Yurt Dışı Uzaktan Eğitim Diplomasında Denklik Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Yurt Dışı Uzaktan Eğitim Diplomasında Denklik Davası

Yurt dışındaki bir yükseköğretim kurumundan uzaktan öğretim yoluyla alınan diplomanın Yükseköğretim Kurulu tarafından reddedilmesi üzerine açılan idari iptal davası, diplomanın hukuken geçerliliğinin tescilini hedefler. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 7. maddesinin (p) bendi, yurt dışından alınmış ön lisans, lisans ve lisansüstü diplomaların denkliğini tespit etmeyi Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayar. Bu uyuşmazlıklarda yargılama 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde görülür.

Danıştay 8. Daire, E. 2020/4516, K. 2023/4062Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/4516 E.  ,  2023/4062 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4516 Karar No : 2023/4062 DAVACI : … Mimarlar Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVALI : …Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 14.04.2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin ve 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı oda, mesleki faaliyetin denetimini yaptıklarını, üyelerinin mesleki bilgi ve beceriye sahip olduğuna ilişkin sorumlulukları olduğunu, bu nedenle Türkiye’deki mimarlık eğitimine eşdeğer bir eğitim alındığına ilişkin olarak düzenleyecek olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı işlemlerinden dolayı menfaatinin etkileneceği, getirilen değişikliklerle mimarlık eğitiminde 3 dönem yani 1,5 yıl kadar bir süre okuyanların ilgili ülkede bulunduklarını, Emniyetten alacakları pasaport giriş çıkış dökümleriyle belgelemeleri halinde denklik almalarının önünün açıldığı, dava konusu değişiklikle belgelerin içeriğine bakılmaksızın sadece ilgililerin yurtdışında bulundukları süreler esas alınarak (aldıkları eğitimin süresi eksik olsa dahi) denklik belgesi düzenlenebileceği, bunun da Lizbon Sözleşmesine göre önemli bir farklılık olduğu, yurtdışında bulunan kişilerin fiilen eğitim almasalar dahi o ülkede bulunmaları nedeniyle denklik belgesi alabilecekleri, her dönem için ayrı olarak değerlendirilmesi gereken devam süresinin, dava konusu değişiklik ile ortadan kaldırıldığı, dava konusu değişiklik ile eğitimin süresinin kısaltıldığı ve içeriğinin zayıflatıldığı, Türk üniversitelerinde mimarlık eğitimi gibi kuramsal ve uygulamalı dersler içeren eğitim programlarında her dönem hatta her ders için ayrı değerlendirilmek üzere uygulamalı derslerde %80 ile %100 oranında devam zorunluluğu aranırken tüm eğitim dönemi boyunca %70 oranında bir devamın denklik için yeterli görülmesinin eğitimde önemli eksikliklere yol açacağı, Yönetmeliğin dava konusu edilen 2. maddesiyle, mezun olunan uzaktan eğitim programının karşılığının Türkiye’deki uzaktan öğretim programları içinde yer alması koşulunun kaldırıldığı, artık Türkiye’deki eğitim programlarında yer almayan programlara da denklik belgesi verilebileceği, mimarlık gibi unvan kullanılan mesleklerde diplomada belirtilen alanlarda denklik belgesi düzenlenmesinin odaya kayıtlarda sorun yarattığı, örnek olarak “Mimarlık teknolojisi” veya “İnşaat Mühendisliği Yapı Tekniği” Bölümünden mezun olan bir kişiye mimarlık alanında denklik belgesi düzenlenmesinin üye kaydında sıkıntı yarattığı, Türkiye’de eğitim alan kişilerin haklarının da ihlal edilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : İlgililerin denklik başvuru süreçlerinde öğrenim gördükleri ülkede kalış süresinin yeterli bulunmasının hiçbir kişiye doğrudan denklik verme sonucunu doğurmayacağı, denklik için istenen belgeler arasında kişilerin tüm ders notları ve traskriptlerinin aslı gibi eğitimin içeriğine ilişkin belgelerin de talep edildiği, Yönetmeliğe göre diploma denklik başvurularında yükseköğretim programının asgari süre, kredi ve kazanımlar açısından Türk yükseköğretim sisteminde yer alan programa ve derecelere eşdeğer olup olmadığı yönlerinden incelendiği, her bir denklik başvurusunda Bilim Alanı Danışma Komisyonlarından ayrıntılı rapor istenildiği, gerekirse aynı programlarda eğitim veren Üniversitelerden alınan eğitim ile ilgili eşdeğerlik incelemesi yapılmasının istenildiği, meslek icrasına izin veren eğitim alanları için doğrudan denklik belgesi verilmesinin mümkün olmadığı, davacı kuruluşun ileri sürdüğü gibi ülkedeki kalış süresi yeterli görüldükten sonra doğrudan denklik belgesi düzenlenmeyeceği, dava konusu değişiklikten önce başvuruları reddedilen ilgililer tarafından dönem bazlı yapılan ülkede kalış süresi tespitlerinde, söz konusu dönemlerde vize işlemlerinin yapılamaması, pasaport sorunları gibi nedenlerle eğitim aldıkları ülkeye gidemedikleri, o dönemlerde alması gereken dersleri diğer dönemlerde ya da yaz okulu gibi uygulamalarla telafi ettiklerine ilişkin itiraz ettikleri, istinaf aşamasında kesinleşen güncel dava dosyalarında istinaf mahkemelerince, ilgililerin öğrenim gördükleri ülkede eğitim süresi boyunca kaldıkları toplam sürenin eğitim için yeterli olup olmadığına bakılması gerektiğinin ifade edildiği, ilgililerin itirazları ve mahkeme kararları sonucunda ortaya çıkan çerçeve dikkate alınarak yönetmelik değişikliğine gidildiği, uzaktan eğitim yoluyla alınan diplomaların denklik işlemleri yapılırken öncelikle örgün eğitim için geçerli olan inceleme esaslarına ek olarak Yönetmeliğin 10. maddesindeki koşulların da incelendiği, güncel durumda aranmayacak tek koşulun “ Mezun olunan uzaktan eğitim programının, uzaktan eğitim olarak karşılığının Türk Yükseköğretim sisteminde olması” olduğu, uzaktan öğretim programı kazanımlarının aynı alandaki örgün eğitim programı kazanımları ile uyumlu olması ve uzaktan öğretim programından mezuniyet için gereken kredi toplamının eşdeğer örgün eğitim programı kredi toplamına eşit veya daha fazla olması şartının arandığından kişilerin aldığı eğitimin karşılığının örgün olarak Türk yükseköğretim sisteminde var olmasını zorunlu kıldığı, aksi halde ülkemizde örgün olarak var olmayan bir programdan alınan diplomalara ancak mezun olunan alanın adını taşıyan denklik belgesi verilebileceği, bunun da Türkiye’de bir anlam ifade etmeyeceği, tüm dünyada çıkan küresel Covid-19 salgını nedeniyle bir çok üniversitenin uzaktan öğretim yoluyla vermeye başlaması nedeniyle ihtiyaç duyulan Yönetmelik değişikliğinin mimarlık gibi meslek icrasına izin veren alanlarda doğrudan denklik belgesi verileceğine ilişkin bir düzenleme içermediği belirtilerek dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik değişikliklerinin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava, 14/04/2020 tarih ve 31099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile anılan düzenlemenin 2. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun'un 1. maddesinde: Türkiye Cumhuriyeti hududları dahilinde mühendislik ve mimarlık unvan ve salahiyeti ile sanat icra etmek isteyenlerin; Mühendislik veya mimarlık tahsilini gösteren Türk yüksek mekteblerinden verilen diplomalar; programlarının yüksek mühendis veya mimar mektebleri programlarına muadil olduğu kabul edilen bir ecnebi yüksek mühendis veya yüksek mimar mektebinden diploma almış olanlara usulüne tevfikan verilecek ruhsatnameler; Türk Teknik Okulu mühendis kısmı ile programlarının buna muadil olduğu kabul edilen memleket dahilindeki diğer mühendis veya mimar mekteblerinden verilen diplomalar; Programlarının Türk Teknik Okulu Mühendis kısmı programlarına muadil olduğu kabul olunan bir ecnebi mühendis veya mimar mektebinden diploma almış olanlara usulüne tevfikan verilecek ruhsatnameye haiz olmaları şartını aramış; Kanun'un 2. maddesinde ise; ecnebi memleketlerden mezun olanlara ruhsatname verilebilmek için çıktıkları mektebin asli talebesi olarak tahsil dereceleri geçirmiş ve mektebin bütün tedrisatını muntazaman ve fiilen takib etmiş ve mektebde cari usullere göre geçirilmesi lazım gelen bütün imtihanları bitirmiş bulunmaları şarttır hükmüne yer verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 7. maddesinin (p) bendinde, "Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış ön lisans, lisans ve lisans üstü diplomaların denkliğini tespit etmek, Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır. Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği'nin 2. maddesinde de, "Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7 nci maddesi ile 23/2/2006 tarihli ve 5463 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 11/4/1997 tarihli Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme ve 23/2/2011 tarihli ve 6165 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 16/1/2009 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hukukuna Göre Kurulmuş Olan Üniversitelerin Karşılıklı Tanınmasına Dair Milletlerarası Anlaşma hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce Yönetmeliğin 7. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinde, "Öğrenim süresince kullanılan pasaportun/pasaportların ve il emniyet müdürlüğünden alınan giriş-çıkış dökümünün incelenmesi sonucunda her bir eğitim-öğretim dönemi için öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresinde eksiklik tespit edilenlerin başvuruları reddedilir. Öğrenime devam süresinin tespitinde Türkiye’deki ilgili yükseköğretim mevzuatı esas alınır." Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde ise "Mezun olunan uzaktan öğretim programının karşılığının, Türkiye’deki uzaktan öğretim programları içinde yer alması" düzenlemesi yer almaktaydı. 14/04/2020 tarihli ve 31099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile esas Yönetmeliğin 7. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinde yer alan “her bir eğitim-öğretim dönemi için” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı bende “Bir eğitim-öğretim dönemi için eğitim-öğretim süresinin %70’inden az olan süreler eksik sayılır. Ön lisans eğitiminde en fazla bir, lisans eğitiminde ise en fazla üç eğitim-öğretim döneminde, eğitim-öğretime devam etmiş olmakla birlikte o dönemler için aranan sürelerde eksiklik bulunanlarda, öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresi aranan toplam süreyi sağlıyorsa ilgili dönemlerdeki eksiklik dikkate alınmaz.” cümleleri eklenmiş; yine dava konusu değişikliğin 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki "Mezun olunan uzaktan öğretim programının karşılığının, Türkiye'de uzaktan eğitim programları içinde yer alması" düzenlemesi yürürlükten kaldırılmıştır. Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile yapılan değişiklik hakkında: Yurt dışında eğitim alıp Ülkemizden denklik belgesi almak isteyen ilgililerden dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce yurt dışında okudukları süre boyunca her bir eğitim-öğretim dönemi için öğrenim görülen ülkede bulunma süresinin kendi içinde değerlendirilip ilgili dönemde öğrenim görülen ülkede bulunma süresi yeterli olmayanların denklik başvuruların reddedileceği düzenlemesi yer almakta iken, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile bir eğitim-öğretim dönemi için eğitim-öğretim süresinin %70’inden az olan süreler eksik sayılacağı, ön lisans eğitiminde en fazla bir, lisans eğitiminde ise en fazla üç eğitim-öğretim döneminde, eğitim-öğretime devam etmiş olmakla birlikte o dönemler için aranan sürelerde eksiklik bulunanlarda, öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresi aranan toplam süreyi sağlıyorsa ilgili dönemlerdeki eksikliğin dikkate alınmayacağı belirtilerek, yurt dışında eğitim alan öğrencilerin eğitimine bir dönem az bir süre devam edip bir dönem tamamen devam etmek suretiyle toplam süreyi sağlayıp denklik belgesi alabilecekleri düzenlemesi getirilmiştir. 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Kanunda, mimarların eğitimine fiilen ve muntazaman devam etmeleri yönünde hüküm bulunduğu, öte yandan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde ise; halen öğrenime devam süresinin tespitinde Türkiye'deki ilgili yükseköğretim mevzuatının esas alınacağı düzenlemesi geçerliliğini koruduğu hususu dikkate alındığında, ilgililerin her bir eğitim-öğretim dönemi içinde devam koşulunu sağlaması gerekirken, eğitimin toplam süresi değerlendirilmek suretiyle ilgililerin okula istedikleri dönem devam etmeyip istedikleri dönem devam ederek, yetersiz bir eğitim almalarının önünün açıldığı sonucuna varıldığından dava konusu değişiklikde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılması hakkında: Yurt dışında uzaktan eğitim yoluyla alınan diplomaların denklik işlemleri yapılırken Yönetmeliğin ilk yayımlandığı tarihten itibaren örgün eğitim için geçerli olan inceleme esaslarına ek olarak Yönetmeliğin 10. maddesindeki 'Uzaktan öğretim tanıma ve denklik işlemleri' başlıklı madde altında düzenlenen kurallar yönünden de incelenmektedir. Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile bu şartlar arasında yer alan "Mezun olunan uzaktan öğretim programının karşılığının, Türkiye'deki uzaktan öğretim programları arasında yer alması"na ilişkin koşulun çıkarıldığı görülmektedir. Halbuki denklik işlemleri yapılırken ülkemizde aynı programda eğitim veren üniversitelerden görüş alınarak bir değerlendirme yapılmakta böylece ilgililerin eğitimlerinin, Türkiye'deki karşılığı olan eğitime göre denkliği değerlendirilebilmektedir. Anılan düzenleme sonrası ülkemizde karşılığı olmayan bir uzaktan öğretim programına ilişkin yapılacak incelemenin yeterli ve sağlıklı olup olmayacağı konusunda duraksama yaşanacağı anlaşılmaktadır. Öte yandan Avrupa Bölgesinde Yükseköğretim ile İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşmenin Yükseköğretim belgelerinin tanınması başlıklı 6. maddesinde "Bir tanıma kararı, yükseköğretim belgesi tarafından belgelenen bilgi ve beceri esasına dayanıyorsa, her Taraf, tanımanın istendiği belge ile tanımanın istendiği Tarafça bu belgeye karşılık gelen diploma arasında önemli bir farklılık görülmediği durumda, diğer Tarafta verilmiş yükseköğretim belgelerini tanıyacaktır." kuralına yer verilmiştir. Bir eğitimin uzaktan veya örgün şekilde alınması ise önemli bir farklılık olarak nitelendirilebilecek bir husustur. 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun'un 2. maddesinde ise "mektebin bütün tedrisatını muntazaman ve fiilen takib etmiş" olması şartı uyarınca, mimarlık mesleğini icra edecek olanların eğitimlerine fiilen ve düzenli bir şekilde devam etmeleri gerektiği belirtilmiştir. Buna göre de yurt dışındaki bir üniversiteden alınacak mimarlık eğitiminin denklik işlemlerinde bu kuralın da dikkate alınacağı tabiidir. Bu nedenle, mezun olunan uzaktan öğretim programının karşılığının ülkemizde yer alması yapılacak denklik incelemesi için gerekli bir şart olup bunun kaldırılmasına yönelik dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; 14/04/2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile; anılan düzenlemenin 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmın hukuka aykırı bulunduğundan, düzenlemelerin 'mimarlar yönünden' iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dosya kapsamında yapılan inceleme davacının ehliyeti ile sınırlı olarak, mimarlık eğitimi ve mesleği kapsamında yapılmıştır. HUKUKİ SÜREÇ : Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği'nin 2. maddesinde "Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7 nci maddesi ile 23/2/2006 tarihli ve 5463 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 11/4/1997 tarihli Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme ve 23/2/2011 tarihli ve 6165 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 16/1/2009 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hukukuna Göre Kurulmuş Olan Üniversitelerin Karşılıklı Tanınmasına Dair Milletlerarası Anlaşma hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti hududları dahilinde mühendislik ve mimarlık unvan ve salahiyeti ile sanat icra etmek isteyenlerin aşağıda yazılı vesikalardan birini haiz olmaları şarttır: a) Mühendislik veya mimarlık tahsilini gösteren Türk yüksek mekteblerinden verilen diplomalar; b) Programlarının yüksek mühendis veya mimar mektebleri programlarına muadil olduğu kabul edilen bir ecnebi yüksek mühendis veya yüksek mimar mektebinden diploma almış olanlara usulüne tevfikan verilecek ruhsatnameler; c) Türk Teknik Okulu mühendis kısmı ile programlarının buna muadil olduğu kabul edilen memleket dahilindeki diğer mühendis veya mimar mekteblerinden verilen diplomalar; d) Programlarının Türk Teknik Okulu Mühendis kısmı programlarına muadil olduğu kabul olunan bir ecnebi mühendis veya mimar mektebinden diploma almış olanlara usulüne tevfikan verilecek ruhsatnameler." hükmüne; Anılan Kanun'un 2. maddesinde ise "Yukarıki maddenin (b) ve (d) fıkralarında yazılı ecnebi memleketlerden mezun olanlara ruhsatname verilebilmek için çıktıkları mektebin asli talebesi olarak tahsil dereceleri geçirmiş ve mektebin bütün tedrisatını muntazaman ve fiilen takib etmiş ve mektebde cari usullere göre geçirilmesi lazım gelen bütün imtihanları bitirmiş bulunmaları şarttır." hükmüne yer verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri' başlıklı 7. maddesinin (p) "Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış ön lisans, lisans ve lisans üstü diplomaların denkliğini tespit etmek.." sayılmıştır. Dava konusu Yönetmelik ile Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendi "Öğrenim süresince kullanılan pasaportun/pasaportların ve il emniyet müdürlüğünden alınan giriş-çıkış dökümünün incelenmesi sonucunda (Mülga ibare:RG-14/4/2020-31099) (…) öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresinde eksiklik tespit edilenlerin başvuruları reddedilir. Öğrenime devam süresinin tespitinde Türkiye’deki ilgili yükseköğretim mevzuatı esas alınır. (Ek cümleler:RG-14/4/2020-31099) Bir eğitim-öğretim dönemi için eğitim-öğretim süresinin %70’inden az olan süreler eksik sayılır. Ön lisans eğitiminde en fazla bir, lisans eğitiminde ise en fazla üç eğitim-öğretim döneminde, eğitim-öğretime devam etmiş olmakla birlikte o dönemler için aranan sürelerde eksiklik bulunanlarda, öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresi aranan toplam süreyi sağlıyorsa ilgili dönemlerdeki eksiklik dikkate alınmaz. " şeklinde değişiklik yapıldığı, maddenin güncel halinin ise "Öğrenim süresince kullanılan pasaportun/pasaportların ve il emniyet müdürlüğünden alınan giriş-çıkış dökümünün incelenmesi sonucunda (Mülga ibare:RG-14/4/2020-31099) (…) öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresinde eksiklik tespit edilenlerin başvuruları reddedilir. Öğrenime devam süresinin tespitinde Türkiye’deki ilgili yükseköğretim mevzuatı esas alınır. (Ek cümleler:RG-14/4/2020-31099) (Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:RG-12/8/2023-32277) Bu süre her bir eğitim ve öğretim dönemi için %70’ten az olamaz, eğitim ve öğretim faaliyetleri dışındaki süreler hesaplamaya dahil edilmez. Ön lisans eğitimini Türkiye’de tamamlayan ve ön lisans derslerini saydırarak yurtdışında lisans eğitimini tamamlayanlar için Bilim Alanı Danışma Komisyonu, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesindeki (TYÇ) kazanımları ve ilgili programın Türkiye’deki ilgili mevzuat ve program kazanımlarını dikkate alarak inceleme yapar. " şeklinde olduğu görülmektedir. 1. 14.04.2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile yapılan değişikliklerin incelenmesi: Davacı tarafından, yurtdışında eğitim alan mimarların her dönem olarak ayrı değerlendirilmesi gereken eğitime devam süresinin dava konusu değişiklik ile ortadan kaldırılarak tüm eğitim-öğretim süresindeki %70'den az olan devam süresinin eksik olarak kabul edildiği, böylelikle eğitimin içeriği ve süresinin zayıflatılmış olduğu iddia edilmektedir. Davalı tarafından ise dava konusu değişiklikten önce yurtdışında eğitim alıp ülkemizden denklik başvuruları reddedilen ilgililer tarafından dönem bazlı yapılan ülkede kalış süresi tespitlerinde, ilgililerce vize işlemlerinin yapılamaması, pasaport sorunları gibi nedenlerle eğitim aldıkları ülkeye gidemedikleri, o dönemlerde alınması gereken derslerin diğer dönemlerde ya da yaz okuluna gidilmek suretiyle telafi ettiklerini belirten itirazları ile istinaf aşamasında kesinleşen yargı kararları doğrultusunda değişiklik yaptıkları belirtilerek düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. Yurtdışında eğitim alıp ülkemizden denklik belgesi almak isteyen ilgililerden dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce yurtdışında okudukları süre boyunca her bir eğitim-öğretim dönemi için öğrenim görülen ülkede bulunma süresinin kendi içinde değerlendirilip ilgili dönemde öğrenim görülen ülkede bulunma süresi yeterli olmayanların denklik başvuruların reddedileceği düzenlemesi yer almakta iken, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile bir eğitim-öğretim dönemi için eğitim-öğretim süresinin %70’inden az olan süreler eksik sayılacağı, ön lisans eğitiminde en fazla bir, lisans eğitiminde ise en fazla üç eğitim-öğretim döneminde, eğitim-öğretime devam etmiş olmakla birlikte o dönemler için aranan sürelerde eksiklik bulunanlarda, öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresi aranan toplam süreyi sağlıyorsa ilgili dönemlerdeki eksikliğin dikkate alınmayacağı belirtilerek, yurtdışında eğitim alan öğrencilerin eğitimine bir dönem az bir süre devam edip bir dönem tamamen devam etmek suretiyle toplam süreyi sağlayıp denklik belgesi alabilecekleri, düzenlemesi getirilmiştir. Yukarıda belirtilen 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Kanuna göre, mimarların eğitimine fiilen ve muntazaman devam etmeleri yönünde hüküm bulunduğu, öte yandan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde halen öğrenime devam süresinin tespitinde Türkiye'deki ilgili yükseköğretim mevzuatının esas alınacağı düzenlemesi geçerliliğini koruduğundan, ilgililerin her bir eğitim-öğretim dönemi içinde devam koşulunu sağlaması gerekirken, eğitimin toplam süresi değerlendirilmek suretiyle ilgililerin okula istedikleri dönem devam etmeyip istedikleri dönem devam ederek, yetersiz bir eğitim almalarının önünün açıldığından dava konusu değişikliklerde hukuka uygunluk bulunmamaktadir. 2. 14.04.2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılmasının incelenmesi: Davacı tarafından, dava konusu değişikliğin 2. maddesiyle mezun olunan uzaktan eğitim programının karşılığının Türkiye'deki uzaktan eğitim programları içerisinde yer alması koşulunun kaldırıldığı, artık ülkemizde uzaktan eğitim programları içinde yer almayan programlara da denklik belgesi verilebileceği iddia edilmektedir. Davalı tarafından uzaktan eğitim yoluyla alınan diplomalar için örgün eğitim için geçerli koşullara ek olarak Yönetmeliğin 10. maddesindeki koşulları sağlamasının arandığı, uzaktan eğitim sonucu alınan diplomalarda kişilerin aldığı eğitimin karşılığının örgün olarak Türk yükseköğretim sisteminde var olmasının zorunlu olduğu aksi halde ülkemizde örgün olarak var olmayan bir programdan alınan diplomalara ancak mezun olunan alanın adını taşıyan denklik belgesinin düzenleneceği belirtilerek düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. Yurtdışında uzaktan eğitim yoluyla alınan diplomaların denklik işlemleri yapılırken Yönetmeliğin ilk yayımlandığı tarihten itibaren örgün eğitim için geçerli olan inceleme esaslarına ek olarak Yönetmeliğin 10. maddesindeki 'Uzaktan öğretim tanıma ve denklik işlemleri' başlıklı madde altında düzenlenen kurallar yönünden de incelenmektedir. Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile bu şartlar arasında yer alan "Mezun olunan uzaktan öğretim programının karşılığının, Türkiye'deki uzaktan öğretim programları arasında yer alması"na ilişkin koşulun çıkarıldığı görülmektedir. Ancak davalı idarece denklik işlemleri yapılırken ilgililerin eğitimlerin, Türkiye'deki karşılığı olan eğitime göre bir inceleme ve araştırma yapıldığı, hatta çoğu kez ülkemizde aynı programda eğitim veren üniversitelerden görüş alınarak bir değerlendirme yapılması nedeniyle ülkemizde karşılığı olmayan bir uzaktan öğretim programına ilişkin yapılacak incelemenin yeterli ve sağlıklı olmayacağı açıktır. Öte yandan, Avrupa Bölgesinde Yükseköğretim ile İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşmenin Yükseköğretim belgelerinin tanınması başlıklı 6. maddesinde "Bir tanıma kararı, yükseköğretim belgesi tarafından belgelenen bilgi ve beceri esasına dayanıyorsa, her Taraf, tanımanın istendiği belge ile tanımanın istendiği Tarafça bu belgeye karşılık gelen diploma arasında önemli bir farklılık görülmediği durumda, diğer Tarafta verilmiş yükseköğretim belgelerini tanıyacaktır." kuralına yer verilmiştir. Bir eğitimin uzaktan veya örgün şekilde alınması ise önemli bir farklılık olarak nitelendirilebilecek bir husustur. 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun'un 2. maddesinde ise "mektebin bütün tedrisatını muntazaman ve fiilen takib etmiş" olması şartı uyarınca, dosya özelinde mimarlık mesleğini icra edecek olanların eğitimlerine fiilen ve düzenli bir şekilde devam etmeleri gerektiği belirtilmiştir. Buna göre de yurtdışındaki bir üniversiteden alınacak mimarlık eğitiminin denklik işlemlerinde bu kuralın da dikkate alınacağı tabiidir. Bu nedenle, mezun olunan uzaktan öğretim programının karşılığının ülkemizde yer alması yapılacak denklik incelemesi için gerekli bir şart olup bunun kaldırılmasına yönelik dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Yönetmeliğin 14.04.2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin 'mimarlar yönünden' İPTALİNE oyçokluğu ile 2. 14.04.2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmın 'mimarlar yönünden' İPTALİNE oybirliği ile 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/09/2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: (X)- Dava, 14.04.2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin ve 2. maddesi ile esas Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 14.04.2020 tarihli 31099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile yönetmeliğin 7. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde yapılan değişiklikle, bir eğitim öğretim dönemi için eğitim öğretim süresinin %70"inden az olan sürelerin eksik sayılacağı, önlisans eğitiminde en fazla bir, lisans eğitiminde ise en fazla üç eğitim-öğretim döneminde, eğitim-öğretime devam etmiş olmakla birlikte o dönemler için aranan sürelerde eksiklik bulunanlarda, öğrenim görülen ülkedeki bulunma süresi aranan toplam süreyi sağlıyorsa ilgili dönemlerdeki eksiklik dikkate alınmayacağı kuralının getirildiği, uyuşmazlıkta yurt dışında mimarlık alanında eğitim alarak ülkemizde denklik belgesi almak isteyen kişiler yönünden, davalı idarece ilgililerin eğitim öğretim dönemi içinde eğitim aldıkları ülkede bulunma süreleri içinde eksiklik bulunmakla birlikte ülkede bulunma süresinin toplam süreyi sağlaması halinde ilgili dönemlerdeki eksik sürelerin dikkate alınmayacağı yönündeki düzenleme sonucu, öğrenim görülen ülkede kalış süresinin yeterli bulunmasının denklik almak isteyenler yönünden doğrudan denklik belgesi alması sonucu doğurmayacağı, idarece her bir denklik başvurusu özelinde Bilim Alanı Danışma Komisyonlarından ayrıntılı rapor istenilerek alınan eğitimin niteliği değerlendirileceğinden dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararın bu kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – (Değişik: 17/8/1983 – 2880/3 md.) Yükseköğretim Kurulunun görevleri; a) Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim – öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak, b) Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, c) Üniversite çalışmalarının en verimli düzeyde sürdürülmesi için büyümenin sınırlarını tespit etmek ve yaz öğretimi, gece öğretimi, ikili öğretim gibi tedbirler almak, d) Devlet kalkınma planlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretim planlaması çerçevesi içinde; (1) (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/135 md.) (2) Bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak, Yükseköğretim kurumları içinde bölüm, anabilim ve anasanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, birleştirilmesi veya kapatılması; konservatuvar, meslek yüksekokulu veya destek, hazırlık okul veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek, Eğitim – öğretimin aksaması sonucunu doğuracak olaylar dolayısıyla öğrenime ara verilmesine veya tekrar başlatılmasına ilişkin olarak üniversitelerden gelecek önerilere göre veya doğrudan karar verip uygulatmak, (3) (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/135 md.) (4) (Ek: 18/6/2017-7033/13 md.) Yükseköğretim kurumlarının ihtisaslaşmasına yönelik çalışmalar yapmak ve bu konuda karar vermek. e) Yükseköğretim kurumlarında eğitim – öğretim programlarının asgari ders saatlerini ve sürelerini, öğrencilerin yatay ve dikey geçişleriyle ve yüksekokul mezunlarının bir üst düzeyde öğrenim yapmalarına ilişkin esasları Üniversitelerarası Kurulun da görüşlerini alarak tespit etmek, f) Üniversitelerin ihtiyaçlarını, eğitim – öğretim programlarını, bilim dallarının niteliklerini, araştırma faaliyetlerini, uygulama alanlarını, bina, araç, gereç ve benzeri imkanlar ve öğrenci sayılarını ve diğer ilgili hususları dikkate alarak; üniversitelerin profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadrolarını dengeli bir oranda tespit etmek,[7] g) Her yıl üniversitelerin verecekleri faaliyet raporlarını inceleyerek değerlendirmek; üstün başarı gösterenlerle, yeterli görülmeyenleri tespit etmek ve gerekli önlemleri almak, h) Üniversitelerin her eğitim – öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek; insangücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmek, ı) Yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkan ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemleri almak, j) Her eğitim – öğretim programında öğrencilerden alınacak harca ait ilgili yükseköğretim kurumlarının önerilerini inceleyerek karara bağlamak, k) Yükseköğretim üst kuruluşları ile üniversitelerce hazırlanan bütçeleri tetkik ve onayladıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunmak, l) Rektörlerin disiplin işlemlerini kovuşturmak ve karara bağlamak, öğretim elemanlarından bu Kanunda öngörülen görevleri yerine getirmekte yetersizliği görülenler ile bu Kanunla belirlenen yükseköğretimin amaç, ana ilkeleri ve öngördüğü düzene aykırı harekette bulunanları rektörün önerisi üzerine veya doğrudan, normal usulüne göre, yükseköğretim kurumları ile ilişkilerini kesmek (…)[8], m) Çeşitli bilim ve sanat alanlarında bilimsel milli komiteler ve çalışma grupları kurmak, n) Gerektiğinde yeni kurulan veya gelişmekte olan üniversitelere gelişmiş üniversitelerin eğitim – öğretim ve eleman yetiştirme alanlarında yapacağı katkıyı gerçekleştirmek için gelişmiş üniversiteleri görevlendirmek ve bu konudaki uygulama esaslarını tespit etmek, o) Vakıflar tarafından kurulacak yükseköğretim kurumlarının bu Kanun hükümlerine göre açılması hususundaki görüş ve önerilerini Milli Eğitim Bakanlığına sunmak, bu kurumlara ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmak ve bunları gözetmek, denetlemek, p) Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış ön lisans, lisans ve lisans üstü diplomaların denkliğini tespit etmek, r) Bu Kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmaktır. Yükseköğretim Denetleme Kurulu:

Dava açma süresi ve başlangıç tarihi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Denklik uyuşmazlıklarına özgü farklı bir sürenin bu kanunda öngörülüp öngörülmediği tespit edilememiştir; özel bir düzenleme bulunması hâlinde genel süre uygulanmaz. Aynı kanunun 7. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, idari uyuşmazlıklarda süreyi yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlatmaktadır. Ret kararının tebliğinin bu kapsamda değerlendirileceği, buna karşın mezuniyet tarihinin başlangıç noktası olarak alınması gerektiğine dair farklı bir anlatımın da bulunduğu görülmektedir. Mevzuat hükmü yazılı bildirimi esas aldığından mezuniyet tarihi başlangıcı ayrıca desteklenen bir kural olarak sunulamamaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Kanun, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağını öngörmektedir. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem ya da her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Bu hükmün bireysel denklik ret kararlarındaki somut uygulaması ayrıca değerlendirilmelidir.

Sürenin kaçırılmasının davanın esasına girilmeden reddedilmesine yol açabileceği ve tebliğ tarihinden işleyen sürelerin hak düşürücü nitelik taşıdığı ileri sürülmektedir; ancak bu nitelendirmenin dayandığı kanun maddesi doğrulanmış kaynaklarda tespit edilememiştir. Sınav şartı içeren bir karara karşı da tebliğden itibaren dava açma süresine uyulması gerektiği ve bu süre içinde dava açılmadığında idarenin koyduğu şartın kesinleşebileceği belirtilmektedir; bu iddia da aynı sınırla değerlendirilmelidir.

Görevli mahkeme ve davalı idare

Bu tür iptal davalarında görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Yükseköğretim Kurulunun merkezi Ankara'da bulunduğundan yetkili mahkemenin Ankara idare mahkemeleri olduğu kabul edilmektedir; bu yetki kuralının dayandığı kanun maddesi doğrulanmış kaynaklarda tespit edilememiştir. Dava dilekçesinde davalı olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı gösterilir; yanlış hasmın mahkemece re'sen düzeltilebileceği de aynı konuda ifade edilmektedir.

Yürütmenin durdurulması

Dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Yürütmenin durdurulması kararlarında bu iki koşulun hangi gerekçelerle oluştuğunun kararda açıkça belirtilmesi zorunludur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yükseköğretim Kurulunun ret kararının çalışma hürriyetini ve akademik ilerlemeyi engellediği gerekçesiyle telafisi güç zarar koşulunun oluşabileceği ileri sürülmektedir; bu değerlendirme her ret kararında aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez. Mahkeme, dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istemi reddedebilir. Yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesi, davanın esastan kaybedileceği anlamına gelmez. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.

Şartlı denklik ve sınav şartı

Yükseköğretim Kurulunun bazı uzaktan eğitim programları için doğrudan ret vermek yerine seviye tespit sınavı veya ders tamamlama şartı koyabileceği belirtilmektedir. Bu uygulama şartlı denklik olarak adlandırılmakta olup her program için zorunlu bir sınav kuralı anlamına gelmediği ve bu uygulamanın dayandığı mevzuat maddesi doğrulanmış kaynaklarda tespit edilemediği not edilmelidir. Sınav şartının somut bir akademik gerekçeye dayanmadığı ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptal davası açılabilmesi mümkün görülmekte; bu imkân, konulan her şartın iptal edileceği anlamına gelmez.

Okul tanıma belgesi ile diploma denkliği

Okul tanıma belgesinin, yalnızca ilgili okulun varlığının Yükseköğretim Kurulu tarafından bilindiğini gösterdiği ve diplomanın içeriğine denklik verileceği anlamına gelmediği belirtilmektedir. Tanıma ve denkliğin farklı hukuki statüleri ifade ettiği, bu ayrımı kuran Yönetmelik maddesinin ise doğrulanmış kaynaklarda yer almadığı not edilmelidir.

Bilirkişi incelemesi

Bu davalarda yazılı yargılama usulü uygulanır. Mahkemenin, programın akademik yeterliliğini sorgulamak amacıyla bilirkişi incelemesine başvurabildiği görülmektedir. Bu yol her davada zorunlu tutulduğu anlamına gelmez; bilirkişi raporu, başvurulduğu hâllerde incelemenin merkezinde yer alır.

Mimarlıkta devam koşulu ve Danıştay 8. Dairesi kararı

Danıştay 8. Dairesi, E. 2020/4516, K. 2023/4062 sayılı kararında incelemeyi davacının ehliyetiyle sınırlı tutarak yalnızca mimarlık eğitimi ve mesleği kapsamında yapmıştır. Bu kararın sonucu bütün yükseköğretim alanlarına ve meslek gruplarına genellenemez.

Daire, 14.04.2020 tarihli ve 31099 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesini mimarlar yönünden oyçokluğuyla, aynı değişikliğin 2. maddesiyle esas yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmını ise mimarlar yönünden oybirliğiyle iptal etmiştir. 1. madde yönündeki iptal oyçokluğuyla alınmış olup karşı oy mevcuttur.

İptal edilen 2020 değişikliği; bir eğitim-öğretim döneminde eğitim süresinin yüzde 70'inden az olan süreleri eksik saymış, ön lisans eğitiminde en fazla bir, lisans eğitiminde en fazla üç dönemdeki eksikliği ise toplam süre şartı sağlanıyorsa dikkate almamıştır. Karar içindeki güncel metin ise bu kuraldan farklıdır: Yönetmeliğin ilgili maddesinin 12.08.2023 tarih ve 32277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişikliğine göre bu süre her bir eğitim ve öğretim dönemi için yüzde 70'ten az olamaz; eğitim ve öğretim faaliyetleri dışındaki süreler hesaplamaya dahil edilmez. Bu iki metin farklı dönemlere ait olup aynı kural gibi ele alınamaz.

Mahkeme, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun'un 2. maddesine dayanmıştır. Bu hüküm, yabancı ülkeden mezun olanlara ruhsatname verilebilmesi için mezun olunan okulun asli öğrencisi olunmasını, öğretimin tamamının muntazaman ve fiilen takip edilmesini ve gerekli sınavların bitirilmesini şart koşmaktadır. Mahkeme, devamın her eğitim-öğretim dönemi için sağlanması gerekirken toplam süre değerlendirilerek bazı dönemlere devam edilmemesine imkân veren 2020 değişikliğinde mimarlar yönünden hukuka uygunluk görmemiştir.

Mahkeme ayrıca, yürürlükten kaldırılan şartı, mezun olunan uzaktan öğretim programının karşılığının Türkiye'deki uzaktan öğretim programları arasında yer alması koşulu olarak belirlemiştir. Bu şartın kaldırılmasını da mimarlar yönünden hukuka aykırı bulmuştur. Kararın gerekçesinde bir eğitimin uzaktan veya örgün alınması, önemli bir farklılık olarak nitelendirilebilecek bir husus olarak ifade edilmektedir; bu ifade ihtimale dayalı olup yalnızca mimarlık uyuşmazlığının gerekçesi içindedir ve her alan için kesin bir kural niteliği taşımaz.

Mahkemenin gerekçesinde, Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme'nin 6. maddesi de hukuki çerçeve olarak yer almaktadır. Bu hükme göre, tanıma kararı yükseköğretim belgesiyle belgelenen bilgi ve beceri esasına dayanıyorsa, belge ile karşılık gelen diploma arasında önemli bir farklılık görülmediği durumda tanıma yükümlülüğü doğmaktadır. Mahkeme bu çerçeveyi, bir eğitimin uzaktan veya örgün alınmasının önemli farklılık sayılabileceği gerekçesiyle birlikte değerlendirmiştir.

Kanun yolu

Danıştay 8. Dairesinin E. 2020/4516, K. 2023/4062 sayılı kararında tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık bırakılmıştır. Kararın bu süreçteki temyiz sonucu hakkında ek bilgi bulunmamaktadır.

Sık sorulan sorular

Yurt dışı uzaktan eğitim diplomasına denklik için nereye başvurulur?

Yurt dışından alınan ön lisans, lisans ve lisansüstü diplomaların denkliğini tespit etmek, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 7. maddesinin (p) bendi uyarınca Yükseköğretim Kurulunun görevidir. Ret kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Denklik davası ne kadar sürede açılmalıdır?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi, idari uyuşmazlıklarda bu sürenin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağını öngörmektedir; ret kararının tebliği bu kapsamda değerlendirilir.

Denklik davasında avukat tutmak zorunlu mudur?

Bu davada avukat tutmak hukuken zorunlu değildir. Bununla birlikte denklik davalarının teknik yapısı ve sürelerin kısalığı, uzman desteğini hak kayıplarını önleme açısından önemli kılmaktadır.

Yürütmenin durdurulması reddedilirse dava kaybedilir mi?

Hayır. Yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesi, davanın esastan kaybedileceği anlamına gelmez. Dava esastan incelenmeye devam eder.

Okul tanıma belgesi denklik sağlar mı?

Okul tanıma belgesi yalnızca o okulun Yükseköğretim Kurulunca bilindiğini gösterir; diplomanın içeriğine denklik verileceği anlamına gelmez.

Mimarlıkta uzaktan eğitim diploması için Danıştay ne değerlendirmiştir?

Danıştay 8. Dairesi, E. 2020/4516, K. 2023/4062 sayılı kararında incelemeyi yalnızca mimarlık eğitimi ve mesleği kapsamında yapmış; devamın her eğitim-öğretim döneminde ayrı ayrı sağlanması koşulunu kaldıran 2020 Yönetmelik değişikliğinin 1. maddesini mimarlar yönünden oyçokluğuyla hukuka aykırı bulmuştur. 1. madde oyçokluğuyla iptal edilmiş olup bu karara karşı oy yazılmıştır; 2. madde ise oybirliğiyle iptal edilmiştir. Uzaktan veya örgün eğitim arasındaki fark, karar gerekçesinde önemli bir farklılık olarak nitelendirilebilecek bir husus olarak ifade edilmektedir. Bu değerlendirme mimarlık uyuşmazlığına özgüdür ve diğer meslek gruplarına doğrudan uygulanamaz.

Şartlı denklik kararına itiraz edilebilir mi?

Sınav şartı veya ders tamamlama şartı içeren bir karara karşı, şartın somut akademik gerekçeden yoksun olduğu ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptal davası açılabilir. Bu imkân, konulan her şartın iptal edileceği anlamına gelmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu