İdari Yargılamada Müdahale ve İhbarın Yasal Dayanağı
İdari yargılama usulünde uyuşmazlığın tarafları dışında kalan kişilerin davaya katılması veya yargılamadan haberdar edilmesi belirli kurallara tabidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrasında, kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı konular tek tek sayılmıştır. Bu sayılan usul işlemleri arasında davanın ihbarı ve üçüncü şahısların davaya katılması açıkça yer aldığından, söz konusu kurumlar hakkında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri idari yargıda uygulama alanı bulur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 31Kaynağı aç
İdari Yargıda Asli Müdahale Davası ve Şartları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 65. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahalede bulunabilmek için görülmekte olan ancak tarafı olunmayan derdest bir dava veya çekişmesiz yargı işi bulunmalıdır. Çekişmesiz yargı işinde asli müdahalede bulunulması işi çekişmeli yargıya çevirir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz bir dava olmadığından bunlara asli müdahil olmak mümkün değildir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 65Kaynağı aç
İdari yargı alanında dava konusu edilen şey veya hak üzerinde hak iddiası ortaya çıkmayacağından, bu davalarda asli müdahale talebinde bulunulabilmesi için üstün hak şartı aranmaz.
Asli müdahil, davacı sıfatını alarak ilk davanın davacısı ile davalısını birlikte davalı göstermek suretiyle asıl uyuşmazlığın görüldüğü mahkemede ilk davadan bağımsız bir dava açar. Bu dava düzeninde ilk davanın davacısı ile davalısı arasında şekli zorunlu dava arkadaşlığı bulunur.
6100 sayılı Kanun'un 65. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asli müdahale davası ile asıl yargılama mahkemece birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Bununla birlikte ilk dava ile asli müdahale davası birbirinden bağımsız olduğundan davadan feragat, kabul veya sulh gibi taraf işlemleri yalnızca ilgili dava bakımından hüküm ve sonuç doğurur. Mahkeme her iki dava hakkında ayrı ayrı hüküm vermek zorundadır ve asli müdahil kendi davasına ilişkin hükme karşı tek başına kanun yoluna başvurabilir.
Fer'i Müdahale Başvurusu ve İncelenmesi
6100 sayılı Kanun'un 66. maddesine göre üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla fer'i müdahil olarak davada yer alabilir. Kanun metninde fer'i müdahalenin tahkikat sona erinceye kadar talep edilebileceği öngörülmüş olmakla beraber, idari yargılamada tahkikat aşaması bulunmadığından mahkeme tarafından uyuşmazlığın esası hakkında karar verilinceye kadar fer'i müdahale talebinde bulunulması mümkündür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Fer'i müdahale talep eden üçüncü kişi, 6100 sayılı Kanun'un 67. maddesi uyarınca yanında katılmak istediği tarafı, müdahale gerekçesini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Mahkeme müdahale dilekçesini davanın taraflarına tebliğ eder. Mahkeme lüzum görmesi halinde taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet edebilir; ilgililer gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 67Kaynağı aç
Türkiye'de mutad meskeni olmayan bir Türk vatandaşının davacı yanında fer'i müdahil olarak davaya katılması halinde, 6100 sayılı Kanun'un 84. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterilmesi gerekir. Anılan Kanun'un 88. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde istenen teminat verilmezse müdahale talebinden vazgeçilmiş sayılmasına hükmedilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 84Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 88Kaynağı aç
Fer'i Müdahilin Hukuki Durumu ve Sınırları
Müdahale talebinin kabul edilmesi halinde fer'i müdahil, 6100 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca davayı ancak katıldığı noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında yer aldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir ve onun işlem ile açıklamalarına aykırı olmayan usul işlemlerini gerçekleştirebilir. Mahkeme, fer'i müdahilin katıldığı aşamadan itibaren taraflara bildirilen usul işlemlerini müdahile de tebliğ eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Fer'i müdahil davanın tarafı sıfatını taşımadığından davadan feragat edemez, davayı kabul edemez, sulh olamaz, dava konusunu başkasına devredemez ve yemin teklif edemez. İdari yargılama usulünde fer'i müdahilin yürütmenin durdurulması ve duruşma yapılması isteminde bulunması da mümkün değildir.
Fer'i müdahilin katıldığı davada yargılama sonucu tesis edilen hüküm taraflar hakkında verilir ve taraf sıfatı bulunmayan fer'i müdahil açısından kesin hüküm teşkil etmez. Ancak mahkeme fer'i müdahile yönelik bir hüküm kurarsa, fer'i müdahil tek başına veya yanında katıldığı taraf ile birlikte kanun yoluna başvurabilir.
İdari Yargıda Davanın İhbarı ve Rücu Davasına Etkisi
6100 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince taraflardan biri, davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Dava kendisine ihbar edilen kişi de aynı koşullarda bir başkasına ihbarda bulunarak ihbarı tevali ettirebilir. Buna karşın 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari yargıda davanın ihbarı ilgililerin talebine bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 61Kaynağı aç
Davanın ihbar edilmesi, üçüncü kişiye kendiliğinden taraf veya fer'i müdahil sıfatı kazandırmaz. İhbar edilen kişi davayı kendisine ihbar eden tarafın yanında davaya katılmak zorunda değildir; uyuşmazlığın çözümünde hangi tarafın yanında yer almasında hukuki yararı bulunuyorsa o tarafın yanında fer'i müdahale talebinde bulunabilir.
Davanın ihbar edildiği üçüncü kişi hakkında mahkemece hüküm kurulmaz. Ancak mahkeme tarafından kurulan hükümde ihbar edilen kişiyle ilgili bir kısım yer alıyorsa, ihbar edilen yalnızca bu kısma özgü olarak kanun yoluna başvurabilir. Asıl davaya fer'i müdahil sıfatıyla katılan kişinin sonradan açılacak rücu davasında asıl davada yanlış karar verildiğini ileri sürmesi dinlenmez. Bununla birlikte fer'i müdahil, ihbarın zamanında yapılmaması nedeniyle davaya geç katıldığını, yanında yer aldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da bilinmeyen iddia ve savunma vasıtalarının tarafın ağır kusuru yüzünden kullanılamadığını belirterek yargılamanın hatalı yürütüldüğünü ileri sürebilir.
İdari yargıda fer'i müdahale ne zamana kadar istenebilir?
İdari yargılamada tahkikat evresi bulunmadığından mahkeme tarafından uyuşmazlığın esası hakkında nihai karar verilinceye kadar fer'i müdahale talebinde bulunulabilir.
Fer'i müdahil yürütmenin durdurulmasını talep edebilir mi?
Fer'i müdahil davanın tarafı sıfatına sahip olmadığından idari yargıda yürütmenin durdurulması veya duruşma yapılması talebinde bulunamaz.
Davanın ihbarı üçüncü kişiye taraf sıfatı kazandırır mı?
Davanın ihbarı üçüncü kişiye kendiliğinden taraf veya fer'i müdahil konumu kazandırmaz; üçüncü kişi hukuki yararına göre fer'i müdahale talebinde bulunabilir.
Asli müdahale davasında taraflar hangi sıfatı alır?
Asli müdahil davacı sıfatını alır; ilk davanın davacısı ile davalısı ise birlikte davalı gösterilir ve aralarında şekli zorunlu dava arkadaşlığı bulunur.
Fer'i müdahil kanun yoluna başvurma hakkına sahip midir?
Hüküm kural olarak davanın tarafları hakkında verilir; ancak mahkeme fer'i müdahile yönelik hüküm kurarsa müdahil tek başına veya katıldığı tarafla birlikte kanun yoluna gidebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

