Davaya Müdahale Nedir? Asli ve Fer’i Katılma Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Davaya Müdahale Nedir? Asli ve Fer'i Katılma Usulü

Davaya Müdahale Kurumu ve Hukuki Niteliği

Davaya müdahale kurumu usul hukukuna ilişkin olup davacı veya davalı sıfatı taşımayan ancak dava sonucundan etkilenecek üçüncü kişilerin iddia ve savunmalarını ileri sürerek haklarını korumalarına hizmet eder.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanunda hüküm bulunmayan hâllerde üçüncü şahısların davaya katılması ve davanın ihbarı konularında Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Bununla birlikte idari yargı usulünde davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından resen gerçekleştirilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 31Kaynağı aç
Madde 31 – 1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…)[23] Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.[24][25][26] 2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. İKİNCİ BÖLÜM İdari Davalarda Yetki ve Bağlantı ile Görevsizlik ve Yetkisizlik Hallerinde Yapılacak İşlemler İdari davalarda genel yetki:

Asli Müdahale ve Şartları

Asli müdahale, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde tamamen veya kısmen hak iddia eden üçüncü kişinin başvurduğu usul yoludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 65. maddesi uyarınca üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede ayrı bir dava açabilir. Bu müdahale davasında asıl davanın davacısı ile davalısının birlikte davalı gösterilmesi gerektiği ve bu şahıslar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu kabul edilmektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 65Kaynağı aç
MADDE 65- (1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Fer’î müdahale

Asli müdahalede bulunabilmek için mahkemede derdest bir davanın varlığı, müdahale talep eden kişinin taraf ve dava ehliyetine sahip olması, asıl davada henüz hüküm verilmemiş bulunması ve çekişmeli hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen hak iddia edilmesi şarttır.

Asli Müdahale Davasının Yürütülmesi ve Hüküm

6100 sayılı Kanun'un 65. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asli müdahale davası ile asıl yargılama kural olarak birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Davanın özelliğine göre mahkeme bu iki davayı birlikte yürütmeyip davalardan birini diğeri için bekletici sorun yapabileceği gibi, asli müdahale davasını asıl dava için bir ön sorun şeklinde de ele alabilir. Ön sorun olarak incelenen asli müdahale davasının kabul edilmesi hâlinde ilk dava konusuz kalacağından, ilk dava bakımından ayrıca yargılama yapılmasına gerek bulunmaz.

Asli müdahil açtığı davanın bağımsız bir tarafı konumundadır. Bu sebeple asıl dava sonucunda asli müdahil hakkında da hüküm verilir. Asli müdahil, asıl davanın taraflarından bağımsız bir biçimde karara karşı kanun yoluna başvurma hakkına sahiptir.

Fer'i Müdahale Talebi ve Usulü

Fer'i müdahale, ayrı bir dava açılmaksızın mahkemeye sunulan bir dilekçeyle yapılır. 6100 sayılı Kanun'un 67. maddesinin birinci fıkrası uyarınca müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi; yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını dilekçesinde belirtir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 67Kaynağı aç
MADDE 67- (1) Müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. (2) Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir. Fer’î müdahilin durumu

Fer'i müdahil, yargılamanın bağımsız bir tarafı olmayıp yanında katıldığı tarafın hukuki yardımcısı konumundadır. Bu nedenle taraf kavramının bulunmadığı çekişmesiz yargı işlerinde fer'i müdahale kurumu uygulanmaz.

Fer'i müdahale dilekçesi davanın taraflarına tebliğ edilir. 6100 sayılı Kanun'un 67. maddesinin ikinci fıkrası ve 164. maddesi uyarınca mahkeme gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi dinlemek üzere davet eder; çağrılan kişiler gelmeseler dahi müdahale talebini ön sorun olarak karara bağlar.

Fer'i Müdahilin Yetkileri ve Hükmün Etkisi

6100 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca fer'i müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir; yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir ve o tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. Müdahil ancak katıldığı andan itibaren usul işlemleri gerçekleştirebildiğinden, katılma anından önceki işlemlere itiraz hakkı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Mahkeme, fer'i müdahilin katıldığı noktadan itibaren taraflara bildirilen usul işlemlerini müdahile de tebliğ eder.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
MADDE 68- (1) Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. (2) Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder. Fer’î müdahalenin etkisi

Fer'i müdahilin lehine katıldığı tarafça kendisine açık yetki verilmedikçe sulh, kabul, feragat, davayı geri alma, yemin teklifi ve 6100 sayılı Kanun'un 150. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında davanın yenilenmesi gibi dava konusuna yönelik tasarruf yetkisi bulunmaz.

6100 sayılı Kanun'un 69. maddesinin birinci fıkrası gereğince, fer'i müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm yalnızca davanın tarafları hakkında verilir. Kanunun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fer'i müdahilin tarafla rücu ilişkisinde asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası kural olarak dinlenmez. Ancak müdahil; zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını, yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen imkânların tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
MADDE 69- (1) Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. (2) Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir. Cumhuriyet savcısının davada yer alması

Davanın İhbarı ve Dosyanın Yenilenmesi Kuralları

Yargılama taraflarından birinin aleyhe çıkacak bir hüküm neticesinde üçüncü bir şahsa rücu etme ihtimali bulunuyorsa ya da üçüncü kişinin kendisine rücu edeceği ihtimali söz konusuysa, tahkikat tamamlanana dek dava üçüncü kişiye ihbar edilebilir. 6100 sayılı Kanun'un 64. maddesi kapsamında, ihbar edilen davada verilecek hükmün ihbar eden kişiye olan etkisi yönünden fer'i müdahaleye ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 61Kaynağı aç
MADDE 61- (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. (2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir. İhbarın şekli
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 64Kaynağı aç
MADDE 64- (1) İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. Asli müdahale

Mahkemece işlemden kaldırılmasına karar verilen uyuşmazlıklar, bu tarihten itibaren üç aylık yasal süre zarfında taraflardan birinin vereceği dilekçeyle yeniden harakete geçirilebilir; bu yenileme dilekçesi duruşma gün ve saatiyle birlikte karşı tarafa tebliğ olunur. Bahse konu üç aylık hak düşürücü sürede yenilenmeyen davalar sürenin hitamında kendiliğinden açılmamış sayılır. Bir kez yenilenmiş olan dava sonrasında birden fazla kez takipsiz bırakılamaz; aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Kanun gereğince davanın açılmamış sayılması durumunda, yöneltilmiş olan talep de hiç ileri sürülmemiş kabul edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
MADDE 150- (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. Duruşma düzeni

Ceza Yargılamasında Kamu Davasına Katılma

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesinin birinci fıkrası gereğince; suç mağdurları, suç fiili dolayısıyla zarara uğrayan gerçek veya tüzel kişiler ile malen sorumluluk taşıyanlar, ilk derece yargılamasındaki kovuşturma sürecinin her basamağında hüküm tesis edilene dek şikâyet iradelerini açıklayarak kamu davasında katılan sıfatı alabilirler.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 237Kaynağı aç
Madde 237 – (1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. (2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır. Katılma usulü

5271 sayılı Kanun'un 238. maddesi doğrultusunda katılma, kamu davasının açılmasının ardından mahkemeye yazılı bir dilekçe sunulması veya duruşma tutanağına geçirilmek üzere sözlü talepte bulunulması suretiyle gerçekleşir; dolayısıyla soruşturma evresinde davaya katılma imkânı bulunmamaktadır. Duruşmada şikâyetini dile getiren suçtan zarar görene katılma iradesi mahkemece sorulur. Katılma talebinin uygunluğu hususunda ise Cumhuriyet savcısı, sanık ve varsa müdafii dinlendikten sonra mahkeme tarafından karar verilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 238Kaynağı aç
Madde 238 – (1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. (3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir. (4) (Mülga: 18/6/2014 – 6545/103 md.) Katılanın hakları
Davaya katılma talebi ne zamana kadar ileri sürülebilir?

Özel hukuk yargılamasında fer'i müdahale talebi tahkikat sona erinceye kadar mahkemeye sunulabilir; asli müdahale davası ise hüküm verilinceye kadar aynı mahkemede açılabilir. Ceza yargılamasında ise katılma talebi ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir.

İstinaf veya temyiz kanun yolu aşamalarında davaya katılmak mümkün müdür?

6100 sayılı Kanun'un 357. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde davaya müdahale talebinde bulunulamaz; değerlendirmelerde bu yasağın temyiz aşamasını da kapsadığı belirtilmektedir. Ceza muhakemesinde ise 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kanun yolu muhakemesinde kamu davasına katılma talebinde bulunulamaz; ancak ilk derece mahkemesinde öne sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan katılma talepleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmek kaydıyla incelenip karara bağlanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 357Kaynağı aç
MADDE 357- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. (2) Bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamaz. (3) İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir. Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi
Fer'i müdahil davada sulh veya feragat yapabilir mi?

Fer'i müdahil davanın bağımsız bir tarafı olmayıp yanında katıldığı tarafın yardımcısı konumunda bulunduğundan, lehine katıldığı tarafça açık yetki verilmedikçe sulh, kabul ve feragat gibi dava konusuna yönelik tasarruf işlemlerini yapamaz.

Ceza yargılamasında soruşturma aşamasında kamu davasına katılınabilir mi?

Ceza muhakemesinde kamu davasına katılma başvurusu yalnızca kovuşturma evresinde yapılabilir; soruşturma aşamasında katılma talebinde bulunulamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu