İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları ve Şartları

İdari Yargılama Usulünde Olağanüstü Kanun Yolları

İdari yargılama usulünde olağanüstü kanun yolları, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemeleri veya Danıştay tarafından verilen kararların kesinleşmesinden sonra başvurulabilen istisnai hukuki çarelerdir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında olağanüstü kanun yolları; 51. maddede düzenlenen kanun yararına temyiz ile 53. maddede düzenlenen yargılamanın yenilenmesi yollarından oluşur. Karar kesinleşmeden bu yollara başvurulması mümkün değildir.

Kanun Yararına Temyiz ve Başvuru Şartları

İstinaf ya da temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşen veya ilk derece ve bölge idare mahkemelerince kesin nitelikte verilen kararlardan yürürlükteki hukuka aykırı netice doğuranlar kanun yararına temyize konu edilebilir. 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesinin birinci fıkrasına göre bu yola, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya Danıştay Başsavcısı tarafından kendiliğinden başvurulur. Kanun yararına temyiz başvurusu Danıştay Başsavcısı tarafından bir dilekçeyle yapılır ve bu dilekçe davanın taraflarına tebliğ edilmez. Başvuru konusu asıl hüküm kesinleşmiş olduğundan bu aşamada yürütmenin durdurulması talep edilemez. Kanunun 51. maddesinde başvuru için herhangi bir süre kısıtlaması öngörülmemiş olup yürürlükteki hukuka aykırılık tespit edildiğinde talepte bulunulabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/20 md.) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. 2. (Değişik: 5/4/1990-3622/20 md.) Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. 3. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır. Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması:[45][46]

Kanun Yararına Bozmanın Hukuki Sonuçları

Danıştay tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda istem yerinde görülürse karar kanun yararına bozulur. 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş bulunan merci kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmî Gazete'de yayımlanır. Karar sonrasında dava dosyası esas hükmü veren mahkemeye gönderilmekle birlikte bu mahkemenin karara uyması veya direnmesi söz konusu olamaz ve davanın mahkemece yeniden görülmesi mümkün değildir. Ayrıca Danıştay tarafından verilen kanun yararına bozma kararlarına karşı kararın düzeltilmesi yoluna başvurulamaz.

Yargılamanın Yenilenmesi Sebepleri

Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasında sınırlı olarak sayılan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir. Yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunma hakkı asıl davanın taraflarından hukuki menfaati bulunan tarafa aittir; davanın tarafı olmayan kişiler ile lehine karar verilen taraf bu yola başvuramaz. Kanunda öngörülen sebepler arasında; zorlayıcı nedenlerle veya lehine karar verilen tarafın eyleminden dolayı elde edilemeyen bir belgenin karardan sonra ele geçirilmesi, karara esas alınan belgenin sahteliğine hükmedilmesi ya da sahteliğinin ikrar edilmiş olması ve karara dayanak yapılan bir ilam hükmünün kesinleşen başka bir mahkeme kararıyla bozularak kalkması yer alır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53 – 1. (Değişik birinci cümle: 5/4/1990-3622/22 md.) Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir. a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması, f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h) (Değişik: 10/6/1994-4001/23 md.) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması. ı) (Ek: 15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Ek ibare: 25/7/2018 – 7145/4 md.) veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. 2. Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır. 3. (Değişik birinci cümle: 15/7/2003-4928/6 md.) Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır.[47] Kararın düzeltilmesi:

Kanunun 53. maddesinde belirtilen diğer nedenler; bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla tespiti, lehine hüküm kurulan tarafın karara etki eden bir hileye başvurması, davanın vekil yahut kanuni temsilci yetkisi taşımayan kişiler huzurunda görülüp sonuçlandırılması ve davadan çekinmesi zorunlu hâkimin katılımıyla karar verilmesidir. Bunun yanı sıra aynı taraflar, konu ve sebebe dayanan bir uyuşmazlıkta yasal dayanak bulunmaksızın önceki kesin ilama zıt yeni bir hüküm tesis edilmiş olması da bu kapsamda değerlendirilir.

İnceleme Usulü ve Görevli Yargı Yeri

Yargılamanın yenilenmesi istemleri kural olarak 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır. İki ayrı idari yargı yerinin çelişkili kararları nedeniyle yapılan başvurularda incelemeyi son kararı veren mahkeme yürütür; ancak bu çelişkili kararlardan biri Danıştay tarafından verilmişse, son kararı verenin Danıştay olup olmadığına bakılmaksızın istem Danıştay tarafından karara bağlanır. Yargılamanın yenilenmesi sonucunda eski hükmün değiştirilmesine karar verilmesi halinde yeni karar eski kararın yerini alır ve temyiz edilebilir; aynı nedene dayanılarak ikinci kez yargılamanın yenilenmesi istenemez. Öte yandan mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkında verilen kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz.

Yargılamanın Yenilenmesinde Kanuni Başvuru Süreleri

Yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunma süreleri 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Aynı konuda aykırı ilam verilmesi sebebine dayalı başvurularda süre on yıl; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı vermesi veya dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla davanın düşmesine karar verilmesi durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıldır. Maddede sayılan diğer nedenler yönünden başvuru süresi ise altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır.

Kanun yararına temyiz başvurusunu davanın tarafları yapabilir mi?

Kanun yararına temyiz yoluna davanın tarafları başvuramaz. 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca bu başvuru, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya Danıştay Başsavcısı tarafından kendiliğinden dilekçeyle yapılır ve başvuru dilekçesi davanın taraflarına tebliğ edilmez.

Kanun yararına bozma kararı kesinleşen hükmü ortadan kaldırır mı?

Hayır, kanun yararına bozma kararı daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca verilen bu bozma kararı yürürlükteki hukuka aykırılığı tespit eder, ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmî Gazete'de yayımlanır.

Yargılamanın yenilenmesi istemini hangi merci karara bağlar?

Yargılamanın yenilenmesi istemleri kural olarak davanın esas kararını vermiş olan mahkemece karara bağlanır. İki ayrı mahkemenin çelişkili kararları bulunduğunda incelemeyi son kararı veren mahkeme sonuçlandırır; çelişkili kararlardan biri Danıştay tarafından verilmişse istem Danıştay tarafından karara bağlanır.

Yargılamanın yenilenmesinde başvuru süreleri ne kadardır?

2577 sayılı Kanun'un 53. maddesine göre başvuru süresi; hüküm çelişkisi sebebiyle yapılan istemlerde on yıl, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına dayalı başvurularda kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl ve diğer tüm sebepler için altmış gündür. Bu süreler sebebin gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu