Davanın ihbarı, görülmekte olan bir davanın tarafınca, verilecek hükümden hukuken etkilenebilecek durumdaki üçüncü kişiye uyuşmazlığın bildirilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 61 ile 63 arasında düzenlenen bu usul müessesesi, özellikle davanın kaybedilmesi durumunda taraflar arasında doğabilecek rücu haklarının korunması amacını taşır.
Davanın İhbarının Şartları ve Bildirim Usulü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 61/1 uyarınca taraflardan biri, davada aleyhe hüküm kurulması halinde üçüncü kişiye rücu edeceğini ya da bu kişinin kendisine rücu hakkı bulunduğunu öngörüyorsa, tahkikat aşaması sonuçlanıncaya kadar uyuşmazlığı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Kanunun 61/2 maddesi gereğince, kendisine bildirim yapılan üçüncü kişi de aynı koşullar çerçevesinde davayı bir başkasına bildirebilir ve böylece ihbar zincirleme biçimde tevali ettirilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 61Kaynağı aç
İhbar mekanizmasının işletilebilmesi için uyuşmazlığa dair davanın derdest olması zorunludur. Kesinleşmiş kararlar, henüz yargı organı önüne taşınmamış ihtilaflar ya da dava öncesi arabuluculuk aşamasında yürütülen süreçler için davanın ihbarı usulü uygulanamaz.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 62/1 gereği ihbarın yazılı yapılması, ihbar sebebinin gerekçeli biçimde sunulması ve uyuşmazlığın hangi yargılama evresinde bulunduğunun açıklanması zorunludur. Kanunun 62/2 hükmü doğrultusunda, davanın üçüncü kişiye bildirilmiş olması gerekçesiyle duruşma başka bir güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu durumlar haricinde ek süre tanınamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 62Kaynağı aç
İhbar Edilen Kişinin Usuli Konumu ve Rücu İlişkisine Etkisi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 63/1 hükmüne göre dava kendisine ihbar edilen kişi, davanın kazanılmasında hukuki menfaati bulunan tarafın yanında yargılamaya katılabilir. İhbar olunanın uyuşmazlığa dahil olması bir yükümlülük değil, kanunla tanınmış bir haktır. Bu nedenle ihbar edilenin duruşmalara bizzat katılma mecburiyeti bulunmaz; müdahale iradesi gösterilmediğinde yargılama davanın mevcut tarafları arasında devam eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 63Kaynağı aç
İhbar olunan kişi davaya fer'î müdahil sıfatıyla katıldığında yanında yer aldığı tarafı destekleyebilir, delillerini ibraz edebilir ve hukuki görüş bildirebilir. Buna karşılık, davaya fer'î veya asli müdahil olarak usulünce katılmamış olan ihbar olunanın istinaf kanun yoluna başvurma hakkı doğmaz. Müdahil sıfatıyla davaya iştirak eden kişi ise yalnızca haiz olduğu sıfatın yasal çerçevesi içinde istinaf yolunu işletebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 64 uyarınca, ihbar edilen davada kurulan hükmün ihbar eden kişiye etkisi bakımından Kanunun 69 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanmaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 64Kaynağı aç
Yargılama Sürecinde Asli Müdahale ve Fer'i Müdahale
Asli müdahale, yargılamanın konusu olan mal veya hak üzerinde kısmen ya da tamamen üstün hak iddia eden üçüncü kişinin bağımsız talebini öne sürerek başvurduğu yoldur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 65/1 uyarınca üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu hak iddiasını ileri sürerek mevcut yargılamanın her iki tarafını hasım göstermek suretiyle aynı mahkemede ayrı bir dava açabilir. Kanunun 65/2 maddesi gereği bu asli müdahale davası, asıl uyuşmazlıkla birlikte yürütülür ve aynı kararla hükme bağlanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 65Kaynağı aç
Fer'î müdahalede ise üçüncü kişi davanın konusu üzerinde bağımsız bir hak talep etmez; uyuşmazlığı kazanmasında menfaati olan tarafın yanında yer alarak ona destek sağlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 66/1 hükmü gereğince üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan tarafın yanında yer almak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar fer'î müdahil olarak davaya katılabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Mal Rejiminin Tasfiyesinde İhbarın Bağlayıcılığı
Maddi hukuk düzenlemelerinde davanın ihbarı, ilamın üçüncü şahıslara teşmil edilebilmesi için zorunlu bir koşul olarak aranabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 229 gereğince, edinilmiş mallara katılma rejiminde hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırma ya da devir iddialarına ilişkin davalarda verilen hüküm, davanın kendisine usulünce ihbar edilmiş olması şartıyla kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 229Kaynağı aç
Davanın ihbarı hangi aşamaya kadar yapılabilir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 61/1 uyarınca davanın ihbarı ancak tahkikat sonuçlanıncaya kadar yapılabilir; kesinleşmiş veya yargılama aşaması bitmiş dosyalarda ihbar yoluna başvurulamaz.
İhbar olunan kişinin duruşmaya katılması zorunlu mudur?
İhbar olunan kişinin duruşmaya katılması zorunlu olmayıp bu durum kanunen bir haktır; kişinin duruşmaya katılmaması halinde yargılama mevcut taraflar arasında devam eder.
İhbar edilen kişi kararı tek başına istinaf edebilir mi?
Davaya fer'î veya asli müdahil sıfatıyla usulüne uygun şekilde katılmamış ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmaz; müdahil olan kişi ise sadece sıfatının getirdiği sınırlar dahilinde kanun yoluna başvurabilir.
Asli müdahale ile fer'i müdahale arasındaki fark nedir?
Asli müdahalede üçüncü kişi dava konusu hak üzerinde bağımsız hak talep ederek hüküm verilinceye dek her iki tarafa karşı ayrı bir dava açar; fer'î müdahalede ise bağımsız hak ileri sürülmeksizin tahkikat bitinceye kadar taraflardan birinin yanında yer alınır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

