Hukuk Davalarında Olağanüstü Kanun Yolları ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Hukuk Davalarında Olağanüstü Kanun Yolları ve Şartları

Olağanüstü Kanun Yollarının Hukuki Niteliği ve Kanun Yararına Temyiz

Hukuk yargılamasında olağan kanun yollarının tüketilmesi veya mahkeme kararının kesin olarak verilmesi neticesinde kesinleşen hükümlere karşı kanunda istisnai olarak öngörülen olağanüstü kanun yollarına başvurulabilir. Bu yollardan ilki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 363. maddesinde düzenlenen kanun yararına temyiz kurumudur. İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla kanun yararına temyiz yoluna gidilebilir. Bu yola Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurulur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 363Kaynağı aç
MADDE 363- (1) (Değişik: 20/7/2017-7035/33 md.) İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. (2) Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. (3) Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazetede yayımlanır. Temyiz dilekçesi

Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına temyiz yoluna kendiliğinden başvurabileceği gibi ilgililerin ilettiği talep üzerine de bu süreci işletebilir.

Kanun Yararına Bozmanın Hüküm ve Sonuçları

Kanun yararına temyiz talebinin Yargıtay tarafından yerinde görülmesi halinde karar kanun yararına bozulur. Kanun yararına bozma kararı, kesinleşmiş bulunan mahkeme hükmünün taraflar bakımından doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldırmaz.

Yargıtay tarafından verilen kanun yararına bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve karar Bakanlık tarafından Resmî Gazete'de yayımlanır.

Yargılamanın İadesi Sebepleri ve Ceza Mahkûmiyeti Koşulu

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri düzenlenmiştir. Yargılama yapan mahkemenin kanuna uygun kurulmamış olması, davaya bakmaktan yasaklı bulunan veya hakkındaki ret talebi kesinleşen hâkimin hüküm kurması ya da karara katılması ve tarafları temsil yetkisi bulunmayan kişilerin huzuruyla hüküm verilmiş olması bu nedenler arasında yer alır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 375Kaynağı aç
MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.[63] (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi

Tanığın yalan tanıklık yapması, bilirkişi veya tercümanın kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunması yahut yalan yere yemin edilmiş olması sebeplerine dayanılarak yargılamanın iadesinin talep edilebilmesi, kural olarak bu vakıaların kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti kararı ile tespit edilmiş olması şartına bağlıdır. Şayet delil yokluğu dışındaki bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu takdirde dayanılan iade sebebinin yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispatlanması zorunludur.

Davanın taraflarından birinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçen kimseler, borçluları ya da yerine geçmiş oldukları kişilerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmış olmaları gerekçesiyle hükmün iptalini talep edebilirler.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 376Kaynağı aç
MADDE 376- (1) Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler. Süre

Yargılamanın İadesinde Süre, Görevli Merci ve İcranın Durdurulması

Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, hakkında inceleme talep edilen hükmü veren mahkemece incelenir. Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre iade talebinde bulunandan karşı tarafın muhtemel zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat göstermesini isteyebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 378Kaynağı aç
MADDE 378- (1) Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir. (2) Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre yargılamanın iadesi talebinde bulunandan karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat göstermesini isteyebilir. Talebin ön incelemesi

Aynı taraflar, konu ve sebebe dayalı olarak açılan ikinci davada kesin hükme aykırı şekilde yeni ve kesinleşmiş bir karar verilmesi sebebine dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talep edildiğinde kanuni başvuru süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 377Kaynağı aç
MADDE 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi; [64] a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır. İnceleyecek mahkeme ve teminat

Yargılamanın iadesi davasının açılması, kesinleşmiş mahkeme hükmünün icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak davanın veya hükmün niteliğine göre talep üzerine icranın durdurulmasına ihtiyaç duyulursa, iade talebinde bulunandan teminat alınması şartıyla mahkemece icranın durdurulmasına karar verilebilir. Dayanılan yargılamanın iadesi sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa icranın durdurulması için teminat istenmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 381Kaynağı aç
MADDE 381- (1) Yargılamanın iadesi davası, hükmün icrasını durdurmaz. Ancak dava veya hükmün niteliğine ve diğer hâllere göre talep üzerine icranın durdurulmasına ihtiyaç duyulursa, yargılamanın iadesi talebinde bulunan kimseden teminat alınmak şartıyla iade talebini inceleyen mahkemece icranın durdurulması kararı verilebilir. Yargılamanın iadesi sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa bu takdirde teminat istenmez. DOKUZUNCU KISIM Çekişmesiz Yargı Çekişmesiz yargı işleri

Yargılamanın İadesinde Ön İnceleme ve Esastan Karar Aşaması

Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme tarafları davet edip dinledikten sonra talebin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığını, hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş bulunup bulunmadığını ve ileri sürülen sebebin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden denetler. Bu kanuni koşullardan biri eksik olduğu takdirde mahkeme davayı esasa girmeden usulden reddeder.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 379Kaynağı aç
MADDE 379- (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder. Yeniden yargılama veya hükmün iptali

Yargılamanın iadesi incelemesinde ileri sürülen sebebin haklı bulunması durumunda mahkemece yeniden yargılama yürütülür; varılacak sonuca göre mevcut karar onanabileceği gibi kısmen veya tamamen değiştirilebilir. Buna karşılık, davacının açık veya zımni onayı bulunmaksızın vekâlet ya da temsil yetkisi taşımayan kişilerin huzurunda hüküm kurulması veya aynı konudaki kesin hükme aykırılık gerekçesiyle sunulan dilekçenin kabul edilmesi durumlarında ek bir inceleme gerekmeksizin karar iptal edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 380Kaynağı aç
MADDE 380- (1) İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir. Ancak, davacının açık veya zımni muvafakati olmaksızın vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması yahut 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendine dayalı olarak yargılamanın iadesi dilekçesi kabul olunursa, başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir. (2) Bu husus, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir. İcranın durdurulması

Yargılamanın iadesi incelemesi neticesinde mahkemece verilen karar, iade yoluyla incelenmesi istenen hükmün bütün nüshalarında gösterilir.

Kanun yararına bozma kesinleşmiş hükmü taraflar yönünden ortadan kaldırır mı?

Hayır, Yargıtay tarafından verilen kanun yararına bozma kararı kesinleşmiş hükmün hukuki sonuçlarını taraflar bakımından ortadan kaldırmaz.

Yargılamanın iadesi davası açıldığında hükmün icrası durur mu?

Yargılamanın iadesi davası icrayı kendiliğinden durdurmaz; mahkemece talep üzerine ve kural olarak teminat karşılığında icranın durdurulmasına karar verilebilir, ancak sebep bir mahkeme kararına dayanmaktaysa teminat aranmaz.

Alacaklılar borçlularının taraf olduğu davadaki hükmün iptalini isteyebilir mi?

Evet, davanın taraflarından birinin alacaklıları borçlularının aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapması gerekçesiyle hükmün iptalini talep edebilirler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu