İdari Yargıda Parasal Sınırlar ve Kanun Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yargıda Parasal Sınırlar ve Kanun Yolları

İdari Yargıda Parasal Sınır Sistemi ve İstinaf Başvurusu

İdari yargılama hukukunda paraya ilişkin uyuşmazlıklarda idare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı olağan kanun yollarına başvurulabilmesi kural olarak uyuşmazlığın belirli parasal eşikleri aşmasına bağlıdır. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai nitelikteki kararlarına karşı, özel kanunlarda farklı bir başvuru yolu öngörülmüş bulunsa dahi, yetkili bölge idare mahkemesi nezdinde kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde istinaf kanun yoluna gidilebilir. Buna karşılık konusu otuz bir bin Türk lirasını aşmayan tam yargı davaları, vergi davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen ilk derece mahkemesi hükümleri kesin nitelik taşır ve bu kararlar aleyhine istinaf merciine başvurulamaz. Bununla birlikte ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıklarda da istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

Bölge İdare Mahkemesinde İstinaf İncelemesi ve Usul Kuralları

Bölge idare mahkemesi nezdinde yürütülen istinaf incelemesinde temyiz yargılamasına ilişkin usul ve esaslar uygulanır. İstinaf merciinin denetimine sunulan kararlara dair dilekçelerdeki hitap ve talep nitelendirmesine bağlı kalınmaksızın ilgili dava dosyası bölge idare mahkemesine iletilir. Uyuşmazlık hakkında ilk derece mahkemesinde hüküm kuran veya karara iştirak eden hâkimin, aynı davanın istinaf aşamasındaki yargılamasına katılması yasaktır. İstinaf mercii lüzum görmesi durumunda kararı tesis eden mahkemeyi veya bir başka yer idare ya da vergi mahkemesini istinabe edebilmekte; istinabe talebini alan mahkeme ise istenen usul işlemlerini öncelikli ve ivedi şekilde sonuçlandırmaktadır.

Bölge idare mahkemesi yaptığı inceleme sonucunda ilk derece mahkemesinin hükmünü hukuka uygun bulursa yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir; mevcut karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise bu düzeltmeyi gerçekleştirerek aynı doğrultuda hüküm kurar. İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı hallerde ise istinaf başvurusu kabul edilerek karar kaldırılır ve bölge idare mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında yeniden hüküm verilir. İlk inceleme neticesinde verilen kararlara karşı yapılan başvurunun yerinde görülmesi veya davanın görevsiz ya da yetkisiz mahkemece, yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından karara bağlanmış olması hallerinde ise bölge idare mahkemesi kararı kaldırarak dosyayı görevli ve yetkili mahkemeye gönderir ve bu fıkra gereğince tesis edilen kararlar kesindir. Bölge idare mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında tesis ettiği kararlara karşı ise kararın tebliğ tarihini takip eden günden itibaren yedi günlük süre zarfında Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Danıştayda Temyiz Edilebilecek Davalar ve Parasal Ölçütler

Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin kanunda açıkça gösterilen dava türlerindeki hükümlerine karşı, özel kanun hükümlerinde ayrı bir düzenleme yer alsa bile, tebliğden itibaren otuz günlük süre içerisinde temyiz yoluna başvurulabilir. Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan tam yargı davaları, vergi davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalarda verilen bölge idare mahkemesi kararları temyiz incelemesine tabidir. Bunun yanı sıra, konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını geçmeyen; vergi uyuşmazlıkları, tam yargı davaları ve idari işlemler aleyhine açılan davalarda istinaf incelemesinde ilk derece kararının kaldırılarak işin esası hakkında yeniden karar verilmiş olması kaydıyla Danıştayda temyiz kanun yolu açıktır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Konusuna Göre Temyiz Kanun Yoluna Tabi Olan Uyuşmazlıklar

İdari yargılama usulünde parasal büyüklüğünden bağımsız olarak yalnızca dava konusunun niteliği sebebiyle temyize tabi tutulan uyuşmazlık türleri bulunmaktadır. Bu doğrultuda düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları ile kamu görevinden, belirli bir meslekten ya da öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran idari işlemlere karşı açılan iptal davaları temyiz edilebilir. Ayrıca belirli bir ticari faaliyetin yürütülmesini süresiz olarak yahut otuz gün veya daha uzun bir süreyle engelleyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları da Danıştay denetimine tabidir. Müşterek kararname ile tesis edilen atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve üzerindeki üst düzey kamu görevlilerinin atama, nakil ve görevden alınmalarına dair davalar da temyiz kanun yolu kapsamındadır.

İmar planları ve parselasyon işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar ile Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itirazen verilen kararlar ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar Danıştayda temyiz edilebilmektedir. Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular mevzuatının uygulanmasına ilişkin işlemler aleyhine açılan davalar ile liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı benzeri kıyı tesislerine işletme izni verilmesine dair mevzuatın tatbikinden doğan uyuşmazlıklar temyize açıktır. Bunlarla birlikte kamu hizmetine giriş, öğrenim veya bir meslek ya da sanatın icrası amacıyla ülke çapında düzenlenen sınavlara ilişkin davalar, 3996 sayılı ve 4283 sayılı kanunların uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar ve düzenleyici ve denetleyici kurullarca sektör ve piyasalara ilişkin tesis edilen kararlar temyiz denetimine tabidir.

Parasal Sınırların Belirlenmesi ve Zaman Kuralına İlişkin Esaslar

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca, kanunda yer verilen parasal sınırların her yıl bir önceki yıla ilişkin Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından itibaren artırılarak tatbik edilmesi ve bin Türk lirasını aşmayan kısımların hesaba katılmaması öngörülmüştür. Kanunun Ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek nihai kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınacağı açıkça düzenlenmiştir. Yargı kararlarında ise istinaf denetimi yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinin, temyiz denetimi yönünden ise bölge idare mahkemesinin karar tarihinin dikkate alındığına ilişkin yaklaşımlar bulunmaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. Ek 1Kaynağı aç
Ek Madde 1 – (Ek: 5/4/1990-3622/26 md.; Değişik : 8/6/2000-4577/9 md.) (Değişik:28/7/2024-7524/54 md.) 1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 2. (Değişik:4/6/2025-7550/7 md.) 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır.

Anayasa Mahkemesinin İptal Kararları ve Hukuki Değerlendirmeler

Anayasa Mahkemesi; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan temyiz parasal sınırının uygulanacağı tarihin kanunda açıkça gösterilmemesi nedeniyle kuralı Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bularak iptal etmiş ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetmiştir. Benzer gerekçelerle, istinaf parasal sınırını içeren 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile parasal sınırların artırılmasını düzenleyen Ek 1. maddesi de kanunilik ve öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde iptal edilerek dokuz aylık yürürlük ertelemesine tabi tutulmuştur.

Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerinden, kanun yolları bakımından parasal sınır öngörülmesinin kendiliğinden Anayasa'ya aykırılık oluşturduğu sonucu çıkarılamayabilir; iptal kararlarında parasal sınırın varlığı yerine bu sınırların hangi tarihe göre uygulanacağındaki kanuni belirsizlikler üzerinde durulmuştur. Temyiz parasal sınırına ilişkin iptal hükmünün ardından 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenerek uyuşmazlık konusunun dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşması hali temyiz ölçütü olarak normatif alana yeniden dahil edilmiştir.

İdari Yargıda Kanun Yollarına İlişkin Sıkça Sorulan Sorular

İdari yargıda istinaf başvuru süresi ne kadardır?

İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı, kararın ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde yetkili bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir.

Hangi uyuşmazlıklarda idare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinafa başvurulamaz?

Konusu otuz bir bin Türk lirasını aşmayan iptal, vergi ve tam yargı davalarında verilen kararlar kesin nitelikte olup istinaf yoluna kapalıdır; ayrıca ivedi yargılama usulü kapsamındaki davalarda da istinaf yoluna başvurulamaz.

Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı Danıştayda temyiz süresi kaç gündür?

Temyizi kabil bölge idare mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde temyize gidilebilir; 2577 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki kararlarda ise bu süre tebliği izleyen günden başlayarak yedi gündür.

Kanun yollarında parasal sınır öngörülmesi doğrudan Anayasa'ya aykırı mıdır?

Anayasa Mahkemesi kararlarından parasal sınır ihdas edilmesinin tek başına Anayasa'ya aykırı olduğu sonucu çıkarılamayabilir; kararlarda özellikle sınırın uygulanacağı tarihe ilişkin kanuni belirlilik eksikliği ve uygulamadaki belirsizlikler iptal gerekçesi yapılmıştır.

İstinaf ve temyiz denetiminde parasal sınırın belirlenmesinde hangi tarih ölçü alınır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Ek 1. maddesi istinaf ve temyize tabi kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınacağını hükme bağlamış; yargı içtihatlarında ise istinafta ilk derece mahkemesinin, temyizde bölge idare mahkemesinin karar tarihlerinin dikkate alındığı uygulamalar yer almıştır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu