açma süresine başlangıç teşkil edebilecek somut bir uygulama işleminin bulunmadığı veya dava konusu edilmediği uyuşmazlıkta, Resmî Gazete'de yayımlanma tarihini izleyen günden itibaren genel dava açma süresinin esas alınması gerektiğini belirterek süre aşımı gerekçesiyle verilen ret kararını onamıştır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/3280, K. 2021/1130Kaynağı aç
İdari Yargıda Genel Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Nitelik
İdari yargıda kanunda öngörülen dava açma süreleri hak düşürücü niteliktedir. Sürenin kaçırılması halinde, o süre içerisinde yapılacak işlemi yapma hakkı sona erer ve davanın usulden reddedilmesi sonucu ortaya çıkabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasına göre, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür.
Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda dava açma süresi; tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilatın yapıldığı, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin gerçekleştiği, tevkif yoluyla alınan vergilerde hak sahiplerine ödemenin yapıldığı, tescile bağlı vergilerde tescilin tamamlandığı ve idarenin dava açması gereken durumlarda ilgili merci veya komisyon kararının idareye ulaştığı tarihi izleyen günden itibaren başlar. Adresleri belli olmayan kişilere özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde ise, özel kanununda aksine bir hüküm yer almadıkça dava açma süresi son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.
Düzenleyici İşlemlerin Özellikleri ve Dava Açma Koşulları
Düzenleyici işlemler; idarenin tesis ettiği, muhatabı ismen belirtilmeyen, herkes veya belirli bir grup için geçerli olan genel ve soyut nitelikteki işlemlerdir. Tüzük, yönetmelik ve genelge gibi işlemler bu kapsamda yer alır ve muhatabı olan kişiler tarafından yargı yoluna taşınabilir. İdari işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlanır; bir idari işlem, hukuka aykırı olduğu bir mahkeme kararı ile tespit edilene kadar hukuka uygun kabul edilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi kural olarak ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar ve bu süre altmış gündür. İptal talebiyle dava konusu edilecek düzenleyici işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte bulunması ve aynı zamanda halen yürürlükte olması gerekir. Yürürlükte olmayan bir işleme karşı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilir.
Uygulama İşlemi Üzerine Düzenleyici İşleme Dava Açılması ve Yargılama Usulü
2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması halinde ilgililer; düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin daha önce iptal edilmemiş olması, söz konusu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen uygulanan işlemin iptaline kanunen engel oluşturmaz. Uygulama işlemi üzerine düzenleyici işleme karşı dava açılırken sürenin canlanması bakımından, uygulama işlemine karşı süresi içinde dava açılmış olması koşulu ileri sürülebilmekle birlikte, Kanun ilgililere yalnızca düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanı tanımaktadır; dolayısıyla uygulama işlemine süresinde başvurulmaması halinde düzenleyici işlemin süre aşımı nedeniyle reddedilmesi ihtimali ortaya çıkabilmektedir.
Uygulama işlemi ile dayanak düzenleyici işleme birlikte dava açıldığında, uyuşmazlığı karara bağlayacak görevli yargı yeri normlar hiyerarşisinde üst sırada yer alan tasarruf dikkate alınarak belirlenir. Bu çerçevede her iki tasarrufa yönelik iptal istemlerinin tek bir dilekçeyle aynı mahkemeye sunulması mecburi olmayıp, taleplerin ayrı dilekçeler düzenlenerek yargı merciine taşınması da mümkündür.
Düzenleyici işlemin ilanından sonra genel süre kaçırıldığında dava açılabilir mi?
Evet, ilanı gereken bir düzenleyici işlemin uygulanması halinde, bu düzenleyici işleme veya uygulanan işleme yahut her ikisine birden dava açılabilir ve dayanak düzenleyici işleme karşı dava açma süresi yeniden canlanır.
Uygulanan işlemle birlikte dayanak düzenleyici işleme de dava açılması zorunlu mudur?
Hayır, ilgililer tercihlerine göre yalnızca uygulanan işleme, yalnızca dayanak düzenleyici işleme veya her iki işleme birlikte dava açabilirler.
Yürürlükte bulunmayan bir düzenleyici işleme karşı dava açılabilir mi?
Hayır, dava konusu edilecek düzenleyici işlemin kesin, yürütülebilir ve halen yürürlükte olması gerekir; yürürlükte bulunmayan bir işleme karşı açılan dava hukuki yarar yokluğundan reddedilir.
Uygulama işlemi ile düzenleyici işleme karşı tek bir dilekçeyle mi dava açılmalıdır?
Hayır, her iki işleme karşı birlikte dava açıldığında tek bir dilekçeyle aynı mahkemede dava açılması mecburi olmayıp ayrı dilekçelerle de dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

