İdari yargıda dava açma süreleri kamu düzenindendir; bu süreler geçtikten sonra açılan davalar mahkemece reddedilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK), bazı koşullarda bu sürelerin işlemesini durduran başvuru mekanizmaları öngörmektedir. Söz konusu mekanizmalar esas olarak m. 10, m. 11 ve m. 13'te düzenlenmiştir. Her maddenin uygulama koşulları ve süre hesabı birbirinden farklıdır; doğru maddenin doğru şekilde uygulanması hak kaybını önlemenin temel güvencesidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, E. 2024/3605, K. 2024/5475Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2020/5991, K. 2022/6051Kaynağı aç
İYUK m. 11: İhtiyari Üst Makam Başvurusu
İYUK m. 11/1 uyarınca ilgililer, idari dava açmadan önce idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan talep edebilirler. Bu başvuru ihtiyaridir; ancak yapıldığı anda işlemeye başlamış olan dava açma süresi durur. İYUK m. 11/2'ye göre belirli bir süre içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu noktada önemli bir uyarı gereklidir: İYUK m. 11/2'de öngörülen zımni ret süresi konusunda yerel arşivdeki mevzuat metni otuz günü göstermekte, ancak bazı Danıştay kararları değişiklik öncesi döneme ait altmış günlük eski düzenlemeyi uygulamaktadır; hangi sürenin esas alınacağı güncel mevzuat metninden ayrıca doğrulanmalıdır. Ret ya da zımni ret üzerine yeniden işlemeye başlayan süre hesaplanırken başvuru tarihine kadar geçmiş süre de eklenir; dolayısıyla başvuru yapılırken kalan sürenin yeterliliği değerlendirilmelidir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2122, K. 2021/337Kaynağı aç
Maddenin lafzı başvurulacak makamı açık biçimde sıralamaktadır: üst makam mevcutsa başvurunun üst makama yöneltilmesi gerekir; üst makam yoksa ancak o zaman işlemi yapmış olan makama başvurulabilir. Danıştay 7. Daire, E. 2000/3899, K. 2002/2966 sayılı kararında, üst makam mevcut iken işlemi tesis eden makama yapılan başvurunun İYUK m. 11 uyarınca dava açma süresini durdurmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu karar gümrük vergisi tahsilatına ilişkin bir uyuşmazlıkta verilmiş olmakla birlikte, m. 11'in başvuru makamını düzenleyen hükmünü somutlaştırmaktadır.
Danıştay 7. Daire, E. 2000/3899, K. 2002/2966Kaynağı aç
Dava açma süresi zaten dolmuşsa sonradan yapılan idari başvuru o süreyi yeniden işler hale getirmez. İYUK m. 11'in sistematik yapısı bakımından, ilk ret üzerine tekrar üst makama başvurulmasının dava açma süresini ikinci kez durdurup durdurmayacağı kanun metninde açıkça düzenlenmemiştir; bu nedenle bu mesele somut uyuşmazlıkta dikkatle değerlendirilmelidir.
İYUK m. 11 ve Düzenleyici İşlemler
Danıştay 8. Daire, E. 2020/5991, K. 2022/6051 sayılı kararında (oyçokluğuyla), kanun koyucunun İYUK m. 11 kapsamındaki başvuruya konu işlem bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem ayrımı yapmadığını belirlemiş; m. 11'in kapsamını salt bireysel işlemlerle sınırlandırmanın mümkün olmadığını hükme bağlamıştır. Aynı kararda çoğunluk, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içinde idareye m. 11 kapsamında başvuru yapılması ve başvurunun reddi üzerine, ilan tarihi ile başvuru tarihi arasında geçen süre de dikkate alınarak kalan dava açma süresi içinde dava açılması halinde süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Karşı oyda ise farklı bir hukuki nitelendirme benimsenmiştir.
Aynı kararda aynı zamanda şu husus hükme bağlanmıştır: altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra, düzenleyici işlemin değiştirilmesi veya düzeltilmesi gibi istemlerle yapılan başvuruların zımni ya da açık reddinin uygulama işlemi olarak kabul edilmesine hukuken olanak bulunmamakta; bu tür davalarda süre aşımının kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla m. 11'in düzenleyici işlemlere uygulanabilirliğinin sınırı, başvurunun altmış günlük süre içinde yapılmış olmasına bağlıdır.
İYUK m. 10: Harekete Geçirme Başvurusu ve Kesin Olmayan Cevap
İYUK m. 10, idarenin henüz herhangi bir işlem tesis etmediği durumlarda ilgililerin bu makamlardan işlem yapılmasını isteyebilmesini düzenlemektedir. Danıştay 8. Daire, E. 2021/1808, K. 2022/3491 sayılı kararında (oyçokluğuyla) bu iki madde arasındaki temel farkı netleştirmiştir: İYUK m. 10 kapsamındaki başvuru, daha önce idarece tesis edilmiş herhangi bir işlem olmaksızın yeni bir işlem veya eylem yapılması talebiyle yapılan başvurudur ve dava açma süresi bu başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliğinden itibaren başlar. İYUK m. 11 kapsamındaki başvuru ise daha önce tesis edilmiş bir işlemin kaldırılması, geri alınması ya da değiştirilmesi amacıyla yapılan başvurudur; dava açma süresi m. 11'deki esaslara göre hesaplanır. Hangi maddenin uygulanacağını belirlemek için başvurunun içeriği ve başvuru öncesinde tesis edilmiş bir işlemin bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/1808, K. 2022/3491Kaynağı aç
İYUK m. 10/2 kapsamında idarenin belirli bir süre içinde kesin olmayan bir cevap vermesi halinde ilgili bu cevabı ret sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir. Bu noktada önemli bir çelişki mevcuttur: yerel arşivdeki İYUK m. 10 mevzuat metni cevap süresini otuz gün ve azami bekleme süresini dört ay olarak göstermekte; ancak bazı Danıştay kararları bu hükmün değişiklik öncesindeki halini aktarmakta ve altmış günlük cevap süresi ile altı aylık bekleme süresinden söz etmektedir. Bu çelişki iki dönem arasındaki mevzuat farkından kaynaklanmaktadır; hangi sürelerin güncel uygulamada esas alınacağı güncel mevzuat metninden doğrulanmalıdır. Her iki metinde ortak olan kural şudur: dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, zımni ret süresinin dolmasından sonra yetkili idari makamca cevap verilirse ilgililer cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 10Kaynağı aç
İYUK m. 10 kapsamında zımni ret oluştuktan sonra, yani belirlenen süre cevapsız geçirildikten sonra dava açılmaksızın yeni bir başvuru yapılması ve bu başvuru üzerine bekleme süresi uygulanması mümkün değildir. Danıştay 8. Daire, E. 1998/7093, K. 2000/6612 sayılı kararında, zımni ret hükmünün kesin olmayan bir cevabın beklenmesiyle ilgili olduğunu ve bekleme süresinin sınırlandırılmasının da kesin yanıtın bekleneceği bir süreci kapsadığında kuşku olmadığını belirlemiştir. Aynı kararda, idare belirlenen süre içinde ne kesin ne de kesin olmayan herhangi bir cevap vermemişse ve bu zımni rete karşı dava açılmamışsa, idarenin daha sonra vereceği cevap üzerine yeni bir dava açma süresinin işlemeye başlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 1998/7093, K. 2000/6612Kaynağı aç
Danıştay 7. Daire, E. 1998/1893, K. 1999/1402 sayılı kararında ise ilk başvuruya belirlenen süre içinde cevap verilmemek suretiyle zımni ret oluştuğunda, dava süresi içinde dava açılmaksızın yapılan sonraki başvurular üzerine ikinci bir dava hakkının doğmasının mümkün olmadığı hükme bağlanmıştır. Bu iki Danıştay kararı arasında zımni ret sonrasındaki ikinci başvuruların hukuki etkisi konusunda farklı sonuçlara ulaşılmaktadır; söz konusu farklılığın bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararıyla giderilip giderilmediği doğrulanamamıştır.
Danıştay 7. Daire, E. 1998/1893, K. 1999/1402Kaynağı aç
İdari Eylemden Zarar Görenler: İYUK m. 13'teki Zorunlu Başvuru
İdari işleme değil, idari eyleme karşı tam yargı davası açmak isteyen kişiler için başvuru zorunludur. İYUK m. 13/1 uyarınca, idari eylemden hakları ihlal edilmiş olanlar, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelidirler. Bu başvuru zorunluluğu yalnızca idari eylemden doğan tam yargı davaları için öngörülmüştür; idari işleme karşı açılacak davalara uygulanmaz. Başvurunun kısmen veya tamamen reddi ya da otuz gün içinde cevap verilmemesi halinde dava süresi içinde dava yoluna gidilebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Yetkili Makama Başvurma Zorunluluğu
Başvurunun dava açma süresini durdurabilmesi için yetkili makama yöneltilmiş olması gerekir. İYUK m. 11/1, başvurulacak makamı açıkça sıralamaktadır: önce üst makam, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makam. Üst makam mevcutken işlemi yapan alt makama yöneltilen başvurunun m. 11 kapsamında değerlendirilemeyeceği ve dava açma süresini durdurmayacağı, Danıştay 7. Daire, E. 2000/3899, K. 2002/2966 sayılı kararının sonucudur. Bu karar gümrük vergisi tahsilatına ilişkin özel bir uyuşmazlıkta verilmiş olup genel idari işlemlere uygulanması değerlendirilmelidir.
Özel kanunların zorunlu itiraz yolları öngördiği alanlarda bu yolların seçilmesindeki isabetsizlik dava açma hakkını etkileyebilir. Danıştay 7. Daire, E. 2000/3899, K. 2002/2966 sayılı kararında, 6183 sayılı Kanun m. 56 uyarınca tesis edilen tahsil işlemine karşı doğrudan idari dava yoluna gidilmesi gerekirken özel kanunda öngörülen itiraz yoluna başvurulmasının isabetli olmadığı vurgulanmıştır. Bu ayrım söz konusu özel mevzuat bağlamına özgüdür.
Dava Açma Süresinin Başlangıcı ve Genel Süreler
İYUK m. 7/1 uyarınca özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. İdari uyuşmazlıklarda bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde ise ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Düzenleyici işlemlerde ilan tarihinden itibaren altmış günlük süre içinde dava açılmaması hâlinde, söz konusu işlemin sonraki bir uygulama işlemi üzerine yeniden dava konusu yapılabilmesi için bireysel işlemin o düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekir.
Danıştay 13. Daire, E. 2014/1028, K. 2017/2778Kaynağı aç
İşlemin tebliğinde hangi mercie ve ne kadar sürede başvurulacağı açıkça gösterilmemişse Anayasa m. 40/2 devlete bu bilgiyi verme yükümlülüğü yüklemektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip ihmal edilmesi sonucunu doğurmamalıdır. Danıştay 6. Daire, E. 2024/3605, K. 2024/5475 sayılı kararında ise imar planı askı tutanaklarında zımni ret süresinin açıkça belirtilmemesi nedeniyle Anayasa m. 40/2 gereği genel sürelerin esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Danıştay 8. Daire, E. 2021/1808, K. 2022/3491 sayılı kararında (oyçokluğuyla), özel dava açma süresine tabi olmakla birlikte bu sürenin idari işlemde açıklanmadığı durumlarda işlemin tebliğinden itibaren altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Dava Açıldıktan Sonra Yapılan Başvurular
Dava açıldıktan sonra yapılan idari başvuru, açılmış olan davanın süresini veya niteliğini etkilemez. İYUK m. 14/3-e ve m. 14/6 uyarınca dilekçeler süre aşımı yönünden incelenir; ilk incelemede tespit edilememiş olsa bile davanın her aşamasında m. 15 hükmü uygulanabilir ve süre aşımının tespiti hâlinde dava reddedilir.
Kamu İhale Hukukunda Zorunlu Başvuru Yolları
Kamu İhale Kanunu m. 54/2 uyarınca şikâyet ve itirazen şikâyet başvuruları, ihale uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yollarıdır. Bu kural ihale hukukuna özgüdür ve genel idari başvuru rejiminden ayrı bir sistem oluşturur. İhale başvurularının ihaleyi yapan idare veya Kamu İhale Kurumu dışındaki mercilere yapılması hâlinde dilekçenin idare veya Kurum kayıtlarına girdiği tarih başvuru tarihi sayılır. Başvuruda eksiklik bulunmakla birlikte başvuru süresi henüz dolmamışsa eksiklikler süre sonuna kadar başvuru sahibi tarafından giderilebilir.
Danıştay 13. Daire, E. 2014/1028, K. 2017/2778 sayılı kararında, ihaleyi yapan idarenin Anayasa m. 40/2 uyarınca başvuru yolu ve süresini gösterme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle başvuruyu süre yönünden reddeden Kamu İhale Kurumu kararını hukuka aykırı bulmuştur. Aynı kararda, eksik belgeler Kurum internet sitesinde yayımlanmadan ve eksiklik tamamlama imkânı tanınmadan yapılan şekil yönündeki red de hukuka aykırı bulunmuştur. Bu kararın gerekçesi Anayasa m. 40/2'ye dayanmaktadır; karar ihale hukuku bağlamında verilmiştir.
Gümrük Uyuşmazlıklarında İtiraz Süresi ve Zımni Ret
Gümrük Kanunu m. 242/3 uyarınca, itiraz dilekçesinin süresi içinde yanlış makama verilmesi hâlinde itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. Bu hüküm Gümrük Kanunu'nun itiraz dilekçelerine özgü bir düzenlemesidir. Gümrük Kanunu m. 242/2 uyarınca ise üst makamın itiraz başvurularını otuz gün içinde karara bağlaması ve sonucunu ilgilisine tebliği yasal bir zorunluluktur; bu sürenin cevapsız geçirilmesi hâlinde başvurunun zımnen reddedildiğinin kabulü gerekir. Danıştay 7. Daire, E. 2016/6810, K. 2020/3740 sayılı kararı bu ilkeyi gümrük uyuşmazlığı bağlamında hükme bağlamıştır.
Danıştay 7. Daire, E. 2016/6810, K. 2020/3740Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
İdareye başvurduğumda dava açma sürem otomatik olarak durur mu?
İYUK m. 11/1 kapsamında yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Bunun için başvurunun dava açma süresi henüz dolmamışken ve yetkili makama yapılmış olması gerekir. Dava açma süresi dolduktan sonra yapılan başvurunun süreyi yeniden işler hale getirme etkisi yoktur.
İdare belirlenen süre içinde cevap vermezse ne olur?
İYUK m. 11/2 uyarınca belirlenen süre içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu tarihten itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar; başvuru tarihine kadar geçen süre de bu hesaba dahil edilir. İYUK m. 11/2'de öngörülen zımni ret süresi konusunda mevzuat metni ile bazı Danıştay kararları arasında farklılık bulunmaktadır; bu nedenle kalan süre hesaplanırken güncel mevzuat metnine dikkat edilmesi önem taşır.
İdare 'konu incelenmektedir' diye cevap verirse sürem nasıl etkilenir?
İYUK m. 10/2, idare tarafından belirlenen süre içinde verilen kesin olmayan cevabı ayrıca düzenlemektedir. Bu hüküm kapsamında ilgili, belirsiz bir cevabı ret sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir. İdarece verilen cevabın gerçekten kesin olmayan cevap niteliği taşıyıp taşımadığı, başvurunun m. 10 mu yoksa m. 11 kapsamında değerlendirileceği ve somut koşullar birlikte incelenmelidir.
Üst makam varken alt makama başvurursam sürem durur mu?
İYUK m. 11/1'in lafzına göre üst makam mevcutsa başvurunun üst makama yapılması gerekir. Danıştay 7. Daire, E. 2000/3899, K. 2002/2966 sayılı kararında, üst makam mevcut iken işlemi tesis eden makama yapılan başvurunun dava açma süresini durdurmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu karar gümrük vergisi uyuşmazlığına ilişkin olmakla birlikte m. 11'in başvuru makamını düzenleyen hükmünü somutlaştırmaktadır.
İdari eyleme karşı dava açmak için önceden başvurmak zorunlu mu?
Evet, zorunludur. İYUK m. 13/1 uyarınca idari eylemden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce ilgili idareye başvurmaları gereklidir. Bu başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. Bu zorunluluk yalnızca idari eylemden doğan tam yargı davaları için geçerlidir; idari işleme karşı açılacak davalarda uygulanmaz.
m. 10 ile m. 11 başvurusu arasındaki fark nedir?
İYUK m. 10 kapsamındaki başvuru, idarenin henüz herhangi bir işlem tesis etmediği durumlarda yeni bir işlem yapılmasını talep etmek için yapılır. İYUK m. 11 kapsamındaki başvuru ise daha önce tesis edilmiş bir işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi amacıyla yapılır. Hangi maddenin uygulanacağı, başvurunun içeriğine ve başvuru öncesinde tesis edilmiş bir işlemin bulunup bulunmadığına bakılarak belirlenir. Danıştay 8. Daire, E. 2021/1808, K. 2022/3491 sayılı kararı bu ayrımı hükme bağlamıştır.
İşlemde başvuru yolu ve süresi gösterilmemişse ne kadar sürem var?
Anayasa m. 40/2 devlete işlemlerinde başvuru yollarını ve sürelerini gösterme yükümlülüğü yükler. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinde dava açma süresi, işletilmeyip ihmal edilmesi sonucunu doğurmamalıdır. Özel dava açma süresine tabi olmakla birlikte bu sürenin gösterilmediği işlemlerde genel dava açma sürelerinin uygulanması gerektiği Danıştay içtihadında benimsenmiştir; bu, idare ve Danıştay mahkemelerinde altmış gün anlamına gelir.
Düzenleyici işleme karşı m. 11 kapsamında başvurabilir miyim?
Danıştay 8. Daire, E. 2020/5991, K. 2022/6051 sayılı kararı (oyçokluğuyla), kanun koyucunun m. 11 kapsamındaki başvuruda düzenleyici veya bireysel işlem ayrımı yapmadığını belirlemiştir. Ancak bu yolun süreyi durdurması için başvurunun altmış günlük dava açma süresi içinde yapılmış olması gerekir. Süre geçtikten sonra yapılan başvuruların zımni veya açık reddi uygulama işlemi sayılmaz ve yeni bir dava hakkı doğurmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

